İşyeri Tehlike Sınıfı ve İSG-KATİP Uygulamaları

Grup: Mevzuat

← İçerik seçimine dön
İçerik Bilgisi
Bu içerik İSG sınavı hazırlığı için konu odaklı olarak sunulur. Metin, konu anlatımı → soru pekiştirme → deneme → sesli tekrar akışını destekler.
Yaklaşık okuma süresi: 70 dk

İşyeri Tehlike Sınıfı ve İSG-KATİP Uygulamaları

1. BÖLÜM: KAVRAM VE YASAL DAYANAK

1.1. Kavramsal Çerçeve

İşyeri tehlike sınıfı, bir işyerinde yürütülen asıl faaliyetin, çalışanların maruz kalabileceği risk düzeyine göre sınıflandırılmasıdır. Bu sınıflandırma, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin planlanması, süre ve niteliklerinin belirlenmesi açısından temel bir unsurdur.
Tehlike sınıfı, yalnızca teorik bir kategori değildir; işyerinde iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli görevlendirmelerinden, eğitim sürelerine, acil durum planlarına, hatta idari para cezalarının miktarına kadar doğrudan etkilidir.

1.2. Yasal Dayanak

Tehlike sınıflarına ilişkin düzenleme, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun birçok maddesinde dolaylı biçimde, ancak esas olarak 9. maddesinde yer almaktadır.
Ayrıca, bu konuda uygulamayı belirleyen temel ikincil düzenleme, **“İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği”**dir.

İlgili mevzuat temelleri:

  • 6331 sayılı Kanun
    • Madde 3 (Tanımlar): “Tehlike sınıfı” kavramı, yapılan işin özelliği dikkate alınarak, işin tehlike derecesine göre belirlenen işyeri grubu olarak tanımlanır.
    • Madde 9: İşveren, tehlike sınıfını esas alarak iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini planlamakla yükümlüdür.
    • Madde 6 ve 8: İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirme sürelerinin tehlike sınıfına göre farklılaştırılacağı hükme bağlanmıştır.
  • İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği (RG: 26/12/2012 - 28509):
    • Madde 5: İşyerlerinin tehlike sınıfları, yapılan asıl iş dikkate alınarak “Az tehlikeli”, “Tehlikeli” ve “Çok tehlikeli” olarak üç gruba ayrılır.
    • Madde 6: Faaliyet kodlarının (NACE kodları) sınıflandırma esasını oluşturduğu belirtilmiştir.
    • Ek-1 Listesi: Türkiye’deki tüm ekonomik faaliyetlerin NACE kodlarıyla birlikte hangi tehlike sınıfına girdiği ayrıntılı olarak belirtilmiştir.
  • İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği (RG: 29/12/2012 - 28512):
    • Madde 12 ve 15: İşverenin tehlike sınıfına göre İSG profesyonellerini görevlendirmesi, sözleşmeleri İSG-KATİP üzerinden yapması gerektiğini düzenler.

1.3. İşyeri Tehlike Sınıfının Amacı

Tehlike sınıfı sisteminin kurulmasındaki temel amaç, her işyerinin risk düzeyine uygun İSG önlemlerinin alınmasını sağlamaktır.
Bu sayede:

  • Yüksek riskli (çok tehlikeli) işyerlerinde denetim sıklığı ve hizmet süreleri artırılır,
  • Az tehlikeli işyerlerinde kaynak israfı önlenir,
  • Ulusal ölçekte İSG politikalarının risk esaslı olarak yürütülmesi sağlanır.

Bu sistem, Avrupa Birliği’nin risk temelli İSG yaklaşımıyla uyumludur.

1.4. Tehlike Sınıfının Belirlenmesinde Yetkili Kurum

İşyeri tehlike sınıflarını belirleme ve güncelleme yetkisi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na (İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü - İSGGM) aittir.
Bakanlık, İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği Ek-1 Listesini esas alarak sınıflandırma yapar ve gerektiğinde faaliyet konularına göre revizyon yayınlar.

İşveren, faaliyet konusu değiştiğinde veya yeni bir faaliyet koluna geçtiğinde, işyerinin tehlike sınıfının yeniden değerlendirilmesi için Bakanlığa bildirimde bulunmakla yükümlüdür (Tebliğ m.7).

1.5. İSG-KATİP Sistemi ile Bağlantısı

İSG-KATİP (İş Sağlığı ve Güvenliği Kayıt, Takip ve İzleme Programı), tehlike sınıfı bilgilerini doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) veri tabanından alır.
İşyeri sicil numarasına tanımlı NACE kodu, sistemde otomatik olarak tehlike sınıfını belirler.
Bu nedenle, İSG profesyoneli atamaları, sözleşmeler ve hizmet süreleri doğrudan bu sınıfa göre hesaplanır.

İşverenin NACE kodunu yanlış beyan etmesi veya SGK sisteminde hatalı kaydın bulunması, İSG-KATİP üzerinden yapılan görevlendirmeleri hukuken geçersiz hale getirebilir.

1.6. Tehlike Sınıfının İSG Yönetimindeki Yeri

İşyeri tehlike sınıfı, aşağıdaki süreçlerin tümünde belirleyici unsurdur:

  • İSG profesyoneli görevlendirme süreleri (dakika/çalışan/ay)
  • İSG Kurulu oluşturma zorunluluğu (m.22)
  • Eğitim süreleri ve konuları (Eğitim Yönetmeliği m.11)
  • Acil durum tatbikat sıklığı (Acil Durum Yönetmeliği m.11)
  • Periyodik sağlık muayenesi aralıkları (İşyeri Hekimi Yönetmeliği m.15)
  • Risk değerlendirmesi güncelleme sıklığı (Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği m.11)

Yani tehlike sınıfı, işyerinin İSG yükümlülüklerinin tamamına yön veren “ana eksen” niteliğindedir.

1.7. Tehlike Sınıfı Değerlendirmesinin Hukuki Niteliği

İşyeri tehlike sınıfı, idari nitelikli bir teknik tespit olup, Bakanlık tarafından belirlenen NACE koduna göre otomatik olarak atanır.
Bu nedenle işveren, tehlike sınıfını keyfi biçimde değiştiremez; yalnızca faaliyet değişikliği halinde yeni bir sınıflandırma talebinde bulunabilir.
Yanlış beyan veya kayıt manipülasyonu, idari yaptırıma neden olur (6331 m.26).

1.8. Sonuç

İşyeri tehlike sınıfı, Türkiye’deki iş sağlığı ve güvenliği sisteminin temel taşıdır.
Bu sınıflandırma, hem işverenin yükümlülük düzeyini hem de çalışanların korunma kapsamını belirler.
İSG-KATİP sistemi ise bu yapının dijital temsili olup, devletin denetim, izleme ve koordinasyon süreçlerini elektronik ortamda yürütmesini sağlar.

2. BÖLÜM: İŞYERİ TEHLİKE SINIFININ BELİRLENME ESASLARI

2.1. Tehlike Sınıfı Kavramının Amacı

İşyeri tehlike sınıfı, işyerinde yürütülen faaliyetin içerdiği iş kazası ve meslek hastalığı riski dikkate alınarak belirlenir.
Bu sınıflandırma sistemi, her işyerinin faaliyet konusuna uygun düzeyde iş sağlığı ve güvenliği önlemi almasını sağlamayı hedefler.
Amaç; düşük riskli işyerlerine orantısız yük getirmeden, yüksek riskli sektörlerde önlemlerin artırılmasını temin etmektir.

Bu yönüyle tehlike sınıfı, risk temelli yönetim anlayışının somut uygulamasıdır.
6331 sayılı Kanun’un 4. maddesinde tanımlanan “önleme yükümlülüğü”, işte bu risk düzeyine uygun önlem alma zorunluluğunu içerir.

2.2. Tehlike Sınıflarının Belirlenmesinde Esas Alınan Kriterler

İşyeri tehlike sınıfı belirlenirken aşağıdaki kriterler göz önüne alınır (İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği m.5–6):

  1. Faaliyetin Niteliği:
    İşyerinde yürütülen asıl işin türü, kullanılan teknoloji, kullanılan maddeler ve uygulanan işlemler dikkate alınır.
    Örneğin: Metal döküm işleri çok tehlikeli sınıfta, büro hizmetleri az tehlikeli sınıfta değerlendirilir.
  2. Risk Potansiyeli:
    Faaliyetin iş kazası veya meslek hastalığına yol açma olasılığı ile maruziyetin ciddiyeti birlikte değerlendirilir.
  3. İşyeri Ortam Koşulları:
    Fiziksel (gürültü, titreşim, ısı), kimyasal (toz, buhar, gaz), biyolojik ve ergonomik risk etkenleri dikkate alınır.
  4. Kullanılan Ekipman ve Süreç:
    Basınçlı kaplar, kimyasal prosesler, patlayıcı ortamlar gibi yüksek riskli ekipman ve sistemlerin varlığı tehlike düzeyini artırır.
  5. Çalışan Sayısı ve Faaliyet Ölçeği:
    Doğrudan tehlike sınıfını belirlemez ancak faaliyet hacmi, riskin potansiyel etkisini değerlendirirken dolaylı etkendir.

2.3. Faaliyet Konusuna Göre Belirleme (Asıl İş İlkesi)

İşyeri tehlike sınıfı, işyerinde yürütülen asıl işe göre belirlenir (Tebliğ m.6).
Yardımcı faaliyetler (örneğin bakım, temizlik, yemek, nakliye) dikkate alınmaz; sınıflandırma, asıl üretim veya hizmet faaliyetinin NACE koduna göre yapılır.

Örnek:
Bir gıda üretim tesisinde idari büro çalışanları az tehlikeli iş yapsalar dahi, işyerinin tamamı “çok tehlikeli” sınıfa tabi olur; çünkü asıl faaliyet gıda üretimidir.

2.4. Faaliyet Kodu (NACE) Sistemi

İşyeri tehlike sınıfının belirlenmesinde kullanılan temel araç, Avrupa Topluluğu Ekonomik Faaliyetlerin İstatistiki Sınıflaması (NACE) sistemidir.
Bu kod, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) işyeri sicil numarasının ilk 6 hanesinde yer alır ve işyerinin ekonomik faaliyetini tanımlar.

  • NACE Rev.2 kodları, uluslararası düzeyde standartlaştırılmıştır.
  • Türkiye’de, İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği Ek-1 Listesi bu kodları ve karşılık gelen tehlike sınıflarını gösterir.

Örnek:

  • NACE Kodu 25.50.11 → Metal yapılar imalatı → Çok tehlikeli sınıf
  • NACE Kodu 69.10.01 → Hukuk bürolarının faaliyetleri → Az tehlikeli sınıf

2.5. Alt Faaliyetlerin Değerlendirilmesi

Bir işyerinde birden fazla faaliyet yürütülüyorsa, tehlike sınıfı belirlemede asıl iş esas alınır.
Ancak şu durumlarda istisna uygulanır:

  • Eğer yardımcı faaliyet, asıl işten farklı bir NACE koduna sahipse ve ayrı bir işyeri sicil numarasıyla SGK’da tescillenmişse, her faaliyet için ayrı tehlike sınıfı uygulanır.
  • Örneğin bir tekstil fabrikasının içinde ayrı bir taşeron boya atölyesi varsa, bu atölye “çok tehlikeli” sınıfta değerlendirilebilir.

Bu uygulama, işyerlerinde alt işveren – asıl işveren ilişkisinde risk paylaşımını netleştirir (6331 m.23).

2.6. Yeni Kurulan veya Faaliyet Değiştiren İşyerleri

Yeni kurulan işyerleri, SGK tescil aşamasında beyan ettikleri NACE koduna göre geçici olarak sınıflandırılır.
Bakanlık, gerektiğinde işyeri faaliyetini yerinde inceleyerek doğru tehlike sınıfını belirleyebilir.

Faaliyet konusu değiştiğinde (örneğin, ofis faaliyeti üretim tesisine dönüşürse), işverenin 15 gün içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na ve SGK’ya bildirimde bulunması gerekir.
Bildirimin yapılmaması veya yanlış sınıf beyanı, idari para cezası nedenidir (6331 m.26).

2.7. Tehlike Sınıfı Belirleme Sürecinde Kurumsal Rol Dağılımı

  • İşveren: Faaliyet konusunu doğru beyan etmek ve belgelemekle yükümlüdür.
  • Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK): İşyeri NACE kodunu tescil eder ve bu bilgiyi İSG-KATİP sistemine aktarır.
  • Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (İSGGM): Tehlike sınıfı listesini hazırlar, günceller ve uygulamayı denetler.
  • İSG-KATİP: SGK kayıtlarını esas alarak işyerinin sistemdeki tehlike sınıfını otomatik belirler.

Bu dört kurumun veri uyumu, İSG yönetiminin dijital takibi açısından zorunludur.

2.8. Tehlike Sınıfı Tespiti ile İlgili İtiraz Mekanizması

İşveren, işyerinin tehlike sınıfının hatalı belirlendiğini düşünüyorsa, İSGGM’ye yazılı başvuru yaparak tehlike sınıfının yeniden değerlendirilmesini talep edebilir.
Bakanlık, başvuru üzerine SGK kayıtlarını ve işyeri faaliyetini inceleyerek, gerekli görürse sınıf değişikliği yapabilir (Tebliğ m.8).
İtiraz sonuçlanıncaya kadar mevcut tehlike sınıfı geçerliliğini korur.

2.9. Tehlike Sınıfı Belirlemesinde Yaygın Hatalar

  • SGK’da yanlış NACE kodu seçimi,
  • Asıl iş yerine yardımcı faaliyetin esas alınması,
  • Faaliyet değişikliğinde Bakanlığa bildirim yapılmaması,
  • Alt işverenin tehlike sınıfının asıl işverenle uyumlu olmaması,
  • İşyerinin birden fazla faaliyetinin tek sicil altında yürütülmesi.

Bu hatalar, İSG-KATİP üzerinden yapılan görevlendirmelerin reddine veya idari cezalara neden olabilir.

2.10. Sonuç

İşyeri tehlike sınıfı, işverenin beyanına değil, yapılan işin objektif risk düzeyine dayanır.
Bu sınıflandırmanın doğru yapılması, yalnızca mevzuata uyum için değil, İSG hizmetlerinin planlanması ve kaynakların doğru yönlendirilmesi açısından da hayati öneme sahiptir.
Yanlış tehlike sınıfı, hem hizmet kalitesini düşürür hem de yasal yaptırımlara yol açar.

3. BÖLÜM: TEHLİKE SINIFLARININ GRUPLANDIRILMASI (AZ TEHLİKELİ – TEHLİKELİ – ÇOK TEHLİKELİ)

3.1. Kavramsal Giriş

İşyeri tehlike sınıfları, yapılan işin doğasında bulunan risk seviyesine göre üç temel gruba ayrılır:

  1. Az Tehlikeli İşyerleri
  2. Tehlikeli İşyerleri
  3. Çok Tehlikeli İşyerleri

Bu sınıflandırma, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 9. maddesi ve İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği (RG: 26.12.2012 / 28509) esas alınarak yapılır.
Amaç, her işyerinde alınacak önlemleri risk düzeyiyle orantılı hale getirmektir.

3.2. Yasal Dayanak

Tehlike sınıflarının yasal temeli doğrudan İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği m.5–6 hükümlerinde tanımlanmıştır:

  • Madde 5: İşyerleri, yapılan asıl işin tehlike derecesine göre “Az tehlikeli”, “Tehlikeli” ve “Çok tehlikeli” olarak sınıflandırılır.
  • Madde 6: İşyerinin tehlike sınıfı, faaliyet konusuna ilişkin NACE koduna göre belirlenir.
  • Ek-1 Listesi: Her bir NACE koduna karşılık gelen tehlike sınıfı açıkça belirtilmiştir.

3.3. Az Tehlikeli Sınıf

Bu gruptaki işyerlerinde yapılan işler, çalışanların fiziksel veya kimyasal risklere maruziyetinin düşük olduğu, çalışma ortamının nispeten kontrollü olduğu faaliyetlerdir.

Örnek Faaliyetler (Tebliğ Ek-1):

  • Büro hizmetleri, muhasebe ve hukuk büroları
  • Eğitim kurumları
  • Bankalar ve finans kuruluşları
  • Yazılım geliştirme, bilgi teknolojileri ofisleri
  • Kamu yönetimi birimleri
  • Perakende satış ofisleri
  • Temiz su temini (laboratuvar riski içermeyen)

Genel Özellikleri:

  • Risk faktörleri çoğunlukla ergonomik veya psikososyaldir.
  • Maruziyet süreleri kısa, etkileri hafiftir.
  • İSG profesyoneli görevlendirme süreleri en az düzeydedir.
  • Eğitim periyotları daha uzundur (her 3 yılda bir).
  • Denetim sıklığı düşüktür.

İlgili Mevzuat Örnekleri:

  • İSG Hizmetleri Yönetmeliği m.15
  • Çalışanların Eğitimi Yönetmeliği m.11

3.4. Tehlikeli Sınıf

Bu grup, iş kazası veya meslek hastalığı riski orta düzeyde olan, mekanik, kimyasal veya fiziksel risk faktörlerinin belirli ölçüde mevcut olduğu faaliyetleri kapsar.

Örnek Faaliyetler:

  • Mobilya üretimi
  • Gıda imalatı (pişirme, işleme)
  • İnşaat malzemeleri üretimi
  • Elektrik tesisatı ve montaj işleri
  • Depolama ve nakliye faaliyetleri
  • Basit metal işleme ve kaynak işleri

Genel Özellikleri:

  • Risk faktörleri çoğunlukla fiziksel (gürültü, titreşim) ve mekaniktir.
  • Maruziyetler kontrol altına alınabilir niteliktedir, ancak ihmal edilirse ciddi yaralanmalar mümkündür.
  • İş güvenliği uzmanı ve hekim çalışma süreleri orta düzeydedir.
  • Eğitimler her 2 yılda bir tekrarlanmalıdır.
  • Risk değerlendirmesi revizyonu en geç 4 yılda bir yapılmalıdır (Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği m.11).

3.5. Çok Tehlikeli Sınıf

En yüksek düzeyde iş kazası ve meslek hastalığı riski barındıran işyerlerini kapsar.
Bu gruptaki faaliyetlerde çalışanlar, genellikle fiziksel, kimyasal veya biyolojik etkenlere yoğun biçimde maruz kalır.

Örnek Faaliyetler:

  • İnşaat sektörü (yüksek yapı, tünel, kazı)
  • Maden ocakları, taş ocakları
  • Metal ergitme ve döküm işleri
  • Kimyasal madde üretimi
  • Patlayıcı madde imalatı ve depolanması
  • Gemi yapımı ve onarımı
  • Enerji santralleri (özellikle termik ve nükleer)
  • Hastanelerde laboratuvar ve sterilizasyon birimleri

Genel Özellikleri:

  • Risk faktörleri çok yönlü ve ağırdır.
  • Maruziyetlerin etkileri genellikle kalıcı veya ölümcül olabilir.
  • Denetim sıklığı yüksektir.
  • İSG profesyoneli görevlendirme süreleri en yüksektir (örneğin A sınıfı uzman zorunluluğu).
  • Eğitimler her yıl yenilenmelidir.
  • Risk değerlendirmesi revizyonu en geç 2 yılda bir yapılmalıdır.
  • Acil durum tatbikatları en az yılda bir gerçekleştirilir.

3.6. Sınıflandırmanın İSG Hizmetlerine Etkisi

Tehlike sınıfı, doğrudan işyerinde yürütülecek İSG hizmetlerinin niteliğini belirler.
Örneğin:

  • Az tehlikeli işyerleri için iş güvenliği uzmanı görevlendirmesi C sınıfı uzmanla yapılabilir.
  • Tehlikeli işyerlerinde en az B sınıfı uzman,
  • Çok tehlikeli işyerlerinde ise A sınıfı uzman görevlendirilmelidir (İSG Hizmetleri Yönetmeliği m.12).

Benzer şekilde işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli çalışma süreleri de tehlike sınıfına göre değişir (m.15).

3.7. Eğitim, Sağlık Gözetimi ve Denetim Farkları

Faaliyet Alanı

Eğitim Periyodu

Sağlık Muayene Aralığı

Risk Değerlendirmesi Güncelleme

Az Tehlikeli

3 yılda bir

5 yılda bir

6 yılda bir

Tehlikeli

2 yılda bir

3 yılda bir

4 yılda bir

Çok Tehlikeli

Her yıl

Her yıl

2 yılda bir

Bu farklar, İSG uygulamalarının risk odaklı ve esnek yapısını yansıtır.

3.8. Tehlike Sınıfına Göre Yasal Yükümlülüklerin Artışı

Tehlike sınıfı arttıkça işverenin yükümlülükleri de artar.
Örneğin:

  • Çok tehlikeli işyerlerinde İSG Kurulu oluşturmak zorunludur (6331 m.22).
  • Az tehlikeli işyerlerinde ise bu zorunluluk ancak çalışan sayısı 50’yi geçtiğinde doğar.
  • Yüksek tehlike sınıfında periyodik kontrollerin sıklığı da artar (örneğin kaldırma araçlarında yılda bir yerine 6 ayda bir).

3.9. Sınıf Değişikliği ve Etkileri

İşyeri faaliyetinde değişiklik olması halinde, SGK kayıtlarına giren yeni NACE kodu, tehlike sınıfını değiştirir.
Bu durumda:

  • İSG-KATİP sisteminde görevli uzman ve hekim sözleşmeleri güncellenmelidir.
  • İşveren, yeni sınıfa uygun profesyonel görevlendirmesi yapmakla yükümlüdür.
  • Eski tehlike sınıfına göre yapılan sözleşmeler hukuken geçersiz hale gelir.

Bu değişikliklerin bildirilmemesi, 6331 m.26 uyarınca idari yaptırım gerektirir.

3.10. Sonuç

Tehlike sınıflarının üçlü yapısı, Türkiye’nin risk esaslı İSG yönetim sisteminin temelidir.
Bu sistem sayesinde, her işyerinde alınacak tedbirlerin düzeyi bilimsel risk analizine dayanır.
Dolayısıyla tehlike sınıfı yalnızca bir idari kategori değil, işverenin İSG sorumluluğunun yoğunluk göstergesidir.

4. BÖLÜM: NACE KODLARI VE FAALİYET KONUSUNA GÖRE SINIFLANDIRMA

4.1. Kavramsal Temel

NACE kodu, işyerinin ekonomik faaliyet türünü tanımlayan uluslararası standart bir sınıflandırma sistemidir.
Bu sistemin tam adı, Fransızca kökenli “Nomenclature statistique des Activités économiques dans la Communauté Européenne” ifadesinin kısaltmasıdır.
NACE, Avrupa Birliği ülkelerinde ekonomik faaliyetlerin istatistiksel olarak uyumlu bir biçimde kaydedilmesini sağlamak amacıyla geliştirilmiştir.

Türkiye’de NACE sistemi, hem Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarında hem de İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği’nde kullanılmaktadır.
Her işyeri, SGK’da tescil edilirken belirli bir NACE kodu ile tanımlanır ve bu kod, işyerinin tehlike sınıfını otomatik olarak belirler.

4.2. Yasal Dayanak

NACE kodlarının iş sağlığı ve güvenliği açısından kullanımına ilişkin yasal temeller şunlardır:

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (m.9): İşveren, işyerinde yürütülen faaliyetlerin tehlike sınıfına göre gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.
  • İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği (26.12.2012 – RG: 28509):
    • Madde 6: Tehlike sınıfı, SGK kayıtlarında yer alan ekonomik faaliyet kodu (NACE) esas alınarak belirlenir.
    • Ek-1 Listesi: NACE Rev.2 sistemine göre hazırlanmış, her ekonomik faaliyetin karşılık geldiği tehlike sınıfını gösteren detaylı listedir.
  • İSG Hizmetleri Yönetmeliği (m.12): İSG-KATİP sistemi, işyerinin SGK tescilindeki NACE koduna göre sınıflandırmayı otomatik yapar.

4.3. NACE Kodunun Yapısı

Bir NACE kodu, altı haneden oluşur ve hiyerarşik bir yapıya sahiptir:

  • Birinci ve ikinci haneler (bölüm): Ana faaliyet alanını belirtir.
  • Üçüncü ve dördüncü haneler (grup): Faaliyet grubunu gösterir.
  • Beşinci ve altıncı haneler (sınıf): Spesifik faaliyeti tanımlar.

Örnek:
NACE Kodu: 25.11.01

  • 25 → Ana bölüm: Metal ürünleri imalatı
  • 11 → Alt grup: Metal yapı elemanlarının imalatı
  • 01 → Faaliyet: Çelik yapı imalatı
    Tehlike sınıfı: Çok tehlikeli

Bu yapı sayesinde, her işyeri faaliyetinin niteliği ayrıntılı biçimde tanımlanabilir.

4.4. Türkiye’de Kullanılan NACE Revizyonu

Türkiye’de 2012 yılından itibaren NACE Rev.2 sistemi kullanılmaktadır.
Bu revizyon, Avrupa Birliği’nin ekonomik faaliyet sınıflandırmasında yaptığı son kapsamlı güncellemedir.
Buna göre Türkiye’deki her işyeri, 21 ana sektör ve 615 alt faaliyet sınıfına ayrılmıştır.

Bazı ana sektör örnekleri:

  • A: Tarım, ormancılık ve balıkçılık
  • B: Madencilik ve taş ocakçılığı
  • C: İmalat sanayi
  • F: İnşaat
  • G: Toptan ve perakende ticaret
  • K: Finans ve sigorta faaliyetleri
  • Q: İnsan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri

Her bir ana sektörün alt faaliyet kodu, işyerinin risk düzeyini belirler.

4.5. Faaliyet Konusuna Göre Tehlike Sınıfı Örnekleri

Aşağıda bazı yaygın faaliyet alanlarının NACE kodu ve tehlike sınıfı örnekleri yer almaktadır (Tebliğ Ek-1 listesine göre):

NACE Kodu

Faaliyet Konusu

Tehlike Sınıfı

01.11.01

Buğday, arpa, mısır yetiştiriciliği

Tehlikeli

10.85.01

Hazır yemek imalatı

Tehlikeli

25.50.11

Metal yapıların imalatı

Çok tehlikeli

41.20.01

Bina inşaatı

Çok tehlikeli

47.19.01

Perakende gıda satışı

Az tehlikeli

62.01.01

Yazılım geliştirme faaliyetleri

Az tehlikeli

86.10.01

Hastane hizmetleri

Çok tehlikeli

93.11.01

Spor salonu işletmeciliği

Tehlikeli

96.02.01

Kuaförlük hizmetleri

Tehlikeli

69.10.01

Hukuk büroları

Az tehlikeli

Bu örnekler, ekonomik faaliyetin niteliğine göre risk düzeyinin ne kadar değiştiğini göstermektedir.

4.6. NACE Kodunun İSG-KATİP Sistemindeki Rolü

İSG-KATİP (İş Sağlığı ve Güvenliği Kayıt, Takip ve İzleme Programı), her işyerinin SGK sisteminde tanımlı NACE kodunu otomatik olarak çeker.
Sistem bu kodu esas alarak:

  • İşyerinin tehlike sınıfını,
  • İSG profesyonellerinin görev sürelerini,
  • Uzman sınıfı gerekliliklerini (A, B, C),
  • Eğitim periyotlarını ve sağlık muayene sıklıklarını
    otomatik olarak belirler.

Bu nedenle NACE kodunun doğru beyan edilmesi, yalnızca istatistiksel değil, hukuki geçerlilik açısından da zorunludur.

4.7. NACE Kodunun Yanlış Beyanı ve Sonuçları

Yanlış NACE kodu seçimi, aşağıdaki sorunlara neden olur:

  • İşyerinin tehlike sınıfının hatalı belirlenmesi,
  • İSG-KATİP üzerinde uzman/hekimin hatalı sınıfta atanması,
  • Risk değerlendirmesi ve eğitim planlamasında yanlış önceliklendirme,
  • Bakanlık denetimlerinde tespit edilirse idari para cezası (6331 m.26) uygulanması.

Bakanlık denetimlerinde NACE kodu ile işyerindeki fiili faaliyetin uyuşmaması halinde, sistem kayıtları güncellenir ve geçmiş döneme ilişkin görevlendirmeler geçersiz sayılabilir.

4.8. Faaliyet Değişikliğinde NACE Güncelleme Süreci

İşyeri faaliyet alanı değiştiğinde işverenin şu işlemleri yapması gerekir:

  1. SGK’ya, yeni faaliyete uygun NACE kodu bildiriminde bulunmak,
  2. Değişiklik sonrası İSG-KATİP sisteminde yeni sınıfa göre görevlendirmeleri güncellemek,
  3. Eski risk değerlendirmesini iptal edip yeni faaliyet konusuna göre yeniden yapmak,
  4. İSG Kurulu varsa yeni tehlike sınıfına uygun şekilde yeniden yapılandırmak.

Bu adımlar 15 gün içinde tamamlanmalıdır; aksi halde işveren idari yaptırımla karşılaşır.

4.9. NACE Koduna Dayalı Tehlike Sınıfı İtirazı

İşveren, NACE koduna bağlı olarak belirlenen tehlike sınıfının yanlış olduğunu düşünüyorsa, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü’ne (İSGGM) başvurabilir.
Başvuru dilekçesinde şu belgeler bulunmalıdır:

  • SGK işyeri tescil belgesi,
  • Ticaret sicil gazetesi (faaliyet konusu),
  • Fiili iş tanımını içeren açıklama,
  • Fotoğraflar veya örnek üretim süreçleri.

İSGGM, gerektiğinde yerinde inceleme yaparak sınıfı yeniden belirleyebilir (Tebliğ m.8).

4.10. Sonuç

NACE kodu, işyerinin İSG sistemindeki “kimlik numarası” niteliğindedir.
Bu kod doğru belirlenmezse, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin tüm planlaması temelden yanlış yapılır.
Dolayısıyla NACE kodu yalnızca idari bir tescil aracı değil, işyerinin tehlike profilini, profesyonel görevlendirmesini ve denetim yükümlülüğünü belirleyen temel yapı taşıdır.

5. BÖLÜM: TEHLİKE SINIFININ İSG HİZMETLERİNE ETKİSİ

5.1. Giriş

İşyeri tehlike sınıfı, iş sağlığı ve güvenliği yönetiminde yalnızca bir tanımlama unsuru değildir; doğrudan hizmet planlamasının, personel görevlendirmelerinin, eğitim sürelerinin ve sağlık gözetim aralıklarının belirlenmesinde belirleyici etkendir.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 6, 8, 10, 11, 14 ve 17. maddeleri, işverenin tehlike sınıfına göre farklı yükümlülüklere tabi olacağını açık biçimde düzenler.
Bu nedenle, doğru sınıflandırma; hem mevzuata uyumun hem de çalışan sağlığının korunmasının ön şartıdır.


5.2. İSG Hizmetlerinin Yasal Dayanağı

İSG hizmetlerine ilişkin genel yükümlülükler:

  • 6331 sayılı Kanun m.6: İşveren, iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve gerekirse diğer sağlık personeli görevlendirmek zorundadır.
  • Madde 8: Görevlendirilecek uzman ve hekimlerin belge sınıfı, işyerinin tehlike sınıfına göre belirlenir.
  • İSG Hizmetleri Yönetmeliği (RG: 29.12.2012 / 28512)
    • Madde 12: Tehlike sınıfına göre görevlendirme esaslarını,
    • Madde 15: Görev sürelerini,
    • Madde 19: Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) hizmetlerinin kapsamını belirler.

5.3. İş Güvenliği Uzmanı Görevlendirmesi

Her işveren, tehlike sınıfına ve çalışan sayısına göre iş güvenliği uzmanı görevlendirmekle yükümlüdür.
Uzmanların sınıfı, işyerinin tehlike düzeyine göre şu şekilde belirlenir (İSG Hizmetleri Yönetmeliği m.12):

Tehlike Sınıfı

Görevlendirilebilecek Uzman Sınıfı

Asgari Süre (dk/çalışan/ay)

Az Tehlikeli

C sınıfı veya üzeri

10

Tehlikeli

B sınıfı veya üzeri

20

Çok Tehlikeli

A sınıfı

40

Bu süreler çalışan başına aylık sürelerdir.
Örneğin çok tehlikeli sınıfta 100 çalışanı olan bir işyerinde, uzman için aylık en az 100 × 40 = 4000 dakika (66,6 saat) hizmet planlanmalıdır.

Not: Bu süreler, işyeri büyüklüğüne ve faaliyet çeşitliliğine göre artırılabilir.


5.4. İşyeri Hekimi Görevlendirmesi

İşyeri hekimi, çalışanların sağlık gözetimi, periyodik muayeneler, işe giriş raporları ve meslek hastalığı tespitlerinde görevlidir.
Hekim çalışma süreleri de tehlike sınıfına göre değişir (Yönetmelik m.15):

Tehlike Sınıfı

Hekim Süresi (dk/çalışan/ay)

Az Tehlikeli

5

Tehlikeli

10

Çok Tehlikeli

15

Bu süreler, işyerinde yürütülen faaliyetin sağlık riskine paralel olarak artırılmıştır.
Ayrıca, çok tehlikeli işyerlerinde işyeri hekiminin sürekli görev yapması gerekebilir.


5.5. Diğer Sağlık Personeli (DSP) Görevlendirmesi

Diğer sağlık personeli görevlendirme zorunluluğu yalnızca tehlikeli ve çok tehlikeli işyerleri için geçerlidir (Yönetmelik m.15/5).
Süreler şöyledir:

Tehlike Sınıfı

DSP Süresi (dk/çalışan/ay)

Tehlikeli

10

Çok Tehlikeli

20

Az tehlikeli işyerlerinde DSP görevlendirmesi zorunlu değildir.
Ancak işveren isterse bu hizmeti OSGB aracılığıyla alabilir.


5.6. Eğitim Sürelerine Etkisi

İşyeri tehlike sınıfı, çalışanlara verilecek İSG eğitimlerinin süresini ve periyodunu doğrudan etkiler.
Bu düzenleme “Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” (RG: 15.05.2013 / 28648)’in 11. maddesinde yer alır:

Tehlike Sınıfı

Toplam Eğitim Süresi (saat)

Yenileme Periyodu

Az Tehlikeli

8

3 yılda bir

Tehlikeli

12

2 yılda bir

Çok Tehlikeli

16

Her yıl

Bu eğitimlerin, İSG-KATİP’te tanımlı profesyoneller tarafından verilmesi ve kayıtlarının sistem üzerinden doğrulanması zorunludur.


5.7. Sağlık Gözetimi ve Muayene Aralıkları

İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personeli Yönetmeliği m.15 gereğince sağlık muayeneleri, tehlike sınıfına göre aşağıdaki sıklıkta yapılır:

Tehlike Sınıfı

Periyodik Muayene Aralığı

Az Tehlikeli

5 yılda bir

Tehlikeli

3 yılda bir

Çok Tehlikeli

1 yılda bir

Ayrıca işe giriş muayenesi, iş değişikliği, uzun süreli devamsızlık (30 gün ve üzeri) sonrası işe dönüşlerde de tekrarlanmalıdır (m.15/3).


5.8. Risk Değerlendirmesi ve Güncelleme Periyotları

Tehlike sınıfı, risk değerlendirmesi dokümanlarının yenilenme aralığını da belirler (Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği m.12):

Tehlike Sınıfı

Güncelleme Süresi

Az Tehlikeli

6 yılda bir

Tehlikeli

4 yılda bir

Çok Tehlikeli

2 yılda bir

Ancak bu süreler, iş kazası, meslek hastalığı, işyeri taşınması veya yeni teknoloji kullanımı gibi değişikliklerde beklenmeden yenilenmelidir.


5.9. Acil Durum Planları ve Tatbikat Sıklığı

İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik (m.11–13) uyarınca tatbikat ve plan gözden geçirme süreleri de tehlike sınıfına göre değişir:

Tehlike Sınıfı

Tatbikat Periyodu

Plan Güncelleme Süresi

Az Tehlikeli

6 yılda bir

6 yılda bir

Tehlikeli

4 yılda bir

4 yılda bir

Çok Tehlikeli

Her yıl

2 yılda bir

Çok tehlikeli işyerlerinde tatbikatlar, İSG Kurulu denetiminde gerçekleştirilir ve sonuç raporları arşivlenir.


5.10. Denetim ve Müfettişlik Süreçlerine Etkisi

Tehlike sınıfı, Bakanlık müfettişlerinin denetim önceliklerini belirler.

  • Çok tehlikeli işyerleri, yıllık denetim planlarında birinci öncelikli gruptadır.
  • Az tehlikeli işyerleri, risk odaklı tarama sistemine göre dönemsel olarak denetlenir.
    Ayrıca denetimlerde işyeri tehlike sınıfı, idari para cezalarının oranını artırıcı bir unsurdur.

5.11. İSG Kurulu Zorunluluğu

6331 m.22 gereği;

  • Çok tehlikeli sınıfta: Her işyerinde, çalışan sayısına bakılmaksızın kurul zorunludur.
  • Tehlikeli ve az tehlikeli sınıflarda: 50’den fazla çalışan varsa kurul kurulmalıdır.
    Kurulun toplantı sıklığı da tehlike sınıfına göre belirlenir (Yönetmelik m.10):
  • Çok tehlikeli: Ayda bir,
  • Tehlikeli: İki ayda bir,
  • Az tehlikeli: Üç ayda bir.

5.12. Sonuç

İşyeri tehlike sınıfı, İSG hizmetlerinin kapsamını belirleyen yasal mihenk taşıdır.
Uzman, hekim, sağlık personeli, eğitim, risk analizi ve acil durum planlaması — tüm bu süreçler, doğrudan tehlike sınıfına göre şekillenir.
Bu nedenle yanlış sınıflandırılmış bir işyeri, yalnızca idari risk değil, fiili güvenlik zaafı da taşır.
Doğru sınıflandırma, hem mevzuata uyumun hem de önleyici güvenlik kültürünün teminatıdır.

6. BÖLÜM: İSG PROFESYONELLERİNİN GÖREVLENDİRME SÜRELERİ VE SINIFA GÖRE FARKLAR

6.1. Kavramsal Giriş

İşyeri tehlike sınıfı, iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personelinin işyerinde ayırması gereken asgari süreyi ve belge düzeyini belirler.
Bu süreler, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 6. maddesi ile İSG Hizmetleri Yönetmeliği’nin 12, 15 ve 19. maddeleri uyarınca belirlenmiştir.

Amaç; işyerinin tehlike düzeyi arttıkça İSG profesyonellerinin işyerinde daha fazla süreyle, daha nitelikli hizmet vermesini sağlamaktır.


6.2. Yasal Dayanak

Görevlendirme süreleri ve belge sınıflarına ilişkin temel hükümler:

  • 6331 sayılı Kanun:
    • Madde 6: İşveren, iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve gerekirse diğer sağlık personelini görevlendirir.
    • Madde 8: Uzman ve hekimlerin belge sınıfı, işyerinin tehlike sınıfına göre belirlenir.
    • Madde 30: Görevlendirme kayıtları elektronik ortamda tutulur (İSG-KATİP).
  • İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği:
    • Madde 12: Uzman, hekim ve diğer sağlık personelinin görevlendirme esasları.
    • Madde 15: Çalışma süreleri.
    • Madde 16: OSGB’lerin görevlendirme usulleri.
    • Ek-1: Süre tabloları.

6.3. İş Güvenliği Uzmanı Görevlendirme Esasları

Uzman sınıfları (Yönetmelik m.12):

  • A Sınıfı: Tüm tehlike sınıflarında görev alabilir.
  • B Sınıfı: Tehlikeli ve az tehlikeli işyerlerinde görev alabilir.
  • C Sınıfı: Yalnızca az tehlikeli işyerlerinde görev alabilir.

Görev süreleri (dakika/çalışan/ay):

Tehlike Sınıfı

Uzman Süresi (dk/çalışan/ay)

Az Tehlikeli

10

Tehlikeli

20

Çok Tehlikeli

40

Bu süre, her ay işyerindeki çalışan sayısıyla çarpılarak toplam hizmet süresi hesaplanır.
Örneğin: 200 çalışanı olan çok tehlikeli bir işyerinde, aylık toplam süre 200 × 40 = 8.000 dakika (133,3 saat) olacaktır.

Uzmanın bu sürede işyerinde fiilen bulunması, saha gözetimi yapması, kayıt tutması ve eğitim vermesi gerekir.
Sadece belge bulundurmak veya danışmanlık yapmak mevzuata aykırıdır.


6.4. İşyeri Hekimi Görevlendirme Esasları

Yönetmelik m.15 uyarınca işyeri hekimleri, çalışan sayısı ve tehlike sınıfına göre şu asgari sürelerde görev yaparlar:

Tehlike Sınıfı

Hekim Süresi (dk/çalışan/ay)

Az Tehlikeli

5

Tehlikeli

10

Çok Tehlikeli

15

Bu süreler, sağlık gözetimi, muayene, eğitim, danışmanlık ve raporlama faaliyetlerini kapsar.
Hekim; işe giriş, periyodik ve işe dönüş muayenelerini yürütür (İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personeli Yönetmeliği m.15/3).

Örnek:
50 çalışanı olan tehlikeli sınıftaki bir işyerinde hekim için aylık süre:
50 × 10 = 500 dakika (8,3 saat) olacaktır.

Çok tehlikeli işyerlerinde (örneğin maden, inşaat, kimya), bu süre tam zamanlı çalışma zorunluluğu doğurabilir.


6.5. Diğer Sağlık Personeli (DSP) Görevlendirme Esasları

Diğer sağlık personeli (hemşire, sağlık memuru, ATT vb.), yalnızca tehlikeli ve çok tehlikeli işyerlerinde zorunludur.
Az tehlikeli işyerlerinde ise isteğe bağlıdır.

Tehlike Sınıfı

DSP Süresi (dk/çalışan/ay)

Tehlikeli

10

Çok Tehlikeli

20

DSP; hekimle koordineli biçimde sağlık kayıtlarını tutar, ilk yardım ekipmanlarını kontrol eder, bulaşıcı hastalıkların önlenmesine katkı sağlar.


6.6. Toplam Hizmet Süresinin Hesaplanması

İSG profesyonellerinin toplam hizmet süresi, çalışan sayısı × dakika katsayısı formülüyle bulunur.
Elde edilen toplam süre, 60’a bölünerek saat cinsine çevrilir.

Örnek Hesaplama:
Çok tehlikeli sınıfta 80 çalışan bulunan bir işyeri:

  • Uzman: 80 × 40 = 3.200 dk → 53,3 saat
  • Hekim: 80 × 15 = 1.200 dk → 20 saat
  • DSP: 80 × 20 = 1.600 dk → 26,6 saat
    Toplam aylık İSG hizmet süresi = 100 saat (yaklaşık)

Bu sürelerin altında görevlendirme yapılması durumunda, İSG-KATİP sisteminde uyarı çıkar ve sözleşme onaylanmaz.


6.7. Kısmi veya Tam Süreli Görevlendirme

  • Kısmi süreli görevlendirme:
    Çalışan sayısı az olan işyerlerinde, profesyoneller belirli saat aralıklarıyla hizmet verir.
  • Tam süreli görevlendirme:
    Çok tehlikeli sınıfta 1.000’den fazla çalışanı olan işyerlerinde, en az bir uzman ve hekim tam zamanlı olarak istihdam edilmelidir (Yönetmelik m.15/7).

Tam süreli profesyonellerin başka işyerlerinde görevlendirilmesi yasaktır.


6.8. İSG Profesyonellerinin Belge Yükseltme İlişkisi

Belge sınıfı, işyerinin tehlike sınıfına göre sınırlandırılmıştır:

  • C sınıfı uzmanlar yalnızca az tehlikeli işyerlerinde,
  • B sınıfı uzmanlar tehlikeli ve az tehlikeli işyerlerinde,
  • A sınıfı uzmanlar tüm sınıflarda görev alabilir.

Ancak geçici yetkilendirme sistemiyle (Yönetmelik Geçici Madde 2), alt sınıf uzmanların daha yüksek sınıfta sınırlı süreyle görev yapması mümkündür.
Bu yetki, yalnızca Bakanlık onayıyla ve eğitim tamamlandıktan sonra verilir.


6.9. Görevlendirme Sözleşmelerinin İSG-KATİP Üzerinden Yapılması

Tüm görevlendirmeler, İSG-KATİP sistemi üzerinden yapılır.
Sistem, SGK kayıtlarından aldığı çalışan sayısı ve NACE koduna göre:

  • Uzman, hekim ve DSP sürelerini hesaplar,
  • Belge sınıfı uygunluğunu denetler,
  • Görevlendirmeyi elektronik olarak kaydeder.

Sözleşme onayı hem işveren hem de profesyonel tarafından elektronik imza ile yapılır.
Bu işlem tamamlanmadıkça görevlendirme hukuken geçerli sayılmaz.


6.10. Görevlendirme Sürelerinin Denetimi

Bakanlık müfettişleri, İSG-KATİP kayıtlarını esas alarak görevlendirmelerin süresini ve niteliğini denetler.
Eksik süreyle hizmet alınması durumunda:

  • 6331 m.26 uyarınca idari para cezası,
  • Hizmet sözleşmesinin geçersizliği,
  • Uzman veya hekimin yetki iptali (Yönetmelik m.31) uygulanabilir.

Ayrıca, fiilen hizmet vermeyen profesyoneller hakkında disiplin ve idari işlem başlatılır.


6.11. Görevlendirme Sürelerinin Artırılması Gereken Durumlar

Bazı özel durumlarda, yasal asgari süreler artırılmalıdır:

  • Yüksek kaza oranına sahip işyerleri,
  • Yeni teknoloji veya proses değişikliği,
  • Vardiyalı çalışma,
  • Geniş sahalı veya dağınık yerleşim düzeni,
  • Birden fazla alt işverenin bulunduğu kompleks tesisler.

Bu tür durumlarda, İSG Kurulu kararıyla süre artırımı önerilir ve İSG-KATİP sistemine bildirilir.


6.12. Sonuç

İSG profesyonellerinin görev süreleri, işyeri tehlike sınıfı ile doğrudan orantılı olarak belirlenmiştir.
Bu düzenleme, risk düzeyi yüksek işyerlerinde profesyonel varlığın artırılmasını, dolayısıyla önleyici kültürün güçlendirilmesini hedefler.
Yasal asgari süre, yalnızca bir alt sınırdır; işverenin, risk düzeyine uygun olarak bu süreleri artırması iyi uygulama göstergesi sayılır.

7. BÖLÜM: İSG-KATİP SİSTEMİNİN AMACI VE HUKUKİ STATÜSÜ

7.1. Kavramsal Giriş

İSG-KATİP (İş Sağlığı ve Güvenliği Kayıt, Takip ve İzleme Programı), iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesini, görevlendirmelerin izlenmesini ve Bakanlık denetiminin elektronik ortamda yapılmasını sağlayan ulusal dijital sistemdir.
Bu sistem, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile getirilen yükümlülüklerin izlenmesi ve kayıt altına alınması için oluşturulmuştur.

Kısaca İSG-KATİP, Türkiye’deki tüm işyerlerinin İSG organizasyonunu kayıt altına alan, yetkili profesyonelleri doğrulayan ve denetim süreçlerine veri sağlayan resmî elektronik altyapıdır.


7.2. Yasal Dayanak

İSG-KATİP’in hukuki çerçevesi aşağıdaki mevzuatla belirlenmiştir:

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
    • Madde 6: İşveren, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirmekle yükümlüdür.
    • Madde 30: İş sağlığı ve güvenliği kayıtlarının tutulması ve elektronik ortamda Bakanlığa bildirilmesi zorunludur.
  • İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği (RG: 29.12.2012 – 28512)
    • Madde 12–16: Görevlendirmelerin İSG-KATİP sistemi üzerinden yapılacağını hükme bağlar.
    • Madde 31: İSG-KATİP kayıtlarına aykırı hareket eden profesyonellere yönelik yaptırımlar.
  • Bakanlık Genelgeleri:
    • İSGGM Genelgesi (2014/1): İSG-KATİP’in işleyişi, kullanıcı yetkileri ve onay süreçleri.
    • İSGGM Duyurusu (2016): OSGB’lerin elektronik denetimi ve hizmet doğrulama mekanizması.

Bu düzenlemeler, İSG-KATİP’i yalnızca bir yazılım değil, mevzuatın dijital yürütme aracı haline getirmiştir.


7.3. Sistemin Amacı

İSG-KATİP’in kuruluş amacı üç ana başlıkta özetlenebilir:

  1. Kayıt ve İzleme:
    Tüm işyerlerinin İSG profesyoneli görevlendirmelerini, sözleşme ve süre bilgilerini kayıt altına almak.
  2. Doğrulama:
    Görevlendirilen uzman, hekim ve diğer sağlık personelinin belge sınıfı, yetki durumu ve hizmet süresini kontrol etmek.
  3. Denetim ve Raporlama:
    Bakanlık müfettişlerinin denetim süreçlerinde kullanılmak üzere, işyerinin İSG organizasyonuna dair elektronik kanıt üretmek.

Bu yönüyle İSG-KATİP, hem veri güvenliği hem de mevzuata uyum denetiminin dijital dayanağı konumundadır.


7.4. Sistemin Kurumsal İşleyişi

İSG-KATİP, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü (İSGGM) tarafından yönetilir.
Sistem, e-Devlet altyapısı üzerinden erişilen merkezi bir platformdur.

Kurumlar arası veri akışı:

  • SGK: İşyerinin NACE kodu, çalışan sayısı, tescil bilgileri.
  • İSGGM: Profesyonellerin belge ve yetki durumu.
  • OSGB’ler: Hizmet sözleşmeleri ve süre bildirimleri.
  • İşveren: Onay ve yetkilendirme işlemleri.

Bu veriler, çevrim içi olarak senkronize edilir ve herhangi bir manuel kayıt geçerli sayılmaz.


7.5. Sistemin Hukuki Niteliği

İSG-KATİP’te yapılan her işlem, resmî belge hükmündedir.
Sistemde onaylanan sözleşmeler, elektronik imza kanunu (5070 sayılı Kanun) kapsamında geçerlidir ve fiziksel imzalı sözleşme yerine geçer.
Bu nedenle, İSG-KATİP üzerinden onaylanmayan görevlendirmeler hukuken geçerli kabul edilmez.

Danışmanlık veya dış hizmet sözleşmeleri, yalnızca İSG-KATİP onaylı kayıtla yürürlüğe girer.
Bakanlık, denetimlerde sistem kayıtlarını esas alır; işverenin elindeki manuel belgeler, sistemde karşılığı yoksa geçersiz sayılır.


7.6. Sistemin Başlıca İşlevleri

  1. Görevlendirme:
    Uzman, hekim, DSP ve OSGB sözleşmeleri İSG-KATİP üzerinden yapılır.
  2. Doğrulama:
    Profesyonelin belge sınıfı, çalışma süresi ve yetki durumu sistem tarafından kontrol edilir.
  3. İptal ve Güncelleme:
    Görevlendirme iptalleri veya süre değişiklikleri elektronik olarak yapılır.
  4. Bildirim:
    İşveren ve profesyonele sistem üzerinden bilgilendirme yapılır.
  5. Denetim Desteği:
    Müfettişler, sistem kayıtlarından doğrudan işyerinin İSG durumuna erişir.
  6. Raporlama:
    İSG hizmetlerinin ulusal istatistikleri (örneğin uzman sayısı, hizmet verilen işyeri oranı) sistem üzerinden üretilir.

7.7. Kullanıcı Rolleri

İSG-KATİP’te yetkilendirme, kullanıcı türüne göre belirlenir:

Kullanıcı Türü

Yetkiler

İşveren

Görevlendirme başlatma, onaylama, iptal etme

İş Güvenliği Uzmanı

Sözleşme onayı, süre yönetimi, rapor yükleme

İşyeri Hekimi

Sağlık hizmet kayıtlarının girişi, onaylama

DSP

Hekimle koordineli kayıt girişi

OSGB

Hizmet atama, görevlendirme, fesih işlemleri

Müfettiş / Bakanlık

Denetim, veri izleme ve raporlama

Sistem çok kademeli yetki kontrolüyle çalışır. Her işlem elektronik iz bırakır ve değiştirilemez şekilde kaydedilir.


7.8. Veri Güvenliği ve Kayıt Saklama

İSG-KATİP’te tutulan tüm kayıtlar, KamuNET altyapısı üzerinde barındırılır.
Veri güvenliği, KVKK (6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu) hükümlerine tabidir.
İşveren veya profesyonel, kendi verilerine erişim hakkına sahiptir; ancak başka bir işyerine veya kullanıcıya ait verilere erişim yetkisi yoktur.

Tüm sözleşme, süre ve iptal kayıtları en az 15 yıl süreyle elektronik ortamda saklanır (İSG Hizmetleri Yönetmeliği m.30).


7.9. Hukuki Geçerlilik ve Sorumluluk

İSG-KATİP üzerinden yapılan her onay, tarafların elektronik beyanı olarak kabul edilir.
Bu nedenle:

  • Uzman veya hekim, sistemde onayladığı sözleşmeden doğan yükümlülükleri yerine getirmekle sorumludur.
  • İşveren, onayladığı sözleşmeye uygun süre ve hizmeti temin etmekle yükümlüdür.
  • OSGB, görevlendirdiği personelin fiilen hizmet vermesini sağlamak zorundadır.

Sahte kayıt, yanlış süre bildirimi veya görevlendirme iptali yapılmadan hizmete devam edilmesi halinde idari yaptırım (6331 m.26) ve disiplin cezası (Yönetmelik m.31) uygulanır.


7.10. Denetimlerde Kullanımı

Bakanlık iş müfettişleri, işyerlerinin İSG-KATİP kayıtlarını doğrudan sistem üzerinden inceler.
Sistemde aktif görevlendirmesi olmayan işyerleri “İSG hizmeti almayan” statüsünde sayılır.
Denetimlerde, sistem kayıtları esas alınarak:

  • Görevlendirme süreleri,
  • Uzman/hekimin belge sınıfı,
  • Sözleşme tarihleri ve iptalleri,
    otomatik olarak denetlenir.

Eksik veya hatalı kayıtlar, mevzuata aykırılık olarak değerlendirilir ve işveren hakkında idari işlem başlatılır.


7.11. Sonuç

İSG-KATİP, Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği yönetiminin dijital omurgasıdır.
Bu sistem sayesinde:

  • Görevlendirmeler şeffaf hale gelmiş,
  • Sahte belgelerin önüne geçilmiş,
  • Denetimler hızlanmış,
  • Ulusal İSG politikaları veri temelli hale gelmiştir.

Dolayısıyla İSG-KATİP, sadece teknik bir yazılım değil, 6331 sayılı Kanun’un elektronik denetim aracıdır.
İşverenler ve profesyoneller açısından, doğru ve zamanında kayıt girişi yapmak yalnızca idari bir zorunluluk değil; yasal güvenlik kalkanıdır.

8. BÖLÜM: İSG-KATİP ÜZERİNDEN GÖREVLENDİRME, ONAY VE SÖZLEŞME İŞLEMLERİ

8.1. Giriş

İSG-KATİP sistemi, iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerinin işyerleriyle olan sözleşme ilişkilerini elektronik ortamda resmileştiren tek yetkili platformdur.
İş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli görevlendirmeleri yalnızca bu sistem üzerinden yapılabilir; manuel veya kağıt ortamında yapılan sözleşmelerin hukuki geçerliliği yoktur.

Sistemin amacı, görevlendirme süreçlerini hem şeffaf hem de izlenebilir hale getirmektir.
Bu kapsamda tüm işlemler —görevlendirme, onay, iptal, süre değişikliği, OSGB hizmeti ve fesih işlemleri— İSG-KATİP üzerinden yürütülür.


8.2. Yasal Dayanak

İSG-KATİP üzerinden yapılacak görevlendirmelere ilişkin yasal çerçeve şu düzenlemelerle belirlenmiştir:

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu:
    • Madde 6: İşveren, iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personelini görevlendirmek zorundadır.
    • Madde 30: Bu görevlendirmelerin elektronik ortamda Bakanlığa bildirilmesi zorunludur.
  • İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği (RG: 29.12.2012 / 28512):
    • Madde 12: Görevlendirmeler yalnızca İSG-KATİP üzerinden yapılabilir.
    • Madde 16: Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri (OSGB) aracılığıyla yapılacak görevlendirmelerde de sistem kullanılır.
    • Madde 31: Sistemde hatalı veya gerçeğe aykırı kayıt yapılması halinde yetki iptali ve idari yaptırım uygulanır.

8.3. Görevlendirme Sürecinin Genel Akışı

Bir işyerinde İSG profesyoneli görevlendirme süreci aşağıdaki adımlarla yürütülür:

  1. İşveren veya OSGB tarafından başlatma:
    • Sistem üzerinden “Yeni Görevlendirme” seçeneği seçilir.
    • İşyerinin SGK sicil numarası, çalışan sayısı ve NACE kodu sistem tarafından otomatik çekilir.
  2. Profesyonel bilgisi girişi:
    • Görevlendirilecek kişinin T.C. kimlik numarası ve belge sınıfı girilir.
    • Sistem, belge geçerliliğini ve uygun sınıfı (A, B, C) otomatik olarak doğrular.
  3. Hizmet süresi belirleme:
    • İşyeri tehlike sınıfına göre asgari süre (dakika/çalışan/ay) otomatik hesaplanır.
    • Bu süreden daha az süre girilmesine sistem izin vermez.
  4. Elektronik onay:
    • Görevlendirme, önce işveren (veya OSGB yetkilisi), sonra profesyonel tarafından e-Devlet şifresiyle onaylanır.
  5. Bakanlık kaydı:
    • Onay tamamlandığında sistem kaydı resmiyet kazanır.
    • Bu kayıt, 6331 sayılı Kanun’un 30. maddesi gereği “resmî belge” hükmündedir.

8.4. Görevlendirme Türleri

İSG-KATİP’te görevlendirmeler üç ana kategoriye ayrılır:

  1. Doğrudan işveren görevlendirmesi:
    • İşveren, kendi kadrosunda istihdam ettiği uzman veya hekimi sistem üzerinden atar.
    • Bu durumda profesyonel işyerinin kadrolu çalışanıdır.
  2. OSGB aracılığıyla görevlendirme:
    • İşveren, Bakanlıkça yetkilendirilmiş bir OSGB ile hizmet sözleşmesi yapar.
    • OSGB, işveren adına profesyonel görevlendirmesini İSG-KATİP’te yapar.
  3. Bireysel dış hizmet sözleşmesi:
    • OSGB dışında serbest çalışan bir profesyonel, işverenle doğrudan sözleşme yapabilir.
    • Ancak bu durumda da kayıt İSG-KATİP’te onaylanmalıdır.

8.5. İSG-KATİP’te Görevlendirme Onayı

Onay süreci iki aşamalıdır:

  • Birinci Onay (İşveren / OSGB):
    Görevlendirmeyi başlatır ve e-Devlet üzerinden imzalar.
  • İkinci Onay (Profesyonel):
    Uzman veya hekim, görevlendirmeyi kabul eder.
    Sistem her iki onay tamamlanmadan sözleşmeyi “geçerli” saymaz.

Onaydan sonra sistem otomatik olarak:

  • Görevlendirme başlangıç tarihini,
  • Hizmet süresini,
  • Tehlike sınıfını,
  • Profesyonelin belge numarasını,
  • İşyerinin SGK sicilini kayda alır.

Bu kayıtlar, denetimlerde resmî dayanak belge olarak kullanılır.


8.6. Görevlendirme Süresi ve Hizmet Alanı

İSG-KATİP sistemi, tehlike sınıfına göre hesaplanan asgari süreyi otomatik olarak uygular.
Bu süreler Yönetmelik m.15’e göre:

  • Az tehlikeli: Uzman 10 dk, hekim 5 dk,
  • Tehlikeli: Uzman 20 dk, hekim 10 dk,
  • Çok tehlikeli: Uzman 40 dk, hekim 15 dk (dakika/çalışan/ay).

Profesyoneller bu sürenin altında hizmet veremez.
Sistemde eksik süre girilirse, onay ekranı pasif hale gelir.


8.7. Görevlendirme Feshi ve İptal İşlemleri

Görevlendirmeler, İSG-KATİP üzerinden şu iki yolla sona erdirilebilir:

  1. Karşılıklı Fesih:
    • İşveren ve profesyonel aynı anda “Fesih” butonunu onaylar.
    • Fesih tarihi, sistem tarafından kayıt altına alınır.
  2. Tek Taraflı Fesih:
    • Taraflardan biri tek taraflı olarak görevlendirmeyi sonlandırabilir.
    • Sistem bu durumda diğer tarafa otomatik bildirim gönderir.
    • Fesih bildirimi yapılmazsa, hizmet hâlâ aktif sayılır.

Fesih sonrası aynı profesyonel 30 gün içinde aynı işyerinde yeniden atanabilir.


8.8. OSGB Sözleşmeleri

Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri (OSGB), İSG hizmetlerini dışarıdan almak isteyen işverenlerin başvurduğu kurumlardır.
OSGB’ler, İSG-KATİP’te “OSGB Paneli” üzerinden işlem yapar.

OSGB görevlendirmesinde:

  • OSGB’nin yetki belgesi kontrol edilir (Yönetmelik m.16).
  • OSGB, kendi bünyesindeki profesyonelleri işveren adına atar.
  • Görevlendirilen profesyonel, sözleşmeyi e-Devlet’ten onaylar.

OSGB sözleşmesi feshedilirse, tüm profesyonel görevlendirmeleri otomatik olarak sona erer.


8.9. Süre Değişikliği ve Güncellemeler

İşyerindeki çalışan sayısı değiştiğinde (örneğin 80’den 120’ye çıktığında), İSG-KATİP’teki hizmet süresi otomatik olarak artmaz.
İşveren veya OSGB, “Süre Güncelle” işlemini manuel olarak yapmalıdır.

Aksi halde sistem, müfettiş denetiminde eksik süre uyarısı üretir.
Eksik süreli hizmet, mevzuata aykırılık olarak değerlendirilir.


8.10. Geçici Görevlendirme

Bir profesyonelin hastalık, izin veya benzeri nedenlerle geçici olarak görev yapamaması halinde, işveren geçici görevlendirme yapabilir.
Bu işlem de yalnızca İSG-KATİP üzerinden mümkündür ve geçici görevlendirme süresi 30 günü geçemez (Yönetmelik m.20).


8.11. Hatalı veya Gerçeğe Aykırı Kayıtların Hukuki Sonuçları

İSG-KATİP kayıtlarının doğruluğundan hem işveren hem profesyonel sorumludur.
Aşağıdaki durumlarda idari yaptırım uygulanır:

  • Profesyonelin fiilen çalışmadığı halde kayıtta “aktif” görünmesi,
  • Süre veya belge sınıfının yanlış bildirilmesi,
  • Fesih yapılmadan hizmetin sonlandırılması,
  • Hatalı NACE koduna bağlı görevlendirme yapılması.

Bu hallerde, 6331 sayılı Kanun’un 26. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanır ve profesyonelin yetkisi geçici olarak askıya alınabilir (Yönetmelik m.31).


8.12. Denetim ve İzleme

Bakanlık iş müfettişleri, denetimlerde İSG-KATİP kayıtlarını esas alır.
Sistemde geçerli sözleşmesi olmayan bir işyerinin “İSG hizmeti aldığı” kabul edilmez.
Bu durumda:

  • İşveren, hizmet almama cezası ile,
  • Profesyonel, yetki kötüye kullanımı cezası ile,
  • OSGB, yetki iptali süreciyle karşılaşabilir.

8.13. Sonuç

İSG-KATİP, İSG profesyonellerinin görevlendirilmesini tamamen dijital ortama taşımış, belge manipülasyonu ve sahte sözleşme riskini ortadan kaldırmıştır.
Artık her atama, her süre değişikliği ve her iptal işlemi sistemde elektronik imzayla izlenebilir.
Bu durum, hem denetimlerin etkinliğini artırmış hem de işverenin yasal güvenlik zırhını güçlendirmiştir.

Görevlendirmelerini zamanında ve doğru biçimde İSG-KATİP’e işleyen işveren, hem 6331 sayılı Kanun’a uygun davranmış olur hem de olası denetim ve cezalara karşı koruma altına girer.

9. BÖLÜM: TEHLİKE SINIFI, ÇALIŞAN SAYISI VE OSGB HİZMET MODELLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİ

9.1. Giriş

İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri, işyerinin tehlike sınıfı ve çalışan sayısına göre farklı biçimlerde yürütülür.
Bu farklılıklar, işverenin yükümlülük düzeyini, hizmetin kapsamını ve hizmetin kimin tarafından (işveren, OSGB veya toplu hizmet modeliyle) sağlanacağını belirler.

Türkiye’de yürürlükte olan sistem, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile İSG Hizmetleri Yönetmeliği çerçevesinde şekillenmiştir.
Bu mevzuat, küçük işletmelerden çok tehlikeli büyük tesislere kadar her ölçekte işyerinin, kendi risk düzeyine uygun biçimde hizmet almasını amaçlar.


9.2. Yasal Temel

İşverenin İSG hizmeti sağlama yöntemleri ve bu hizmetlerin kapsamı şu düzenlemelerle belirlenmiştir:

  • 6331 sayılı Kanun:
    • Madde 6: İşveren, iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personelini görevlendirmek veya bu hizmeti dışarıdan almak zorundadır.
    • Madde 7: Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimlerinden (OSGB) hizmet alınabileceğini hükme bağlar.
    • Madde 8: Profesyonellerin belge sınıfı, işyerinin tehlike sınıfına uygun olmalıdır.
  • İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği (m.12–20):
    • Görevlendirme usulleri, OSGB yetkilendirme şartları ve hizmet paylaşım modellerini ayrıntılı biçimde düzenler.

9.3. Hizmet Modeli Seçimini Belirleyen Unsurlar

İşyerinin hangi modelle İSG hizmeti sağlayacağı üç temel unsura bağlıdır:

  1. Tehlike sınıfı (az tehlikeli, tehlikeli, çok tehlikeli)
  2. Çalışan sayısı
  3. İşyeri organizasyon kapasitesi (tam zamanlı profesyonel istihdam edebilme durumu)

Bu üç unsur birlikte değerlendirilir.
Örneğin, çok tehlikeli sınıfta 1.000 çalışanı olan bir işyerinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin tam zamanlı istihdam edilmesi gerekirken; az tehlikeli sınıfta 10 çalışanı olan bir ofis, aynı hizmeti OSGB’den kısmi süreli olarak alabilir.


9.4. Hizmet Sunum Modelleri

Mevzuata göre işveren İSG hizmetlerini şu üç modelden biriyle yerine getirebilir:

a) Kendi bünyesinde profesyonel istihdamı

İşveren, yeterli belgeye sahip uzman, hekim veya DSP’yi kadrosunda bulundurabilir.
Bu model genellikle büyük ölçekli sanayi tesislerinde tercih edilir.
Avantajları: Sürekli hizmet, kurumsal bütünlük, tam kontrol.
Dezavantajları: Yüksek maliyet, idari sorumluluk.

b) OSGB’den hizmet alınması (dış kaynak modeli)

İşveren, Bakanlıkça yetkilendirilmiş bir Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) ile sözleşme yaparak hizmeti dışarıdan temin edebilir.
Bu model, küçük ve orta ölçekli işletmelerde yaygındır.
Avantajları: Esneklik, profesyonel koordinasyon.
Dezavantajları: Kurumsal aidiyet düşüklüğü, hizmet süresi sınırlılığı.

c) Toplu hizmet modeli (OSB ve toplu işyerleri)

Organize sanayi bölgeleri veya aynı alanda faaliyet gösteren işletmeler, toplu İSG hizmet birimleri kurabilir (6331 m.6/6).
Bu durumda, birden fazla işyeri tek bir İSG organizasyonundan yararlanır.


9.5. Tehlike Sınıfına Göre Hizmet Yoğunluğu

İşyeri tehlike sınıfı, alınacak hizmetin yoğunluğunu ve sıklığını belirler.

Tehlike Sınıfı

Hizmet Modeli Eğilimi

Profesyonel Süresi (dk/çalışan/ay)

Hekim Zorunluluğu

DSP Zorunluluğu

Az Tehlikeli

OSGB veya bireysel

Uzman: 10, Hekim: 5

Evet

Hayır

Tehlikeli

OSGB / Karma

Uzman: 20, Hekim: 10

Evet

Evet

Çok Tehlikeli

Tam zamanlı veya OSGB

Uzman: 40, Hekim: 15

Evet

Evet

Yorum:
Çok tehlikeli işyerlerinde, OSGB modeli sadece küçük ölçekli işletmelerde uygulanabilir.
Büyük tesislerde ise profesyonellerin tam süreli kadrolu çalışması esastır.


9.6. Çalışan Sayısına Göre Hizmet Modeli

Çalışan sayısı, işverenin profesyonelleri tam zamanlı istihdam edip etmeyeceğini belirler.

  • 50 çalışan altı işletmeler:
    • Az veya tehlikeli sınıfta OSGB hizmeti yeterlidir.
    • 10’dan az çalışanı olan az tehlikeli işyerleri (mikro işletmeler) için devlet desteği sağlanır (6331 m.7).
  • 50–500 çalışan arası işletmeler:
    • Tehlike sınıfına göre karma model (kısmi istihdam + OSGB desteği).
  • 500 ve üzeri çalışan:
    • En az bir iş güvenliği uzmanı ve hekim tam zamanlı istihdam edilmelidir.
    • DSP görevlendirmesi zorunludur.
  • 1.000 çalışan üzeri çok tehlikeli işyerleri:
    • Hem hekim hem uzman tam süreli çalışmalı; ayrıca OSGB’den destek alınabilir.

9.7. OSGB’nin Tehlike Sınıfına Göre Sorumlulukları

OSGB’ler, hizmet verdikleri işyerinin tehlike sınıfına göre farklı nitelikte personel bulundurmak zorundadır (Yönetmelik m.19):

  • Çok tehlikeli işyerine hizmet verecek OSGB’de A sınıfı uzman bulunmalıdır.
  • Tehlikeli işyerleri için en az B sınıfı,
  • Az tehlikeli işyerleri için C sınıfı uzman yeterlidir.
    Ayrıca OSGB’ler, sundukları hizmetin kalitesinden işverenle birlikte sorumludur.

9.8. Tehlike Sınıfına Göre OSGB Hizmet Sözleşmesi Kapsamı

Bir OSGB sözleşmesi, yalnızca aşağıdaki faaliyetleri kapsayabilir:

  • İş güvenliği uzmanlığı hizmeti,
  • İşyeri hekimliği hizmeti,
  • Diğer sağlık personeli desteği,
  • Sağlık gözetimi ve eğitim hizmetleri.

Sözleşmenin kapsamı tehlike sınıfına göre genişletilir:

  • Çok tehlikeli sınıfta: Tüm hizmet kalemleri zorunlu,
  • Tehlikeli sınıfta: Uzman + hekim + DSP,
  • Az tehlikeli sınıfta: Uzman + hekim yeterli (DSP opsiyoneldir).

9.9. OSGB – İşveren İlişkisinin Hukuki Niteliği

İSG hizmetlerinin OSGB’den alınması, işverenin 6331 sayılı Kanun kapsamındaki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
İşveren; hizmetin dışarıdan alınmış olmasına rağmen, işyerinde gerekli önlemlerin alınmasından tam sorumludur (Kanun m.4/1-b).

OSGB yalnızca “teknik hizmet sağlayıcı” konumundadır.
Bu nedenle, hizmetin yetersizliği veya süre eksikliği halinde, hem OSGB hem işveren hakkında idari işlem yapılabilir.


9.10. Devlet Desteği (Küçük İşletmeler İçin)

Az tehlikeli sınıfta, 10’dan az çalışanı bulunan işyerleri, İSG hizmetlerini OSGB’den alırken devlet desteği alabilir.
Bu destek, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır (6331 m.7 ve İSG Hizmetleri Yönetmeliği m.17).

Destekten yararlanma koşulları:

  • İşyerinin NACE koduna göre az tehlikeli sınıfta olması,
  • 10’dan az sigortalı çalışan bulunması,
  • İSG-KATİP üzerinden OSGB görevlendirmesinin yapılmış olması.

Bu destek, mikro ölçekli işletmelerin İSG hizmetlerine erişimini kolaylaştırmayı amaçlar.


9.11. Hizmet Modeli Seçiminde Sık Yapılan Hatalar

  • Tehlike sınıfına uygun belgeye sahip olmayan uzmanın görevlendirilmesi,
  • OSGB sözleşmesi yapılmadan dışarıdan hizmet alınması,
  • Çalışan sayısı artmasına rağmen sürelerin güncellenmemesi,
  • DSP zorunluluğu olan sınıflarda bu personelin atanmaması,
  • OSGB’nin yetkisiz faaliyette bulunması.

Bu hatalar, hem işveren hem OSGB için idari para cezası ve yetki iptali sonucunu doğurabilir (Yönetmelik m.31).


9.12. Sonuç

İşyeri tehlike sınıfı ve çalışan sayısı, İSG hizmet modelinin seçiminde belirleyici iki parametredir.
Doğru modelin seçilmesi, hem hizmetin kalitesini artırır hem de yasal riskleri ortadan kaldırır.
OSGB sistemi, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için önemli bir destek mekanizmasıdır; ancak sorumluluk paylaşımı işvereni muaf tutmaz.

Türkiye’deki İSG yönetim sistemi, tehlike sınıfına göre ölçeklenebilir, modüler ve dijital denetlenebilir bir yapı üzerine kurulmuştur.
Bu yapı, 6331 sayılı Kanun’un öngördüğü “önleme ve risk temelli yönetim anlayışını” fiilen hayata geçirir.

10. BÖLÜM: İSG-KATİP’TE VERİ YÖNETİMİ, BİLDİRİMLER VE DENETİM SÜRECİ

10.1. Giriş

İSG-KATİP (İş Sağlığı ve Güvenliği Kayıt, Takip ve İzleme Programı), yalnızca bir görevlendirme aracı değildir; aynı zamanda İSG verilerinin toplanması, saklanması ve denetimlerde kullanılmasına imkân sağlayan ulusal bilgi sistemidir.
Bu sistem, hem işverenlerin yükümlülüklerini yerine getirmesini izlemek hem de Bakanlık denetimlerinin veri temelli yapılmasını sağlamak amacıyla geliştirilmiştir.

Veri yönetimi açısından İSG-KATİP, Türkiye’deki her işyerinin İSG durumunu sayısal olarak tanımlayan merkezi bir denetim arşivi niteliğindedir.


10.2. Yasal Dayanak

İSG-KATİP’in veri yönetimi ve kayıt yükümlülüğü aşağıdaki mevzuata dayanır:

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
    • Madde 30: İş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili her türlü kaydın tutulması, iş kazası ve meslek hastalığı bildirimlerinin yapılması ve Bakanlığa elektronik ortamda iletilmesi zorunludur.
    • Madde 31: Bakanlık, bu verileri istatistiksel analiz amacıyla kullanabilir.
  • İSG Hizmetleri Yönetmeliği (m.12, 30, 31):
    • İSG-KATİP kayıtlarının yasal geçerliliği, saklanma süresi ve denetimlerde kullanılma usulleri düzenlenmiştir.
  • Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (6698 sayılı Kanun):
    • İSG-KATİP’te tutulan verilerin korunması, yalnızca yetkili kişilerce erişilebilmesi ve güvenli biçimde işlenmesi zorunludur.

10.3. Veri Türleri

İSG-KATİP sistemi, hem idari hem de teknik nitelikte geniş bir veri havuzu oluşturur.
Bu veriler, üç temel kategoride sınıflandırılabilir:

  1. İşyeri Verileri:
    • SGK sicil numarası
    • NACE kodu (faaliyet konusu)
    • Tehlike sınıfı
    • Çalışan sayısı
    • OSGB veya bireysel hizmet bilgisi
  2. Profesyonel Veriler:
    • İş güvenliği uzmanı, hekim, DSP kimlik ve belge bilgileri
    • Belge sınıfı (A/B/C)
    • Görevlendirme süreleri, başlangıç ve bitiş tarihleri
    • Elektronik imza kayıtları
  3. Hizmet Faaliyet Verileri:
    • Eğitim, muayene, tatbikat, risk değerlendirmesi kayıtları
    • Denetim sonuçları ve müfettiş raporları
    • Fesih, iptal veya süre güncelleme geçmişi

Bu veriler, sistem tarafından otomatik olarak ilişkilendirilir; işyerinin “İSG performans profili” sayısal biçimde oluşur.


10.4. Veri Girişi ve Güncelleme Süreci

Veriler, farklı kullanıcılar tarafından sisteme girilir:

  • İşveren: Görevlendirme başlatma, onay ve fesih işlemleri
  • OSGB: Profesyonel atama ve hizmet raporu yükleme
  • Uzman / Hekim / DSP: Faaliyet raporları, eğitim kayıtları, sağlık muayene bildirimleri
  • Bakanlık Müfettişi: Denetim bulguları, eksiklik tespitleri

Sistem, verilerin doğruluğunu otomatik kontrol algoritmaları ile denetler.
Örneğin;

  • Uzmanın belge sınıfı, işyerinin tehlike sınıfına uygun değilse sistem uyarı verir.
  • Süre yetersizse “eksik hizmet” bildirimi çıkar.
  • Aynı profesyonelin aynı saatlerde birden fazla işyerinde görünmesi durumunda sistem kayıtları reddeder.

Bu sayede veri güvenliği ve bütünlüğü korunur.


10.5. Bildirim Türleri

İSG-KATİP, kullanıcılarına mevzuat gereği yapmaları gereken işlemler için bildirim üretir.
Başlıca bildirim türleri şunlardır:

  • Görevlendirme Bildirimi: Yeni sözleşme veya süre değişikliği.
  • Fesih Bildirimi: Sözleşmenin sonlandırılması veya iptali.
  • Eksik Süre Bildirimi: Hizmet süresinin mevzuata uygun olmaması.
  • Süre Sonu Uyarısı: Görevlendirme bitiş tarihinin yaklaşması.
  • Denetim Uyarısı: Müfettiş tespitleri veya Bakanlık sorgusu.

Bildirimler e-Devlet kapısı üzerinden ilgili kullanıcının ekranına düşer ve işlem yapılmazsa kayıt “uygunsuz” statüsüne geçer.


10.6. Veri Saklama ve Arşivleme Süresi

İSG-KATİP’teki tüm kayıtlar, en az 15 yıl süreyle elektronik ortamda saklanır (İSG Hizmetleri Yönetmeliği m.30).
Bu süre, iş kazası veya meslek hastalığı gibi durumlarda yargısal süreçlere delil teşkil edebilmesi için belirlenmiştir.

Saklama süresi dolduğunda, kayıtlar anonim hale getirilerek istatistiksel veri olarak tutulur.
Hiçbir kayıt manuel olarak silinemez veya değiştirilemez.


10.7. Denetim Süreci ve İSG-KATİP Entegrasyonu

Bakanlık müfettişleri, denetimlerde İSG-KATİP sistemini birincil kaynak olarak kullanır.
Denetim süreci şu adımlarla yürür:

  1. Hazırlık Aşaması:
    Müfettiş, sistemden işyerinin tehlike sınıfını, profesyonel atamalarını, son risk değerlendirmesi tarihini ve eğitim kayıtlarını inceler.
  2. Saha Denetimi:
    İşyerinde fiilen yürütülen faaliyet ile İSG-KATİP verileri karşılaştırılır.
    Faaliyet konusu veya çalışan sayısı farklıysa “veri uyuşmazlığı tespiti” yapılır.
  3. Değerlendirme Aşaması:
    Eksik süre, belgesiz profesyonel, iptali yapılmamış sözleşme veya eksik kayıt durumları tutanak altına alınır.
  4. Sonuç:
    Tespit edilen uygunsuzluklar, sistemde işaretlenir ve işverene e-Devlet üzerinden tebliğ edilir.

Bu süreç, tamamen dijital kayıtlarla yürütüldüğünden, belge manipülasyonu olasılığı ortadan kaldırılmıştır.


10.8. Denetim Türleri

İSG-KATİP verileri üzerinden yürütülen başlıca denetim türleri:

  • Planlı Denetim:
    Belirli periyotlarda yüksek riskli sektörlerde yapılan denetimler (örneğin maden, inşaat, metal).
  • Risk Odaklı Denetim:
    Sistem verilerinde eksiklik veya uyumsuzluk tespit edilen işyerlerinin öncelikli denetimi.
  • Tematik Denetim:
    Belirli bir mevzuat başlığına odaklanan (örneğin risk değerlendirmesi veya acil durum planı) kontroller.
  • Şikâyet veya İhbar Denetimi:
    Çalışan veya kurumların bildirimleri üzerine yapılan incelemeler.

Tüm denetimler sonunda oluşan raporlar İSG-KATİP sisteminde işyerinin kaydına işlenir.


10.9. Veri Doğrulama ve Çapraz Kontrol Mekanizmaları

İSG-KATİP, SGK ve e-Devlet sistemleriyle entegre çalışır.
Bu sayede:

  • Çalışan sayısı SGK bildirgesinden otomatik alınır.
  • İşyerinin NACE kodu doğrudan SGK kayıtlarından gelir.
  • Profesyonellerin yetki belgeleri, İSGGM veri tabanıyla eşleştirilir.

Bu çapraz kontrol mekanizması sayesinde, hatalı beyan veya sahte sözleşme olasılığı en aza indirilir.


10.10. Veri Gizliliği ve Sorumluluk

İSG-KATİP’te yer alan tüm veriler gizlidir ve yalnızca yetkili kullanıcılar tarafından görüntülenebilir.
Kişisel verilerin korunması ilkeleri gereğince:

  • Profesyoneller, yalnızca kendi görevli oldukları işyerlerinin bilgilerine erişebilir.
  • OSGB’ler, yalnızca hizmet verdikleri işyerlerinin verilerini görebilir.
  • Müfettişler, yalnızca denetim yetki alanlarına giren kayıtları inceleyebilir.

Veri güvenliği ihlali durumunda, KVKK m.18 ve İSG Hizmetleri Yönetmeliği m.31 hükümlerine göre idari ve cezai işlem yapılır.


10.11. Bakanlık Analiz ve Raporlama Kullanımları

İSG-KATİP verileri, aynı zamanda ulusal istatistiksel analizlerin temelini oluşturur.
Bakanlık bu verileri kullanarak:

  • Sektörel iş kazası oranlarını,
  • Tehlike sınıfına göre profesyonel yoğunluğunu,
  • OSGB performansını,
  • Eğitim ve muayene oranlarını,
    belirli aralıklarla analiz eder.

Bu analizler, yıllık “İSG Durum Raporu” ve “Ulusal İSG Politika Belgesi” çalışmalarında kullanılır.


10.12. Sonuç

İSG-KATİP’in veri yönetim sistemi, Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarında şeffaflık, doğruluk ve denetlenebilirlik ilkelerini kalıcı hale getirmiştir.
Artık her işyeri, risk düzeyi, görevlendirme süresi, eğitim periyodu ve sağlık gözetimi verisiyle dijital olarak tanımlanmakta; denetimler kayıt temelli yürütülmektedir.

Bu yapı, yalnızca mevzuata uyumu kolaylaştırmakla kalmamış, aynı zamanda önleyici İSG kültürünün dijitalleşmesini de sağlamıştır.
İSG-KATİP; işyerlerinin geçmişinden geleceğine uzanan, risk yönetiminin en güvenilir ulusal arşividir.

11. BÖLÜM: TEHLİKE SINIFI DEĞİŞİKLİĞİ, BİLDİRİM VE UYGULAMA SÜREÇLERİ

11.1. Giriş

İşyeri tehlike sınıfı, işletmenin faaliyet türüne göre belirlenir; ancak bu faaliyet zaman içinde değişebilir.
Yeni bir üretim hattı kurulması, farklı bir hizmet alanına geçilmesi veya yan faaliyetlerin öne çıkması durumunda işyerinin tehlike sınıfı değişebilir.
Bu değişiklik yalnızca idari bir güncelleme değildir; iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin, uzman sınıflarının ve eğitim planlarının tamamını etkiler.

Dolayısıyla işverenin, faaliyet değişikliklerini doğru ve zamanında bildirmesi hukuki bir zorunluluktur.


11.2. Yasal Dayanak

Tehlike sınıfı değişiklik süreci aşağıdaki mevzuat hükümlerine dayanır:

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
    • Madde 9: İşyerleri, yapılan asıl iş dikkate alınarak tehlike sınıflarına ayrılır.
    • Madde 26: Tehlike sınıfına ilişkin yanlış beyan, idari para cezası gerektirir.
  • İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği (26.12.2012 / RG: 28509)
    • Madde 6: Tehlike sınıfı, SGK tescilindeki NACE koduna göre belirlenir.
    • Madde 7: Faaliyet değişikliği olması hâlinde, işverenin Bakanlığa bildirimde bulunması zorunludur.
    • Madde 8: İtiraz veya değişiklik talepleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından değerlendirilir.
  • İSG Hizmetleri Yönetmeliği (m.12–15):
    • Görevlendirme süreleri, belge sınıfı ve profesyonel görevlendirmeleri tehlike sınıfına göre belirlenir.

11.3. Tehlike Sınıfı Değişikliğine Yol Açan Durumlar

Bir işyerinin tehlike sınıfı aşağıdaki nedenlerle değişebilir:

  1. Faaliyet konusunun değişmesi:
    Örneğin; büro hizmetleri (az tehlikeli) faaliyetinden gıda üretimine (tehlikeli) geçilmesi.
  2. Yeni üretim hattı veya proses eklenmesi:
    Mevcut işin niteliğini değiştiren yeni kimyasal, fiziksel veya mekanik işlemlerin başlaması.
  3. Yan faaliyetin asıl faaliyete dönüşmesi:
    Yardımcı işlerin (örneğin boya atölyesi) üretimin ana unsuru haline gelmesi.
  4. Faaliyetin alt sektör değişikliği:
    NACE kodunun alt düzeyde (örneğin 25.11’den 25.12’ye) revize edilmesi.

Bu tür değişikliklerde işverenin SGK nezdinde NACE kodunu güncellemesi ve durumu 15 gün içinde Bakanlığa bildirmesi gerekir (Tebliğ m.7).


11.4. Bildirim Süreci ve Sorumluluk

Tehlike sınıfı değişikliğinde izlenecek resmi süreç şu şekildedir:

  1. Faaliyet değişikliğinin SGK’ya bildirilmesi:
    İşveren, yeni faaliyeti SGK e-bildirge sisteminden tescil ettirir.
  2. İSG-KATİP sisteminde otomatik güncelleme:
    SGK kayıtları, İSG-KATİP’e otomatik yansır; sistem yeni NACE koduna göre tehlike sınıfını yeniden belirler.
  3. Profesyonel görevlendirmelerin kontrolü:
    Yeni tehlike sınıfı, mevcut uzman veya hekimin belge düzeyini karşılamıyorsa sistem uyarı verir ve sözleşme geçersiz hale gelir.
  4. Yeni görevlendirme yapılması:
    İşveren, yeni sınıfa uygun belgeye sahip profesyonelleri İSG-KATİP üzerinden görevlendirir.
  5. Risk değerlendirmesinin yenilenmesi:
    Faaliyet değişikliğinden itibaren en geç 30 gün içinde risk değerlendirmesi yeniden yapılmalıdır (Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği m.12).
  6. İSG Kurulu ve Acil Durum Planı güncellemesi:
    Yeni tehlike sınıfına göre kurulun yapısı, toplantı periyotları ve tatbikat planı güncellenir.

11.5. Tehlike Sınıfı Değişikliğinin İSG Hizmetlerine Etkisi

Değişiklik yalnızca sınıf adını değiştirmez; işyerinin İSG organizasyonu tamamen yeniden yapılandırılır:

Alan

Değişiklik Etkisi

İSG profesyoneli sınıfı

Yeni tehlike sınıfına göre uzman/hekimin belge düzeyi değişir.

Çalışma süreleri

Dakika/çalışan/ay katsayıları yeniden hesaplanır.

Eğitim süresi ve periyodu

Yeni sınıfa uygun olarak 8–16 saat arasında belirlenir.

Sağlık muayene sıklığı

Az tehlikeliden çok tehlikeliye geçişte yılda bire düşer.

Risk değerlendirmesi

Yeniden yapılması zorunludur.

Acil durum planı

Tehlike sınıfına göre tatbikat periyodu değişir.

Örnek:
Bir yazılım firması (az tehlikeli) ofis katında kimyasal temizlik laboratuvarı kurduğunda, işyeri artık “tehlikeli sınıf” kapsamına girer.
Bu durumda, C sınıfı uzman yerine B sınıfı uzman ve DSP görevlendirilmelidir.


11.6. İSG-KATİP Üzerinde Değişiklik Süreci

İSG-KATİP, SGK kayıtlarındaki NACE kodu değişikliğini otomatik algılar.
Sistem, aşağıdaki işlemleri kullanıcı onayı olmadan başlatır:

  • Eski sınıfa ait aktif görevlendirmeleri askıya alır,
  • Yeni tehlike sınıfına uygun olmayan profesyoneller için uyarı mesajı üretir,
  • Eksik hizmet süresi varsa “uygunsuzluk” statüsü verir.

İşverenin, sistem uyarısı aldıktan sonra en geç 15 gün içinde yeni görevlendirmeleri yapması gerekir.
Bu süre sonunda atama yapılmazsa, işyeri “İSG hizmeti almayan” statüsüne düşer.


11.7. Bakanlığa Başvuru ve Değerlendirme

İşveren, tehlike sınıfının hatalı belirlendiğini veya sistemde yanlış güncellendiğini düşünüyorsa, İSGGM’ye (İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü) başvurabilir.

Başvuru dilekçesinde aşağıdaki belgeler yer almalıdır:

  • SGK işyeri tescil belgesi,
  • Ticaret sicil gazetesi (faaliyet tanımı),
  • Faaliyet konusunu açıklayan detaylı rapor,
  • İşyerinin üretim veya hizmet sürecini gösteren belgeler (fotoğraf, akış diyagramı vb.).

Bakanlık, gerekli görürse yerinde inceleme yapar.
İnceleme sonunda:

  • Tehlike sınıfı değiştirilir ve Tebliğ ekinde güncellenir,
  • Veya mevcut sınıfın doğru olduğu bildirilir.

Karar, işverene elektronik ortamda tebliğ edilir.


11.8. Tehlike Sınıfı Değişikliğinde İtiraz ve Karar Süresi

İtirazların sonuçlandırılma süresi genellikle 30 gündür (Tebliğ m.8/2).
İtiraz kabul edilirse, İSG-KATİP sistemi yeni tehlike sınıfını otomatik olarak işler ve geçmiş kayıtlar tarihi itibarıyla güncellenir.

Ancak işveren, değişiklik kesinleşmeden önce eski sınıf üzerinden hizmet almaya devam edebilir.
Kararın geriye yürütülmesi yalnızca Bakanlık onayıyla mümkündür.


11.9. Tehlike Sınıfı Değişikliğinde Risk Yönetimi Yaklaşımı

İşyeri, faaliyet değişikliğini planladığı aşamada dahi önceden risk değerlendirmesi revizyonu yapmalıdır.
Bu yaklaşım, yeni faaliyet başlamadan olası risklerin öngörülmesini sağlar.
Uygulamada bu süreç “proaktif risk yönetimi” olarak adlandırılır.

Ayrıca, değişiklik sonrası ilk üç ay içinde:

  • Yeni iş ekipmanlarının kontrolü,
  • Çalışanlara ek eğitim verilmesi,
  • Acil durum senaryolarının revizyonu yapılmalıdır.

Bu işlemler yapılmazsa, Bakanlık denetiminde “risk değerlendirmesi güncellenmemiş” tespiti yapılabilir.


11.10. Sık Yapılan Hatalar

  • SGK kayıtları güncellendiği halde İSG-KATİP’te profesyonel görevlendirmelerin değiştirilmemesi,
  • Faaliyet değişikliğine rağmen risk değerlendirmesinin eski haliyle bırakılması,
  • NACE kodunun eksik veya yanlış beyan edilmesi,
  • Değişiklik sonrası çalışanlara yeni sınıfa uygun eğitim verilmemesi,
  • OSGB sözleşmesinin yeni sınıf koşullarına uyarlanmaması.

Bu durumlar, 6331 m.26 uyarınca idari para cezası ve müfettiş denetiminde uygunsuzluk tutanağı ile sonuçlanır.


11.11. İdari Yaptırımlar

Tehlike sınıfı değişikliğine ilişkin yükümlülüklerin ihlali durumunda uygulanacak cezalar:

  • Yanlış sınıf beyanı veya bildirim yapılmaması: 6331 m.26/a
  • Yanlış belge sınıfı profesyonel görevlendirmesi: m.26/b
  • Risk değerlendirmesinin yenilenmemesi: m.26/d
  • Fesih yapılmadan devam eden sözleşme: Yönetmelik m.31

Cezalar, işyerinin tehlike sınıfına göre artan oranlarda uygulanır.


11.12. Sonuç

Tehlike sınıfı değişikliği, işyerinin İSG sisteminde yapısal dönüşüm anlamına gelir.
Her yeni faaliyet, farklı bir risk profili yaratır; dolayısıyla uzmanlık düzeyi, sağlık hizmet yoğunluğu ve eğitim gereklilikleri de değişir.

Bu nedenle işverenin, SGK bildiriminden itibaren tüm süreci İSG-KATİP üzerinden güncellemesi; risk değerlendirmesini, acil durum planını ve profesyonel görevlendirmelerini yeni sınıfa uygun hale getirmesi gerekir.
Bu yalnızca mevzuata uyum değil, önleyici güvenlik yönetiminin sürekliliği açısından da zorunludur.

12. BÖLÜM: TEHLİKE SINIFI, DENETİM ÖNCELİĞİ VE İDARİ PARA CEZALARI ARASINDAKİ İLİŞKİ

12.1. Giriş

İşyeri tehlike sınıfı yalnızca risk düzeyini belirlemez; aynı zamanda devlet denetimlerinin sıklığını ve idari yaptırımların ağırlığını da etkiler.
Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği denetim sistemi, risk esaslı bir önceliklendirme modeli üzerine kuruludur.
Bu modelde; çok tehlikeli sınıftaki işyerleri, Bakanlık müfettişleri tarafından öncelikli olarak denetlenir ve mevzuata aykırılık durumlarında daha yüksek ceza oranlarına tabi olur.

Bu bölümde, tehlike sınıfının denetim önceliği, müfettiş değerlendirme süreci ve 6331 sayılı Kanun uyarınca uygulanan idari yaptırımlar üzerindeki etkisi incelenecektir.


12.2. Yasal Dayanak

Denetim ve idari yaptırımlara ilişkin yasal çerçeve, aşağıdaki düzenlemelerle belirlenmiştir:

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
    • Madde 24: İşyerlerinde iş müfettişleri tarafından teftiş yapılır.
    • Madde 25: Teftişte tespit edilen aykırılıklar tutanakla belirlenir.
    • Madde 26: Mevzuata aykırılıklar halinde uygulanacak idari para cezaları düzenlenmiştir.
    • Madde 30: Kayıt ve bildirim yükümlülüklerinin ihlali de ceza kapsamındadır.
  • İş Teftiş Tüzüğü (RG: 31.01.2003 / 25009):
    • Denetimlerin risk temelli planlanacağı hükmünü getirir.
  • İSG Hizmetleri Yönetmeliği (m.31):
    • Profesyonellerin ve OSGB’lerin yükümlülük ihlallerine ilişkin yaptırımları düzenler.

12.3. Risk Esaslı Denetim Yaklaşımı

Türkiye’de İSG denetimleri, “risk esaslı denetim sistemi” adı verilen modelle yürütülür.
Bu sistemde, denetim sıklığı ve derinliği işyerinin tehlike sınıfı, çalışan sayısı ve geçmiş kaza istatistiklerine göre belirlenir.

Temel prensip:

Risk düzeyi ne kadar yüksekse, denetim sıklığı ve ceza miktarı da o kadar artar.

Bakanlık her yıl hazırladığı “Ulusal İSG Denetim Planı” kapsamında işyerlerini şu öncelik sırasına göre değerlendirir:

  1. Çok tehlikeli sınıftaki işyerleri
  2. Tehlikeli sınıftaki işyerleri
  3. Az tehlikeli sınıftaki işyerleri

Bu sıralama, İSG-KATİP verileri ve SGK kaza istatistikleri temel alınarak oluşturulur.


12.4. Denetim Önceliğinin Belirlenmesinde Kullanılan Kriterler

Denetim planlamasında yalnızca tehlike sınıfı değil, aşağıdaki kriterler de dikkate alınır:

  1. İş kazası sıklık oranı (SKO)
  2. Ölümlü veya ağır yaralanmalı kaza geçmişi
  3. Çalışan sayısı
  4. Faaliyet türü (maden, inşaat, kimya gibi yüksek riskli sektörler)
  5. İSG-KATİP verilerinde eksiklik veya uyumsuzluk bulunması
  6. Risk değerlendirmesi ve eğitim kayıtlarının yenilenme durumu

Bu kriterlere göre her işyeri için “Denetim Öncelik Skoru (DÖS)” oluşturulur.
Çok tehlikeli sınıfta yer alan ve geçmişte kaza bildirimi yapılmış işyerleri bu skorun en yüksek düzeyindedir.


12.5. Müfettiş Denetim Süreci

İSG denetimleri, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı bünyesindeki iş müfettişleri tarafından yürütülür.
Denetim süreci genellikle şu aşamalardan oluşur:

  1. Hazırlık:
    • Müfettiş, İSG-KATİP kayıtlarını inceler.
    • Uzman, hekim, DSP görevlendirmelerini ve sürelerini kontrol eder.
  2. Saha İncelemesi:
    • İşyerinde risk değerlendirmesi, acil durum planı, eğitim belgeleri ve sağlık kayıtları incelenir.
    • Faaliyet ile NACE kodu uyumlu mu, kontrol edilir.
  3. Tespit:
    • Eksik veya yanlış uygulamalar tutanakla belirlenir.
  4. Değerlendirme ve Tebliğ:
    • İşverene, tespit edilen aykırılıkların giderilmesi için 30 gün süre tanınır (6331 m.25/1).
    • Bu süre sonunda eksiklik devam ederse idari para cezası uygulanır.

Denetim raporları, Bakanlık veri tabanına işlenir ve işyerinin İSG denetim profili güncellenir.


12.6. Tehlike Sınıfına Göre Denetim Sıklığı

Aşağıdaki tablo, tehlike sınıfına göre denetim planlama sıklığını göstermektedir:

Tehlike Sınıfı

Planlı Denetim Sıklığı

Öncelik Düzeyi

Çok Tehlikeli

Her yıl en az bir kez

1. derece öncelik

Tehlikeli

2 yılda bir

2. derece öncelik

Az Tehlikeli

3 yılda bir veya risk esaslı tarama

3. derece öncelik

Ancak iş kazası yaşanması, ihbar gelmesi veya riskli faaliyet tespiti hâlinde bu süreler kısaltılabilir.


12.7. Tehlike Sınıfına Göre İdari Para Cezaları

6331 sayılı Kanun’un 26. maddesi, idari yaptırımların uygulanma esaslarını düzenler.
Ceza miktarları, işyerinin tehlike sınıfına göre artırımlı olarak uygulanır.

İhlal Türü

Az Tehlikeli

Tehlikeli

Çok Tehlikeli

Uzman/hekimi görevlendirmemek

Temel ceza × 1

Temel ceza × 1,25

Temel ceza × 1,5

Risk değerlendirmesi yapmamak

Temel ceza × 1

Temel ceza × 1,25

Temel ceza × 1,5

Çalışanlara eğitim vermemek

Temel ceza × 1

Temel ceza × 1,25

Temel ceza × 1,5

Acil durum planı hazırlamamak

Temel ceza × 1

Temel ceza × 1,25

Temel ceza × 1,5

İş kazasını bildirmemek

Temel ceza × 1

Temel ceza × 1,5

Temel ceza × 2

Bu katsayılar, işyerinin risk potansiyeline göre caydırıcılık sağlamak amacıyla belirlenmiştir.


12.8. OSGB ve Profesyonellere Uygulanan Cezalar

İSG profesyonelleri ve OSGB’ler de mevzuata aykırı davranışları hâlinde idari yaptırımlara tabi tutulur (İSG Hizmetleri Yönetmeliği m.31):

  • Hatalı kayıt veya sahte görevlendirme yapılması,
  • Eksik süreyle hizmet verilmesi,
  • Belge sınıfına uygun olmayan işyerinde görev alınması,
  • Hizmet raporlarının gerçeğe aykırı düzenlenmesi.

Bu durumlarda Bakanlık:

  • Uyarı cezası,
  • Belge geçici askıya alma,
  • Yetki iptali (OSGB için),
  • İdari para cezası uygulayabilir.

12.9. Denetimlerde Tespit Edilen Tipik İhlaller

Müfettiş denetimlerinde en sık karşılaşılan aykırılıklar:

  1. İSG-KATİP’te görevlendirme yapılmadan fiili hizmet alınması,
  2. Uzmanın işyerinde bulunma süresinin eksik olması,
  3. Risk değerlendirmesinin güncel olmaması,
  4. Eğitimlerin belgelendirilmemesi,
  5. Tehlike sınıfına uygun profesyonel atanmaması,
  6. OSGB sözleşmesinin süresinin dolmasına rağmen yenilenmemesi,
  7. Faaliyet değişikliğinin bildirilmemesi.

Bu ihlallerin tamamı 6331 m.26 kapsamında idari yaptırım nedenidir.


12.10. İdari Para Cezalarının Uygulanma Usulü

Cezalar, müfettiş raporuna dayanılarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından uygulanır.
İşverene tebligat yapıldıktan sonra:

  • 15 gün içinde itiraz edilebilir (Kabahatler Kanunu m.27),
  • Ödeme yapılmazsa ceza, vergi dairelerince tahsil edilir,
  • Cezanın ödenmesi, tehlike sınıfı değişikliği veya hizmet yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

12.11. Tehlike Sınıfı ve Caydırıcılık İlkesi

İdari cezaların tehlike sınıfına göre farklılaştırılması, orantılılık ilkesine dayanır.
Çok tehlikeli sınıfta alınmayan bir önlem, ölümcül kazaya neden olabileceği için; bu tür ihlallerde ceza daha yüksek tutulur.
Bu yaklaşım, önleme kültürünü teşvik eden bir mali denetim mekanizmasıdır.


12.12. Denetim Sonuçlarının İSG-KATİP’e Yansıması

Denetim sonucunda tespit edilen her uygunsuzluk, İSG-KATİP sistemine işlenir.
Sistem, bu verileri işyerinin “İSG Uygunluk Profili”ne ekler.
Aynı ihlalin tekrar etmesi durumunda, sistem işyerini “yüksek riskli” statüsüne taşır.
Bu statüdeki işyerleri, otomatik olarak bir sonraki denetim planına dahil edilir.


12.13. Sonuç

Tehlike sınıfı, işyerinin yalnızca güvenlik seviyesini değil, aynı zamanda devletin denetim önceliğini ve ceza politikasını da belirler.
Bu sistem, 6331 sayılı Kanun’un risk temelli yapısının somut bir uzantısıdır.
Çok tehlikeli işyerlerinde alınmayan her önlem, yüksek idari maliyet ve cezayla sonuçlanır; az tehlikeli işyerlerinde ise rehberlik ve bilgilendirme ön plandadır.

Dolayısıyla işverenler için en doğru yaklaşım, denetimden önce önlem almak, cezadan önce sistem kurmaktır.
Gerçek güvenlik kültürü, ceza tehdidiyle değil; doğru sınıflandırma, düzenli kayıt ve sürekli iyileştirme ile oluşur.

13. BÖLÜM: TEHLİKE SINIFINA GÖRE EĞİTİM, SAĞLIK GÖZETİMİ VE ACİL DURUM YÖNETİMİ UYGULAMALARI

13.1. Giriş

İşyeri tehlike sınıfı yalnızca risk düzeyini değil, aynı zamanda işyerinde verilmesi gereken eğitimlerin süresini, sağlık gözetimi periyotlarını ve acil durum planlarının kapsamını doğrudan belirler.
Bu üç unsur, 6331 sayılı Kanun’un uygulama omurgasını oluşturur:

  • Eğitim, önleyici bilinç kazandırır,
  • Sağlık gözetimi, erken teşhis sağlar,
  • Acil durum yönetimi, zararın sınırlandırılmasını güvenceye alır.

Bu bölümde, işyerinin tehlike sınıfına göre bu üç temel alanın nasıl yapılandırıldığı detaylandırılacaktır.


13.2. Yasal Dayanak

İşyeri tehlike sınıfına göre eğitim, sağlık gözetimi ve acil durum planlarına ilişkin düzenlemeler aşağıdaki mevzuatlarda yer almaktadır:

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
    • Madde 11: Acil durum planı hazırlama yükümlülüğü
    • Madde 15: Sağlık gözetimi zorunluluğu
    • Madde 17: Çalışanların eğitimi yükümlülüğü
  • Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik (15.05.2013 / RG: 28648)
  • İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik (20.07.2013 / RG: 28713)
  • İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik (18.06.2013 / RG: 28681)

Bu üç yönetmelik birlikte uygulandığında, her işyerinin tehlike sınıfına göre kapsamlı bir İSG planı oluşturulur.


13.3. Tehlike Sınıfına Göre Eğitim Süreleri

Eğitim süresi ve tekrarlanma periyotları, işyerinin tehlike sınıfına göre belirlenmiştir (Eğitim Yönetmeliği m.11):

Tehlike Sınıfı

Eğitim Süresi (kişi başı, saat)

Tekrar Sıklığı

Az Tehlikeli

8 saat

3 yılda bir

Tehlikeli

12 saat

2 yılda bir

Çok Tehlikeli

16 saat

Yılda bir

Eğitim Konuları:

  1. Genel İSG kuralları ve yasal haklar
  2. İşe özgü riskler
  3. KKD (Kişisel Koruyucu Donanım) kullanımı
  4. Acil durum ve tahliye
  5. İş kazası bildirimi ve ilk yardım

Not: Yeni işe başlayan çalışan, işe başlamadan önce bu eğitimi almak zorundadır (Eğitim Yönetmeliği m.6).


13.4. Eğitim Yöntemi ve Belgelendirme

Eğitimler, iş güvenliği uzmanı veya yetkili OSGB tarafından planlanır.
Eğitim sonunda çalışanlara “Eğitim Katılım Belgesi” verilir; bu belge 15 yıl süreyle saklanır (Eğitim Yönetmeliği m.12).

İSG-KATİP sistemi, eğitim kayıtlarını dijital olarak tutabilir.
Eğitim tarihleri, katılımcı listeleri ve konular sistemde işlendiğinde, Bakanlık denetimlerinde doğrudan kontrol edilebilir hale gelir.


13.5. Sağlık Gözetimi: Tehlike Sınıfına Göre Farklar

Sağlık gözetimi, çalışanların işe girişlerinde, periyodik olarak ve işe dönüşlerinde yapılır (6331 m.15).
Periyodik muayene sıklığı tehlike sınıfına göre değişir:

Tehlike Sınıfı

Periyodik Muayene Sıklığı

Az Tehlikeli

5 yılda bir

Tehlikeli

3 yılda bir

Çok Tehlikeli

1 yılda bir

Ayrıca, toz, gürültü, kimyasal, radyasyon gibi etkenlerin bulunduğu ortamlarda özel muayeneler daha sık yapılır (İşyeri Hekimi Yönetmeliği m.15).

Muayene Kapsamı:

  • Anamnez ve fizik muayene
  • Göz, işitme, solunum testleri
  • Kan, idrar, akciğer grafisi gibi laboratuvar tetkikleri
  • Riskli meslek hastalıklarına yönelik taramalar

Sonuçlar işyeri sağlık biriminde saklanır ve çalışanların kişisel sağlık dosyasına işlenir.


13.6. Sağlık Gözetimi Kapsamında Risk Grupları

Sağlık gözetiminde çalışanlar üç ana risk grubuna ayrılır:

  1. A Grubu: Tozlu, kimyasal, biyolojik ajan bulunan işler (çok tehlikeli sınıf)
  2. B Grubu: Mekanik ve fiziksel risklerin yoğun olduğu işler (tehlikeli sınıf)
  3. C Grubu: Büro, eğitim, danışmanlık gibi düşük riskli işler (az tehlikeli sınıf)

Bu sınıflandırma, muayene aralıklarının belirlenmesinde esas alınır.


13.7. Acil Durum Planı ve Tehlike Sınıfı İlişkisi

Her işyeri, İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre acil durum planı hazırlamak zorundadır.
Bu plan, tehlike sınıfına göre farklı kapsamda hazırlanır (Yönetmelik m.8):

Tehlike Sınıfı

Tatbikat Sıklığı

Plan Güncelleme Sıklığı

Az Tehlikeli

3 yılda bir

6 yılda bir

Tehlikeli

2 yılda bir

4 yılda bir

Çok Tehlikeli

Yılda bir

2 yılda bir

Acil Durum Planı Kapsamı:

  • Yangın, patlama, doğal afet, kimyasal sızıntı senaryoları
  • Kaçış yolları ve toplanma alanları
  • Acil durum ekipleri (söndürme, kurtarma, ilk yardım)
  • Tatbikat raporları ve iyileştirme planları

Çok tehlikeli işyerleri, yılda en az bir defa tatbikat yaparak kayıt altına almak zorundadır.


13.8. İSG-KATİP’te Eğitim, Sağlık ve Acil Durum Kayıtları

İSG-KATİP sistemi;

  • Eğitim tarihlerini,
  • Sağlık muayenesi raporlarını,
  • Acil durum tatbikatlarını
    elektronik kayıt olarak izler.

Bu kayıtlar, iş müfettişlerinin denetim ekranına yansır.
Eksik kayıt, sistemde “uygunsuzluk” olarak görünür ve işveren otomatik uyarı alır.


13.9. Sağlık Gözetimi ve Meslek Hastalığı Bildirimi

İşyeri hekimi, sağlık gözetimi sırasında şüpheli meslek hastalığı tespit ederse, İSG-KATİP ve SGK üzerinden elektronik bildirim yapmak zorundadır (İşyeri Hekimi Yönetmeliği m.15/5).
Bu bildirim yapılmazsa, işveren ve hekim 6331 m.26 uyarınca cezai sorumluluk altına girer.


13.10. Eğitim ve Sağlık Gözetimi Arasındaki Bağlantı

Eğitim ve sağlık gözetimi süreçleri birbirini tamamlar.
Eğitimler, çalışanların risk farkındalığını artırırken; sağlık muayeneleri, bu risklerin fizyolojik etkilerini izler.
Tehlike sınıfı yükseldikçe, hem eğitim sıklığı hem sağlık gözetimi yoğunluğu artar.
Bu sistem, önleme-haber verme-koruma zinciri içinde çalışır.


13.11. Denetimlerde Tipik Bulgular

Müfettişler, denetimlerde aşağıdaki eksiklikleri sıkça tespit eder:

  • Eğitimlerin periyodik tekrarlanmadığı,
  • Sağlık muayenelerinin güncel olmadığı,
  • Acil durum planlarının tatbikatla doğrulanmadığı,
  • Yeni işe giren çalışanların eğitim almadan çalıştırıldığı.

Bu eksiklikler, tehlike sınıfına göre artırımlı idari cezalara konu olur (6331 m.26).


13.12. Sonuç

Tehlike sınıfı, işyerinin önleyici sağlık ve güvenlik sisteminin temposunu belirler.
Az tehlikeli sınıfta eğitim üç yılda bir yapılabilirken, çok tehlikeli sınıfta her yıl yenilenmelidir.
Sağlık gözetimi ve acil durum tatbikatları da aynı ritmi izler.

Bu yapı, işyerinde dinamik bir İSG kültürü yaratır: sürekli öğrenme, sürekli kontrol ve sürekli iyileştirme.
Dolayısıyla işverenin görevi yalnızca mevzuata uymak değil; işyerinin tehlike sınıfına uygun olarak eğitim, sağlık ve acil durum zincirini eksiksiz kurmaktır.

14. BÖLÜM: TEHLİKE SINIFINA GÖRE RİSK DEĞERLENDİRMESİ YENİLEME PERİYOTLARI VE UYGULAMA ESASLARI

14.1. Giriş

Risk değerlendirmesi, iş sağlığı ve güvenliği yönetiminin merkezi mekanizmasıdır.
Bir işyerinde hangi tehlikelerin bulunduğu, bunların kimleri etkileyebileceği, hangi önlemlerin alınması gerektiği ve hangi sıklıkla kontrol edileceği bu analizle belirlenir.
İşyerinin tehlike sınıfı, risk değerlendirmesinin hem derinliğini hem de yenilenme sıklığını doğrudan belirler.

Bu bölümde, 6331 sayılı Kanun ve İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği çerçevesinde, tehlike sınıfına göre risk değerlendirmesi süreçleri ele alınacaktır.


14.2. Yasal Dayanak

Risk değerlendirmesine ilişkin temel mevzuat:

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
    • Madde 10: İşveren, işyerinde risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür.
    • Madde 26: Risk değerlendirmesi yapılmaması hâlinde idari para cezası uygulanır.
  • İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği (29.12.2012 / RG: 28512)
    • Madde 5: Risk değerlendirmesinin tehlike sınıfına ve işin niteliğine uygun yapılması zorunludur.
    • Madde 12: Yenileme periyotlarını ve özel durumlarda yeniden değerlendirme koşullarını düzenler.

14.3. Risk Değerlendirmesinin Amacı ve Kapsamı

Risk değerlendirmesinin temel amacı, işyerinde bulunan tüm tehlikeleri önceden tespit etmek, bunların olası zararlarını analiz etmek ve koruyucu önlemleri planlamaktır.
Bu analiz, sadece tehlikeleri sıralamakla kalmaz;

  • riskin büyüklüğünü (olasılık × şiddet),
  • mevcut kontrol önlemlerinin yeterliliğini,
  • alınması gereken ek önlemleri belirler.

Yönetmelik m.7 uyarınca, risk değerlendirmesi şu alanları kapsar:

  1. Fiziksel tehlikeler (gürültü, titreşim, sıcaklık, ışık)
  2. Kimyasal tehlikeler (gaz, buhar, çözücü, toz)
  3. Biyolojik etkenler
  4. Ergonomik riskler
  5. Psikososyal etmenler (stres, vardiya, mobbing)
  6. Elektrik, yangın, patlama riskleri

14.4. Tehlike Sınıfına Göre Yenileme Periyotları

Risk değerlendirmesinin tekrarlanma sıklığı, işyerinin tehlike sınıfına göre belirlenmiştir (Yönetmelik m.12):

Tehlike Sınıfı

Yenileme Periyodu

Az Tehlikeli

En geç 6 yılda bir

Tehlikeli

En geç 4 yılda bir

Çok Tehlikeli

En geç 2 yılda bir

Bu süreler, olağan koşullar altında geçerlidir.
Ancak işyerinde önemli değişiklikler yaşanırsa (örneğin yeni makine kurulumu, proses değişikliği, kaza, yangın, vb.), değerlendirme bu süre dolmadan hemen yenilenmelidir.


14.5. Yenileme Gerektiren Durumlar

Risk değerlendirmesi aşağıdaki hallerde süreye bakılmaksızın yeniden yapılır (Yönetmelik m.12/2):

  1. İşyerinde önemli değişiklik (proses, iş akışı, kimyasal, ekipman vb.)
  2. Yeni mevzuat yürürlüğe girmesi
  3. İş kazası, meslek hastalığı veya ramak kala olay yaşanması
  4. Yeni teknoloji veya üretim yöntemi uygulanması
  5. İşyerinin taşınması veya genişletilmesi
  6. İş organizasyonunun değişmesi
  7. Acil durum planının yenilenmesini gerektiren risk değişimi

Bu durumlarda işveren, değişiklik tarihinden itibaren en geç 30 gün içinde yeni risk değerlendirmesini tamamlamakla yükümlüdür.


14.6. Tehlike Sınıfına Göre Risk Değerlendirme Derinliği

Risk değerlendirmesinin derinliği, tehlike sınıfı yükseldikçe artar.

Tehlike Sınıfı

Analiz Derinliği

Metodoloji Örneği

Az Tehlikeli

Temel kontrol listesi

Kontrol Listesi / Gözlem Formu

Tehlikeli

Orta düzey nicel analiz

5×5 Risk Matrisi / L Tipi Analiz

Çok Tehlikeli

Ayrıntılı nicel analiz

HAZOP, FMEA, FTA, Bow-Tie

Çok tehlikeli sınıfta, kimyasal reaksiyon, yüksek enerji veya basınç içeren proseslerde mühendislik tabanlı metodolojiler (örneğin HAZOP) kullanılması önerilir.


14.7. Risk Değerlendirmesi Ekibi

Yönetmelik m.8’e göre risk değerlendirmesi, işveren tarafından oluşturulan bir ekip tarafından yapılır.
Ekipte asgari olarak şu kişiler yer alır:

  • İşveren veya vekili
  • İş güvenliği uzmanı
  • İşyeri hekimi
  • Çalışan temsilcisi
  • Destek elemanı (örneğin yangın ekibi üyesi)

İşyerinde alt işveren varsa, alt işverenin İSG temsilcisi de sürece dahil edilir.
Bu ekip, değerlendirme sonuçlarını imzalar ve kayıt altına alır.


14.8. Risk Değerlendirmesi Süreci

Risk değerlendirmesi beş aşamada yürütülür:

  1. Hazırlık: İşyerinin bölümleri, proses akışı ve mevcut önlemler belirlenir.
  2. Tehlikelerin tanımlanması: Gözlem, ölçüm ve çalışan görüşleriyle veri toplanır.
  3. Risk analizinin yapılması: Olasılık ve şiddet çarpımı ile risk puanları hesaplanır.
  4. Kontrol önlemlerinin planlanması: Öncelik sırasına göre (önleme, azaltma, izleme) karar alınır.
  5. Raporlama ve izleme: Rapor imzalanır, İSG-KATİP veya işyeri arşivine kaydedilir.

14.9. Risk Değerlendirmesinin İSG-KATİP Entegrasyonu

İSG-KATİP sistemi, her işyerinin son risk değerlendirmesi tarihini ve geçerlilik süresini izler.
Sisteme yüklenen raporlar şunları içerir:

  • Risk değerlendirmesi tarihi
  • Sorumlu ekip üyeleri
  • Tehlike sınıfı
  • Yenileme planı
  • Alınan önlemler listesi

Süre dolduğunda sistem otomatik uyarı üretir.
Bu uyarı dikkate alınmazsa, işyeri denetimlerde “risk değerlendirmesi geçersiz” statüsüne düşer.


14.10. Denetimlerde Tipik Tespitler

Müfettiş denetimlerinde sık görülen uygunsuzluklar:

  • Risk değerlendirmesinin tehlike sınıfına göre süresinde yenilenmemesi
  • Yeni faaliyetin eklenmesine rağmen risk analizinin revize edilmemesi
  • Analiz metodunun işin niteliğine uygun olmaması
  • Ekip imzalarının eksik olması
  • Saha gözlemi yapılmadan sadece masa başı rapor düzenlenmesi

Bu tür eksiklikler, 6331 m.26 gereği risk değerlendirmesi yapılmaması kapsamında değerlendirilir.


14.11. İdari Yaptırımlar

Risk değerlendirmesinin hiç yapılmaması veya geç yapılması durumunda işverene idari para cezası uygulanır (6331 m.26/b).
Ceza miktarı, işyerinin tehlike sınıfına göre artırımlı olarak hesaplanır:

  • Az tehlikeli: Temel ceza × 1
  • Tehlikeli: Temel ceza × 1,25
  • Çok tehlikeli: Temel ceza × 1,5

Ayrıca, eksik veya geç yapılan değerlendirmeler, iş kazası sonrasında kusur oranını artıran unsurlar arasında değerlendirilir.


14.12. Tehlike Sınıfı Değişikliğinde Risk Değerlendirmesi Yenilenmesi

İşyeri tehlike sınıfı değiştiğinde (örneğin tehlikeliden çok tehlikeliye), mevcut risk değerlendirmesi geçersiz sayılır.
Bu durumda:

  • Yeni faaliyet başlamadan önce risk değerlendirmesi yeniden yapılır,
  • Yeni tehlike sınıfına uygun analiz yöntemi seçilir,
  • Ekip yeniden oluşturulur,
  • Sonuçlar İSG-KATİP’e işlenir.

Bu süreç tamamlanmadan üretime başlanması mevzuata aykırıdır.


14.13. Sürekli İzleme ve Revizyon

Risk değerlendirmesi “bir defalık” bir belge değil, sürekli güncellenen bir süreçtir.
İşyerinde meydana gelen her değişiklik (makine, malzeme, organizasyon, çalışan profili) risk profilini etkiler.
Bu nedenle işveren, periyodik izleme planı hazırlamalı ve alınan önlemlerin etkinliğini ölçmelidir.

Yönetmelik m.11’e göre:

“Risk değerlendirmesi sonuçlarına göre alınan önlemlerin etkinliği izlenir ve gerektiğinde yeniden değerlendirme yapılır.”


14.14. Sonuç

Tehlike sınıfı, risk değerlendirmesinin hem metodolojisini hem periyodunu belirleyen temel değişkendir.
Az tehlikeli bir ofis için 6 yılda bir gözden geçirme yeterliyken, çok tehlikeli bir kimya tesisinde bu sürenin 2 yılda bir olması zorunludur.
Bu sistem, risk yönetimini dinamik ve önleyici bir süreç haline getirir.

İşverenin amacı, yalnızca yasal süreyi doldurmak değil; riskleri sürekli ölçmek, gözden geçirmek ve “sıfır kaza” yaklaşımını sürdürülebilir hale getirmek olmalıdır.

15. BÖLÜM: TEHLİKE SINIFI TEMELLİ İSG YÖNETİM SİSTEMLERİ VE PERFORMANS İZLEME

15.1. Giriş

İşyerinde iş sağlığı ve güvenliği (İSG) yönetimi yalnızca mevzuatın gereğini yerine getirmekten ibaret değildir.
Gerçek anlamda bir İSG kültürü, işyerinin tehlike sınıfı temelinde kurulan sistematik bir yönetim yapısıyla mümkündür.
Bu yapı; risk değerlendirmesinden eğitim planına, sağlık gözetiminden denetimlere kadar tüm süreçlerin ölçülebilir, izlenebilir ve iyileştirilebilir biçimde yürütülmesini sağlar.

Türkiye’de İSG yönetim sistemlerinin omurgası, 6331 sayılı Kanun’un öngördüğü tehlike sınıfı bazlı performans yönetimi üzerine kuruludur.


15.2. Yasal Dayanak

Tehlike sınıfına dayalı İSG yönetimi anlayışı, aşağıdaki mevzuat düzenlemeleriyle kurumsallaştırılmıştır:

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
    • Madde 4: İşveren, riskleri önlemek ve sürekli iyileştirme yapmakla yükümlüdür.
    • Madde 5: Risklerden korunma ilkeleri arasında “önleme ve sistematik iyileştirme” yer alır.
    • Madde 10: Risk değerlendirmesi, yönetim sürecinin temel adımıdır.
    • Madde 30: Tüm kayıtların tutulması ve Bakanlığa bildirilmesi zorunludur.
  • İSG Hizmetleri Yönetmeliği (m.12–20):
    İSG faaliyetlerinin sürekli izlenmesi ve kayıt altına alınması yükümlülüğünü tanımlar.
  • İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği (m.6–8):
    Tehlike sınıfının tüm yönetim faaliyetlerinde belirleyici unsur olduğunu ortaya koyar.

15.3. Tehlike Sınıfına Dayalı İSG Yönetim Modeli

Tehlike sınıfı, İSG yönetim sisteminin yoğunluk düzeyini ve kaynak tahsisini belirler.
Bu modele göre:

  • Az tehlikeli işyerlerinde: Yönetim sistemi dokümantasyon temellidir (planlama ve kayıt ağırlıklı).
  • Tehlikeli işyerlerinde: İzleme ve ölçme mekanizmaları eklenir.
  • Çok tehlikeli işyerlerinde: Sürekli performans izleme, olay analizi ve iç denetim zorunludur.

Bu yaklaşım, uluslararası standartlar (ISO 45001) ile de uyumludur.


15.4. Tehlike Sınıfına Göre Yönetim Yaklaşımları

Tehlike Sınıfı

Yönetim Yaklaşımı

Ana Odak Noktası

Az Tehlikeli

Planla – Uygula

Farkındalık ve kayıt sistemi

Tehlikeli

Planla – Uygula – Kontrol Et

Sürekli izleme ve önleyici tedbirler

Çok Tehlikeli

Planla – Uygula – Kontrol Et – Önlem Al

Anlık veri takibi, iç denetim ve raporlama

Bu yapı, 6331 sayılı Kanun’un 5. maddesinde belirtilen “risklerden korunma ilkeleri” doğrultusunda işler.


15.5. İSG Performans Göstergeleri

Tehlike sınıfına dayalı İSG yönetimi, ölçülebilir performans göstergeleri ile desteklenir.
Bunlar, nicel (sayısal) ve nitel (davranışsal) olmak üzere ikiye ayrılır:

Nicel Göstergeler:

  • Kaza sıklık oranı (SKO)
  • Kaza ağırlık oranı (KAO)
  • Meslek hastalığı oranı
  • Eğitim saatleri toplamı
  • Uygunsuzluk sayısı

Nitel Göstergeler:

  • Yönetimin taahhüt düzeyi
  • Çalışan katılımı
  • İSG kültürü anketleri
  • Düzeltici faaliyetlerin kapanma oranı

Bu göstergeler, İSG-KATİP sistemine işlenebilir ve Bakanlık istatistiklerine dahil edilir.


15.6. Tehlike Sınıfına Göre Performans İzleme Yoğunluğu

Tehlike Sınıfı

Performans İzleme Sıklığı

Raporlama Aralığı

Az Tehlikeli

6 ayda bir

Yılda bir

Tehlikeli

3 ayda bir

6 ayda bir

Çok Tehlikeli

Aylık

3 ayda bir

Çok tehlikeli sınıfta faaliyet gösteren işyerleri (örneğin maden, metal, kimya), İSG performans raporlarını her üç ayda bir güncellemek zorundadır.
Bu raporlar; iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve işveren temsilcisinin imzasını taşır.


15.7. İSG-KATİP Üzerinden Performans İzleme

İSG-KATİP, tehlike sınıfına göre İSG faaliyet yoğunluğunu elektronik ortamda izler.
Sistem aşağıdaki göstergeleri otomatik olarak analiz eder:

  • Eğitim sürelerinin gerçekleşme oranı
  • Sağlık muayene sıklığı
  • Risk değerlendirmesi geçerlilik durumu
  • Acil durum tatbikat kayıtları
  • Profesyonel görevlendirme sürelerinin yeterliliği

Sistem, bu verileri kullanarak işyerinin İSG uygunluk puanını oluşturur.
Bu puan, denetimlerde öncelik sırasını da belirler.


15.8. Tehlike Sınıfına Göre İSG Kurulu Faaliyetleri

Tehlike sınıfı aynı zamanda İSG kurulunun toplantı sıklığını da etkiler (İSG Kurulları Hakkında Yönetmelik m.9):

Tehlike Sınıfı

Kurul Toplantı Sıklığı

Az Tehlikeli

3 ayda bir

Tehlikeli

2 ayda bir

Çok Tehlikeli

Ayda bir

Kurul kararları, İSG-KATİP üzerinden raporlanabilir.
Bu kayıtlar; risk değerlendirmesi, düzeltici faaliyet ve eğitim planlamalarıyla entegre biçimde tutulur.


15.9. İç Denetim ve Yönetimin Gözden Geçirmesi

Çok tehlikeli işyerlerinde, iç denetim yılda en az iki kez yapılmalıdır.
Bu denetimler;

  • Risk değerlendirmesinin etkinliği,
  • İSG kurulu kararlarının uygulanması,
  • Eğitim ve sağlık kayıtlarının güncelliği,
  • Uygunsuzlukların düzeltilme oranı
    kapsamında yürütülür.

Elde edilen sonuçlar, “Yönetimin Gözden Geçirmesi Raporu” olarak kayıt altına alınır.


15.10. Sürekli İyileştirme Döngüsü

İSG yönetimi, Planla – Uygula – Kontrol Et – Önlem Al (PUKÖ) döngüsüne göre işler.
Tehlike sınıfı yükseldikçe, bu döngünün dönüş hızı artar.

Örneğin:

  • Az tehlikeli bir ofis ortamında 6 ayda bir kontrol yeterliyken,
  • Çok tehlikeli bir inşaat sahasında haftalık saha gözlemleri gerekir.

Bu döngü sayesinde, risklerin dinamik biçimde yönetilmesi sağlanır.


15.11. Performans İzleme Sonuçlarının Değerlendirilmesi

Performans sonuçları, hem kurum içi raporlama hem de Bakanlık denetimlerinde kullanılır.
Bakanlık, İSG-KATİP verileri üzerinden şu analizleri yapabilir:

  • Sektörel kaza oranı eğilimleri
  • Eğitim gerçekleşme yüzdesi
  • Profesyonel görevlendirme sürelerinin yeterliliği
  • OSGB performans puanı

Bu analizler, ulusal İSG politikalarının belirlenmesinde temel veri kaynağıdır.


15.12. Tehlike Sınıfına Göre Yönetim Sistemleri Arasındaki Uyum

İşyerleri, uluslararası yönetim sistemleriyle de entegre çalışabilir.
Tehlike sınıfına göre en uygun sistemler:

  • Az Tehlikeli: ISO 9001 (Kalite Yönetimi) + ISO 45001 entegrasyonu
  • Tehlikeli: ISO 14001 (Çevre) + ISO 45001 kombinasyonu
  • Çok Tehlikeli: ISO 45001 + ISO 50001 (Enerji) + OHS performans ölçüm sistemleri

Bu entegrasyon, mevzuata uyumun yanı sıra kurumsal verimliliği de artırır.


15.13. Sonuç

Tehlike sınıfı, İSG yönetim sisteminin tüm parametrelerini belirleyen “ana değişken”dir.
Bu sınıfa uygun yönetim modeli kurmak; eğitim, sağlık, risk analizi, iç denetim ve performans izleme süreçlerini bir bütün haline getirir.

Sürekli izleme ve kayıt kültürü sayesinde, iş kazaları yalnızca önlenebilir değil, öngörülebilir hale gelir.
Bu yapı, 6331 sayılı Kanun’un özünü oluşturan “önleme kültürü”nün kurumsal temele oturmasını sağlar.

16. BÖLÜM: GENEL DEĞERLENDİRME VE UYGULAMADA KARŞILAŞILAN SORUNLAR

16.1. Giriş

Tehlike sınıfı belirlemesi ve İSG-KATİP uygulamaları, Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği sisteminin dijital omurgasını oluşturur.
Bu yapı sayesinde işyerlerinin risk düzeyleri, İSG hizmet yoğunlukları ve profesyonel görevlendirmeleri ölçülebilir, izlenebilir ve denetlenebilir hale gelmiştir.
Ancak sistemin güçlü yönleri kadar, uygulamada karşılaşılan bazı yapısal sorunlar ve iyileştirme alanları da bulunmaktadır.

Bu bölüm, hem yasal çerçeveyi hem de sahadaki pratik yansımaları bütüncül olarak değerlendirir.


16.2. Sistematik Güçlü Yönler

İSG-KATİP ve tehlike sınıfı temelli model, Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği yönetiminde üç temel dönüşümü sağlamıştır:

  1. Dijitalleşme:
    • Tüm görevlendirme, onay ve denetim süreçleri elektronik ortama taşınmış, belge sahteciliği önlenmiştir.
  2. Şeffaflık:
    • İşyerlerinin profesyonel atamaları, hizmet süreleri ve kayıtları anlık olarak izlenebilir hale gelmiştir.
  3. Risk Temelli Denetim:
    • Denetim öncelikleri, tehlike sınıfı ve geçmiş kaza verilerine göre planlanmaktadır.

Bu unsurlar, 6331 sayılı Kanun’un “önleme, koruma ve sürekli iyileştirme” ilkeleriyle doğrudan uyumludur.


16.3. Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar

Sahadaki uygulamalarda, mevzuatın öngördüğü sistematik yapı bazı durumlarda tam olarak işletilememektedir.
Başlıca sorun alanları şunlardır:

  1. NACE Kodlarının Yanlış Tescili:
    • SGK kayıtlarında hatalı faaliyet kodu (NACE) girilmesi, yanlış tehlike sınıfı belirlenmesine yol açmaktadır.
    • Bu durum, yanlış sınıfta uzman görevlendirilmesine ve sistem uyarılarına neden olur.
  2. İSG-KATİP Kullanım Hataları:
    • Bazı işverenler, sistemde görevlendirme onayını tamamlamadan fiilen hizmet alımına başlamaktadır.
    • Bu durum, hukuken geçersiz sözleşme anlamına gelir.
  3. Profesyonel Yetersizlik ve Süre Sorunu:
    • Özellikle çok tehlikeli sınıfta faaliyet gösteren OSGB’lerin, aynı uzmana aşırı iş yükü bindirmesi, hizmet kalitesini düşürmektedir.
  4. Belge Sınıfı Uygunsuzluğu:
    • Az tehlikeli işyerlerinde C sınıfı uzman görevlendirilmesi mümkündür; ancak tehlikeli işyerlerinde hâlâ düşük belge sınıfı atamalarıyla karşılaşılmaktadır.
  5. Eğitim ve Sağlık Gözetimi Kayıt Eksikliği:
    • Eğitimlerin fiilen yapılmasına rağmen İSG-KATİP’e kaydedilmemesi, denetimlerde “eksik hizmet” olarak görünmektedir.
  6. OSGB Denetim Sıklığı:
    • OSGB’lerin sayısının artmasına rağmen denetim kapasitesi yetersiz kaldığından, bazı OSGB’ler mevzuata uygun olmayan faaliyet yürütmektedir.

16.4. İSG Profesyonellerinin Karşılaştığı Zorluklar

İş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimleri, sistemin en kritik aktörleri olmakla birlikte bazı uygulama güçlükleriyle karşılaşmaktadır:

  • Görevlendirme sürelerinin yetersizliği nedeniyle sahaya yeterince zaman ayrılamaması,
  • OSGB yönetimlerinin ticari baskısı altında teknik bağımsızlığın zedelenmesi,
  • Tehlike sınıfı değişikliklerinde sistem güncellemelerinin geç yapılması,
  • Birden fazla işyerinde çalışmanın getirdiği iletişim ve koordinasyon sorunları,
  • Müfettiş denetimlerinde belgelerin İSG-KATİP ile manuel kayıtlar arasında uyuşmazlık göstermesi.

Bu durumlar, profesyonellerin görevini mevzuata uygun şekilde yürütmesini zorlaştırmaktadır.


16.5. Küçük İşletmelerin Uyumu

Özellikle az tehlikeli sınıftaki mikro işletmeler (10’dan az çalışanı olanlar), mevzuat gerekliliklerini yerine getirmede finansal ve bilgi eksikliğinden kaynaklı güçlükler yaşamaktadır.
Her ne kadar 6331 m.7 kapsamında devlet desteği sağlansa da;

  • OSGB maliyetleri,
  • eğitimlerin sürekliliği,
  • İSG-KATİP kullanımı
    gibi konular, bu işletmelerde sürdürülebilirlik sorununa yol açmaktadır.

Bu nedenle, mikro işletmeler için sadeleştirilmiş İSG süreçleri ve rehberlik programlarının artırılması önerilmektedir.


16.6. Denetim ve İzleme Sisteminde Geliştirme Alanları

Denetim mekanizması genel olarak etkili olsa da bazı alanlarda iyileştirmeye ihtiyaç duyulmaktadır:

  1. Veri Entegrasyonu:
    • SGK, İSG-KATİP ve e-Devlet sistemleri arasında veri gecikmesi, bazı kayıtların güncellenmesini geciktirmektedir.
  2. Otomatik Uyarı Sistemleri:
    • Süresi dolan risk değerlendirmesi, eğitim veya sağlık muayenesi kayıtları için otomatik hatırlatma mekanizmalarının tüm kullanıcılar için zorunlu hale getirilmesi gerekmektedir.
  3. OSGB Performans İzleme:
    • OSGB’lerin hizmet kalitesi göstergelerinin (örneğin hizmet süresi, denetim bulguları) kamuya açık raporlanması, rekabeti kalite temeline taşıyabilir.
  4. Veri Analitiği Tabanlı Denetim:
    • Çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinin İSG-KATİP verilerinden oluşturulacak risk profilleriyle yapay zekâ destekli denetim planlaması yapılabilir.

16.7. Kurumsal Farkındalık ve İSG Kültürü Sorunu

Yasal altyapı güçlü olmasına rağmen, İSG’nin başarı düzeyi yalnızca mevzuatla değil, kurumsal kültürle doğrudan ilgilidir.
Pek çok işyerinde İSG hâlâ “yasal zorunluluk” olarak algılanmakta;

  • yönetim taahhüdü zayıf kalmakta,
  • çalışan katılımı sınırlı olmakta,
  • düzeltici faaliyetler belge bazında yürütülmektedir.

Bu durum, sistemin “kağıt üzerinde uyum” düzeyinde kalmasına neden olur.
Oysa gerçek İSG başarısı, yönetsel sahiplenme ve sürekli farkındalıkla mümkündür.


16.8. Çözüm Önerileri ve Gelişim Alanları

İSG sisteminin etkinliğini artırmak için öne çıkan öneriler:

  1. Eğitimlerin dijitalleştirilmesi:
    • Çalışan eğitimleri, İSG-KATİP’le entegre çevrim içi modüllerle kayıt altına alınmalıdır.
  2. Tehlike sınıfı bazlı teşvik modeli:
    • Çok tehlikeli işyerlerinde düşük kaza oranına ulaşan işletmelere prim indirimi gibi teşvikler uygulanabilir.
  3. Profesyonel rotasyon sistemi:
    • Uzman ve hekimlerin belirli dönemlerde farklı sektörlerde görev alması, deneyim paylaşımını artırabilir.
  4. Denetim kapasitesinin artırılması:
    • İş müfettişi sayısının artırılması ve elektronik denetim araçlarının yaygınlaştırılması gerekmektedir.
  5. Ulusal İSG Veri Merkezi kurulması:
    • İSG-KATİP verileriyle SGK kaza kayıtlarının birleştirildiği, akademik araştırmalara açık bir veri havuzu oluşturulmalıdır.

16.9. Geleceğe Yönelik Perspektif

Türkiye’nin İSG sistemi, 2012 sonrası dönemde dijitalleşme ve mevzuat uyumu açısından büyük ilerleme kaydetmiştir.
Bir sonraki aşama, bu sistemin davranışsal güvenlik ve kurumsal kültür temelli hale getirilmesidir.
Uluslararası standartlara (ISO 45001) paralel olarak;

  • ölçülebilir performans,
  • yönetim taahhüdü,
  • çalışan katılımı,
    artık İSG başarısının temel göstergeleri olacaktır.

16.10. Sonuç

İşyeri tehlike sınıfı ve İSG-KATİP sistemi, Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği yönetiminin yasal, teknik ve dijital eksenini bir araya getirmiştir.
Bu sistemin başarısı, yalnızca mevzuatın uygulanmasına değil, işveren, çalışan ve profesyonellerin ortak bilinç düzeyine bağlıdır.

Kuralın özü, 6331 sayılı Kanun’un 4. maddesinde özetlenmiştir:

“İşveren, çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür.”

Bu yükümlülük, yalnızca bir sorumluluk değil; toplumsal bir güvenlik kültürünün sürekliliği için kurumsal bir görevdir.