Tarım, Ormancılık ve Hayvancılık Faaliyetlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği

Grup: Teknik

← İçerik seçimine dön
İçerik Bilgisi
Bu içerik İSG sınavı hazırlığı için konu odaklı olarak sunulur. Metin, konu anlatımı → soru pekiştirme → deneme → sesli tekrar akışını destekler.
Yaklaşık okuma süresi: 46 dk

Tarım, Ormancılık ve Hayvancılık Faaliyetlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği

1. Bölüm: Genel Esaslar ve Mevzuat Temeli

1.1. Sektörel Kapsam ve Önemi

Tarım, ormancılık ve hayvancılık faaliyetleri; çalışanların doğrudan doğa koşullarıyla, ağır fiziksel çalışma ortamlarıyla ve makinelerle temas ettiği yüksek riskli alanlardır.
Bu faaliyetlerin ortak özelliği; mevsimsellik, dağınık işyeri yapısı, taşeronlaşma, göçmen işçi istihdamı ve aile işletmeciliği gibi faktörler nedeniyle klasik iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemlerinin uygulanmasında zorluk yaşanmasıdır.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre, dünya genelinde tarım sektöründe iş kazası oranı sanayiye kıyasla yaklaşık %170 daha yüksektir. Türkiye’de de Sosyal Güvenlik Kurumu istatistiklerinde, tarım ve hayvancılık işkolu yıllar boyunca en yüksek ölümcül kaza oranına sahip ilk üç sektör arasında yer almıştır.


1.2. Hukuki Dayanak

Türkiye’de bu alandaki temel yasal çerçeve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’dur. Kanunun 2. maddesi, tarım, ormancılık ve hayvancılık faaliyetlerini açık biçimde kapsama dahil eder.

Ancak bazı istisnalar vardır:

  • Kanun m.2/2-b: “Kendi nam ve hesabına çalışanlar” 6331 sayılı Kanun kapsamı dışındadır.
    Dolayısıyla tarım işletmelerinde aile üyeleriyle birlikte çalışan küçük çiftçiler, yasal olarak işveren–çalışan ilişkisi bulunmadığı için bu Kanun’un yükümlülüklerine tabi değildir.
    Bununla birlikte, 4857 sayılı İş Kanunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu gibi diğer mevzuatlarla bu alanlarda sağlık ve güvenlik yükümlülükleri dolaylı olarak düzenlenmiştir.

1.3. Özel Yönetmelikler ve Rehberler

Tarım, ormancılık ve hayvancılık faaliyetleriyle doğrudan ilgili bazı ikincil düzenlemeler şunlardır:

  • “Tarım ve Ormancılık İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği” (Resmî Gazete: 25.08.2013, Sayı: 28746)
  • “Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik”
  • “Elle Taşıma İşleri Yönetmeliği”
  • “Ekranlı Araçlarla Çalışmalarda İSG Yönetmeliği” (tarım makinesi kabinlerinde geçerli olabilir)
  • “Gürültü Yönetmeliği” ve “Titreşim Yönetmeliği”
  • “Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik” (tarımsal ilaçlamalarda doğrudan uygulanır)

Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayımlanan “Tarımda İş Sağlığı ve Güvenliği Rehberi” gibi uygulama belgeleri, sektöre özgü riskleri tanımlar.


1.4. Yönetmeliğin Amacı ve Kapsamı

Tarım ve Ormancılık İşlerinde İSG Yönetmeliği m.1, amacını şu şekilde açıklar:

“Tarım ve ormancılık işlerinde çalışanların sağlık ve güvenliğini korumak üzere alınacak önlemleri, işverenin ve çalışanların yükümlülüklerini belirlemek.”

Yönetmelik m.2 kapsam olarak;

  • Tarım, ormancılık, hayvancılık, su ürünleri yetiştiriciliği, bahçe ve sera işleri,
  • Ağaç kesimi, tomruklama, orman dikimi ve bakım işleri,
  • Traktör, biçerdöver, hayvan sağımı ve beslenmesi gibi makine kullanım faaliyetlerini kapsar.

1.5. İşverenin Genel Yükümlülükleri

Yönetmelik m.5 ve 6331 sayılı Kanun m.4 uyarınca işverenin başlıca yükümlülükleri şunlardır:

  1. Risk değerlendirmesini yapmak veya yaptırmak,
  2. Tehlikeleri ortadan kaldırmak veya asgariye indirmek,
  3. Çalışanlara uygun kişisel koruyucu donanım sağlamak,
  4. İş ekipmanlarının periyodik kontrollerini yaptırmak,
  5. Çalışanları bilgilendirmek ve eğitmek,
  6. Acil durum planlarını hazırlamak,
  7. Sağlık gözetimlerini düzenli olarak yaptırmak.

Tarım ve ormancılık gibi dış ortamda yürütülen işlerde bu yükümlülüklerin uygulanması, işin mobil ve mevsimsel karakteri nedeniyle özel düzenleme gerektirir.


1.6. Çalışanların Yükümlülükleri

Yönetmelik m.6 çalışanlara da aktif sorumluluklar yükler.
Çalışanlar;

  • Kendilerinin ve birlikte çalıştıkları kişilerin güvenliğini tehlikeye atacak davranışlardan kaçınmak,
  • Kendilerine verilen KKD’leri (örneğin eldiven, maske, kulaklık) düzenli kullanmak,
  • İş ekipmanlarını talimatlara uygun şekilde kullanmak,
  • İş kazası veya tehlike durumlarını derhal amirine bildirmekle yükümlüdür.

Bu düzenleme, 6331 sayılı Kanun m.19 hükmüyle birebir paraleldir.


1.7. Risklerin Sınıflandırılması

Tarım, ormancılık ve hayvancılık faaliyetlerinde riskler genellikle dört ana grupta toplanır:

  1. Mekanik riskler: Makine ve ekipman kaynaklı yaralanmalar, düşmeler, ezilmeler, kesilmeler.
  2. Fiziksel riskler: Gürültü, titreşim, aşırı sıcak/soğuk, radyasyon.
  3. Kimyasal riskler: Tarım ilaçları, gübreler, temizlik maddeleri, dezenfektanlar.
  4. Biyolojik riskler: Hayvanlardan geçen zoonoz hastalıklar, mantarlar, bakteriler, parazitler.

Bu risk grupları, Yönetmeliğin Ek-1 bölümünde örneklerle ayrıntılı şekilde verilmiştir.


1.8. Mevsimsel ve Göçmen İşçilerin Durumu

Tarımda işgücü büyük oranda geçici ve mevsimlik işçilerden oluşur.
Yönetmelik m.7, bu grupların korunması için işverenin şu özel önlemleri almasını zorunlu kılar:

  • Barınma, içme suyu, hijyen ve sanitasyon koşullarını sağlamak,
  • Ulaşım araçlarını güvenli hale getirmek,
  • Çocuk ve genç işçilerin çalıştırılmasına ilişkin sınırlamalara uymak (4857 sayılı Kanun m.71).

Ayrıca Geçici veya Mevsimlik Tarım İşçilerinin Çalışma ve Sosyal Hayatlarının İyileştirilmesi Genelgesi (2010/6 sayılı Başbakanlık Genelgesi) bu konuda yönlendirici hükümler içerir.


1.9. İşyeri Hekimi ve İSG Uzmanı Görevlendirmesi

Tarım işletmelerinin iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirme yükümlülüğü, 6331 sayılı Kanun m.6 ve İşyeri Hekimi ve İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik ile düzenlenmiştir.

İşletmenin tehlike sınıfı “tehlikeli” olarak sınıflandırılmışsa, işveren;

  • C sınıfı uzman (en az),
  • İşyeri hekimi,
  • Gerekirse diğer sağlık personeli görevlendirmek zorundadır.

Tehlike sınıfı belirlemesi, İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği’ne göre yapılır.
Tarım, hayvancılık ve ormancılık faaliyetleri genellikle “tehlikeli” veya “çok tehlikeli” sınıfta yer alır.


1.10. Genel Sonuç

Tarım, ormancılık ve hayvancılık faaliyetleri, iş sağlığı ve güvenliği bakımından hem doğal risklerin, hem de organizasyonel zorlukların iç içe geçtiği bir sektördür.
Bu nedenle mevzuat, klasik sanayi işletmelerinden farklı olarak mobil, açık alan, mevsimsel ve aile tipi işyeri özelliklerini dikkate alan özel hükümler getirmiştir.

İSG uygulamalarının başarısı, işverenin yalnızca yasal yükümlülüğü yerine getirmesine değil, aynı zamanda eğitim, gözetim ve sağlık kültürünü sahaya taşımasına bağlıdır.

2. Bölüm: Temel Risk Faktörleri ve Koruyucu Önlemler

2.1. Risk Yönetimi Yaklaşımı

Tarım, ormancılık ve hayvancılık sektörlerinde riskler, işin doğası gereği hem öngörülebilir hem de ani gelişen çevresel faktörlerden kaynaklanır.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.10 uyarınca işveren, işyerinde yapılan tüm faaliyetler için risk değerlendirmesi yapmak zorundadır.

Risk değerlendirmesi;

  1. Tehlikelerin tanımlanması,
  2. Risklerin analiz edilmesi,
  3. Uygun önleyici tedbirlerin belirlenmesi,
  4. Tedbirlerin uygulanması ve gözden geçirilmesi aşamalarını kapsar.

Bu süreç, Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği (RG: 29.12.2012, Sayı: 28512) hükümlerine göre yürütülmelidir.


2.2. Mekanik Riskler

Tarım ve ormancılık işlerinde en yaygın kaza nedeni makine kaynaklı yaralanmalardır.
Traktörler, biçerdöverler, testereler, balya makineleri ve hareketli parçalar, ezilme, sıkışma, kesilme ve devrilme riskleri oluşturur.

Tarım ve Ormancılık İşlerinde İSG Yönetmeliği m.9’a göre:

  • Tüm makineler koruyucu muhafazalarla donatılmalıdır.
  • Traktörlerin devrilmeye karşı koruyucu çerçeve (ROPS) ve emniyet kemeri bulundurması zorunludur.
  • İş makinelerinde yetkisiz kullanım kesinlikle yasaktır.

Ek-2, Madde 2.1 ayrıca “hareketli parçaların temasını önleyecek koruma tertibatı” şartını getirir.


2.3. Fiziksel Riskler

Çalışanlar uzun süre güneş altında, aşırı sıcak veya soğuk ortamda, gürültü ve titreşim altında çalışabilir.

Yönetmelik m.10 gereği:

  • Çalışma saatleri iklim koşullarına göre düzenlenmeli,
  • Güneş çarpmasına karşı koruyucu kıyafet ve başlık sağlanmalı,
  • Gürültüye maruziyet Gürültü Yönetmeliği’nde belirlenen sınır değerleri (80–87 dB) aşmamalıdır,
  • Traktör ve testere operatörlerine titreşim maruziyet ölçümü yapılmalı ve uygun anti-vibrasyon eldivenleri verilmelidir.

Uzun süreli titreşim, “beyaz parmak hastalığı” (Raynaud sendromu) gibi meslek hastalıklarına yol açabilir.


2.4. Kimyasal Riskler

Tarım ilaçları, gübreler ve dezenfektanlar, çalışan sağlığı açısından ciddi kimyasal tehlikeler oluşturur.
Bu konuda Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik (RG: 12.08.2013, Sayı: 28733) uygulanır.

Yönetmelik m.6 gereğince işveren:

  • Kullanılan her kimyasalın Güvenlik Bilgi Formu (MSDS)’nu bulundurmalı,
  • Kimyasalları uygun kaplarda ve etiketli şekilde depolamalı,
  • Uygulama sırasında çalışanlara maske, eldiven, gözlük, tulum gibi KKD temin etmelidir.

Tarım ilaçlaması sırasında rüzgâr yönüne dikkat edilmemesi, solunum yoluyla zehirlenme vakalarının temel nedenidir.
Bu durum, Tarım ve Ormancılık Yönetmeliği Ek-3’te “kimyasal maddeyle çalışmada alınacak önlemler” başlığı altında ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir.


2.5. Biyolojik Riskler

Hayvancılık ve ormancılık faaliyetleri, doğrudan biyolojik ajanlarla temas riski taşır.
Bu riskler; bakteri, virüs, parazit, mantar veya böcek kaynaklı olabilir.

Yönetmelik m.11 ve Biyolojik Etkenlere Maruziyet Yönetmeliği (RG: 06.06.2013) gereğince;

  • Hayvanlarla çalışan personel koruyucu elbise, eldiven, maske ve gözlük kullanmalıdır.
  • Hayvansal atık ve gübre taşıyan işçiler düzenli tetanus, bruselloz ve kuduz aşısı olmalıdır.
  • Tarım alanlarında haşere ve yılan sokmalarına karşı ilk yardım malzemeleri bulundurulmalıdır.

Zoonoz hastalıklar (örneğin şarbon, leptospiroz, kuş gribi) bu sektör için özel risk grubudur.


2.6. Ergonomik Riskler

Uzun süreli eğilme, kaldırma, itme-çekme hareketleri, kas-iskelet sistemi bozukluklarına neden olur.
Elle Taşıma İşleri Yönetmeliği m.5 uyarınca işveren, çalışanların elle taşıdığı yükleri en aza indirmekle yükümlüdür.

Tarım işlerinde:

  • Eğilme yerine ayarlanabilir ekipman,
  • Yük kaldırma yerine mekanik taşıma araçları,
  • Tekrarlayan işler için dönüşümlü çalışma sistemi uygulanmalıdır.

Ergonomik riskler, görünmez tehlikeler arasında olsa da uzun vadede bel fıtığı, kas yırtılması ve tendinit gibi kalıcı meslek hastalıklarına yol açar.


2.7. Elektrik ve Yangın Riskleri

Tarım işletmelerinde su pompaları, hayvan yemleme sistemleri, sera ısıtma sistemleri gibi elektrikli ekipmanlar yaygındır.
Elektrik Tesislerinde İş Güvenliği Yönetmeliği hükümleri gereğince:

  • Tüm sistemlerde kaçak akım rölesi bulunmalı,
  • Nemli alanlarda IP koruma sınıfı yüksek ekipman kullanılmalı,
  • Kablo ve prizler düzenli kontrol edilmelidir.

Yangın riski, özellikle saman, kuru ot ve mazot depolarında yüksektir.
Bu nedenle Yangınla Mücadele Yönetmeliği’ne uygun biçimde;

  • Uygun yangın söndürücü (örneğin tozlu tip) bulundurulmalı,
  • Depolama alanları kıvılcım kaynaklarından uzak olmalıdır.

2.8. Düşme ve Kayma Riskleri

Özellikle ormancılıkta ağaç kesimi, budama, yükleme işleri sırasında düşme riski çok yüksektir.
Yönetmelik m.12 gereği:

  • Çalışma alanı kaymaz ve düz olmalı,
  • Platform ve merdivenler sağlam ve sabit olmalı,
  • Yüksekte çalışma durumunda emniyet kemeri ve yaşam halatı kullanılmalıdır.

Saha gözlemleri, iş kazalarının büyük kısmının “yüksekten düşme” ve “kayma” kaynaklı olduğunu göstermektedir.


2.9. Hayvan Kaynaklı Riskler

Hayvancılıkta hem fiziksel hem biyolojik tehlikeler söz konusudur.
Yönetmelik Ek-2, Madde 4.2’ye göre:

  • Büyükbaş hayvanların bağlanması ve yönlendirilmesi sırasında güvenli mesafe korunmalı,
  • Sağım, besleme ve nakil işlemlerinde koruyucu bariyer kullanılmalıdır.

Hayvan tekmeleri, boynuz darbeleri, ısırıklar ve sıkışmalar yaygındır.
Ayrıca hayvansal atıkların uygunsuz bertarafı, metan gazı birikimi sonucu patlama riski doğurabilir.


2.10. Koruyucu Önlemlerin Entegrasyonu

Risklerin etkin yönetimi için önlemler hiyerarşik olarak uygulanmalıdır (6331 sayılı Kanun m.5):

  1. Tehlikeyi kaynağında yok et,
  2. Tehlikeli işlemi güvenli yöntemle değiştir,
  3. Kolektif koruma önlemleri uygula (koruyucu sistemler),
  4. Kişisel koruyucu donanım sağla,
  5. Eğitim ve gözetimi sürdür.

Bu basamakların tamamı, Tarım ve Ormancılık İşlerinde İSG Yönetmeliği m.5-11 arasında sistematik biçimde düzenlenmiştir.

3. Bölüm: Tarım ve Ormancılıkta Makine, Ekipman ve Araç Güvenliği

3.1. Genel İlkeler

Tarım ve ormancılıkta kullanılan makineler, hem üretimin merkezinde hem de iş kazalarının temel kaynaklarındandır.
Tarım ve Ormancılık İşlerinde İSG Yönetmeliği m.9 iş ekipmanlarının güvenli kullanımını ayrıntılı biçimde düzenler.

Temel ilke şudur:

“Her makine ve ekipman, çalışanların güvenliğini tehlikeye atmayacak şekilde tasarlanmalı, seçilmeli, kullanılmalı ve bakımda tutulmalıdır.”

Bu ilke, aynı zamanda İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği (RG: 25.04.2013) m.5’teki yükümlülüklerle örtüşür.


3.2. Traktörlerde Güvenlik

Traktör, Türkiye’de en çok ölümlü iş kazasına neden olan tarım aracıdır.
Traktör devrilmesi ve arka teker patinajı sonucu ezilme olayları, tarım kazalarının başlıca nedenleri arasındadır.

Yönetmelik Ek-2, Madde 3.1 uyarınca:

  • Traktörler devrilmeye karşı ROPS (Roll Over Protective Structure) yani koruyucu kabin veya çerçeve ile donatılmalıdır.
  • Emniyet kemeri bulunması zorunludur.
  • Traktör üzerinde yedek yolcu taşınması yasaktır.
  • Aydınlatma, sinyal, reflektör ve ikaz lambaları çalışır durumda olmalıdır.

Ayrıca Trafik Kanunu m.30 gereğince traktör römorklarının fren sistemleri kontrol edilmeli, aşırı yükleme yapılmamalıdır.


3.3. Biçerdöver ve Hasat Makineleri

Biçerdöverler yüksek enerjiyle çalışan karmaşık makineler olup; döner bıçaklar, kayışlar ve zincir sistemleri nedeniyle ciddi kesilme, sıkışma ve ezilme riskleri taşır.

Yönetmelik m.9/3 ve İş Ekipmanları Yönetmeliği Ek-1 gereğince:

  • Tüm hareketli aksamlar koruyucu kapaklarla kapatılmalıdır.
  • Temizlik veya bakım sırasında motor tamamen durdurulmalı, ateşleme anahtarı çıkarılmalıdır.
  • Operatör kabini titreşim sönümleyici sistemle donatılmalıdır.
  • Biçerdöver yalnızca eğitimli ve belgeli personelce kullanılabilir.

Biçerdöver kazaları çoğu zaman “yabancı cisim sıkışması” veya “bant temizliği sırasında makine çalışırken müdahale” nedeniyle gerçekleşmektedir.


3.4. Motorlu Testere (Zincir Testere) Kullanımı

Ormancılıkta en yüksek riskli araçtır.
Yönetmelik m.9/6 ve Ek-3 Madde 4.1 gereğince;

  • Motorlu testere kullanıcıları özel eğitim almalı,
  • Testereyi kullanmadan önce zincir gerginliği, yağlama ve fren sistemi kontrol edilmelidir,
  • Kullanıcı, kesilme dayanımlı pantolon, yüz siperi, çelik burunlu bot ve işitme koruyucu takmalıdır.

Ayrıca:

  • Testere yalnızca iki elle kullanılmalıdır,
  • Yokuş yukarı çalışmalarda testere alt seviyede tutulmalıdır,
  • Yakıt dolumu yalnızca motor tamamen soğuduktan sonra yapılmalıdır.

Motorlu testereyle çalışan işçilerde sık görülen yaralanmalar: bacak kesilmesi, el bileği tendon zedelenmesi ve göz yaralanmalarıdır.


3.5. Sulama ve Pompa Sistemleri

Sulama sistemleri, hem elektriksel risk hem de basınçlı su hattı riski taşır.
Yönetmelik m.10 gereğince:

  • Elektrik motorları topraklanmalı ve kaçak akım rölesiyle korunmalıdır.
  • Basınçlı hortumlar maksimum çalışma basıncı değerine uygun olmalıdır.
  • Pompa bakımı yapılırken sistemin enerjisi kesilmelidir.

Ayrıca su pompaları ve boru hatları çevresinde kaymaz zemin oluşturulmalı, çıplak kablolar bulunmamalıdır.


3.6. Hayvancılıkta Mekanik Ekipmanlar

Süt sağım makineleri, yem karma sistemleri ve gübre sıyırıcıları gibi ekipmanlar, mekanik ve elektriksel tehlike oluşturur.

Yönetmelik Ek-2, Madde 4.3 uyarınca:

  • Döner elemanlar koruyucu muhafazalarla kaplanmalı,
  • Elektrik panoları nemden korunmalı,
  • Sağım alanlarında zemin drenajı ve izolasyon sağlanmalıdır.

Ayrıca, sağım sırasında hayvanların sabitlenmesi, çalışan güvenliği açısından zorunludur.


3.7. Tarımsal İlaçlama Ekipmanları

İlaçlama makineleri, hem mekanik hem kimyasal riskleri bir arada barındırır.
Yönetmelik m.11 ve Kimyasal Maddelerle Çalışma Yönetmeliği m.7 gereğince:

  • Tanklar, hortumlar ve püskürtme başlıkları sızdırmaz olmalıdır,
  • Operatör, rüzgâr yönünü dikkate alarak çalışmalıdır,
  • Koruyucu maske, gözlük ve tulum kullanılmalıdır,
  • Kullanım sonrası makine temizlenmeli, atık su çevreye dökülmemelidir.

Tarım ilaçlamasında en sık görülen vakalar, solunum zehirlenmesi ve deri irritasyonu şeklindedir.


3.8. Odun Kesimi, Tomruklama ve Taşıma

Ormancılıkta mekanik yük taşıma işlemleri yüksek risklidir.
Yönetmelik Ek-3 Madde 5’e göre:

  • Ağaç kesimi yalnızca yetkili personel tarafından yapılır,
  • Tomruk devrilme yönü önceden belirlenir,
  • Zincir ve halatlar uygun dayanımda olmalıdır,
  • Taşıma sırasında sabit hatlı vinç veya makara sistemleri kullanılmalıdır.

Bu faaliyetlerde düşme, ezilme ve halat kopması kaynaklı kazalar sık görülür.


3.9. Tarım Makinelerinde Bakım ve Onarım

Bakım-onarım işlemleri, genellikle motor durdurulmadan veya makine tam soğumadan yapıldığı için ciddi risk taşır.

Yönetmelik m.9/5:

“Makine bakım ve temizlik işleri, tamamen enerjisi kesilmiş durumda yapılmalı; makinenin çalıştırılmasını önleyen tedbir alınmalıdır.”

Bu hüküm, kilitleme-etiketleme (Lockout–Tagout) sisteminin tarım makinelerine uyarlanmasını gerektirir.

Ayrıca bakım personeli, yalnızca yetkili ve eğitimli kişilerden oluşmalıdır.


3.10. Ekipman Seçimi ve Uygunluk Belgeleri

İşveren, satın aldığı tüm makine ve ekipmanların CE işareti taşımasını sağlamak zorundadır.
Bu işaret, ekipmanın Makine Emniyeti Yönetmeliği (2006/42/AT) hükümlerine uygun olduğunu gösterir.

Kullanılan ekipmanların:

  • Türkçe kullanım kılavuzu,
  • Periyodik kontrol raporu,
  • Uygunluk beyanı
    bulunmalıdır.

Periyodik kontroller, İş Ekipmanları Yönetmeliği Ek-III’te belirtilen sürelerde yetkili kişiler tarafından yapılır.

4. Bölüm: Kimyasal, Biyolojik ve Fiziksel Etkenlerden Korunma

4.1. Genel Yaklaşım

Tarım, ormancılık ve hayvancılık faaliyetlerinde çalışanlar, hem kimyasal hem biyolojik hem de fiziksel etkenlere aynı anda maruz kalabilmektedir.
Bu durum, sektörü “karma riskli çalışma ortamı” hâline getirir.
Bu nedenle mevzuat, bu etkenleri ayrı ayrı değil, entegre sağlık gözetimi sistemi içinde ele alır.

Yasal çerçeve;

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (m.4, m.10, m.15),
  • Tarım ve Ormancılık İşlerinde İSG Yönetmeliği,
  • Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Yönetmeliği,
  • Biyolojik Etkenlere Maruziyet Yönetmeliği,
  • Gürültü Yönetmeliği ve
  • Titreşim Yönetmeliği
    hükümleri üzerine kuruludur.

4.2. Kimyasal Etkenler

Tarım işlerinde en yaygın kimyasal tehlike, pestisit (tarım ilacı) maruziyetidir. Bu maddeler, bitkisel üretimi artırsa da insan sağlığı üzerinde akut ve kronik etkiler doğurur.

Kimyasal Maddelerle Çalışma Yönetmeliği m.7 gereğince işveren:

  1. Kullanılan kimyasal maddelerin envanterini oluşturmalı,
  2. Her madde için Güvenlik Bilgi Formu (MSDS) bulundurmalı,
  3. Maruziyet ölçümleri yaptırmalı,
  4. Gerekli kişisel koruyucu donanımı (KKD) sağlamalıdır.

Tarım ve Ormancılık İSG Yönetmeliği Ek-3 Madde 3.1 ayrıca şu önlemleri öngörür:

  • Rüzgâr yönüne karşı ilaçlama yapılmamalı,
  • Uygulama sonrası koruyucu ekipman temizlenmeli,
  • Artan ilaç veya atık sıvı, kanalizasyona dökülmemelidir.

Kimyasallara bağlı akut zehirlenme belirtileri: baş dönmesi, bulantı, göz yanması, kas kramplarıdır.
Kronik etkiler ise sinir sistemi bozuklukları ve karaciğer hasarı şeklinde görülür.


4.3. Pestisitlerle Çalışanlarda Korunma Önlemleri

Yönetmelik Ek-3 Madde 3.4 uyarınca:

  • Uygulayıcılar, filtreli solunum maskesi, nitril eldiven, su geçirmez tulum ve koruyucu gözlük kullanmalıdır.
  • İlaçlama alanına yetkisiz kişilerin girmesi yasaktır.
  • İlaçlama sonrası en az 24 saatlik giriş yasağı uygulanmalıdır.
  • Boş ilaç ambalajları, delindikten sonra toplanmalı ve tehlikeli atık prosedürüne göre imha edilmelidir.

Bu önlemler, Çevre Kanunu m.8 ve Atık Yönetimi Yönetmeliği’nde de desteklenmiştir.


4.4. Biyolojik Etkenler ve Zoonoz Hastalıklar

Hayvancılık, orman işçiliği ve tarımsal üretim, biyolojik etkenlere doğrudan maruz kalınan alanlardır.
Biyolojik Etkenlere Maruziyet Yönetmeliği m.5 gereğince işveren;

  • Çalışanların maruz kalabileceği biyolojik etkenleri belirlemeli,
  • Risk değerlendirmesinde bu etkenleri ayrı başlıkta incelemelidir.

Tarım ve Ormancılık İSG Yönetmeliği m.11/2’ye göre;

  • Hayvanlarla çalışanlar, zoonoz hastalıklara (örneğin şarbon, bruselloz, kuduz, leptospiroz) karşı aşılanmalıdır,
  • Hayvan atıkları uygun şekilde uzaklaştırılmalıdır,
  • Koruyucu giysi ve eldiven giyilmesi zorunludur.

Ayrıca, Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu m.7 uyarınca, hayvan hastalıkları tespit edildiğinde çalışanların temas yasağı getirilmelidir.


4.5. Hayvan Kaynaklı Biyolojik Riskler

Hayvancılıkta karşılaşılan başlıca zoonozlar:

  • Bruselloz: Pastörize edilmemiş sütle veya doğum yapan hayvanla temasla bulaşır.
  • Şarbon: Enfekte hayvan derisi veya etine temasla bulaşır.
  • Leptospiroz: Fare idrarı ile bulaşmış suyla temas sonucu oluşur.
  • Kuduz: Isırık veya tükürük yoluyla geçer.

Bu risklere karşı alınması gereken önlemler, Biyolojik Etkenler Yönetmeliği Ek-V’te “Grup 2 ve Grup 3 biyolojik etkenlere karşı korunma” başlığı altında ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir.


4.6. Fiziksel Etkenler

Tarım ve ormancılıkta fiziksel tehlikeler;

  • Gürültü,
  • Titreşim,
  • Aşırı sıcak-soğuk,
  • Radyasyon
    gibi faktörlerden kaynaklanır.

Gürültü Yönetmeliği m.5 gereğince:

  • Gürültü düzeyi 80 dB(A)’yı geçtiğinde işveren önlem almalıdır.
  • 85 dB(A)’yı aştığında kulak koruyucu verilmesi zorunludur.
  • 87 dB(A)’yı aşması halinde maruziyet derhal azaltılmalıdır.

Ormancılıkta zincir testereyle çalışanların maruz kaldığı ses düzeyi 100 dB(A)’yı bulabilir.
Bu nedenle koruyucu kulaklık veya tıkaç kullanımı hayati önemdedir.


4.7. Titreşim Maruziyeti

Titreşim Yönetmeliği m.7 uyarınca:

  • El-kol titreşimi için günlük sınır değer 5 m/s²,
  • Tüm vücut titreşimi için sınır değer 1,15 m/s²’dir.

Traktör operatörleri ve motorlu testere kullanıcıları, bu sınırlara en sık yaklaşan gruptur.
Bu nedenle titreşim sönümleyici eldivenler, yumuşak koltuk sistemleri ve çalışma süresi sınırları uygulanmalıdır.


4.8. İklim Koşulları ve Isıl Konfor

Tarım çalışanları açık alanda çalıştıkları için, aşırı sıcak, güneş çarpması, donma ve dehidrasyon riskine maruz kalırlar.
Tarım ve Ormancılık İSG Yönetmeliği m.10/2:

“Çalışma süreleri çevresel koşullara göre düzenlenir; çalışanlara uygun dinlenme aralıkları sağlanır.”

Uygulamada;

  • 30°C üzerindeki sıcaklıklarda dinlenme aralığı artırılmalı,
  • Gölgelik veya tente alanları sağlanmalı,
  • Yeterli içme suyu bulundurulmalıdır.

Aşırı soğukta çalışmalarda ise katmanlı giyim, rüzgâr kesici kıyafet ve ısıtma noktaları oluşturulmalıdır.


4.9. Toz ve Partikül Maruziyeti

Ormancılıkta odun kesimi, tarımda hasat ve yemleme faaliyetleri sırasında toz konsantrasyonu yükselir.
Tozla Mücadele Yönetmeliği (RG: 05.11.2013) m.7’ye göre;

  • Toz seviyesi mesleki maruziyet sınır değerlerini aşmamalıdır.
  • Gerekirse yerel emiş sistemleri kurulmalı,
  • Filtreli maskeler kullanılmalıdır.

Kronik toz maruziyeti, “organik toz sendromu” ve “alerjik alveolit” gibi solunum hastalıklarına neden olabilir.


4.10. Sağlık Gözetimi ve Maruziyet Takibi

6331 sayılı Kanun m.15 uyarınca işveren, çalışanların sağlık gözetimini düzenli yaptırmak zorundadır.
Tarım ve hayvancılıkta bu gözetim:

  • İşe giriş muayenesi,
  • Dönemsel muayene (yılda en az bir kez),
  • Maruziyet sonrası özel muayene (örneğin pestisit zehirlenmesi şüphesi)
    aşamalarını içerir.

İşyeri hekimi, maruziyet kayıtlarını tutar ve İSG Kurulu’na düzenli rapor verir.
Bu kayıtlar, olası meslek hastalıklarının erken tanısında hayati önem taşır.

5. Bölüm: Çalışanların Eğitimi, Bilgilendirilmesi ve Sağlık Gözetimi

5.1. Giriş

Tarım, ormancılık ve hayvancılık faaliyetleri, iş kazaları açısından en yüksek risk gruplarındandır.
Bu durumun en önemli nedenlerinden biri, çalışanların büyük kısmının eğitim düzeyinin düşük, işin geçici/mevsimlik, ve güvenlik kültürünün zayıf olmasıdır.
Bu nedenle mevzuat, eğitim ve bilgilendirmeyi yalnızca idari bir yükümlülük değil, kazaları önlemenin en etkili aracı olarak kabul eder.

Eğitim yükümlülüğünün dayanakları:

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.17,
  • Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik (RG: 15.05.2013),
  • Tarım ve Ormancılık İşlerinde İSG Yönetmeliği m.13,
  • İşyeri Hekimi ve İSG Uzmanı Yönetmeliği m.12,
    olarak sıralanabilir.

5.2. Eğitim Yükümlülüğü ve Sıklığı

6331 sayılı Kanun m.17/1:

“İşveren, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini almasını sağlar; bu eğitimler, işe başlamadan önce, iş değişikliğinde, iş ekipmanı değişikliğinde ve yeni teknoloji uygulamalarında tekrarlanır.”

Çalışanların Eğitim Yönetmeliği m.6 uyarınca:

  • Az tehlikeli işyerlerinde en az 3 yılda bir,
  • Tehlikeli işyerlerinde en az 2 yılda bir,
  • Çok tehlikeli işyerlerinde en az yılda bir defa eğitim verilmelidir.

Tarım, ormancılık ve hayvancılık faaliyetleri genellikle tehlikeli veya çok tehlikeli sınıfta yer aldığı için bu sektörlerde eğitim sıklığı en az yılda bir olmalıdır.


5.3. Eğitimin İçeriği

Eğitim programlarının içeriği Çalışanların Eğitim Yönetmeliği Ek-1’de belirlenmiştir.
Tarım ve ormancılık için bu içerik;

  1. İş kazalarının nedenleri ve korunma yolları,
  2. Kişisel koruyucu donanım kullanımı,
  3. Makine, traktör ve ekipman güvenliği,
  4. Tarım ilaçlarının güvenli kullanımı,
  5. Hayvan kaynaklı riskler ve zoonoz hastalıklar,
  6. Yangın, elektrik ve ilkyardım,
  7. Acil durum planları,
  8. Ergonomi ve manuel taşıma,
  9. Çevresel riskler (sıcak, soğuk, gürültü, titreşim),
  10. Sağlık gözetimi ve bildirim yükümlülükleri,
    konularını kapsamalıdır.

Bu eğitimlerin tamamı işverenin sorumluluğundadır ve çalışma süresi içinde, ücretsiz olarak verilmelidir (Yönetmelik m.8).


5.4. Eğitim Yöntemleri

Tarım ve ormancılık işçileri genellikle düşük eğitim düzeyine sahip olduğu için, görsel ve uygulamalı eğitim teknikleri tercih edilmelidir.
Bu yöntemler arasında:

  • Görsel materyaller (resim, video, broşür),
  • Canlı demonstrasyonlar (örneğin traktör devrilme simülasyonu),
  • Saha uygulamaları,
  • Yerel dil veya lehçelerde anlatım,
    bulunabilir.

Yönetmelik m.10 uyarınca eğitimlerin çalışanların “dil, eğitim düzeyi ve kültürel özelliklerine uygun” olması gerekir.


5.5. Bilgilendirme ve İletişim

Tarım ve Ormancılık İSG Yönetmeliği m.13/2 işverene şu yükümlülüğü getirir:

“İşveren, çalışanları çalışma alanlarındaki sağlık ve güvenlik riskleri, alınan önlemler ve acil durum prosedürleri hakkında bilgilendirir.”

Bilgilendirme, yalnızca eğitimle sınırlı değildir;

  • Uyarı levhaları,
  • İşletme talimatları,
  • Yazılı prosedürler,
  • Sözlü bilgilendirme toplantıları
    da bu kapsamda değerlendirilir.

Bu tür bilgilendirmelerin belgelenmesi (katılım listesi, tutanak vb.) gerekir; aksi takdirde denetimlerde yerine getirilmemiş sayılır.


5.6. Sağlık Gözetimi

6331 sayılı Kanun m.15 ve Tarım ve Ormancılık İSG Yönetmeliği m.14 uyarınca, işveren; çalışanların sağlık gözetimini düzenli olarak yaptırmak zorundadır.

Bu kapsamda:

  • İşe giriş muayenesi,
  • Dönemsel muayene (yılda en az bir kez),
  • İş kazası, meslek hastalığı veya uzun süreli devamsızlık sonrası muayene,
    zorunludur.

Sağlık gözetimi, işyeri hekimi tarafından yürütülür ve her çalışan için sağlık dosyası tutulur.
Bu dosya, işçinin çalışma süresi boyunca ve işten ayrıldıktan sonra en az 15 yıl saklanmalıdır (Yönetmelik m.15/3).


5.7. Maruziyet Temelli Sağlık Takibi

Tarım ve hayvancılık işçileri kimyasal ve biyolojik etkenlere maruz kaldığından, özel sağlık kontrolleri yapılmalıdır.
Biyolojik Etkenler Yönetmeliği m.11 uyarınca:

  • Bruselloz ve şarbon riskine maruz kalanlar için antikor testleri,
  • Tarım ilaçlarıyla çalışanlar için kan kolinesteraz düzeyi ölçümü,
  • Gürültüye maruz kalanlar için odyometri testleri,
    belirli periyotlarla yapılmalıdır.

İşyeri hekimi, bu sonuçları kayıt altına alır ve gerektiğinde İSG Kurulu’na rapor eder.


5.8. Özel Risk Grupları

Yönetmelik m.16 özel risk gruplarını tanımlar:

  • Genç işçiler (18 yaş altı): Tarımda sınırlı sürelerle ve tehlikesiz işlerde çalıştırılabilirler (4857 sayılı Kanun m.71).
  • Kadın işçiler: Gebe veya emziren kadınlar, pestisit uygulaması veya ağır yük taşıma işlerinde çalıştırılamaz (Gebe ve Emziren Kadınlar Yönetmeliği m.5).
  • Engelli işçiler: Kişisel koruyucu donanımlar ergonomik olarak uyarlanmalıdır.
  • Göçmen işçiler: Dil bariyerleri nedeniyle özel bilgilendirme yapılmalıdır.

Bu gruplara yönelik eğitim ve sağlık gözetimi kayıtları ayrıca tutulmalıdır.


5.9. Eğitimlerin Belgelendirilmesi

Çalışanların Eğitim Yönetmeliği m.15 gereğince her eğitim sonunda:

  • Katılım listesi,
  • Eğitim içeriği,
  • Eğitici bilgisi,
  • Tarih ve süre bilgilerini içeren belgeler hazırlanır.

Bu belgeler, denetimlerde ibraz edilmek üzere beş yıl süreyle saklanır.
Eğitim kayıtlarının tutulmaması, 6331 sayılı Kanun m.26 kapsamında idari para cezası gerektirir.


5.10. Kurumsal Eğitim Kültürü

Tarım işletmelerinde İSG eğitimleri genellikle mevsimlik ve geçici işgücü nedeniyle sürdürülebilir değildir.
Bu nedenle büyük ölçekli işletmelerin;

  • Yıllık İSG eğitim planı,
  • Yeni işe başlayanlar için oryantasyon programı,
  • Saha içi görsel uyarı sistemi,
    oluşturması önerilir.

Bu sistematik yaklaşım, 6331 sayılı Kanun’un “önleyici yaklaşım” ilkesini kurumsal kültüre dönüştürür.

6. Bölüm: Kişisel Koruyucu Donanımlar ve Kolektif Korunma Önlemleri

6.1. Genel İlkeler

Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) kullanımı, tarım, ormancılık ve hayvancılık sektörlerinde çalışanların karşı karşıya olduğu çeşitli risklerin son savunma hattıdır.
Ancak KKD, risk kaynağında ortadan kaldırılamadığında veya toplu koruma tedbirleri yeterli olmadığında devreye girer.

Bu yaklaşım, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.5’te belirtilen “risklerden korunma ilkeleri”nin doğrudan yansımasıdır.
Yasal dayanaklar şunlardır:

  • Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik (RG: 02.07.2013, Sayı: 28695),
  • Tarım ve Ormancılık İşlerinde İSG Yönetmeliği m.12,
  • Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Yönetmeliği m.8,
  • Biyolojik Etkenlere Maruziyet Yönetmeliği m.10.

6.2. KKD’nin Tanımı ve İşveren Yükümlülüğü

Kişisel Koruyucu Donanım Yönetmeliği m.4 tanımına göre:

“Bir veya birden fazla sağlık ve güvenlik riskine karşı çalışanı korumak amacıyla giyilen, takılan veya taşınan her türlü donanım ile bu donanımın tamamlayıcı parçalarıdır.”

İşveren yükümlülükleri (Yönetmelik m.5):

  1. KKD’leri ücretsiz sağlamak,
  2. Her çalışan için uygun tip ve beden seçimini yapmak,
  3. Kullanım, bakım ve temizlik talimatlarını öğretmek,
  4. Kullanımını denetlemek,
  5. Deforme olmuş veya süresi dolmuş ekipmanı değiştirmek.

KKD hiçbir şekilde “toplu koruma önleminin yerine geçemez.”


6.3. Tarım ve Ormancılıkta Kullanılan Başlıca KKD Türleri

a) Baş Koruma:

  • Baret veya koruyucu şapka,
  • Dalların düşmesi, traktör kabininde darbe, hayvan tekmesi gibi risklere karşı kullanılır.
  • Yönetmelik Ek-II Madde 2.1 gereği orman kesim işlerinde zorunludur.

b) Göz ve Yüz Koruma:

  • Koruyucu gözlük veya yüz siperi,
  • Tarımsal ilaçlama, budama, kaynak veya testere kullanımında gereklidir.
  • Kimyasal sıçramalara karşı EN 166 standardına uygun olmalıdır.

c) Solunum Koruma:

  • Tarımsal kimyasallar, toz, duman veya organik buhar ortamlarında kullanılır.
  • EN 140 ve EN 143 standartlarına uygun filtreli yarım maskeler tercih edilir.
  • Pestisit uygulayıcıları için A2P3 tipi kombine filtre önerilir.

d) El Koruma:

  • Kesilmeye, delinmeye, kimyasallara veya titreşime karşı farklı eldiven türleri (nitril, lateks, deri).
  • EN 374 standardı kimyasal dayanımı düzenler.

e) Ayak Koruma:

  • Kaymaz tabanlı, çelik burunlu veya su geçirmez botlar,
  • Özellikle hayvan barınakları ve orman kesim alanlarında zorunludur.

f) Vücut Koruma:

  • Tulum, önlük veya yüksek görünürlüklü reflektif giysi,
  • Tarımsal ilaçlama, budama, biçme işlerinde kullanılır.

g) İşitme Koruma:

  • Gürültü seviyesi 85 dB(A)’yı aştığında kulak tıkaçları veya kulaklıklar (EN 352 standardı).
  • Motorlu testere kullanıcılarında mutlaka bulunmalıdır.

6.4. KKD Seçiminde Dikkat Edilecek Hususlar

KKD seçimi yalnızca risk tipine değil, çalışma koşullarına göre yapılmalıdır.
Yönetmelik m.7 uyarınca seçim kriterleri:

  • Maruz kalınan riskin türü, süresi ve şiddeti,
  • Çalışanın vücut ölçüleri ve ergonomik uyumu,
  • KKD’nin diğer donanımlarla (örneğin maske + gözlük) uyumu,
  • CE işareti taşıması.

Tarım işletmelerinde KKD seçimi genellikle mevsim koşullarına bağlıdır:
Yazın nefes alabilir, kışın yalıtımlı koruyucular tercih edilmelidir.


6.5. Kolektif (Toplu) Koruma Önlemleri

Kolektif koruma önlemleri, bireysel donanımlardan önce uygulanması gereken mühendislik veya organizasyonel çözümlerdir.

6331 sayılı Kanun m.5/1-f:

“Kolektif korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik verilir.”

Tarım ve ormancılıkta bu önlemler şunlardır:

  • Traktör ve biçerdöverlerde ROPS kabin sistemi,
  • Motorlu testere için titreşim sönümleyici sap,
  • Gürültü kaynağında izolasyon kabinleri,
  • Pestisit uygulamasında otomatik karışım sistemi,
  • Hayvan barınaklarında havalandırma ve drenaj sistemleri,
  • Sıcak-soğuk hava koşullarına karşı gölgelik, tente veya rüzgâr perdesi.

Kolektif önlemler, çalışan davranışına bağlı olmadığı için uzun vadede daha güvenilir sonuç verir.


6.6. KKD Kullanımının Denetlenmesi

Yönetmelik m.5/2 işverene, KKD’nin kullanılıp kullanılmadığını düzenli olarak denetleme yükümlülüğü getirir.
Denetimler;

  • Saha gözlemleri,
  • Günlük kontrol listeleri,
  • İSG kurulu toplantı raporları
    üzerinden yapılır.

KKD kullanmayan çalışana uyarı yapılmalı; tekrarı halinde İç Yönetmelik veya Disiplin Prosedürü uygulanabilir.


6.7. KKD’nin Bakımı ve Depolanması

KKD, kullanımdan sonra temizlenmeli ve uygun koşullarda saklanmalıdır.
Yönetmelik m.8 uyarınca:

  • Her ekipmanın “bakım talimatı” olmalı,
  • KKD kuru, temiz ve doğrudan güneş ışığı almayan yerde muhafaza edilmelidir,
  • Kullanım süresi dolmuş ürünler “Kullanılamaz” etiketiyle ayrılmalıdır.

Örneğin pestisit maskelerinin filtreleri ortalama 40 saatlik kullanım sonrasında değiştirilmelidir.


6.8. Eğitim ve Kullanım Talimatları

Yönetmelik m.9:

“İşveren, çalışanlara kişisel koruyucu donanımların doğru kullanımı, bakımı ve saklanması konusunda eğitim vermekle yükümlüdür.”

Bu eğitimler;

  • Kullanım pratiği,
  • Temizlik yöntemleri,
  • Arıza belirtileri,
  • Değişim periyotları
    konularını içermelidir.

Çalışan, KKD’yi yalnızca doğru kullandığında koruma etkisi sağlar. Yanlış kullanım, riskin “gizli şekilde devam etmesine” yol açar.


6.9. KKD ve Kolektif Önlemlerin Entegrasyonu

İdeal iş güvenliği yaklaşımı, bireysel ve kolektif önlemlerin birlikte planlanmasıdır.
Örneğin:

  • Tarım ilaçlamasında otomatik püskürtme sistemi (kolektif) + filtreli maske (KKD),
  • Hayvan sağım hattında koruyucu bariyer (kolektif) + eldiven (KKD),
  • Orman kesiminde kabinli testere sistemi (kolektif) + vizörlü kask (KKD).

Bu çift katmanlı koruma modeli, mevzuatın “en yüksek koruma düzeyi” ilkesine (Yönetmelik m.5/3) uygundur.


6.10. Sonuç

Kişisel koruyucu donanım, tarım ve ormancılık sektörlerinde “can ile risk arasındaki son kalkan”dır.
Ancak etkili olabilmesi için, yalnızca verilmiş olması değil, doğru seçilmesi, kullanılması, bakılması ve denetlenmesi gerekir.
Kolektif önlemlerle desteklendiğinde, iş kazaları ve meslek hastalıkları oranında kalıcı azalma sağlar.

7. Bölüm: Acil Durumlar, Yangın, Kurtarma ve İlkyardım

7.1. Giriş

Tarım, ormancılık ve hayvancılık faaliyetlerinde çalışma alanları çoğu zaman açık, dağınık, yerleşimden uzak ve doğaya bağımlıdır.
Bu durum, acil durumlara müdahaleyi zorlaştırır ve kaza sonrası ilk müdahale süresinin kritik önem taşımasına yol açar.

Acil durum yönetimi, yalnızca afet ve yangınla mücadeleyi değil; kaza, zehirlenme, hayvan saldırısı, makine sıkışması, elektrik çarpması gibi olaylara hazırlığı da kapsar.
Yasal dayanak:

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.11,
  • İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik (RG: 18.06.2013, Sayı: 28681),
  • Tarım ve Ormancılık İşlerinde İSG Yönetmeliği m.15.

7.2. Acil Durum Planı Hazırlama Yükümlülüğü

İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik m.5 uyarınca her işveren;

  1. İşyerinde meydana gelebilecek acil durumları önceden belirlemek,
  2. Risk analizine göre acil durum planı hazırlamak,
  3. Gerekli ekipleri oluşturmak,
  4. Eğitim ve tatbikatları düzenli olarak yapmakla yükümlüdür.

Tarım ve ormancılık işletmeleri genellikle açık alanda faaliyet gösterdiği için, planlar saha bazlı ve mobil müdahale esaslı hazırlanmalıdır.


7.3. Olası Acil Durum Türleri

Tarım ve Ormancılık İSG Yönetmeliği Ek-4 uyarınca bu sektörde en sık karşılaşılan acil durumlar:

  • Yangın (saman, ot, yakıt depolarında),
  • Patlama (metan gazı, gübre depoları),
  • Kimyasal sızıntı ve pestisit zehirlenmesi,
  • Elektrik çarpması,
  • Traktör devrilmesi veya makine kazası,
  • Hayvan saldırısı,
  • Orman yangını,
  • Sel, fırtına veya yıldırım düşmesi,
  • İlkyardım gerektiren yaralanmalar.

Bu olayların çoğu zincirleme etkili olup, hızlı koordinasyon gerektirir.


7.4. Acil Durum Ekiplerinin Oluşturulması

Yönetmelik m.11 gereğince her işyerinde;

  • Yangınla mücadele ekibi,
  • Arama, kurtarma ve tahliye ekibi,
  • İlkyardım ekibi
    oluşturulmalıdır.

Ekiplerde görevli çalışan sayısı;

  • 10’dan az çalışanı olan tehlikeli işyerlerinde en az 1 kişi,
  • 10’dan fazla çalışanı olanlarda her 10 çalışan için 1 kişi olacak şekilde belirlenir.

Tarım işletmeleri çoğu zaman mevsimsel olarak kalabalıklaştığı için, mevsimsel çalışan sayısına göre ekip kapasitesi güncellenmelidir.


7.5. Yangın Önleme ve Mücadele

Yangın riski, özellikle saman, kuru ot, yakıt ve pestisit depolarında çok yüksektir.
Yangın Yönetmeliği (RG: 09.09.2009) ve Tarım ve Ormancılık İSG Yönetmeliği m.15/2 uyarınca:

  • Yanıcı maddeler ayrı depolarda tutulmalı,
  • Elektrik tesisatı periyodik kontrol edilmelidir,
  • Sigara içilmez levhaları görünür olmalıdır,
  • Uygun türde taşınabilir yangın söndürücüler bulundurulmalıdır.

Köpüklü veya tozlu tip söndürücüler (A-B-C sınıfı) tarım işletmeleri için uygundur.
Depolarda yangın algılama sistemi ve acil çıkış yönlendirmeleri olmalıdır.


7.6. Patlama ve Gaz Riskleri

Hayvan barınaklarında ve gübre depolarında oluşan metan gazı, belirli yoğunlukta patlayıcı karışım oluşturur.
Yönetmelik Ek-5 Madde 3.2 gereği:

  • Bu tür alanlarda doğal veya mekanik havalandırma sağlanmalıdır,
  • Açık alevli ısıtıcılar kullanılmamalıdır,
  • Elektrik tesisatı Ex-proof (patlamaya dayanıklı) olmalıdır.

Ayrıca pestisit veya yakıt depolarında statik elektriğe karşı topraklama yapılmalıdır.


7.7. Elektrik ve Yıldırım Kaynaklı Acil Durumlar

Tarım alanları genellikle açık saha olduğu için yıldırım düşmesi ve kaçak akım riskleri yüksektir.
Elektrik Tesislerinde İş Güvenliği Yönetmeliği m.14 gereği:

  • Yıldırımdan korunma sistemleri kurulmalı (paratoner veya faraday kafesi),
  • Tüm sistemler topraklanmalı,
  • Kaçak akım röleleri yılda bir test edilmelidir.

Fırtına anlarında açık alandaki çalışanlar yüksek metal yapılardan uzaklaştırılmalı ve araç kabinleri içinde korunmalıdır.


7.8. Kurtarma ve Tahliye Organizasyonu

Tarım ve ormancılık işlerinde tahliye genellikle araçla yapılır, bu nedenle yolların erişilebilirliği kritik önemdedir.
Yönetmelik m.12:

“İşveren, çalışanların güvenli bir şekilde uzaklaştırılabileceği kaçış yollarını belirler ve açık bulundurur.”

Arazide veya orman sahasında çalışma durumunda:

  • Tahliye güzergâhları işaretlenmeli,
  • Haberleşme için telsiz veya mobil sistem kullanılmalı,
  • Acil toplanma noktaları önceden belirlenmelidir.

Ormancılıkta uzak bölgelerde çalışıldığında uydu iletişimi veya GPS koordinat bildirimi zorunlu hale gelmiştir.


7.9. İlkyardım ve Tıbbi Müdahale

İlkyardım Yönetmeliği (RG: 29.07.2015) ve 6331 sayılı Kanun m.11/2 uyarınca işveren, işyerinde yeterli sayıda ilkyardımcı personel bulundurmakla yükümlüdür.

Tarım ve hayvancılık faaliyetleri için temel ilkyardım gereksinimleri:

  • Kesilme ve ezilme vakaları: Kanamayı durdurma, turnike uygulaması, uzvun sabitlenmesi.
  • Kimyasal temas: Göz veya cildin bol suyla yıkanması, kimyasalın nötralize edilmemesi.
  • Isırık, sokma: Bölgenin sabitlenmesi, ısırığın kalp hizasından aşağıda tutulması.
  • Elektrik çarpması: Önce enerjinin kesilmesi, solunum ve kalp kontrolü yapılması.
  • Zehirlenme: Bilinç açık ise su verilmez, tıbbi yardım çağrılır.

İlkyardım dolapları;

  • Su geçirmez, taşınabilir,
  • İçinde temel tıbbi malzemeler bulunan,
  • Kolay ulaşılabilir noktalara yerleştirilmelidir.

7.10. Tatbikatlar ve Eğitim

İşyerlerinde Acil Durumlar Yönetmeliği m.13 gereği:

  • Tatbikatlar en az yılda bir yapılmalı,
  • Tatbikat sonrası değerlendirme raporu hazırlanmalı,
  • Ekiplerin performansı gözden geçirilmelidir.

Tarım ve ormancılıkta bu tatbikatlar genellikle;

  • Yangın söndürme,
  • Makine kazası kurtarma,
  • Pestisit zehirlenmesi ilkyardımı,
  • Traktör devrilmesi tahliyesi
    senaryoları üzerinden gerçekleştirilir.

Tatbikatlar, işyerinde “gerçek risklerle başa çıkma refleksini” güçlendirir.


7.11. Acil Durum İletişimi

Acil durumda iletişim zinciri açık olmalıdır.
Yönetmelik m.9 gereği işveren;

  • İtfaiye, jandarma, sağlık kuruluşları ve AFAD iletişim numaralarını görünür yerlere asmalıdır.
  • Mobil ekipler için telsiz veya cep telefonu bulundurulmalıdır.
  • Haberleşme planında görevli kişiler önceden atanmalıdır.

Dağlık veya ormanlık alanlarda iletişim kaybı yaşanmaması için uydu tabanlı konum paylaşım cihazları önerilmektedir.


7.12. Sonuç

Acil durumlar, özellikle dağınık ve doğaya açık tarım işletmelerinde önceden planlama ve eğitim olmadan yönetilemez.
Yasal mevzuat, işverenlere yalnızca ekip kurma değil, sürekli tatbikat yapma ve saha uyumunu denetleme yükümlülüğü getirir.
Bu uygulama, 6331 sayılı Kanun’un öngördüğü “önleyici güvenlik kültürü”nün en kritik parçasıdır.

8. Bölüm: İş Ekipmanlarının Periyodik Kontrolü ve Bakım Güvenliği

8.1. Giriş

Tarım, ormancılık ve hayvancılık faaliyetlerinde kullanılan iş ekipmanları; traktörler, biçerdöverler, motorlu testereler, yem kırma makineleri, süt sağım sistemleri, basınçlı kaplar ve su pompaları gibi çok çeşitli mekanik sistemlerden oluşur.
Bu ekipmanlar, yanlış kullanım veya bakımsızlık nedeniyle ölümcül kazalara neden olabilir.

Ekipman güvenliği, önleyici iş sağlığı ve güvenliği yaklaşımının teknik temelini oluşturur.
Yasal dayanaklar şunlardır:

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.4, m.10,
  • İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği (RG: 25.04.2013, Sayı: 28628),
  • Tarım ve Ormancılık İşlerinde İSG Yönetmeliği m.9,
  • Makine Emniyeti Yönetmeliği (RG: 29.12.2009, Sayı: 27456).

8.2. İşverenin Genel Yükümlülüğü

İş Ekipmanları Yönetmeliği m.5 gereğince işveren, iş ekipmanlarının:

  1. Amacına uygun biçimde kullanılmasını,
  2. Uygun şekilde bakımının yapılmasını,
  3. Yetkin kişiler tarafından periyodik kontrollerinin yapılmasını,
  4. Kullanım talimatlarının çalışanlara öğretilmesini,
    sağlamakla yükümlüdür.

Ayrıca Tarım ve Ormancılık İSG Yönetmeliği m.9/2 işverene, “ekipmanların üretici talimatlarına göre bakımının yapılmasını” zorunlu kılar.


8.3. Ekipman Sınıflandırması

Tarım ve ormancılıkta kullanılan iş ekipmanları temel olarak şu dört grupta incelenir:

  1. Kaldırma ve taşıma ekipmanları (vinç, yük asansörü, çeki sistemi, traktör ön yükleyici),
  2. Basınçlı ekipmanlar (kompresör, süt tankı, su pompası, basınçlı kazan),
  3. Döner veya kesici makineler (biçme, testere, öğütücü, yem kırıcı),
  4. Tarım araçları ve traktörler (çekiş sistemleri, hidrolik bağlantılar, ROPS kabinleri).

Her kategoriye özel periyodik kontrol süresi ve kriteri Ek-III tablolarda belirlenmiştir.


8.4. Periyodik Kontrol Süreleri

İş Ekipmanları Yönetmeliği Ek-III’e göre tarım sektöründe sık kullanılan bazı ekipmanlar için kontrol periyotları şu şekildedir:

Ekipman Türü

Periyodik Kontrol Süresi

Kontrolü Yapacak Kişi

Traktör ve römorklar

1 yıl

Makine mühendisi veya teknik eleman

Motorlu testere ve biçme makineleri

6 ay

Yetkili bakım personeli

Kaldırma ekipmanları (vinç, yükleyici)

1 yıl

Makine mühendisi

Basınçlı kaplar (kompresör, süt tankı)

1 yıl

Makine veya kimya mühendisi

Elektrik tesisatı ve topraklama

1 yıl

Elektrik mühendisi

Yangın söndürme sistemleri

1 yıl

Yetkili servis / mühendis

Periyotlar, ekipman yoğun kullanılıyorsa veya zorlu çevresel koşullarda çalışıyorsa daha sık yapılabilir (m.7/3).


8.5. Kontrol Kapsamı ve Kriterleri

Periyodik kontroller yalnızca “gözle inceleme” değildir.
Yönetmelik Ek-III Madde 2.1 gereğince şu test ve muayeneler yapılmalıdır:

  • Görsel kontrol (çatlak, deformasyon, yağ sızıntısı),
  • Fonksiyon testi (çalıştırma, fren, durdurma mekanizmaları),
  • Ölçüm ve deney (basınç, yük, izolasyon, topraklama direnci),
  • Koruyucu sistemlerin kontrolü (emniyet kilidi, acil durdurma düğmesi).

Kontrol sonuçları raporlanmalı, uygun olmayan ekipman “Kullanılamaz” etiketiyle işaretlenmelidir.


8.6. Ekipman Bakımı

Yönetmelik m.7 uyarınca bakım, ekipmanın güvenli çalışmasını sürdürebilmesi için üretici talimatlarına göre yapılır.
Tarım ekipmanlarında bakım genellikle şu aşamaları içerir:

  • Günlük temizlik ve yağlama,
  • Kayış, zincir ve bıçakların gerginlik ayarı,
  • Hidrolik sistemlerde sızdırmazlık kontrolü,
  • Traktörlerde fren ve direksiyon sistemi kontrolü,
  • Elektrik tesisatında izolasyon ölçümü.

Her bakım işlemi bakım defterine işlenmeli ve tarih ile imza içermelidir.


8.7. Traktör ve Tarım Araçlarında Güvenlik Donanımları

Traktör kazaları, tarım sektöründeki ölümlerin başlıca nedenidir.
Makine Emniyeti Yönetmeliği m.9 gereği traktörlerde bulunması gereken temel güvenlik donanımları şunlardır:

  • ROPS (Roll Over Protective Structure) devrilme koruma çerçevesi,
  • FOPS (Falling Object Protective Structure) düşen cisim koruması,
  • Emniyet kemeri,
  • Arka üç nokta bağlantı kilidi,
  • Geri görüş aynası ve ışık sistemi,
  • El freni ve fren test göstergesi.

Tarım ve Ormancılık İSG Yönetmeliği Ek-2 Madde 2.3 traktörlerin “yetkisiz kişilerce kullanılmamasını” zorunlu kılar.


8.8. Elektrik ve Basınçlı Sistemlerde Güvenlik

Elektrik tesisatı ve topraklama ölçümleri, yılda en az bir kez yetkili elektrik mühendisi tarafından yapılmalıdır.
Topraklama direnci 10 ohm’un altında olmalıdır (Elektrik Tesislerinde Güvenlik Yönetmeliği m.12).

Basınçlı kaplar (örneğin süt soğutma tankı, kompresör) için kontrol sırasında:

  • Basınç göstergesi ve emniyet valfi test edilmeli,
  • Hidrostatik test uygulanmalı,
  • Etiket bilgilerinin (imal yılı, çalışma basıncı) doğruluğu kontrol edilmelidir.

Basınçlı kaplarda uygunsuzluk tespit edilirse, derhal kullanım dışı bırakılmalıdır.


8.9. Operatör Eğitimi ve Yetkilendirme

Yönetmelik m.9/2 uyarınca ekipmanları yalnızca ehliyetli ve yetkilendirilmiş kişiler kullanabilir.
Örneğin:

  • Traktör kullanımı için G sınıfı sürücü belgesi,
  • Forklift için operatör sertifikası,
  • Vinç için mesleki yeterlilik belgesi gereklidir.

İşveren, bu belgeleri personel dosyasında bulundurmalı ve kontrol etmelidir.
Ayrıca operatörlere makineye özel güvenli kullanım eğitimi verilmelidir.


8.10. Uygunluk Belgeleri ve CE İşareti

Makine Emniyeti Yönetmeliği m.7 gereği piyasaya arz edilen her makine:

  • CE işareti taşımalı,
  • Uygunluk beyanı bulunmalı,
  • Türkçe kullanım kılavuzu ile birlikte verilmelidir.

Kullanım kılavuzu, güvenli montaj, bakım ve arıza giderme prosedürlerini içermelidir.
CE işareti olmayan ekipmanların kullanımı, 6331 sayılı Kanun kapsamında doğrudan mevzuata aykırıdır.


8.11. Arıza Bildirimi ve Düzeltici Faaliyet

Yönetmelik m.10:

“İşveren, iş ekipmanlarında meydana gelen arızaların derhal giderilmesini sağlar; arıza giderilinceye kadar ekipmanın kullanılması yasaktır.”

Bu kapsamda her çalışan, arıza veya güvenlik eksikliği tespit ettiğinde derhal yöneticisine veya İSG birimine bildirmelidir.
Ekipman arıza formu oluşturulmalı ve her olayın nedeni analiz edilmelidir.


8.12. Denetim ve Belgelendirme

Periyodik kontrol raporları, denetimlerde ibraz edilmek üzere en az 5 yıl süreyle saklanmalıdır.
Yönetmelik m.12’ye göre, kontrol raporlarında bulunması gereken bilgiler:

  • Ekipmanın tanımı,
  • Kontrol tarihi,
  • Ölçüm sonuçları,
  • Uygunluk değerlendirmesi,
  • Kontrolü yapan kişinin adı, unvanı ve imzasıdır.

Eksik rapor veya geçersiz kontrol durumunda işverene 6331 sayılı Kanun m.26 uyarınca idari para cezası uygulanır.


8.13. Sonuç

Tarım, ormancılık ve hayvancılık faaliyetlerinde ekipman güvenliği, yalnızca mekanik bir konu değil, doğrudan çalışan sağlığıyla ilişkili bir İSG zorunluluğudur.
Periyodik kontrollerin düzenli yapılması, makine kazalarının ve basınç patlamalarının önlenmesinde kritik rol oynar.
Bu nedenle bakım planları, eğitim kayıtları ve uygunluk belgeleri, işletmenin yaşayan güvenlik sisteminin ayrılmaz parçalarıdır.

9. Bölüm: Mevsimlik ve Geçici İşlerde İş Sağlığı ve Güvenliği

9.1. Giriş

Tarım, ormancılık ve hayvancılık sektörlerinin en belirgin özelliği, mevsimsellik ve geçici istihdam yapısıdır.
Bu sektörlerde çalışanların büyük bölümü yılın belli dönemlerinde, çoğu zaman göçmen veya gezici işçi statüsünde çalışmaktadır.
Dolayısıyla iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarında süreklilik sağlamak güçleşmekte, eğitim, barınma, hijyen ve sosyal güvenlik gibi alanlarda ciddi eksiklikler ortaya çıkmaktadır.

Bu bölümün yasal dayanakları:

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.4, m.6, m.17,
  • Geçici veya Belirli Süreli İşlerde İSG Yönetmeliği (RG: 23.08.2013),
  • Tarım ve Ormancılık İşlerinde İSG Yönetmeliği m.16,
  • Mevsimlik Tarım İşçileri Genelgesi (Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 2017),
  • 4857 sayılı İş Kanunu m.11, m.14, m.71,
  • Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik.

9.2. Mevsimlik İşlerin Tanımı

4857 sayılı İş Kanunu m.11 uyarınca:

“Belirli bir işin belli bir sürede tamamlanması veya mevsimlik işlerde iş sözleşmesi belirli süreli yapılabilir.”

Mevsimlik işler, genellikle ekim, hasat, budama, hayvan otlatma, ağaçlandırma gibi tarımsal dönemlere bağlı olarak yürütülür.
Bu işler, yılın belirli zamanlarında yoğunlaşır ve geçici işgücü ihtiyacı doğurur.


9.3. Geçici İş İlişkisi ve İşveren Sorumluluğu

6331 sayılı Kanun m.4 uyarınca, mevsimlik veya geçici işçiler çalıştırılsa dahi işverenin İSG sorumluluğu değişmez.
Yani:

  • Çalışanın statüsü,
  • Sigorta süresi,
  • İşin geçici veya daimi olması,
    işverenin sağlık ve güvenlik önlemlerini alma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Ayrıca Geçici İşlerde İSG Yönetmeliği m.5 gereğince, işveren:

  • Risk değerlendirmesi yapmalı,
  • Eğitim ve bilgilendirme sağlamalı,
  • Sağlık gözetimini uygulamalıdır.

9.4. Çalışma Alanlarının Düzeni

Mevsimlik tarım işçileri genellikle açık arazilerde, geçici kamp alanlarında veya taşınabilir barınaklarda konaklamaktadır.
Mevsimlik Tarım İşçileri Genelgesi (2017) bu alanlar için asgari koşulları belirlemiştir:

  • Konaklama alanları sel riski olmayan, güvenli bölgelerde kurulmalıdır.
  • Her 10 kişiye en az bir duş ve tuvalet bulunmalıdır.
  • İçme ve kullanma suyu temin edilmeli, atık su tahliyesi sağlanmalıdır.
  • Yeterli aydınlatma, atık yönetimi ve haşere kontrolü yapılmalıdır.

Bu düzenlemeler, İşyeri Bina ve Eklentilerinde Alınacak Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Yönetmeliği standartlarıyla paraleldir.


9.5. Barınma, Beslenme ve Hijyen

Tarım ve Ormancılık İSG Yönetmeliği m.16/2:

“İşveren, çalışanlara barınma, beslenme, içme suyu ve hijyen yönünden sağlıklı koşullar sağlamakla yükümlüdür.”

Buna göre:

  • Yiyecekler uygun sıcaklıkta saklanmalı,
  • Atık gıda ve ambalajlar düzenli toplanmalı,
  • Barınma alanlarında sineklik ve havalandırma sağlanmalıdır.

Mevsimlik işçilerin çoğu çocuklu aileler olduğu için, kadın ve çocukların korunması özel önem taşır (4857 m.71 ve m.88).


9.6. Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılması

Tarım sektöründe çocuk işçiliği, halen önemli bir sosyal sorundur.
4857 sayılı İş Kanunu m.71 ve Çocuk ve Genç İşçiler Yönetmeliği açık hükümler içerir:

  • 15 yaşını doldurmamış çocuklar çalıştırılamaz.
  • 15–18 yaş arası genç işçiler, sadece “hafif ve tehlikesiz” tarım işlerinde çalıştırılabilir.
  • Çalışma süresi, günde 7 saati, haftada 35 saati geçemez.
  • Kimyasal, hayvancılık ve makineyle yapılan işler yasaktır.

Ayrıca işveren, çocuk işçilerin eğitimlerini aksatmayacak şekilde çalışma düzeni kurmak zorundadır.


9.7. Göçmen ve Geçici Yabancı İşçiler

Tarım sektöründe göçmen işçiler sıklıkla kayıt dışı istihdam edilmektedir.
Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun m.4 ve Geçici İşlerde İSG Yönetmeliği m.7 gereğince:

  • Göçmen işçiler, çalışma izni veya geçici koruma statüsü ile çalışabilir.
  • İşveren, dil bariyerlerini dikkate alarak bilgilendirme yapmak zorundadır.
  • Eğitim materyalleri mümkünse çalışanın anadilinde hazırlanmalıdır.

Göçmen işçilerin sağlık hizmetlerine erişimi, Geçici Koruma Yönetmeliği m.27 kapsamında güvence altındadır.


9.8. Ulaşım ve Servis Güvenliği

Mevsimlik tarım işçileri çoğunlukla kamyon kasaları veya açık römorklarda taşınmaktadır.
Bu uygulama, ciddi kazalara neden olduğundan kesin olarak yasaktır.

Karayolları Trafik Yönetmeliği m.130 ve Tarım ve Ormancılık İSG Yönetmeliği m.17:

  • Çalışanlar, yalnızca koltuklu, kapalı ve emniyet kemerli araçlarda taşınabilir.
  • Araçlarda kişi sayısı ruhsatta belirtilen kapasiteyi aşamaz.
  • Araçların günlük kontrolleri yapılmalıdır.

Taşımada ihmal, 6331 sayılı Kanun kapsamında işverenin doğrudan kusuru sayılır.


9.9. Eğitim, Bilgilendirme ve Sağlık Gözetimi

Mevsimlik ve geçici işçiler de 6331 sayılı Kanun m.17 kapsamındadır.
Bu nedenle:

  • İşe başlamadan önce temel İSG eğitimi verilmelidir.
  • Kimyasal madde, hayvan teması veya gürültü maruziyeti olan işlerde özel eğitimler düzenlenmelidir.
  • Sağlık gözetimi, işe girişte ve iş bitiminde yapılmalıdır.

Geçici İşlerde İSG Yönetmeliği m.8 ayrıca işverenin, çalışanların acil durum ve ilkyardım prosedürleri hakkında bilgilendirilmesini zorunlu kılar.


9.10. Sosyal Güvenlik ve Kayıt Dışı İstihdam

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.4/1-a kapsamında, mevsimlik işçiler sigortalı olmalıdır.
Ancak fiilen birçok işçi günlük veya sözlü anlaşma ile çalışmaktadır.

Bu durum:

  • Meslek hastalığı veya kaza durumunda tazminat hakkının kaybına,
  • Sağlık hizmetlerine erişim zorluğuna,
  • Çocuk işçiliğin gizlenmesine neden olur.

Bu nedenle tarım aracıları (işçi taşıyıcıları) da yasal sorumluluk altındadır; Aracılık Belgesi olmayan kişilerin işçi taşıması yasaktır (Mevsimlik Tarım İşçileri Genelgesi, md.6).


9.11. Kadın Çalışanların Korunması

Mevsimlik işçilerin önemli bir kısmı kadınlardan oluşur.
Gebe ve Emziren Kadınlar Yönetmeliği m.5 gereğince:

  • Gebe kadınlar pestisit uygulaması, ağır yük taşıma, uzun süre ayakta durma gibi işlerde çalıştırılamaz.
  • Kadınlar için uygun dinlenme alanları sağlanmalıdır.
  • Emziren kadınlara süt sağma veya emzirme molaları verilmelidir (4857 m.74).

Kadın işçilerin özel riskleri, risk değerlendirmesine dahil edilmelidir.


9.12. Denetim ve Yaptırımlar

6331 sayılı Kanun m.26 gereğince:

  • Risk değerlendirmesi yapılmayan,
  • Eğitim vermeyen,
  • Sağlık gözetimi sağlamayan
    işverenlere idari para cezası uygulanır.

Mevsimlik işlerde ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile İŞKUR tarafından saha denetimleri yürütülür.
Bu denetimlerde, barınma alanları, hijyen, çocuk işçi tespiti ve araç güvenliği incelenir.


9.13. Sonuç

Mevsimlik ve geçici işlerde iş sağlığı ve güvenliği, klasik işyeri yaklaşımından farklı olarak saha bazlı, mobil ve sosyal yönü güçlü bir sistem gerektirir.
İşverenin sorumluluğu, işin süresine değil, işin niteliğine ve riskine bağlıdır.
Bu nedenle tarım ve ormancılık sektörlerinde İSG uygulamaları, yalnızca mevzuat uyumu değil, insan onuruna yakışır çalışma koşullarının bir gereğidir.

10. Bölüm: Meslek Hastalıkları, Sağlık Kayıtları ve Bildirim Yükümlülükleri

10.1. Giriş

Tarım, ormancılık ve hayvancılık sektörlerinde iş kazaları kadar yaygın fakat çoğu zaman fark edilmeyen bir diğer tehlike, meslek hastalıklarıdır.
Bu hastalıklar, uzun süreli kimyasal, biyolojik veya fiziksel etkenlere maruz kalma sonucunda yavaş ilerler ve genellikle geç teşhis edilir.

Bu bölümde, sektöre özgü meslek hastalıkları ile sağlık kayıtlarının tutulması ve bildirim süreçleri, yalnızca Türk mevzuatı temelinde ele alınacaktır.

Yasal dayanaklar:

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (m.14, m.15, m.16),
  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (m.13, m.14),
  • Meslek Hastalıklarının Bildirilmesi Genelgesi (SGK, 2016),
  • Biyolojik Etkenlere Maruziyet Yönetmeliği,
  • Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Yönetmeliği,
  • Tarım ve Ormancılık İşlerinde İSG Yönetmeliği m.14.

10.2. Meslek Hastalığının Tanımı

5510 sayılı Kanun m.14/1:

“Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük hâlidir.”

Dolayısıyla, hastalıkla yapılan iş arasında nedensellik bağı kurulması gerekir.
Tarımda bu bağ genellikle maruziyet geçmişi ve çalışma ortamı kayıtları üzerinden belirlenir.


10.3. Tarım ve Hayvancılığa Özgü Başlıca Meslek Hastalıkları

a) Kimyasal Kaynaklı Hastalıklar

  • Pestisit zehirlenmeleri (organofosfat, karbamat grubu):
    • Belirtiler: Baş ağrısı, kas seğirmesi, bulantı, solunum zorluğu.
    • Süreğen maruziyet karaciğer, sinir sistemi ve hormonal denge bozukluklarına yol açabilir.
    • Dayanak: Kimyasal Maddelerle Çalışma Yönetmeliği m.10.

b) Toz ve Partikül Maruziyetine Bağlı Hastalıklar

  • Organik toz sendromu, alerjik alveolit, astım, bronşit.
  • Özellikle yem öğütme, saman taşıma ve biçme işlerinde görülür.
  • Dayanak: Tozla Mücadele Yönetmeliği (m.6-8).

c) Biyolojik Etkenlere Bağlı Hastalıklar

  • Bruselloz, Şarbon, Leptospiroz, Kuduz, Tüberküloz, Q humması.
  • Hayvanlarla doğrudan temas veya kontamine ürünlerle bulaşır.
  • Dayanak: Biyolojik Etkenlere Maruziyet Yönetmeliği Ek-V.

d) Fiziksel Etkenlere Bağlı Hastalıklar

  • İşitme kaybı (gürültü maruziyeti),
  • Titreşim kaynaklı kas-iskelet sistemi hastalıkları,
  • Sıcak çarpması veya soğuk ısırması,
  • Kas iskelet bozuklukları (manuel taşıma).

e) Kas-İskelet Sistemi Rahatsızlıkları

  • Tarım işlerinde tekrarlayan hareketler ve uzun süreli zorlanmalar sonucu bel, boyun ve diz problemleri sık görülür.
  • Dayanak: Elle Taşıma İşleri Yönetmeliği m.6.

10.4. Meslek Hastalığı Şüphesi ve Bildirimi

6331 sayılı Kanun m.14/2 uyarınca işveren:

“İşyerinde meydana gelen meslek hastalıklarını ve şüpheli vakaları, öğrendiği tarihten itibaren üç iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirir.”

Bildirim süreci:

  1. İşyeri hekimi meslek hastalığı şüphesi tespit eder.
  2. Çalışan, Sağlık Bakanlığı yetkili hastanelerine sevk edilir.
  3. Tanı konulursa, SGK’ya Meslek Hastalığı Bildirim Formu gönderilir.
  4. Kurum incelemesi sonucunda tazminat veya gelir bağlanabilir.

Bildirimin yapılmaması durumunda işveren hakkında idari para cezası uygulanır (6331 m.26).


10.5. Sağlık Gözetimi ve Maruziyet Takibi

6331 sayılı Kanun m.15 işverene, çalışanların sağlık gözetimini yaptırma yükümlülüğü getirir.
Tarım ve hayvancılıkta sağlık gözetimi;

  • İşe giriş muayenesi,
  • Dönemsel muayene (yılda en az 1 kez),
  • Maruziyet sonrası özel muayene (örneğin pestisit zehirlenmesi),
    aşamalarını kapsar.

Biyolojik Etkenler Yönetmeliği m.11 ayrıca özel takip gerektirir:

  • Bruselloz, tüberküloz, şarbon gibi hastalıklar için antikor testi,
  • Pestisit çalışanlarında kolinesteraz düzeyi ölçümü,
  • Gürültüye maruz kalanlarda odyometri testi.

10.6. Sağlık Kayıtlarının Tutulması

Tarım ve Ormancılık İSG Yönetmeliği m.14/2:

“İşveren, çalışanların maruziyet ve sağlık kayıtlarını düzenli tutmak ve saklamakla yükümlüdür.”

Bu kayıtlar:

  • Çalışanın adı, görevi, maruziyet türü, ölçüm sonuçları,
  • Sağlık muayenesi raporları,
  • Aşı kayıtları ve laboratuvar sonuçlarını içerir.

Biyolojik Etkenler Yönetmeliği m.13 gereğince kayıtlar, çalışanın işten ayrılmasından sonra en az 15 yıl,
bazı biyolojik etkenler için 40 yıl saklanmalıdır.


10.7. Maruziyet Ölçümleri ve Analizler

Tarım işletmelerinde, özellikle kimyasal ve tozlu ortamlarda düzenli maruziyet ölçümü yapılmalıdır.
Kimyasal Maddeler Yönetmeliği m.8 uyarınca:

  • Havadaki madde konsantrasyonu mesleki maruziyet sınır değerleri ile karşılaştırılır.
  • Ölçümler en az yılda bir, çalışma şartları değiştiğinde tekrar yapılmalıdır.

Bu ölçümler, yetkili laboratuvarlar tarafından yapılır ve raporlar sağlık kayıtlarıyla ilişkilendirilir.


10.8. Meslek Hastalıklarının Önlenmesi

Önleyici yaklaşım, tedaviden daha etkilidir.
6331 sayılı Kanun m.4’te belirtilen önleme ilkelerine göre:

  1. Risk kaynağında yok edilmelidir (örneğin pestisit yerine biyolojik mücadele),
  2. Toplu koruma önlemleri tercih edilmelidir,
  3. KKD son savunma hattı olarak kullanılmalıdır,
  4. Sağlık gözetimi düzenli yapılmalıdır.

İşyeri hekimi, bu veriler ışığında yıllık sağlık raporu hazırlayarak İSG Kurulu’na sunar.


10.9. İstatistiksel Kayıt ve Raporlama

6331 sayılı Kanun m.14/3:

“İşveren, meydana gelen iş kazalarını ve meslek hastalıklarını kayıt altına almak ve analiz etmekle yükümlüdür.”

Bu kayıtlar,

  • Olay tarihi, nedenleri, alınan önlemler,
  • Maruziyet süresi, kullanılan kimyasal türü,
  • İyileştirme faaliyetleri
    bilgilerini içerir.

Bu veriler, yıllık değerlendirme raporlarına dahil edilir ve İSG Kurulu tarafından analiz edilir.


10.10. SGK ve Sağlık Kurumlarının Rolü

5510 sayılı Kanun m.14/4 gereğince SGK, meslek hastalığı tespitinde Sağlık Bakanlığı’nın yetkili hastanelerinin raporlarını esas alır.
Tanı konulduğunda:

  • Çalışana sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilir,
  • İşveren, gerekli önlemleri almadıysa rücu edilir (SGK m.21).

İşyeri hekimleri de mevzuata göre meslek hastalığı şüphesi durumunda bildirimi doğrudan yapmakla yükümlüdür.


10.11. Tarım ve Hayvancılıkta Örnek Meslek Hastalıkları

Hastalık

Kaynak

Etkilenen Sistem

Önleme Yöntemi

Bruselloz

Hayvan doğum sıvısı

Dolaşım, sinir sistemi

Aşılama, eldiven kullanımı

Pestisit zehirlenmesi

Kimyasal ilaç

Sinir sistemi, karaciğer

Maskeler, havalandırma

Gürültüye bağlı işitme kaybı

Motorlu testere, traktör

İşitme

Gürültü ölçümü, kulaklık

Toz bronşiti

Saman, tahıl tozu

Solunum

Toz maskesi, nemlendirme

Kas iskelet rahatsızlıkları

Manuel taşıma

Kas-iskelet sistemi

Ergonomi eğitimi


10.12. Sonuç

Tarım, ormancılık ve hayvancılıkta meslek hastalıkları çoğunlukla önlenebilir niteliktedir.
Ancak bunun için düzenli sağlık gözetimi, maruziyet ölçümleri, doğru kayıt tutma ve zamanında bildirim gereklidir.
Bu yükümlülükler yerine getirildiğinde, hem çalışan sağlığı korunur hem de işverenin yasal sorumluluğu azalır.

11. Bölüm: İSG Yönetim Sistemi, Kurumsal Yapılanma ve Sürekli İyileştirme

11.1. Giriş

Tarım, ormancılık ve hayvancılık faaliyetlerinde iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları, yalnızca bireysel önlemlerden ibaret değildir; sistematik bir yönetim anlayışıyla yürütülmelidir.
Bu nedenle İSG Yönetim Sistemi, işletmenin üretim, bakım, insan kaynakları ve çevre yönetimi süreçleriyle entegre bir yapıya sahip olmalıdır.

Yasal çerçeve:

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (m.4, m.6, m.22),
  • İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri ile Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmelik,
  • İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları Hakkında Yönetmelik,
  • Tarım ve Ormancılık İşlerinde İSG Yönetmeliği m.18,
  • ISO 45001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi Standardı (mevzuatla uyumlu rehber doküman olarak kullanılır).

11.2. İSG Yönetim Sisteminin Amacı

Bir İSG yönetim sistemi, işyerinde:

  • Riskleri sistematik biçimde belirlemeyi,
  • Önlemleri planlamayı,
  • Görev ve sorumlulukları netleştirmeyi,
  • Performansı ölçmeyi,
  • Sürekli iyileştirme döngüsünü işletmeyi amaçlar.

Bu sistemin nihai hedefi, “sıfır iş kazası ve sıfır meslek hastalığı” vizyonuna ulaşmaktır.


11.3. Kurumsal Yapılanma

Tarım ve hayvancılık işletmelerinde İSG organizasyonu, 6331 sayılı Kanun m.6 kapsamında kurulur.

İşyeri sağlık ve güvenlik birimi, aşağıdaki görevleri yürütür:

  • İşyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personeli görevlendirmek,
  • Risk değerlendirmesi yapmak,
  • Eğitim planlarını yürütmek,
  • Periyodik muayene ve ölçümleri organize etmek.

Eğer işletme kendi bünyesinde bu kadroları sağlayamıyorsa, Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) hizmeti alabilir.


11.4. İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu

50’den fazla çalışanı olan ve altı aydan uzun süren işlerde kurul oluşturulması zorunludur (6331 m.22, Kurullar Yönetmeliği m.4).
Kurul şu kişilerden oluşur:

  • İşveren veya vekili,
  • İş güvenliği uzmanı,
  • İşyeri hekimi,
  • İnsan kaynakları veya idari sorumlu,
  • Çalışan temsilcisi,
  • Uygun hallerde destek elemanı (ilk yardım, yangın).

Kurul, ayda en az bir kez toplanır ve aldığı kararları karar defterine işler.
Bu yapı, işletmenin İSG politikalarının yürütülmesinde idari merkezdir.


11.5. Risk Değerlendirmesi ve Güncellenmesi

Risk değerlendirmesi, yönetim sisteminin çekirdeğidir.
Tarım ve ormancılıkta bu değerlendirme;

  • Kimyasal (pestisit, gübre),
  • Biyolojik (zoonoz, haşere),
  • Fiziksel (gürültü, titreşim, iklim),
  • Ergonomik (manuel taşıma, postür),
  • Organizasyonel (mevsimlik istihdam, ulaşım)
    risklerini kapsamalıdır.

Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği m.12 gereği;

  • Yeni ekipman veya iş yöntemi uygulandığında,
  • Kaza veya meslek hastalığı meydana geldiğinde,
  • En fazla 2 yılda bir,
    risk değerlendirmesi yenilenmelidir.

11.6. Yıllık Planlama ve Faaliyet Raporu

İşveren, İSG yıllık çalışma planı ve yıllık değerlendirme raporu hazırlamakla yükümlüdür.

İşyeri Hekimi ve İSG Uzmanı Yönetmeliği m.11 uyarınca:

  • Yıllık plan, hedefleri, eğitim takvimini, ölçüm programını ve tatbikat tarihlerini içermelidir.
  • Yıl sonunda hazırlanan rapor, yapılan faaliyetlerin etkinliğini değerlendirir.

Tarım işletmeleri bu planları üretim takvimiyle uyumlu biçimde hazırlamalıdır; örneğin hasat dönemine denk gelen yoğunluklarda özel risk önlemleri planlanmalıdır.


11.7. Çalışan Katılımı ve Temsilciler

6331 sayılı Kanun m.18:

“İşveren, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda görüşlerini almak ve katılımlarını sağlamakla yükümlüdür.”

Bu kapsamda;

  • Çalışan temsilcileri seçilmeli,
  • Tehlikeli durum bildirim sistemleri kurulmalı,
  • Öneri kutuları veya dijital geri bildirim platformları oluşturulmalıdır.

Çalışan katılımı, yalnızca mevzuat gereği değil, güvenlik kültürünün gelişimi açısından da temel unsurdur.


11.8. İç Denetim ve İzleme

Etkili bir İSG yönetim sistemi, düzenli iç denetimlerle işlerliğini korur.
Kurullar Yönetmeliği m.7 uyarınca kurul;

  • Uygulanan önlemlerin yeterliliğini,
  • Kayıtların düzenliliğini,
  • Tatbikatların gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini
    denetler.

Denetim sonuçlarına göre düzeltici ve önleyici faaliyetler (DÖF) başlatılır.
Her DÖF kaydı, planlanan ve gerçekleştirilen eylemleri içermelidir.


11.9. Sürekli İyileştirme Döngüsü (PDCA Modeli)

Tarım ve hayvancılıkta İSG yönetiminde Planla–Uygula–Kontrol Et–Önlem Al (PDCA) döngüsü uygulanmalıdır:

  • Planla: Riskleri analiz et, hedefleri belirle.
  • Uygula: Eğitimleri ver, teknik önlemleri uygula.
  • Kontrol Et: Denetim ve ölçümleri yap, sapmaları belirle.
  • Önlem Al: Eksiklikleri düzelt, sistemi geliştir.

Bu döngü, ISO 45001 standardının temelini oluşturur ve 6331 sayılı Kanun’un “önleme” anlayışıyla örtüşür.


11.10. Dokümantasyon ve Kayıt Yönetimi

İSG dokümantasyonu, sistemin denetlenebilirliğini sağlar.
Tutulması gereken temel belgeler:

  • Risk değerlendirme raporu,
  • Eğitim kayıtları,
  • Sağlık muayenesi dosyaları,
  • Periyodik kontrol raporları,
  • Tatbikat tutanakları,
  • Kurul karar defteri.

Yönetmelik m.11/3 uyarınca belgeler en az 5 yıl, sağlık kayıtları ise 15 yıl süreyle saklanmalıdır.


11.11. Performans Göstergeleri

İSG sisteminin başarısı yalnızca kaza sayısıyla ölçülmez.
Performans göstergeleri;

  • Kaza sıklık ve ağırlık oranı,
  • Eğitim katılım oranı,
  • Risk değerlendirmesi güncellik oranı,
  • KKD kullanım uyumu,
  • Sağlık muayenesi tamamlama oranı,
    gibi nicel verilerle değerlendirilir.

Bu veriler, yıllık raporlarla üst yönetime sunulmalı ve karar süreçlerine dâhil edilmelidir.


11.12. Dış Denetim ve Kurumsal Sorumluluk

Tarım ve ormancılık işletmeleri, gerek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri gerekse sertifikasyon kuruluşları tarafından denetlenebilir.
Denetimlerde en çok incelenen konular:

  • Risk değerlendirmesi,
  • Eğitim kayıtları,
  • Sağlık gözetimi,
  • Ekipman kontrolleri,
  • Kurul toplantı belgeleridir.

Eksiklik halinde 6331 sayılı Kanun m.26 uyarınca idari yaptırımlar uygulanır.


11.13. Kurumsal İSG Kültürü

İSG’nin kalıcı olabilmesi için işletmede kültürel dönüşüm gerekir.
Bu, cezai önlemle değil, bilinç ve katılım yoluyla sağlanır.
Kurumsal İSG kültürü şu temellere dayanır:

  • Yönetimin açık taahhüdü,
  • Çalışan katılımı,
  • Sürekli eğitim,
  • Şeffaf iletişim,
  • Örnek davranış modelleri.

Tarım sektöründe, özellikle aile işletmeleri ve küçük ölçekli üreticilerde bu kültürün geliştirilmesi, yerel rehberlik ve saha eğitimleriyle desteklenmelidir.


11.14. Sonuç

Tarım, ormancılık ve hayvancılık faaliyetlerinde sürdürülebilir bir iş sağlığı ve güvenliği yönetimi, yalnızca yasal uyumla değil; örgütsel disiplin, çalışan katılımı ve sürekli iyileştirme ilkeleriyle mümkündür.
Bu yaklaşım, iş kazalarını azaltmakla kalmaz, üretim verimliliğini artırır, çalışan bağlılığını güçlendirir ve toplumsal refaha katkı sağlar.

6331 sayılı Kanun’un özü, yalnızca “koruma” değil, “güvenli üretim kültürünü yaşatma”dır.