İş Hijyeni
1. BÖLÜM — İŞ HİJYENİNİN TANIMI VE MEVZUATTAKİ YERİ
1.1. Giriş
İş hijyeni, modern iş sağlığı ve güvenliğinin en temel
unsurlarından biridir.
Kavram, yalnızca temizlikle veya sterilizasyonla sınırlı değildir; işyerinde
bulunan fiziksel, kimyasal ve biyolojik etkenlerin çalışan sağlığı
üzerindeki etkilerini önceden belirleyip ortadan kaldırmayı amaçlayan
bilimsel bir disiplindir.
Bu bağlamda iş hijyeni, tehlikelerin kaynağında kontrol
edilmesini esas alır ve önleyici yaklaşımın teknik zeminini oluşturur.
Bir başka ifadeyle iş hijyeni, “kirlenmeden koruma bilimi”dir.
1.2. İş Hijyeninin Tanımı
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tanımlarına paralel biçimde, Türk mevzuatında iş hijyeni şu şekilde tanımlanır (İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analiz Laboratuvarları Hakkında Yönetmelik m.4):
“İş hijyeni, işyerinde var olan veya dışarıdan gelebilecek fiziksel, kimyasal ve biyolojik etkenlerin çalışanların sağlığına zarar verebilecek düzeyde bulunmalarını önlemek amacıyla yapılan sistemli çalışmalar bütünüdür.”
Dolayısıyla iş hijyeni, yalnızca bir ölçüm veya analiz faaliyeti değil; tehlikenin belirlenmesi, değerlendirilmesi, kontrolü ve sürekli izlenmesini kapsayan sürekli bir yönetim sürecidir.
1.3. Mevzuattaki Yeri
İş hijyeni kavramı, Türk iş sağlığı ve güvenliği mevzuatında
ilk kez 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile sistematik bir
tanıma kavuşmuştur.
Kanun’un ilgili hükümleri:
- Madde 4: İşveren, çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür; bu kapsamda “gerekli ölçüm, analiz ve kontrolleri” yaptırır.
- Madde 10: Risk değerlendirmesi sürecinde, işyerinde mevcut tehlikelerin belirlenmesi için “iş hijyeni ölçümlerinin” yapılması zorunludur.
- Madde 12: İşveren, çalışma ortamında yapılan ölçüm, test, analiz ve değerlendirmelerin sonuçlarını kayıt altına alır.
- Madde 15: Sağlık gözetimi, maruziyet düzeyleri dikkate alınarak yürütülür.
Bu hükümler iş hijyenini yalnızca teknik bir faaliyet olmaktan çıkarıp, yasal bir yükümlülük ve yönetimsel zorunluluk haline getirmiştir.
1.4. İş Hijyeni ile İlgili Mevzuat Düzeni
İş hijyenine ilişkin hükümler farklı yönetmeliklerde
dağılmış olsa da bütüncül bir sistem oluşturur.
Başlıca düzenlemeler:
- İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analiz Laboratuvarları Hakkında Yönetmelik (20.08.2013):
- İş hijyeni ölçümlerinin kimler tarafından, hangi standartlarla yapılacağı, laboratuvarların yetkilendirilmesi ve denetlenmesi esaslarını düzenler.
- Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik:
- Kimyasal maruziyetlerin ölçümü, sınır değerleri ve sağlık gözetimi ilişkisini açıklar.
- Tozla Mücadele Yönetmeliği:
- Tozlu ortamlarda yapılması gereken toz ölçümleri, sınır değerler ve korunma önlemlerini tanımlar.
- Gürültü, Titreşim, Aydınlatma, Termal Konfor Yönetmelikleri:
- Fiziksel faktörlerin iş hijyeni kapsamında değerlendirilmesi için teknik kriterleri içerir.
- Biyolojik Etkenlere Maruziyet Yönetmeliği:
- Mikroorganizmalar ve biyolojik ajanlarla çalışan işlerde hijyen gerekliliklerini belirler.
Bu düzenlemeler, iş hijyeni uygulamalarını farklı disiplinlerin (mühendislik, tıp, kimya, çevre, biyoloji) ortak paydasında birleştirir.
1.5. İş Hijyeninin Kapsamı
İş hijyeni faaliyetleri üç temel bileşenden oluşur:
- Tanımlama (Belirleme) Aşaması:
- Çalışma ortamındaki tehlikelerin tanımlanması, hangi etkenlerin (toz, gaz, gürültü, radyasyon vb.) bulunduğunun belirlenmesi.
- Değerlendirme Aşaması:
- Etkenlerin yoğunluğunun, süresinin ve maruziyet sıklığının ölçülmesi.
- Ölçüm sonuçlarının sınır değerlerle karşılaştırılması.
- Kontrol Aşaması:
- Tehlikenin kaynağında ortadan kaldırılması, mühendislik önlemleri, havalandırma, izolasyon, kişisel koruyucu donanımların uygulanması.
Bu üç aşama, “ölç–değerlendir–kontrol et” döngüsü olarak bilinir ve iş hijyeni yönetim sisteminin temelini oluşturur.
1.6. İş Hijyeninin Amaçları
İş hijyeninin nihai hedefi, çalışanların sağlığını korumak olmakla birlikte alt amaçları da vardır:
- Zararlı etkenleri tanımlayarak riskleri görünür hale getirmek,
- Maruziyet düzeylerini bilimsel yöntemlerle ölçmek,
- Önleyici tedbirlerin etkinliğini değerlendirmek,
- Çalışan sağlığı ve üretim güvenliği arasındaki dengeyi sağlamak,
- İş kazası ve meslek hastalıklarının kök nedenlerini ortadan kaldırmak.
1.7. İş Hijyeni ve Diğer İSG Faaliyetleri Arasındaki İlişki
İş hijyeni, tüm İSG faaliyetlerinin altyapısını oluşturur.
- Risk değerlendirmesi → Tehlikelerin nicel analizinde iş hijyeni verileri kullanılır.
- Sağlık gözetimi → Maruziyet sonuçlarına göre planlanır.
- Eğitim → İş hijyeni bulguları çalışan eğitim içeriklerini belirler.
- Denetim ve kontrol → İş hijyeni ölçümleri denetim kriteridir.
Bu nedenle iş hijyeni, İSG yönetim sisteminde hem teknik hem de sağlık boyutunu birleştiren köprü alan niteliğindedir.
1.8. İş Hijyeninin Önleyici Yaklaşımdaki Rolü
6331 sayılı Kanun’un 4. maddesinde vurgulanan “önleme
ilkeleri” arasında, tehlikenin kaynağında kontrolü temel bir prensiptir.
İş hijyeni tam olarak bu ilkenin uygulama aracıdır.
Örneğin:
- Tozun kaynağında bastırılması,
- Kimyasal buharın emilmesi,
- Gürültü kaynağının yalıtılması,
- Havalandırma sistemlerinin kurulması,
hep iş hijyeni yaklaşımının pratik yansımalarıdır.
Bu nedenle iş hijyeni uygulamaları, reaktif değil proaktif niteliktedir; yani risk oluşmadan önce önlemi almayı hedefler.
1.9. İş Hijyeni Laboratuvarlarının Rolü
İş hijyeni ölçüm, test ve analizleri yalnızca yetkili
laboratuvarlar tarafından yapılabilir (İş Hijyeni Laboratuvarları
Yönetmeliği m.6).
Bu laboratuvarlar:
- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yetkilendirilir,
- TÜRKAK tarafından akredite edilir,
- TS EN ISO/IEC 17025 standardına uygun faaliyet gösterir.
Laboratuvarlar, işverenin risk değerlendirmesine temel teşkil eden verileri sağlar ve raporları resmî geçerlilik taşır.
1.10. Sonuç
İş hijyeni, iş sağlığı ve güvenliği sisteminin ölçülebilir
güvenlik bilimidir.
Yasal temeli 6331 sayılı Kanun’a, teknik yöntemi ise ölçüm ve analiz
standartlarına dayanır.
Bu alan, çalışma ortamını yalnız “gözle” değil, “bilimsel verilerle”
değerlendirmeyi sağlar.
Dolayısıyla iş hijyeni, hem işyeri hekimi hem de iş güvenliği uzmanı için karar verme rehberi, hem de çalışan sağlığının en somut göstergesidir.
2. BÖLÜM — İŞ HİJYENİ YÖNETİM SİSTEMİNİN AMACI VE TEMEL İLKELERİ
2.1. Giriş
İş hijyeni yönetimi, yalnızca ölçüm ve analiz süreçlerinden
ibaret değildir; aynı zamanda bir organizasyonel yönetim sistemidir.
Bu sistemin amacı, işyerinde çalışanların sağlığını etkileyebilecek her türlü
fiziksel, kimyasal ve biyolojik etkenin tespiti, değerlendirilmesi, kontrolü ve
sürekli izlenmesini sağlayan sistematik bir döngü kurmaktır.
Bu bölüm, iş hijyeni yönetim sisteminin kuruluş mantığını, hedeflerini ve temel ilkelerini 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmeliklere dayanarak açıklar.
2.2. İş Hijyeni Yönetim Sisteminin Amacı
İş hijyeni yönetim sistemi, işyerinde sağlık risklerini önceden
tespit edip kaynağında yok etmeyi amaçlar.
Bu amacın mevzuattaki karşılıkları şunlardır:
- 6331 sayılı Kanun m.4: İşveren, çalışanların sağlık ve güvenliğini korumak için gerekli önlemleri alır.
- m.10: Risk değerlendirmesi yapılırken ortam ölçümleri ve maruziyet analizleri dikkate alınır.
- m.12: Çalışma ortamında yapılan ölçüm, test ve analizlerin sonuçları kayıt altına alınır.
- m.15: Sağlık gözetimi, maruziyet değerlerine göre planlanır.
Bu hükümler, iş hijyeni yönetiminin nihai hedefini açıklar:
“Zararlı etkenleri ölçmek, kontrol etmek ve sürekli iyileştirmek.”
2.3. İş Hijyeni Yönetim Sisteminin Aşamaları
İş hijyeni yönetim süreci, bir “planla–uygula–kontrol et–önlem al (PUKÖ)” döngüsü şeklinde işler:
- Planlama:
- Riskli proseslerin belirlenmesi,
- Ölçüm planının hazırlanması,
- Yetkili laboratuvar seçimi.
- Uygulama:
- Ortamdan numune alınması,
- Analiz ve değerlendirme işlemleri.
- Kontrol:
- Sonuçların sınır değerlerle karşılaştırılması,
- Uygunsuzlukların tespiti.
- Önlem Alma ve İyileştirme:
- Kaynakta kontrol önlemleri,
- Havalandırma, izolasyon, mühendislik çözümleri,
- Eğitim ve farkındalık faaliyetleri.
Bu döngü, iş hijyeni yönetiminin sürekli gelişen bir sistem olmasını sağlar.
2.4. İş Hijyeni Politikası
İş hijyeni politikası, işyerinin hijyen konusundaki genel
taahhüdünü ve hedeflerini belirler.
Yönetim tarafından onaylanan bu politika, tüm çalışanlara duyurulur ve düzenli
olarak gözden geçirilir.
Politikanın içeriğinde bulunması gereken temel unsurlar (ISO 45001 ve ÇSGB rehberleri doğrultusunda):
- Yasal mevzuata tam uyum,
- Sürekli iyileştirme taahhüdü,
- Maruziyetlerin en aza indirilmesi,
- Çalışan katılımının sağlanması,
- Ölçüm sonuçlarının şeffaf paylaşımı.
Bu politika, işyeri İSG Yönetim Sistemi’nin (örneğin ISO 45001) bir parçası olarak kurumsal stratejiye entegre edilmelidir.
2.5. İşverenin İş Hijyeni Kapsamındaki Görevleri
6331 sayılı Kanun’un 4 ve 10. maddeleri uyarınca işverenin iş hijyeni alanındaki sorumlulukları şunlardır:
- İşyerinde sağlık ve güvenlik risklerini belirlemek için gerekli ölçüm, test ve analizleri yaptırmak,
- Ölçüm sonuçlarını değerlendirmek ve kayıt altına almak,
- Sınır değerlerin aşıldığı durumlarda derhal düzeltici faaliyet başlatmak,
- Çalışanları maruziyet sonuçları hakkında bilgilendirmek,
- Ölçüm sıklığını ve yöntemini belirleyen bir hijyen planı oluşturmak.
Bu yükümlülükler yerine getirilmediğinde işveren, 6331 m.26 uyarınca idari yaptırımla karşılaşır.
2.6. İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekiminin Rolü
İş hijyeni faaliyetleri multidisipliner bir çalışmadır.
- İş güvenliği uzmanı:
- Hijyen ölçüm planının hazırlanması,
- Ölçüm yapılacak alanların seçimi,
- Maruziyet kaynaklarının teknik analizi.
- İşyeri hekimi:
- Maruziyet verilerinin sağlık açısından değerlendirilmesi,
- Sağlık gözetimi planlarının ölçüm sonuçlarına göre uyarlanması,
- Çalışanların bilgilendirilmesi ve danışmanlık verilmesi.
Her iki profesyonel de sonuçları İSG Kurulu’na raporlar ve kayıt altına alır (İSG Hizmetleri Yön. m.12–14).
2.7. İş Hijyeni Komisyonu veya Eşgüdüm Mekanizması
Büyük ölçekli işyerlerinde iş hijyeni uygulamalarının takibi
için bir İş Hijyeni Komisyonu kurulabilir.
Bu yapı zorunlu olmamakla birlikte, mevzuatın “koordinasyon” ilkesi gereğince
iyi uygulama örnekleri arasında yer alır.
Komisyon üyeleri:
- İş güvenliği uzmanı,
- İşyeri hekimi,
- Çevre mühendisi veya kimyager,
- Çalışan temsilcisi,
- Laboratuvar temsilcisi.
Görevleri:
- Ölçüm planını hazırlamak,
- Sonuçları değerlendirmek,
- Uygunsuzluklara karşı önlem önerileri geliştirmek.
2.8. İş Hijyeni Yönetiminde Risk Temelli Yaklaşım
İş hijyeni yönetimi, önceliklendirme esasına dayalı risk
temelli bir sistemdir.
Ölçüm planı hazırlanırken şu kriterler dikkate alınır:
- Kullanılan kimyasalların türü ve miktarı,
- Ortamın toz, gürültü, sıcaklık, nem koşulları,
- Maruziyet süresi ve çalışan sayısı,
- Önceki ölçüm sonuçları,
- Yeni proses veya ekipman değişiklikleri.
Bu kriterlere göre ölçüm sıklığı belirlenir; örneğin çok tehlikeli işyerlerinde altı ayda bir, tehlikeli işyerlerinde yılda bir ortam ölçümü yapılır.
2.9. İş Hijyeni Yönetiminde Sürekli İyileştirme
Hijyen yönetimi, statik değil dinamik bir süreçtir.
Her ölçüm, bir sonraki önlemin rehberidir.
Bu kapsamda:
- Yeni teknoloji ve filtreleme sistemlerinin uygulanması,
- Havalandırma performansının izlenmesi,
- Eğitim programlarının ölçüm sonuçlarına göre yenilenmesi,
sürekli iyileştirme faaliyetleri arasındadır.
İş Hijyeni Laboratuvarları Yönetmeliği m.9 da laboratuvarların kendi performanslarını izleme ve iyileştirme zorunluluğunu getirerek bu döngüyü destekler.
2.10. İş Hijyeni Yönetiminde Temel İlkeler
Mevzuatın bütününe göre iş hijyeni yönetiminin dayandığı başlıca ilkeler şunlardır:
- Kaynağında Önleme İlkesi – Tehlike, ortaya çıktıktan sonra değil, oluşmadan önce engellenmelidir.
- Maruziyetin Azaltılması İlkesi – Etkenin yoğunluğu, süresi ve sıklığı en düşük düzeye indirilmelidir.
- Bilimsel Ölçüm İlkesi – Her tespit, kalibre edilmiş cihazlarla, geçerli standartlara göre yapılmalıdır.
- Sürekli İzleme İlkesi – Hijyen denetimleri periyodik olmalı, sonuçlar takip edilmelidir.
- Katılımcılık İlkesi – Çalışanlar ölçüm sürecine dâhil edilmeli ve sonuçlar hakkında bilgilendirilmelidir.
- Şeffaflık ve Belgelendirme İlkesi – Tüm ölçüm ve analiz sonuçları kayıt altına alınmalı, denetime hazır tutulmalıdır.
2.11. Sonuç
İş hijyeni yönetim sistemi, yalnızca tehlike ölçümünü değil,
maruziyetin yönetimini hedefler.
Bu sistem, iş sağlığı ve güvenliğini “reaktif bir denetim” olmaktan çıkarıp
“proaktif bir koruma mekanizması” haline getirir.
Hijyen yönetimi; planlama, ölçüm, değerlendirme, kayıt ve iyileştirme süreçleriyle işletmenin üretim güvenliğini doğrudan etkileyen bir yönetim aracıdır.
3. BÖLÜM — FİZİKSEL ETKENLER VE KONTROL ESASLARI
3.1. Giriş
Fiziksel etkenler, çalışma ortamında doğrudan ölçülebilen,
çalışanların konforunu ve sağlığını etkileyen enerji türleridir.
Gürültü, titreşim, aydınlatma, sıcaklık, nem, hava akımı, radyasyon ve basınç
gibi unsurlar; çalışanların iş verimini, dikkat düzeyini ve uzun vadede sağlık
durumlarını etkiler.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre işveren, bu fiziksel etkenlerin çalışanlar üzerindeki olumsuz etkilerini önlemek için gerekli ölçüm ve kontrol tedbirlerini almak zorundadır (m.4 ve m.10).
Bu bölümde, iş hijyeninin fiziksel etkenlerle ilişkili boyutu yasal dayanaklarıyla birlikte ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.
3.2. Mevzuat Temelleri
Fiziksel etkenlerin izlenmesi ve kontrolü aşağıdaki yönetmeliklerle düzenlenmiştir:
- Çalışanların Gürültü ile İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik (28.07.2013)
- Gürültü düzeyleri, sınır değerleri ve maruziyet kontrolü.
- Çalışanların Titreşimle İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik (22.08.2013)
- El–kol ve tüm vücut titreşimi maruziyet sınırları.
- İşyeri Bina ve Eklentilerinde Alınacak Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik (17.07.2013)
- Aydınlatma, havalandırma, termal konfor koşulları.
- Yapay Optik Radyasyonla İlgili Yönetmelik (27.11.2013)
- Lazer, UV, IR radyasyon kaynaklarının kontrolü.
- Basınçlı Ortamlarla İlgili Yönetmelikler
- Dalış, tünel ve yüksek basınçlı çalışma ortamları için özel hükümler.
Bu düzenlemeler, iş hijyeni ölçüm ve analiz süreçlerinin temelini oluşturur.
3.3. Gürültü
a. Tanım:
Gürültü, istenmeyen ve rahatsız edici ses olarak tanımlanır.
Fiziksel olarak, ses dalgalarının basınç değişimleriyle ölçülür ve birimi desibel
(dB)’dir.
b. Sınır Değerler: (Gürültü Yönetmeliği m.5)
- Maruziyet eylem değerleri:
- Günlük maruziyet seviyesi 80 dB(A) → alt eşik
- Günlük maruziyet seviyesi 85 dB(A) → üst eşik
- Maruziyet sınır değeri:
- 87 dB(A) (kulak koruyucuların etkisi hesaba katılmış hali)
c. Kontrol Önlemleri: (m.8)
- Gürültü kaynağının değiştirilmesi (daha sessiz ekipman seçimi),
- Ses yalıtımı ve sönümleme,
- Titreşim izolasyonu,
- Gürültü perdesi veya bariyer kullanımı,
- Kişisel koruyucu donanım (kulaklık, tıkaç),
- Maruziyet süresinin sınırlandırılması.
d. Ölçüm:
- Ölçüm, kalibre edilmiş ses seviye ölçerlerle yapılır.
- Ölçüm sonuçları günlük maruziyet düzeyi (LEX,8h) olarak ifade edilir.
- Ölçüm sonuçları beş yılda bir veya ortam değiştiğinde yenilenir.
3.4. Titreşim
a. Tanım:
Titreşim, bir cismin denge noktası etrafında periyodik hareketidir.
İş hijyeninde iki tür titreşim değerlendirilir:
- El–kol titreşimi: El aletleri, zımpara, matkap vb. ekipmanlardan kaynaklanır.
- Tüm vücut titreşimi: Forklift, ekskavatör, iş makinesi gibi araçlardan kaynaklanır.
b. Sınır Değerler: (Titreşim Yönetmeliği m.5)
- El–kol titreşimi için:
- Günlük maruziyet eylem değeri: 2,5 m/s²
- Günlük maruziyet sınır değeri: 5 m/s²
- Tüm vücut titreşimi için:
- Eylem değeri: 0,5 m/s²
- Sınır değeri: 1,15 m/s²
c. Kontrol Önlemleri: (m.8)
- Düşük titreşimli ekipman seçimi,
- Titreşim emici saplar, eldivenler, koltuk sistemleri,
- Ekipman bakımının düzenli yapılması,
- Çalışma sürelerinin kısaltılması,
- Eğitim ve sağlık gözetimi.
d. Ölçüm:
Titreşim ölçümleri, üç eksende (x, y, z) yapılan ivme ölçümleriyle belirlenir.
Raporlar, ortalama maruziyet (A(8)) değeriyle ifade edilir.
3.5. Aydınlatma
a. Tanım:
Aydınlatma, işyerinde güvenli görsel algının sağlanması için gerekli ışık
yoğunluğudur.
Yetersiz veya aşırı aydınlatma, görsel yorgunluk ve hata oranlarını artırır.
b. Sınır Değerler:
- İşyeri Bina ve Eklentileri Yönetmeliği Ek–I, Madde 6 ve TS EN 12464-1 standardına göre:
- İnce montaj işleri: 1000 lux,
- Genel ofis ortamı: 500 lux,
- Depo, koridor: 150–200 lux.
c. Kontrol Önlemleri:
- Işık kaynaklarının düzenli bakımı,
- Parlama ve gölge oluşumunun engellenmesi,
- Renk sıcaklığına uygun lamba seçimi,
- Acil durum aydınlatması bulundurulması.
d. Ölçüm:
- Luxmetre cihazı ile ölçülür,
- Yılda en az bir kez kontrol edilir.
3.6. Termal Konfor (Isı, Nem, Hava Akımı)
a. Tanım:
Termal konfor, çalışanın bulunduğu ortamda sıcaklık, nem ve hava akımının
fizyolojik olarak uygun olduğu koşulları ifade eder.
b. Standartlar ve Sınır Değerler:
- İşyeri Bina ve Eklentileri Yönetmeliği Ek–I, Madde 8
- TS EN ISO 7730 standardı:
- Ofis ortamı: 20–24°C,
- Ağır iş: 17–20°C,
- Bağıl nem: %30–70,
- Hava akım hızı: 0,1–0,3 m/s.
c. Ölçüm ve Kontrol:
- Termo-higrometre veya WBGT cihazlarıyla ölçüm yapılır.
- Havalandırma ve iklimlendirme sistemlerinin düzenli bakımı sağlanır.
- Sıcak ortamlarda dinlenme süreleri artırılır.
3.7. Radyasyon
a. Türleri:
- İyonlaştırıcı radyasyon (X, gama, alfa, beta),
- İyonlaştırıcı olmayan radyasyon (mikrodalga, UV, IR, lazer).
b. Mevzuat:
- İyonlaştırıcı Radyasyonla Çalışan Personelin Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği (TAEK),
- Yapay Optik Radyasyon Yönetmeliği (m.5–9).
c. Sınır Değerler:
- İyonlaştırıcı radyasyon maruziyeti: 20 mSv/yıl (eşdeğer doz sınırı).
- Lazer ve UV ışınları için göz ve deri korunması zorunludur.
d. Kontrol Önlemleri:
- Radyasyon kaynağının kalkanlanması,
- Zaman–mesafe–koruma prensibi,
- Radyasyon ölçüm cihazlarının (dozimetre) kullanımı.
3.8. Basınç ve Gürültülü Ortamlar
Yüksek basınç altında (örneğin dalış, tünel inşaatı)
çalışanlarda dekompresyon riski bulunur.
Basınçlı ortam çalışmaları, Basınçlı Hava ile Çalışmalarda Sağlık ve
Güvenlik Yönetmeliği’ne tabidir.
Esaslar:
- Basınçlı odalarda maksimum çalışma süresi sınırlandırılır.
- Dekompresyon odaları bulundurulmalıdır.
- Tıbbi gözetim zorunludur.
3.9. Ölçüm Raporları ve Belgelendirme
Her fiziksel etken için ölçüm raporunda şu bilgiler bulunmalıdır (İş Hijyeni Laboratuvarları Yön. m.9):
- Ölçüm tarihi, yeri ve koşulları,
- Kullanılan cihazın tipi ve kalibrasyon bilgisi,
- Ölçüm sonuçları ve sınır değer karşılaştırması,
- Uygunsuzluk tespitleri ve öneriler,
- Yetkili kişinin imzası.
Bu raporlar işyerinde en az 5 yıl süreyle saklanmalıdır.
3.10. Sonuç
Fiziksel etkenler, iş hijyeninin en ölçülebilir alanıdır.
Bu etkenlerin kontrolü yalnız teknik değil, aynı zamanda sağlık temelli bir
faaliyettir.
Gürültüden radyasyona kadar tüm fiziksel maruziyetler, doğru ölçüm ve kayıt
sistemiyle yönetildiğinde, iş kazası ve meslek hastalıklarının büyük bir bölümü
önlenebilir.
4. BÖLÜM — KİMYASAL ETKENLER VE MARUZİYET YÖNETİMİ
4.1. Giriş
Kimyasal etkenler, iş hijyeninin en karmaşık ve sağlık
açısından en kritik alanını oluşturur.
Üretim süreçlerinde kullanılan, depolanan veya yan ürün olarak ortaya çıkan
maddelerin birçoğu çalışanlar için toksik, korozif, alerjen, kanserojen veya
mutajen özellikler taşıyabilir.
Bu nedenle işyerinde kimyasallarla güvenli çalışmanın
temeli; maruziyetin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve kontrol edilmesi
sürecine dayanır.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 10., 12. ve 15.
maddeleri; kimyasal risklerin belirlenmesini, ölçüm ve analizlerin yapılmasını,
sonuçların kayıt altına alınmasını ve sağlık gözetiminin bu verilere
dayandırılmasını zorunlu kılar.
4.2. Mevzuat Dayanakları
Kimyasal etkenlerle ilgili temel yasal düzenlemeler şunlardır:
- Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik (12.08.2013):
- m.5–7: Kimyasal risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi, sınır değerler, ölçüm ve kontrol yükümlülükleri.
- Ek–1: Mesleki maruziyet sınır değerleri listesi.
- Kanserojen ve Mutajen Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Yönetmeliği (06.08.2013):
- Kanserojen maddelere özel koruma önlemleri, kayıt tutma ve bildirim yükümlülükleri.
- Tozla Mücadele Yönetmeliği (05.11.2013):
- Toz ölçümleri, sınır değerler ve önleme tedbirleri.
- Tehlikeli Kimyasalların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Ambalajlanması Hakkında Yönetmelik (SEA Yönetmeliği):
- CLP sistemine uygun kimyasal sınıflandırması.
- REACH Tüzüğü (1907/2006/EC) uyumlu ulusal hükümler:
- Kimyasal madde kayıt ve bilgi sağlama yükümlülükleri.
4.3. Kimyasal Etkenlerin Tanımı ve Sınıflandırılması
Kimyasal madde, herhangi bir element, bileşik veya
bunların karışımı olup, doğal veya yapay yollarla üretilebilir.
Yönetmelik m.4’e göre kimyasallar etkilerine göre şu şekilde sınıflandırılır:
- Toksik maddeler: Zehirleyici etkisi olanlar (örneğin kurşun, benzen).
- Aşındırıcı (korozif) maddeler: Doku hasarı oluşturanlar (örneğin asit, alkali).
- Alerjen maddeler: Duyarlılık oluşturanlar (örneğin lateks, formaldehit).
- Kanserojen maddeler: Hücre DNA’sında mutasyona yol açanlar (örneğin asbest, krom VI).
- Yanıcı ve patlayıcı maddeler: Parlayıcı gaz, buhar ve toz karışımları.
Her kimyasal için üretici tarafından hazırlanmış Güvenlik Bilgi Formu (GBF – SDS) bulundurulmalı ve çalışanlara erişilebilir olmalıdır (Kimyasal Yönetmeliği m.6).
4.4. Kimyasal Risk Değerlendirmesi
Kimyasal risk değerlendirmesi, iş hijyeni yönetiminde ilk
adımdır.
Bu süreçte aşağıdaki unsurlar göz önüne alınır (Yön. m.7):
- Kimyasalın fiziksel özellikleri (gaz, sıvı, toz, buhar vb.),
- Konsantrasyon ve miktar,
- Kullanım süresi ve sıklığı,
- Maruziyet yolu (soluma, deri, sindirim),
- Çalışan sayısı ve etkilenen gruplar,
- Havalandırma durumu,
- Sınır değerlerle karşılaştırma.
Risk değerlendirmesi sonuçları yazılı hale getirilmeli ve risk kontrol önlemleri buna göre planlanmalıdır.
4.5. Mesleki Maruziyet Sınır Değerleri (MMSD)
Kimyasal maruziyetlerin kontrolü, mesleki maruziyet sınır
değerleri üzerinden yapılır.
Bu değerler, Kimyasal Maddelerle Çalışma Yönetmeliği Ek–1’de
tanımlanmıştır.
Temel ölçütler:
- TWA (Time Weighted Average): 8 saatlik zaman ağırlıklı ortalama değer.
- STEL (Short Term Exposure Limit): 15 dakikalık kısa süreli maruziyet sınırı.
Bazı örnek değerler (Ek–1’den):
|
Madde |
TWA (mg/m³) |
STEL (mg/m³) |
|
Aseton |
1210 |
2420 |
|
Benzen |
3,25 |
— |
|
Krom (VI) bileşikleri |
0,05 |
— |
|
Kurşun (inorganik) |
0,15 |
— |
|
Toz (solunabilir fraksiyon) |
5 |
— |
Bu değerlerin aşılması durumunda işveren derhal teknik ve idari tedbir almak zorundadır (m.8).
4.6. Kimyasal Maruziyet Ölçümü
a. Ölçümün Amacı:
Çalışanların kimyasal maddelere maruz kalma düzeylerini belirlemek ve sınır
değerlerle karşılaştırmak.
b. Ölçüm Yöntemi: (İş Hijyeni Laboratuvarları Yön. m.9)
- Numuneler, kişisel (çalışan üzerinde) veya ortam (statik) yöntemle alınır.
- Ölçüm cihazları: Gaz dedektörleri, kişisel pompalar, filtreler, tüpler.
- Numuneler, yetkili laboratuvara gönderilir.
- Analiz yöntemleri genellikle NIOSH, OSHA, ISO standartlarına dayanır.
c. Ölçüm Sıklığı:
- Normal koşullarda yılda bir,
- Yeni proses/kimyasal değişikliğinde derhal,
- Maruziyet artışı şüphesinde tekrar yapılır.
4.7. Maruziyetin Kontrol Esasları
Yönetmelik m.8’e göre kimyasal risk kontrolü şu sırayla uygulanmalıdır:
- Tehlikeli maddenin ortadan kaldırılması (eliminasyon).
- Daha az tehlikeli madde ile değiştirilmesi (ikame).
- Kapalı sistem kullanımı ve mühendislik kontrolü.
- Yerel aspirasyonlu havalandırma kurulması.
- İdari kontrol önlemleri (süre kısıtlaması, rotasyon).
- Kişisel koruyucu donanım kullanımı.
Bu sıralama, “önleme hiyerarşisi” olarak adlandırılır ve kimyasal yönetim stratejisinin temelidir.
4.8. Havalandırma ve Emisyon Kontrolü
Kimyasal buhar ve gazların kontrolünde yerel emiş sistemleri (LEV) en etkili mühendislik çözümüdür.
- Hava hızı: En az 0,5–1,0 m/s olmalıdır.
- Filtreler düzenli aralıklarla kontrol edilmelidir.
- Egzoz çıkışları çevre mevzuatına uygun şekilde konumlandırılmalıdır.
- Havalandırma sistemi performansı yılda en az bir kez test edilmelidir.
4.9. Kimyasal Depolama ve Etiketleme
Her kimyasal, özelliklerine göre depolanmalıdır (SEA Yönetmeliği):
- Yanıcı maddeler → kıvılcım kaynaklarından uzak, havalandırmalı alanlarda.
- Asit–baz → ayrı depolama dolaplarında.
- Reaktif maddeler → orijinal ambalajında, uyumsuz maddelerden izole edilerek.
- Etiketler → CLP sembolleriyle, Türkçe açıklamalı.
Her depoda Kimyasal Envanter Listesi bulundurulmalı, MSDS formları kolayca ulaşılabilir olmalıdır.
4.10. Kişisel Koruyucu Donanımlar
Kişisel koruyucu donanımlar (KKD), kimyasal kontrolün son
basamağıdır (KKD Yönetmeliği m.5).
Uygulama örnekleri:
- Solvent buharı için: Aktif karbonlu maske (A1, A2 filtreleri),
- Asit–baz sıçraması için: PVC eldiven ve yüz siperi,
- Toz maruziyeti için: P2 veya P3 sınıfı toz maskesi,
- Kimyasal dökülmelere karşı: Kauçuk çizme, önlük, gözlük.
KKD’ler CE işaretli olmalı, kullanıcıya uygun boyut ve modelde seçilmelidir.
4.11. Sağlık Gözetimi ve Maruziyet Takibi
İşyeri hekimi, kimyasal maruziyetin türüne göre özel sağlık muayeneleri yapar (m.15):
- Solventlerle çalışmalarda karaciğer fonksiyon testleri,
- Kurşun maruziyetinde kan kurşun düzeyi,
- Tozlu işlerde akciğer grafisi ve solunum fonksiyon testleri.
Sağlık kayıtları en az 15 yıl saklanmalıdır (İşyeri Hekimi Yön. m.19).
4.12. Acil Durum ve Dökülme Prosedürleri
Kimyasal sızıntı veya dökülme durumlarında:
- Bölge derhal izole edilir,
- Göz duşu ve acil duş sistemleri devreye alınır,
- Dökülen madde uygun adsorbanla toplanır,
- Olay “Kimyasal Olay Bildirim Formu” ile kayıt altına alınır,
- Gerekirse çevre ve sağlık birimlerine bildirim yapılır.
Bu prosedür, Acil Durumlar Yönetmeliği m.8–11 hükümleriyle entegre yürütülür.
4.13. Sonuç
Kimyasal iş hijyeni, bilimsel ölçümle başlayan ve sağlık
gözetimiyle tamamlanan bir süreçtir.
Bir kimyasalın güvenli kullanımı, yalnız etiket veya maske ile değil; ölçülmüş,
kaydedilmiş ve kontrol edilmiş bir sistemle mümkündür.
İş hijyeni, kimyasalları ortadan kaldırmayı değil, onların
varlığını risk olmaktan çıkarmayı hedefler.
Bu hedef, doğru ölçüm, etkin havalandırma ve disiplinli kayıt sistemiyle
ulaşılabilir.
5. BÖLÜM — BİYOLOJİK ETKENLER VE KORUNMA ÖNLEMLERİ
5.1. Giriş
Biyolojik etkenler, iş hijyeni kapsamında kimyasallar kadar
tehlikeli, ancak çoğu zaman görünmeyen risklerdir.
Bu etkenler; mikroorganizmalar, hücre kültürleri, parazitler ve insan kaynaklı
biyolojik materyaller gibi canlı organizmalardan oluşur.
Çalışma ortamında enfeksiyon, alerjik reaksiyon veya toksik etki
oluşturabilirler.
Özellikle sağlık sektörü, gıda üretimi, atık yönetimi, laboratuvarlar, tarım, hayvancılık ve temizlik hizmetleri gibi sektörlerde biyolojik riskler sürekli olarak mevcuttur.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 10., 15. ve 30. maddeleri ile Biyolojik Etkenlere Maruziyet Yönetmeliği (15.06.2013), işverenin bu riskleri belirleme, ölçme, sınıflandırma, önleme ve kayıt tutma yükümlülüklerini açıkça düzenlemiştir.
5.2. Mevzuat Temelleri
Biyolojik risk yönetimi, aşağıdaki temel düzenlemelere dayanır:
- Biyolojik Etkenlere Maruziyet Yönetmeliği (2013)
- m.5: Sınıflandırma,
- m.6–9: Risk değerlendirmesi, önleme ilkeleri, sağlık gözetimi,
- Ek–1: Biyolojik etken sınıflandırma listesi,
- Ek–2: Koruyucu önlemler tablosu.
- 6331 sayılı Kanun m.15: Sağlık gözetimi, maruziyet ve kayıt yükümlülükleri.
- Acil Durumlar Yönetmeliği: Enfeksiyon veya biyolojik sızıntı durumlarında müdahale prosedürleri.
- İşyeri Bina ve Eklentileri Yönetmeliği: Havalandırma, atık yönetimi, temizlik ve dezenfeksiyon şartları.
Bu mevzuat çerçevesi, işyerlerinde biyolojik risklerin tıpkı kimyasallar gibi ölçülebilir, kontrol edilebilir bir sistemle yönetilmesini öngörür.
5.3. Biyolojik Etkenlerin Tanımı
Yönetmelik m.4’e göre biyolojik etken:
“İnsan sağlığı üzerinde enfeksiyon, alerji veya toksik etki yapabilen mikroorganizmalar, hücre kültürleri ve insan endoparazitleridir.”
Bu tanıma göre biyolojik etkenler şunlardır:
- Bakteriler (ör. Mycobacterium tuberculosis),
- Virüsler (ör. Hepatit B, HIV),
- Mantarlar (ör. Aspergillus türleri),
- Parazitler (ör. Toxoplasma gondii),
- Genetik materyaller veya hücre kültürleri,
- Biyolojik toksinler (ör. Botulinum toksini).
5.4. Biyolojik Etkenlerin Sınıflandırılması
Yönetmelik Ek–1’e göre biyolojik etkenler, tehlike düzeylerine göre 4 risk grubuna ayrılır:
|
Grup |
Tanım |
Örnek |
|
Grup 1 |
İnsan sağlığına zararlı etkisi bulunmayan mikroorganizmalar |
Lactobacillus spp. |
|
Grup 2 |
İnsanlarda hastalık yapabilen, ancak yayılma olasılığı düşük, etkili tedavisi olan mikroorganizmalar |
Salmonella spp., Staphylococcus aureus |
|
Grup 3 |
Ciddi hastalıklara yol açabilen, topluma yayılma riski bulunan, genellikle etkili tedavisi olan mikroorganizmalar |
Mycobacterium tuberculosis, HBV, HCV |
|
Grup 4 |
Ciddi hastalık yapar, yüksek yayılma riski taşır, etkili tedavisi bulunmaz |
Ebola, Marburg virüsleri |
Risk grubu, uygulanacak koruma düzeyini belirler.
5.5. Biyolojik Risk Değerlendirmesi
İşveren, biyolojik risklerin değerlendirilmesini yapmakla
yükümlüdür (m.6).
Bu süreçte aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
- Kullanılan biyolojik etkenin türü ve risk grubu,
- Maruziyet şekli: solunum, cilt, sindirim, mukozal temas,
- Maruziyet süresi ve sıklığı,
- Çalışan grupları: hamile, bağışıklığı zayıf veya kronik hastalığı olan çalışanlar,
- Çevresel bulaşma riski,
- Alınan mevcut önlemler ve yeterlilikleri.
Değerlendirme sonuçları yazılı olarak kayıt altına alınmalı ve en az 5 yıl saklanmalıdır.
5.6. Koruma ve Kontrol Önlemleri
Yönetmelik m.8, işverenin biyolojik etkenlere karşı önlemleri öncelik sırasına göre almasını öngörür:
- Kaynağında yok etme veya değiştirme:
- Tehlikeli mikroorganizma yerine daha güvenli alternatif kullanımı.
- Kapalı sistem uygulaması:
- Mikrobiyolojik kabin, izolasyon sistemi veya kapalı üretim hattı.
- Mühendislik önlemleri:
- Negatif basınçlı odalar, HEPA filtreli havalandırma.
- İdari önlemler:
- Temizlik, dezenfeksiyon, kişisel hijyen, atık yönetimi.
- Kişisel koruyucu donanım:
- Eldiven, gözlük, maske, tek kullanımlık önlük, koruyucu ayakkabı.
Her önlem, risk grubuna uygun biyogüvenlik seviyesiyle ilişkilendirilmelidir.
5.7. Biyogüvenlik Düzeyleri
Biyogüvenlik düzeyi (BGD), tesislerin maruziyet riskine göre sağladığı koruma seviyesini gösterir.
|
Düzey |
Kullanım Alanı |
Gereklilikler |
|
BGD 1 |
Düşük riskli mikroorganizmalar |
Temel laboratuvar, genel hijyen kuralları |
|
BGD 2 |
Orta riskli patojenler |
Biyogüvenlik kabini, otoklav, eldiven–önlük zorunlu |
|
BGD 3 |
Aerosol oluşturan yüksek riskli patojenler |
Negatif basınç, HEPA filtrasyon, sınırlı giriş |
|
BGD 4 |
En yüksek riskli ajanlar |
Kapalı tesis, tam koruyucu giysi, özel atık sistemi |
Her laboratuvar veya tesis, kullandığı mikroorganizmanın grubuna uygun biyogüvenlik düzeyini sağlamalıdır.
5.8. Kişisel Koruyucu Donanımlar
Kişisel koruyucular biyolojik risklerin kontrolünde son
basamaktır.
Yönetmelik m.9’a göre:
- Eldiven, maske, gözlük, koruyucu giysi ve ayakkabı kullanılmalıdır.
- Koruyucular tek kullanımlık olmalı veya uygun biçimde dezenfekte edilmelidir.
- KKD’ler CE belgeli ve EN 14126 standardına uygun olmalıdır.
5.9. Temizlik, Dezenfeksiyon ve Atık Yönetimi
a. Temizlik:
Tüm yüzeyler, gün sonunda dezenfektan solüsyonlarla silinmeli; kullanılan bez
ve süngerler günlük olarak değiştirilmelidir.
b. Dezenfeksiyon:
- Kimyasal dezenfektanlar: %70 etanol, sodyum hipoklorit, glutaraldehit.
- Fiziksel yöntemler: Buhar sterilizasyonu, UV ışığı, otoklav.
c. Atık Yönetimi:
- Biyolojik atıklar kırmızı renkli, sızdırmaz kaplarda toplanmalıdır.
- Delici-kesici atıklar için sarı kutular kullanılmalıdır.
- Atıklar Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’ne uygun olarak bertaraf edilmelidir.
5.10. Sağlık Gözetimi
6331 sayılı Kanun’un 15. maddesi ve Yönetmelik m.10 gereği,
biyolojik risklere maruz kalan çalışanlara periyodik sağlık muayenesi
yapılmalıdır.
Bu kapsamda:
- Maruziyet öncesi işe giriş muayenesi,
- Düzenli aralıklarla serolojik testler (örneğin HBV, HCV, HIV),
- Gerekli aşılamalar (örneğin tetanoz, hepatit B),
- Olay sonrası tıbbi değerlendirme ve profilaksi.
Sağlık kayıtları maruziyetin sona ermesinden sonra en az
10 yıl saklanmalıdır.
Bazı durumlarda bu süre 40 yıla kadar uzatılabilir (örneğin tüberküloz).
5.11. Biyolojik Olaylarda Acil Durum Yönetimi
Biyolojik sızıntı, bulaşma veya yaralanma durumlarında uygulanacak adımlar:
- Etkilenen bölge izole edilir,
- Çalışan olaydan uzaklaştırılır,
- Olay “Biyolojik Olay Bildirim Formu” ile kayıt altına alınır,
- İşyeri hekimi maruz kalan kişiyi değerlendirir,
- Gerekiyorsa sağlık kuruluşuna yönlendirme yapılır,
- Tüm olay İSG Kurulu’nda analiz edilir ve önlemler güncellenir.
5.12. Eğitim ve Bilgilendirme
Yönetmelik m.12 gereğince, biyolojik risklerin bulunduğu işyerlerinde çalışanlara özel eğitim verilmelidir:
- Mikroorganizma türleri ve bulaşma yolları,
- Kişisel hijyen ve koruma,
- Aşı ve sağlık gözetimi prosedürleri,
- Acil durum uygulamaları,
- Atık ve laboratuvar güvenliği.
Eğitimler yılda en az bir kez tekrarlanmalı ve katılım kayıtları saklanmalıdır.
5.13. Kayıt Tutma ve Raporlama
İşveren, tüm biyolojik etken maruziyetlerini kayıt altına almakla yükümlüdür (m.14):
- Maruz kalan çalışanların listesi,
- Maruziyet düzeyi, süresi ve türü,
- Alınan önlemler ve yapılan eğitimler,
- Tespit edilen olaylar ve sonuçları.
Bu kayıtlar en az 10 yıl, grup 3–4 etkenler için 40 yıl süreyle saklanır.
5.14. Sonuç
Biyolojik iş hijyeni, görünmeyen bir tehdide karşı görünür
önlemler sistemidir.
Her ölçüm, dezenfeksiyon ve kayıt işlemi, hem çalışanın hem toplumun sağlığı
için kritik önem taşır.
Bu alandaki temel hedef; mikroorganizmayı yok etmek değil, onunla teması
yönetilebilir düzeye indirmektir.
İş hijyeni, burada da diğer tüm alanlarda olduğu gibi, ölçülebilirlik, kayıt, kontrol ve süreklilik ilkelerine dayanır.
6. BÖLÜM — ORTAM ÖLÇÜM, TEST VE ANALİZ SÜREÇLERİ
6.1. Giriş
İş hijyeninin bilimsel güvenilirliği, yapılan ölçüm ve
analizlerin standartlara uygun biçimde gerçekleştirilmesine bağlıdır.
Bir işyerinde riskin varlığı veya yokluğu, yalnızca “gözlemle” değil;
ölçülebilir, doğrulanabilir ve tekrarlanabilir verilerle ortaya konabilir.
Bu nedenle 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun
10. ve 12. maddeleri, işverenin çalışma ortamında düzenli aralıklarla ölçüm,
test ve analiz yaptırma yükümlülüğünü açıkça belirtir.
Bu bölüm, bu ölçüm sürecinin tüm adımlarını — planlamadan raporlamaya kadar —
mevzuata dayalı olarak açıklamaktadır.
6.2. Mevzuat Dayanakları
İş hijyeni ölçüm, test ve analiz süreçlerine ilişkin doğrudan düzenleme:
- İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analiz Laboratuvarları Hakkında Yönetmelik (20.08.2013):
- m.5–12: Laboratuvarların yetkilendirilmesi, denetlenmesi, personel nitelikleri, ölçüm ve analiz süreçleri.
- Ek–1: Yetki kapsamları ve başvuru belgeleri.
- 6331 sayılı Kanun m.10–12: İşverenin ölçüm ve kontrol yükümlülüğü.
- Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği m.8: Ölçüm sonuçlarının risk analizine entegrasyonu.
- İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personeli Yönetmeliği m.19: Ölçüm verilerinin sağlık gözetimiyle ilişkilendirilmesi.
Bu mevzuat, iş hijyeni ölçümlerinin yalnızca akredite, yetkili laboratuvarlar tarafından yapılabileceğini hükme bağlar.
6.3. Ölçüm Planlaması
İş hijyeni ölçüm süreci, “rastgele örnekleme” değil, planlı
bir teknik faaliyettir.
Yönetmelik m.7’ye göre ölçüm planı şu unsurları içermelidir:
- İşyerinin tanımı (faaliyet türü, proses bilgisi),
- Ölçülecek etken türleri (fiziksel, kimyasal, biyolojik),
- Numune alınacak noktalar,
- Ölçüm yöntemleri ve standartları,
- Cihaz tipi ve kalibrasyon bilgileri,
- Ölçüm tarihi ve saatleri,
- Sorumlu personel ve laboratuvar bilgileri.
Plan, işveren ve iş hijyeni laboratuvarı arasında yazılı mutabakatla hazırlanmalıdır.
6.4. Ölçümün Türleri
Yönetmelik, ölçüm faaliyetlerini üç ana kategoriye ayırır:
- Ortam Ölçümü:
- Belirli bir alandaki etkenin (toz, gaz, gürültü, sıcaklık vb.) genel seviyesinin tespitidir.
- Ortam havasından, zemin veya yüzeyden numune alınır.
- Kişisel Maruziyet Ölçümü:
- Çalışanın nefes alma bölgesinden doğrudan numune alınır.
- Taşınabilir pompalar veya dozimetreler kullanılır.
- Temsili Ölçüm:
- Tüm çalışma alanını temsil eden birkaç noktadan veri toplanır.
- Özellikle geniş tesislerde kullanılır.
6.5. Numune Alma Teknikleri
Numune alma işlemi, ölçümün en kritik aşamasıdır.
Yanlış alınan numune, en doğru analiz cihazıyla dahi geçerli sonuç vermez.
Temel numune alma teknikleri:
- Gaz ve buharlar: Adsorban tüplerle (ör. aktif karbon, Tenax).
- Tozlar: Filtreli başlıklarla, kişisel pompa kullanılarak.
- Metal dumanları: Özel filtre kasetleri (PVC, selüloz ester).
- Biyolojik etkenler: Hava örnekleyici cihazlar, kültür ortamına aktarım.
Numune alma süresince ortam koşulları (sıcaklık, nem, hava akımı) kaydedilmelidir.
6.6. Cihazlar ve Kalibrasyon
Yönetmelik m.8 uyarınca, ölçüm ve analizlerde kullanılan cihazların:
- TS EN ISO/IEC 17025 standardına uygun şekilde kalibre edilmiş olması,
- Kalibrasyon belgelerinin güncel ve izlenebilir olması,
- Her ölçümden önce sıfırlama testinin yapılması zorunludur.
Cihaz örnekleri:
- Gaz analizörleri, luxmetre, ses seviyesi ölçer, titreşim analizörü, partikül sayacı, termohigrometre, dozimetre, spektrofotometre.
6.7. Laboratuvarların Yetkilendirilmesi
Laboratuvarlar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
tarafından yetkilendirilir (m.5).
Yetkilendirme şartları:
- TS EN ISO/IEC 17025 akreditasyon belgesi,
- Kalibrasyon izlenebilirliği,
- Eğitimli teknik personel,
- Kalite yönetim sistemi,
- Uygun laboratuvar altyapısı.
Yetkili laboratuvarlar, her yıl denetime tabi tutulur.
Yetkisi iptal edilen laboratuvarların yaptığı ölçümler geçersiz sayılır.
6.8. Ölçüm Standartları
Ölçümler ulusal veya uluslararası standartlara göre yapılmalıdır:
- Toz ölçümleri: NIOSH 0500, 0600 veya TS EN 481.
- Gaz ve buhar ölçümleri: NIOSH 1500 (hidrokarbon), OSHA 7 (formaldehit).
- Gürültü ölçümleri: TS ISO 9612.
- Titreşim ölçümleri: TS ISO 5349, TS ISO 2631.
- Aydınlatma ölçümleri: TS EN 12464-1.
- Sıcaklık ve nem ölçümleri: TS EN ISO 7726.
Standart seçimi, ölçülecek etkenin türüne, ortam koşullarına ve cihaz uygunluğuna göre yapılır.
6.9. Analiz Süreci
Numuneler laboratuvara ulaştığında:
- Teslim tutanağı düzenlenir,
- Numune kodlanır ve kayıt altına alınır,
- Analiz metodu seçilir,
- Cihazla ölçüm yapılır (ör. GC-MS, AAS, FTIR, spektrofotometri),
- Kalite kontrol örnekleriyle doğrulama yapılır.
Sonuçlar ham veri olarak kayıt altına alınır; ardından sınır değerlerle karşılaştırma yapılır.
6.10. Raporlama
Yönetmelik m.9’a göre, ölçüm ve analiz raporları aşağıdaki unsurları içermelidir:
- İşyerinin adı, adresi, faaliyet konusu,
- Ölçüm yapılan alan ve etken türü,
- Ölçüm tarihleri, süreleri ve koşulları,
- Kullanılan cihaz ve kalibrasyon bilgisi,
- Ölçüm yöntemi (standart referansı ile),
- Sonuçlar (mg/m³, dB, lux, m/s² vb. birimlerle),
- Maruziyet sınır değeri karşılaştırması,
- Sonuçların değerlendirilmesi ve öneriler,
- Yetkili laboratuvar mührü ve imzası.
Raporlar en az 5 yıl süreyle saklanmalıdır (m.10).
6.11. Uygunsuzluk ve Düzeltici Faaliyetler
Eğer ölçüm sonuçları sınır değerleri aşıyorsa:
- İşveren derhal Düzeltici–Önleyici Faaliyet (DÖF) planı hazırlar,
- Kaynakta kontrol önlemleri uygulanır,
- Tekrar ölçüm planı oluşturulur,
- Sonuçlar İSG Kurulu’nda değerlendirilir.
Bu süreç tamamlanmadan üretim veya çalışma faaliyeti sürdürülemez.
6.12. Ölçüm Sıklığı ve Yenilenme
Yönetmelik, belirli bir ölçüm sıklığı tanımlamaz; ancak riskin derecesine göre periyot belirlenmesini öngörür:
- Çok tehlikeli işyerlerinde: 6 ayda bir,
- Tehlikeli işyerlerinde: yılda bir,
- Az tehlikeli işyerlerinde: 2 yılda bir.
Yeni proses veya ekipman değişikliğinde ölçüm tekrarlanmalıdır.
6.13. Denetim ve Kalite Güvencesi
Bakanlık, laboratuvarların denetimini yılda en az bir kez
yapar.
Denetimlerde kontrol edilen hususlar:
- Akreditasyon belgesi geçerliliği,
- Personel eğitim kayıtları,
- Kalibrasyon zinciri,
- Ölçüm kayıtlarının izlenebilirliği.
Laboratuvarların ayrıca “iç kalite kontrol programı” oluşturması zorunludur.
6.14. Sonuç
İş hijyeni ölçümleri, İSG sisteminin bilimsel
teminatıdır.
Bu ölçümler yalnızca rakam üretmez; o rakamlar, çalışanın güvenliğiyle doğrudan
bağlantılıdır.
Geçerli, izlenebilir ve belgeli her ölçüm, hem işverenin hukuki güvencesi hem
de çalışanın sağlık sigortası gibidir.
İş hijyeninde ölçülmeyen hiçbir risk, yönetilemez — bu nedenle ölçüm, analiz ve kayıt üçlüsü, iş sağlığı biliminin temel sütunlarını oluşturur.
7. BÖLÜM — MARUZİYET DEĞERLENDİRMESİ VE SINIR DEĞERLER
7.1. Giriş
Maruziyet değerlendirmesi, iş hijyeni yönetiminin bilimsel
kalbidir.
Bu aşama, yapılan ölçüm sonuçlarının yorumlanarak çalışanların gerçek risk
düzeyinin belirlenmesini sağlar.
Bir ortamda belirli bir kimyasal veya fiziksel etkenin var olması tek başına
yeterli değildir; önemli olan çalışanın buna hangi düzeyde, ne kadar süreyle
ve hangi sıklıkta maruz kaldığıdır.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 10. ve
15. maddeleri, risk değerlendirmesi ve sağlık gözetiminin “ölçülmüş maruziyet
düzeylerine göre” yapılmasını zorunlu tutar.
Bu bölümde, maruziyetin nasıl değerlendirildiği, sınır değerlerin ne anlama
geldiği ve mevzuatta nasıl uygulandığı ayrıntılı biçimde açıklanacaktır.
7.2. Maruziyetin Tanımı
Yönetmelik düzeyinde “maruziyet”, çalışanların çalışma süresi boyunca fiziksel, kimyasal veya biyolojik bir etkenle temas etme durumu olarak tanımlanır.
Bu temasın üç ana bileşeni vardır:
- Yoğunluk (konsantrasyon): Ortamda bulunan etken miktarı (ör. mg/m³, dB, m/s²).
- Süre: Çalışanın bu ortama ne kadar zaman maruz kaldığı (ör. 8 saat/gün).
- Frekans: Maruziyetin ne kadar sıklıkla gerçekleştiği (ör. her vardiya, haftada bir).
Bu üç değişkenin çarpımı, toplam maruziyet yükünü belirler.
7.3. Maruziyet Değerlendirme Adımları
Maruziyet değerlendirmesi genellikle şu sırayla yapılır:
- Ölçüm verilerinin toplanması (iş hijyeni laboratuvar raporlarından).
- Etkenin türüne göre uygun hesaplama yönteminin seçilmesi.
- Maruziyetin zaman ağırlıklı ortalamasının (TWA) hesaplanması.
- Sonuçların mevzuattaki sınır değerlerle karşılaştırılması.
- Aşım varsa düzeltici faaliyet planı oluşturulması.
7.4. Zaman Ağırlıklı Ortalama (TWA) Hesabı
TWA, 8 saatlik çalışma süresine göre maruziyetin
ortalamasını ifade eder.
Formül şöyledir:
![]()
Burada:
= ölçülen konsantrasyon
(mg/m³, ppm vb.),
= o konsantrasyonda geçirilen
süre (saat).
Örnek:
Bir çalışan 2 saat boyunca 50 ppm, 6 saat boyunca 20 ppm toluen’e maruz
kalıyorsa:
![]()
Bu değer, mevzuattaki sınır değerle karşılaştırılır (örneğin 50 ppm).
7.5. Kısa Süreli Maruziyet (STEL) ve Anlık Sınırlar
Bazı maddeler için, 8 saatlik ortalamanın yanında kısa
süreli (15 dakika) sınırlar da tanımlanır.
Bunlara STEL (Short-Term Exposure Limit) veya anlık maruziyet sınırı
denir.
Amaç, kısa süreli fakat yüksek konsantrasyonlu maruziyetlerin oluşturabileceği
akut etkileri engellemektir.
Yönetmelik Ek–1’e göre örnek:
- Aseton → STEL: 2420 mg/m³
- Formaldehit → STEL: 0,74 mg/m³
Hiçbir durumda STEL değeri 15 dakikadan uzun süre aşılmamalıdır.
7.6. Maruziyet Sınır Değerlerinin Türleri
Türk mevzuatında maruziyet sınır değerleri üç kategoriye ayrılır:
- Mesleki Maruziyet Sınır Değeri (MMSD):
- Çalışanın 8 saatlik vardiyada maruz kalabileceği azami ortalama değerdir.
- Kimyasal Maddelerle Çalışma Yönetmeliği Ek–1’de belirtilmiştir.
- Biyolojik Sınır Değeri (BSD):
- Kimyasalın vücutta veya biyolojik sıvılarda (kan, idrar) ölçülen düzeyidir.
- Biyolojik İzleme Rehberi esas alınır (örneğin kurşun için kan seviyesi).
- Anlık veya Kısa Süreli Sınır Değeri:
- 15 dakikalık aralıklarla ölçülen maksimum maruziyet sınırıdır.
7.7. Fiziksel Etkenler İçin Maruziyet Değerleri
Fiziksel etkenlerde de maruziyet sınır değerleri mevzuatla belirlenmiştir:
|
Etken |
Yönetmelik |
Sınır Değer |
Açıklama |
|
Gürültü |
Gürültü Yönetmeliği m.5 |
87 dB(A) |
Kulak koruyucu etkisi dahil 8 saatlik ortalama |
|
El–kol titreşimi |
Titreşim Yönetmeliği m.5 |
5 m/s² |
Günlük maruziyet sınırı |
|
Tüm vücut titreşimi |
Aynı |
1,15 m/s² |
Günlük maruziyet sınırı |
|
Termal stres (sıcak) |
TS EN ISO 7243 |
WBGT: 28°C |
Hafif işlerde |
|
Aydınlatma |
TS EN 12464-1 |
300–1000 lux |
İşin niteliğine göre |
Bu sınırların aşılması durumunda, işveren derhal kontrol önlemleri almakla yükümlüdür (İş Hijyeni Yön. m.10).
7.8. Kimyasal Etkenler İçin Maruziyet Sınır Değerleri
Kimyasal Maddelerle Çalışma Yönetmeliği Ek–1’de
yüzlerce maddeye ilişkin sınır değer yer alır.
Bazı örnekler:
|
Madde |
TWA (mg/m³) |
STEL (mg/m³) |
Not |
|
Benzen |
3,25 |
— |
Kanserojen (Kategori 1A) |
|
Aseton |
1210 |
2420 |
Göz–solunum irritanı |
|
Krom (VI) bileşikleri |
0,05 |
— |
Kanserojen |
|
Kurşun (inorganik) |
0,15 |
— |
Biyolojik izleme zorunlu |
|
Kuvars tozu |
0,1 |
— |
Solunabilir fraksiyon |
Bu değerlerin üzerinde ölçüm yapılması, işveren açısından İSG Kanunu m.26 uyarınca idari para cezası gerektirir.
7.9. Biyolojik Etkenlerde Maruziyet
Biyolojik etkenlerde sınır değerler nicel değil, nitel
esaslara dayanır.
Biyolojik Etkenler Yönetmeliği’ne göre:
- Grup 3 ve 4 mikroorganizmalarla yapılan çalışmalarda maruziyet mümkünse tamamen engellenmelidir.
- Çalışanlara uygun aşılar sağlanmalı, maruziyet kayıtları 40 yıl saklanmalıdır.
- Ortam havasında mikroorganizma sayısının artışı, kontrol sistemlerinin (filtre, havalandırma) gözden geçirilmesini gerektirir.
7.10. Maruziyet Değerlerinin Aşılması Durumunda Yapılacaklar
Yönetmelik m.10 uyarınca, sınır değerlerin aşılması halinde işverenin izlemesi gereken prosedür:
- Derhal neden analizi yapılır (kaynaktan sızıntı, filtre tıkanması vb.).
- Aşımın olduğu alanda çalışma geçici olarak durdurulur.
- Gerekli teknik düzeltmeler uygulanır (havalandırma, yalıtım).
- Yeniden ölçüm yapılır.
- Çalışanlar bilgilendirilir ve gerekiyorsa tıbbi değerlendirmeye alınır.
- Tüm süreç İSG Kurulu kararına bağlanır.
Bu yükümlülükler yerine getirilmezse, işveren hem idari para cezası hem de iş kazası/meslek hastalığı halinde hukuki sorumluluk taşır.
7.11. Maruziyet Değerlendirme Raporu
İş hijyeni laboratuvarı tarafından düzenlenen analiz raporu
dışında, işveren veya İSG profesyoneli tarafından hazırlanan “Maruziyet
Değerlendirme Raporu” bulunmalıdır.
Bu rapor:
- Ölçüm sonuçlarının yorumunu,
- Sınır değer karşılaştırmalarını,
- Risk derecelendirmesini,
- Uygulanan kontrol önlemlerini,
- Gereken ilave tedbir önerilerini içerir.
Rapor, risk değerlendirmesi dokümanının eki olarak arşivlenir.
7.12. Belirsizlik ve Güven Aralığı
Maruziyet ölçümleri doğrudan insan vücudu üzerinde değil,
cihazlarla yapıldığı için her sonuç ölçüm belirsizliği içerir.
TS EN ISO/IEC 17025 standardı gereği, her ölçüm raporunda ±% belirsizlik değeri
belirtilmelidir.
Bu oran genellikle ±10–20% aralığındadır.
Sınır değere yakın ölçümlerde bu oran kritik öneme sahiptir; çünkü “yasal
sınırda görünse de” gerçek değer aşımda olabilir.
7.13. Değerlendirme Sıklığı ve Yenileme
Maruziyet değerlendirmeleri:
- Çok tehlikeli işyerlerinde: 6 ayda bir,
- Tehlikeli işyerlerinde: yılda bir,
- Az tehlikeli işyerlerinde: 2 yılda bir,
yenilenmelidir.
Yeni proses, hammadde değişikliği, arıza veya iş kazası sonrasında derhal tekrar yapılması gerekir.
7.14. Sonuç
Maruziyet değerlendirmesi, iş hijyeninin yalnız teknik
değil, hukuki temelidir.
Bir sınır değerin aşılması, sadece ölçüm sonucu değil; sağlık gözetimi, iş
organizasyonu ve hatta üretim stratejisi üzerinde etkili bir faktördür.
Bu nedenle doğru değerlendirme, yalnız sayısal analiz değil; ölçümün anlamını, sınırın neden konduğunu ve hangi düzeyde riskin kabul edilebilir olduğunu kavrama sürecidir.
“Ölçülen şey yönetilebilir” ilkesi, iş hijyeni biliminin özüdür; maruziyet değerlendirmesi ise bu ilkenin en doğrudan uygulamasıdır.
8. BÖLÜM — İŞ HİJYENİNDE MÜHENDİSLİK VE ORGANİZASYONEL KONTROLLER
8.1. Giriş
İş hijyeni yalnız tehlikenin ölçülmesiyle sınırlı değildir;
esas hedef, maruziyeti ortadan kaldırmak veya kabul edilebilir düzeye
indirmektir.
Bu hedefe ulaşmanın iki ana yolu vardır:
- Mühendislik kontrolleri (teknik çözümler),
- Organizasyonel kontroller (idari düzenlemeler).
Bu iki kontrol türü, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği
Kanunu’nun 4. ve 10. maddelerinde yer alan “önleme ilkeleri”nin pratik
karşılığıdır.
Yani, tehlike kaynağında kontrol edilmeden kişisel koruyucu donanıma (KKD)
başvurmak, mevzuat açısından da doğru bir uygulama değildir.
8.2. Kontrol Hiyerarşisi
Mevzuata göre iş hijyeninde kontrol önlemleri şu sıraya göre uygulanır (Kimyasal Maddelerle Çalışma Yön. m.8; Gürültü Yön. m.8; Titreşim Yön. m.9):
- Eliminasyon (Kaynağı ortadan kaldırma)
- İkame (Daha az tehlikeli madde/proses kullanımı)
- Mühendislik kontrolleri (kapalı sistem, havalandırma, izolasyon vb.)
- Organizasyonel/idari kontroller (iş süresi, rotasyon, eğitim)
- Kişisel koruyucu donanım (son çare)
Bu sıralama, önleme hiyerarşisi olarak bilinir ve yasal yükümlülüğe dönüştürülmüştür.
8.3. Eliminasyon (Kaynağın Ortadan Kaldırılması)
En etkili kontrol yöntemi, tehlikenin kaynağını tamamen
ortadan kaldırmaktır.
Örneğin:
- Kurşun bazlı boyalar yerine kurşunsuz boyaların kullanılması,
- Gürültülü pres makinelerinin sessiz modelle değiştirilmesi,
- Asbestli yalıtım malzemelerinin yasaklanması (Asbest Yön. m.5).
Bu yöntem genellikle proses tasarım aşamasında uygulanır; çünkü tehlike ortaya çıktıktan sonra ortadan kaldırılması çok daha maliyetlidir.
8.4. İkame (Substitüsyon)
Eliminasyon mümkün değilse, daha az zararlı bir alternatif
kullanılmalıdır.
Kimyasal Yönetmelik m.8/2 uyarınca işveren:
“Tehlikeli kimyasal maddeyi, aynı işi gören ancak daha az tehlikeli madde veya prosesle değiştirmek zorundadır.”
Örnek:
- Toluene karşı su bazlı solvent,
- Elyaf tozuna karşı granül hammadde,
- Asit banyosu yerine ultrasonik temizleme.
İkame kararı öncesinde “karşılaştırmalı risk değerlendirmesi” yapılmalıdır; çünkü bazı maddeler toksisite açısından düşük olsa bile yanıcılık veya biyolojik risk oluşturabilir.
8.5. Mühendislik Kontrolleri
Mühendislik kontrolleri, tehlikenin kaynağında veya
yayılma yolunda engellenmesini amaçlayan teknik sistemlerdir.
Bu kontroller, sürekli çalışır durumda olmalı ve etkinliği periyodik olarak
test edilmelidir.
a) Havalandırma Sistemleri
En yaygın mühendislik önlemi **yerel emiş havalandırması (LEV)**dır.
- Egzoz hızı: 0,5–1,0 m/s aralığında olmalıdır.
- Filtre sistemi: HEPA veya aktif karbon filtreler.
- Egzoz çıkışı, taze hava girişinden en az 10 m uzakta olmalıdır.
- Havalandırma kanalları yılda en az bir kez temizlenmeli, performans ölçümü yapılmalıdır (İş Hijyeni Yön. m.9).
b) İzolasyon ve Kapsülleme
Kaynağın çevresini kapalı bir sistem içine almak en etkili yöntemlerden biridir.
- Gürültü kaynakları için akustik kabin,
- Kimyasal reaksiyonlar için kapalı reaktör,
- Mikrobiyolojik çalışmalar için biyogüvenlik kabinleri (Class II–III).
c) Otomasyon ve Uzaktan Kumanda
Yüksek riskli işlemlerde çalışan–madde temasını azaltmak için otomasyon kullanılır:
- Kimyasal dolum hatları,
- Radyasyon kaynaklarının uzaktan kontrolü,
- Robotik kaynak sistemleri.
d) Akustik ve Titreşim Yalıtımı
Gürültü ve titreşim kontrolü için:
- Titreşim emici ped veya takoz,
- Sönümleyici malzeme kaplama,
- Gürültü bariyerleri veya yalıtım duvarları.
e) Sıcaklık, Nem ve Basınç Kontrolü
Termal konfor sağlanması, hem sağlık hem üretkenlik açısından önemlidir.
- Klima, ısıtma ve nemlendirme sistemleri TS EN ISO 7730 standardına uygun olmalıdır.
- Basınçlı sistemlerde emniyet valfleri ve basınç göstergeleri periyodik kontrol edilmelidir (Basınçlı Ekipman Yön. m.7).
8.6. Organizasyonel (İdari) Kontroller
Teknik önlemler kadar önemli olan diğer bir katman, çalışma
organizasyonunun düzenlenmesidir.
6331 sayılı Kanun’un 10. maddesine göre, işveren riskleri önleyemediği
durumlarda “maruziyeti azaltacak şekilde çalışma düzeni” kurmakla yükümlüdür.
Başlıca idari önlemler:
- İş Rotasyonu:
- Kimyasal veya gürültü maruziyeti yüksek alanlarda çalışanlar vardiya bazında rotasyona tabi tutulur.
- Çalışma Sürelerinin Sınırlanması:
- Titreşimli araç kullanımı 2 saatle sınırlandırılabilir.
- Aşırı sıcak ortamda her 1 saatte 15 dakikalık dinlenme süresi uygulanır.
- Alan Sınırlaması ve İşaretleme:
- Tehlikeli bölgelere yalnız yetkili personel girebilir.
- Uyarı işaretleri (EN ISO 7010 standartlarına göre) bulundurulmalıdır.
- Temizlik ve Bakım Programı:
- Ekipman ve havalandırma sistemlerinin periyodik bakımı planlı şekilde yürütülmelidir.
- Eğitim ve Bilgilendirme:
- Çalışanlara maruziyet türleri, belirtileri, kontrol yöntemleri ve acil durum adımları öğretilmelidir.
8.7. Çalışan Katılımı ve Davranışsal Hijyen
Mevzuatın 16. maddesi (6331) uyarınca, çalışanlar iş hijyeni
süreçlerine katılma hakkına sahiptir.
Bu katılım, yalnız formal değil, davranışsal hijyen açısından da önemlidir:
- El hijyeni uygulamaları,
- Göz koruma alışkanlığı,
- Kişisel koruyucuların doğru kullanımı,
- Laboratuvar güvenliği disiplini.
Çalışan davranışları, teknik sistem kadar hijyen performansını belirler.
8.8. Bakım ve Kalibrasyon Takvimi
Mühendislik sistemlerinin etkinliğini koruyabilmesi için periyodik bakım zorunludur:
|
Sistem |
Kontrol Sıklığı |
İlgili Yönetmelik |
|
Yerel emiş havalandırması |
Yılda 1 |
İş Hijyeni Yön. m.9 |
|
Gürültü bariyerleri |
6 ayda 1 |
Gürültü Yön. m.8 |
|
Filtre sistemleri |
3 ayda 1 |
Kimyasal Yön. m.8 |
|
Biyogüvenlik kabinleri |
Yılda 1 (HEPA test) |
Biyolojik Yön. Ek–2 |
|
Basınçlı sistemler |
Yılda 1 |
Basınçlı Ekipman Yön. |
Tüm bakım işlemleri kayıt altına alınmalı ve kalite kontrol formlarıyla belgelenmelidir.
8.9. Kontrol Önlemlerinin Etkinlik Değerlendirmesi
Her mühendislik ve idari önlem, performans ölçümü ile
doğrulanmalıdır.
Bu ölçüm genellikle:
- Yeniden iş hijyeni ölçümleri,
- Görsel denetimler,
- Çalışan geri bildirimleri,
- Teknik bakım raporları ile yapılır.
Örneğin, havalandırma sistemi kurulduktan sonra ortam toz ölçümünde en az %50 iyileşme beklenir; bu gerçekleşmiyorsa sistem yeniden değerlendirilmelidir.
8.10. Dokümantasyon ve Süreklilik
Tüm kontrol önlemleri için kayıt tutulması zorunludur.
İşveren;
- Uygulanan teknik/idari önlemleri,
- Bakım–onarım planlarını,
- Eğitim ve bilgilendirme kayıtlarını,
- Ölçüm ve analiz sonuçlarını,
saklamakla yükümlüdür (İş Hijyeni Yön. m.12).
Bu kayıtlar, hem iç denetim hem de Bakanlık müfettişleri tarafından yapılacak denetimlerde referans belge niteliğindedir.
8.11. Sonuç
Mühendislik ve organizasyonel kontroller, iş hijyeninin koruyucu
kalkanını oluşturur.
Bu önlemler doğru uygulandığında, kişisel koruyucu donanım yalnızca
destekleyici bir unsur haline gelir.
Kısacası, iyi bir iş hijyeni sistemi:
- Tehlikeyi tanır,
- Kaynağında önler,
- Süreci izler,
- Belgeyle doğrular.
İş hijyeni bu yönüyle hem mühendislik disiplini hem de sağlık yönetimi felsefesidir.
9. BÖLÜM — SAĞLIK GÖZETİMİ, KAYIT VE RAPORLAMA
9.1. Giriş
İş hijyeni uygulamaları yalnızca ortam koşullarının
değerlendirilmesiyle sınırlı değildir; asıl hedef, çalışanın sağlığını
korumak ve erken uyarı sistemleriyle meslek hastalıklarını önlemektir.
Bu nedenle ölçüm sonuçlarının tıbbi verilerle birleştirildiği sağlık
gözetimi süreci, iş hijyeni yönetiminin klinik ayağını oluşturur.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 15. maddesi, sağlık gözetimini işverenin temel yükümlülüğü olarak tanımlar ve açıkça hükmeder:
“İşveren, çalışanların işyerinde maruz kalabilecekleri sağlık ve güvenlik risklerini dikkate alarak gerekli sağlık gözetimlerinin yapılmasını sağlar.”
Bu hüküm, iş hijyeninin teknik bulgularının tıbbi gözlemle bütünleşmesini zorunlu kılar.
9.2. Mevzuat Temelleri
Sağlık gözetimi, aşağıdaki yasal düzenlemelere dayanır:
- 6331 sayılı Kanun m.15–16: Sağlık gözetimi ve kayıt yükümlülükleri.
- İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personeli Yönetmeliği (20.07.2013):
- m.18–21: Sağlık gözetimi, muayeneler, kayıt ve bildirim.
- Kimyasal, Gürültü, Titreşim, Biyolojik Etken Yönetmelikleri:
- Her biri kendi etkenine özgü sağlık muayenesi zorunluluklarını içerir.
- İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analiz Laboratuvarları Yönetmeliği:
- Ölçüm sonuçlarının sağlık kayıtlarına entegre edilmesi gerekliliğini belirtir.
9.3. Sağlık Gözetiminin Amacı
Sağlık gözetimi, çalışanların işyeri kaynaklı risklere karşı
fizyolojik tepkilerini erken dönemde belirlemeyi hedefler.
Bu sayede:
- Meslek hastalıkları önlenir,
- Maruziyet sınırlarıyla klinik bulgular karşılaştırılır,
- Riskli çalışanlar erken aşamada tespit edilir,
- İş hijyeni önlemleri revize edilir.
9.4. Sağlık Gözetimi Türleri
Yönetmelik m.18 uyarınca sağlık gözetimi üç aşamada yürütülür:
- İşe Giriş Muayenesi:
- Çalışanın işe uygunluğu, sağlık geçmişi ve olası hassasiyetleri değerlendirilir.
- Riskli işlerde (toz, kimyasal, biyolojik, gürültü vb.) işe başlamadan önce zorunludur.
- Periyodik Muayene:
- Risk grubuna göre belirli aralıklarla yapılır:
- Çok tehlikeli işlerde yılda bir,
- Tehlikeli işlerde iki yılda bir,
- Az tehlikeli işlerde üç yılda bir.
- Kimyasallar veya biyolojik etkenlerle çalışılan yerlerde bu süre işyeri hekimi tarafından kısaltılabilir.
- İş Değişikliği / Maruziyet Sonrası Muayene:
- İş kazası, maruziyet artışı veya kimyasal sızıntı sonrası yapılır.
9.5. İş Hijyeni ve Sağlık Gözetimi Arasındaki İlişki
İş hijyeni ölçümleri, sağlık gözetiminin veri kaynağıdır.
Örneğin:
- Gürültü ölçümünde 85 dB(A) üzerinde sonuç çıkmışsa → odyometrik test zorunludur.
- Kurşun ölçümünde 0,15 mg/m³ üzerindeyse → kan kurşun düzeyi testi yapılmalıdır.
- Toz ölçümünde sınır değer aşımı varsa → solunum fonksiyon testi ve akciğer grafisi zorunludur.
Bu ilişki, İşyeri Hekimi Yönetmeliği m.19/3’te açıkça düzenlenmiştir:
“Sağlık gözetimi sonuçları, iş hijyeni ölçüm ve değerlendirme sonuçlarıyla birlikte analiz edilir.”
9.6. Sağlık Gözetimi Yöntemleri
Sağlık gözetiminde kullanılan temel yöntemler:
- Klinik muayene (göz, kulak, solunum, cilt, kas-iskelet değerlendirmesi),
- Laboratuvar testleri (kan, idrar analizleri),
- Fonksiyonel testler (odyometri, solunum fonksiyonu, EKG),
- Görüntüleme (akciğer grafisi, ultrason, radyografi),
- Biyolojik izleme (örneğin kurşun BLL testi, benzen metaboliti S-fenol testi).
Her test, işyerinde tespit edilen risk türüne göre planlanır.
9.7. Özel Risk Grupları
İşyeri hekimi, belirli çalışan gruplarını özel olarak gözetim altına almak zorundadır:
- Gebe ve emziren çalışanlar (Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Yönetmeliği m.5),
- 18 yaş altı çalışanlar (Çocuk ve Genç İşçi Yönetmeliği m.8),
- Kronik hastalığı veya alerjisi bulunanlar,
- Daha önce meslek hastalığı geçirmiş kişiler.
Bu gruplar için maruziyet sınırları daha düşük tutulmalı, iş rotasyonu uygulanmalıdır.
9.8. Sağlık Kayıtlarının Tutulması
6331 sayılı Kanun’un 15. maddesi gereği, sağlık kayıtları gizlilik ilkesiyle saklanmalı ve yalnızca yetkili kişilerce erişilebilir olmalıdır.
- Kimyasal, toz veya biyolojik maruziyet içeren işlerde: Kayıt süresi en az 15 yıl.
- Kanserojen/mutajen maddelerle çalışmalarda: 40 yıl.
- Gürültü ve titreşim maruziyetlerinde: 10 yıl.
Her çalışana ait sağlık dosyasında bulunması gereken belgeler (İşyeri Hekimi Yön. m.21):
- İşe giriş ve periyodik muayene formları,
- Laboratuvar test sonuçları,
- İş hijyeni ölçüm raporları,
- Maruziyet kayıtları,
- Aşı ve bağışıklık bilgileri,
- İşyeri hekiminin değerlendirme notları.
9.9. Sağlık Gözetimi Sonuçlarının Değerlendirilmesi
İşyeri hekimi, gözetim sonuçlarını hem bireysel hem toplu düzeyde değerlendirir:
- Bireysel: Çalışanın işe devam uygunluğu, kısıtlamalar veya görev değişikliği.
- Toplu: İşyerinde belirli hastalık belirtilerinin yoğunlaşması (örneğin solunum şikâyetleri, duyma kaybı).
Bu değerlendirme, iş hijyeni ölçüm sonuçlarıyla karşılaştırılarak maruziyet kaynaklı bir meslek hastalığı olup olmadığına dair erken uyarı sağlar.
9.10. Bildirim ve Raporlama
Sağlık gözetimi sonuçları doğrultusunda:
- Şüpheli vakalar Sosyal Güvenlik Kurumu’na ve İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü’ne bildirilir.
- Bildirim süresi: meslek hastalığı şüphesinde 3 iş günü (Kayıt ve Bildirim Yön. m.5).
- İş kazası ve meslek hastalığı kayıtları, İSG Kurulu’nda periyodik olarak incelenir.
Ayrıca işyeri hekimi, her yıl hazırladığı Yıllık Değerlendirme Raporunda:
- Maruziyet ölçüm sonuçlarını,
- Sağlık muayenesi bulgularını,
- Alınan önlemleri,
- Yeni riskler veya eğilimleri,
detaylandırmak zorundadır (İSG Hizmetleri Yön. m.12).
9.11. Gizlilik ve Etik Yükümlülükler
Sağlık kayıtları, kişisel veri niteliği taşır.
Bu nedenle:
- Veriler, yalnız çalışan ve işyeri hekiminin erişimine açık olmalıdır.
- İşveren yalnız toplu istatistikleri görebilir (örneğin “%10 işitme kaybı tespit edildi”).
- 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümleri sağlık dosyalarına da uygulanır.
İşyeri hekimi, hiçbir şekilde bireysel sağlık verisini üçüncü kişilerle paylaşamaz.
9.12. Sağlık Gözetimi ve Sürekli İyileştirme
Sağlık gözetimi, yalnızca kontrol değil, aynı zamanda geri
bildirim mekanizmasıdır.
İşyeri hekimi, periyodik sağlık verilerinden yola çıkarak:
- İş hijyeni önlemlerinin etkinliğini değerlendirir,
- Gerektiğinde ölçüm sıklığını artırır,
- Eğitim içeriklerini revize eder,
- Yeni teknik iyileştirmeleri önerir.
Bu döngü, “planla–uygula–kontrol et–önlem al (PUKÖ)” sisteminin tıbbi boyutudur.
9.13. Sonuç
Sağlık gözetimi, iş hijyeninin “insan merkezli” bileşenidir.
Ölçüm cihazları ortamı, sağlık kayıtları ise çalışanı temsil eder.
Bu iki veri birleştiğinde, işyerinde risk yönetimi yalnız teorik değil, klinik
olarak da doğrulanmış hale gelir.
Kayıt ve raporlama, yalnız denetim için değil; gelecekteki risklerin öngörülmesi, eğitimlerin planlanması ve mevzuat uyumunun sürdürülebilirliği açısından da kritik önem taşır.
10. BÖLÜM — İŞ HİJYENİNİN DENETİM VE BELGELENDİRME BOYUTU
10.1. Giriş
İş hijyeni, yalnızca bilimsel ve teknik bir faaliyet
değildir; aynı zamanda hukuken denetlenebilir bir yönetim sistemidir.
Her ölçüm, analiz, rapor ve sağlık kaydı; bir yandan çalışan güvenliğini
korurken diğer yandan işverenin yasal sorumluluğunu doğrudan belirler.
Bu nedenle iş hijyeninin belgelendirme ve denetim süreçleri, hem idari hesap
verebilirliğin hem de mevzuata uyumun temel dayanağıdır.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile bu kanuna bağlı yönetmelikler, iş hijyeni faaliyetlerinin hangi belgelerle doğrulanacağını, kimler tarafından denetleneceğini ve hangi yaptırımların uygulanacağını açık biçimde düzenlemiştir.
10.2. Yasal Dayanaklar
İş hijyeninin denetim ve belgelendirme çerçevesini belirleyen başlıca hükümler şunlardır:
- 6331 sayılı Kanun:
- m.4: İşverenin genel yükümlülüğü,
- m.10: Risk değerlendirmesi ve ölçüm zorunluluğu,
- m.12: Çalışma ortamı gözetimi ve kayıt tutma,
- m.26: İdari yaptırımlar,
- m.30: Denetim ve kontrol yetkisi.
- İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analiz Laboratuvarları Hakkında Yönetmelik:
- m.10–12: Laboratuvar denetimleri, raporlama ve belge geçerliliği.
- İSG Hizmetleri Yönetmeliği:
- m.12: İşyeri İSG kayıtları ve yıllık değerlendirme raporları.
- İSG Kurulları Yönetmeliği:
- m.11–14: Ölçüm sonuçlarının kurul gündemine alınması ve kararların kayıt altına alınması.
10.3. İşverenin Belgelendirme Yükümlülüğü
İşveren, iş hijyeni faaliyetlerinin her aşamasını belgelerle
doğrulamak zorundadır.
Bu belgeler, hem iç denetimlerde hem de Bakanlık müfettişleri tarafından
yapılan kontrollerde sunulmak üzere düzenlenir.
Zorunlu belgeler arasında şunlar yer alır:
- Risk Değerlendirmesi Raporu (ölçüm sonuçları ekli),
- İş Hijyeni Ölçüm Raporları (yetkili laboratuvarca hazırlanmış),
- Sağlık Gözetimi Dosyaları,
- Acil Durum Planı ve Tatbikat Kayıtları,
- İSG Eğitim Katılım Belgeleri,
- Periyodik Kontrol Formları (ekipman, havalandırma, basınçlı sistemler),
- İSG Kurul Toplantı Tutanakları.
Bu belgelerin her biri en az 5 yıl, kanserojen ve mutajen madde içeren işyerlerinde ise 40 yıl süreyle saklanmalıdır.
10.4. Yetkili Laboratuvarların Belgelendirilmesi
İş hijyeni ölçüm ve analizleri yalnızca Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş laboratuvarlar tarafından yapılabilir (İş Hijyeni Yönetmeliği m.5).
Yetkilendirme kriterleri:
- TS EN ISO/IEC 17025 akreditasyonu,
- TÜRKAK onaylı kalite sistemi,
- Kalibrasyon izlenebilirliği,
- Uygun teknik altyapı ve personel nitelikleri,
- Bakanlık denetimlerinden başarıyla geçmiş olmak.
Laboratuvar yetki belgeleri 5 yıl süreyle geçerlidir; bu sürenin sonunda yeniden denetim yapılır.
10.5. Denetim Türleri
Bakanlık, iş hijyeni faaliyetlerini hem işveren düzeyinde hem de laboratuvar düzeyinde denetler.
a) İşveren Denetimleri
Yapı İşleri Genel Müdürlüğü veya Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı müfettişleri
tarafından yapılır.
Denetimlerde şu unsurlar kontrol edilir:
- Ölçüm raporlarının geçerliliği,
- Risk değerlendirmesinin güncelliği,
- Sağlık gözetimi kayıtlarının bulunup bulunmadığı,
- Düzeltici faaliyetlerin uygulanıp uygulanmadığı,
- Eğitim belgeleri ve tatbikat kayıtları.
b) Laboratuvar Denetimleri
Bakanlık, yetkili laboratuvarları yılda en az bir kez denetler (m.11).
Denetim kapsamı:
- Ölçüm cihazlarının kalibrasyonu,
- Analiz metotlarının standarda uygunluğu,
- Personel eğitim kayıtları,
- Kalite kontrol örnekleri,
- Ölçüm izlenebilirlik zinciri.
Eksiklik tespit edilirse laboratuvarın yetkisi askıya alınabilir veya iptal edilir.
10.6. İSG Kurulu ve İç Denetim Mekanizması
İşyerinde kurulu bulunan İSG Kurulu, iş hijyeni ölçüm
ve analiz sonuçlarını düzenli olarak incelemek zorundadır (İSG Kurulları
Yön. m.11/2).
Kurul toplantılarında:
- Son yapılan ölçüm raporları değerlendirilir,
- Sınır değer aşımı varsa neden analizi yapılır,
- Düzeltici/önleyici faaliyet kararı alınır,
- Alınan kararlar tutanakla kayıt altına alınır.
İç denetimler yılda en az bir kez yapılmalı, sonuçları “İSG Yıllık Değerlendirme Raporu”na eklenmelidir.
10.7. Bakanlık Tarafından Yapılan Resmî Denetimler
6331 sayılı Kanun m.30 uyarınca;
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, işyerlerinde İSG yönünden denetim yapmaya
yetkilidir.
Denetim sırasında:
- Ölçüm raporları ve kalibrasyon belgeleri incelenir,
- Sağlık ve maruziyet kayıtlarının sürekliliği kontrol edilir,
- İş hijyeni laboratuvarlarının geçerlilik durumuna bakılır,
- Risk değerlendirmesi güncelliği sorgulanır.
Müfettiş, eksiklik tespit ederse “Tespit Tutanağı”
düzenler ve işverene süre verir.
Süre sonunda eksiklik giderilmezse idari yaptırım uygulanır.
10.8. Belge Geçerliliği ve Rapor Standartları
Her iş hijyeni raporu, şu standart unsurları taşımalıdır (İş Hijyeni Yön. m.9):
- Laboratuvarın adı, yetki numarası,
- Ölçüm tarihi, yeri, yöntemi,
- Cihaz tipi ve kalibrasyon bilgisi,
- Ölçüm sonuçları ve sınır değer karşılaştırması,
- Yetkili kişinin imzası,
- Raporun “resmî geçerlilik süresi” (genellikle 1 yıl).
Eksik veya yetkisiz laboratuvardan alınan raporlar geçersiz sayılır ve risk değerlendirmesi bakımından hüküm doğurmaz.
10.9. İdari Yaptırımlar ve Hukuki Sonuçlar
6331 sayılı Kanun’un 26. maddesi uyarınca:
- İş hijyeni ölçümlerini yaptırmayan işverene, her ihlal için idari para cezası uygulanır.
- Ölçüm yaptırdığı halde sonuçları değerlendirmeyen veya kayıt altına almayan işveren de aynı hükme tabidir.
2025 yılı itibarıyla (güncel yönetmelik katsayısına göre):
- İş hijyeni ölçümü yaptırmamak: yaklaşık 15.000 TL,
- Ölçüm sonuçlarını saklamamak: 10.000 TL,
- Yetkisiz laboratuvar kullanmak: 25.000 TL düzeyindedir.
Bunun yanında, sınır değer aşımlarına rağmen önlem almayan işverenin fiili, iş kazası veya meslek hastalığı ile sonuçlanırsa TCK m.85–89 kapsamında “taksirle yaralama/ölüm” suçuna dönüşebilir.
10.10. Belgelendirmenin Denetimlerde Rolü
Belgelendirme, denetimlerde yalnız “evrak kontrolü” değil, uyum
kanıtı işlevi görür.
Müfettiş açısından ölçüm raporu:
- Maruziyetin izlenip izlenmediğini,
- Önlemlerin yeterliliğini,
- İSG sisteminin sürekliliğini,
doğrulayan en güçlü delildir.
Ayrıca işveren açısından da bu belgeler, olası adli süreçlerde kusursuzluk savunmasının temel dayanağıdır.
10.11. Sertifikasyon ve ISO Entegrasyonu
İleri düzey işletmelerde iş hijyeni yönetimi, ISO 45001
İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi ile entegre yürütülür.
Bu entegrasyonun faydaları:
- Belgelendirme denetimlerinde iş hijyeni performansının izlenmesi,
- Ölçüm ve maruziyet verilerinin kalite sistemiyle eşleştirilmesi,
- Sürekli iyileştirme (PDCA) döngüsünün resmî kayıtlarla doğrulanması.
ISO denetçileri, iş hijyeni belgelerini “operasyonel kontrol kayıtları” kapsamında değerlendirir.
10.12. Denetim Sonuçlarının İyileştirmeye Katkısı
Denetimlerin temel amacı cezalandırmak değil, iyileştirme
mekanizması kurmaktır.
Denetim sonucunda elde edilen bulgular, aşağıdaki süreçleri tetikler:
- Yeni risk değerlendirmesi yapılması,
- Ölçüm planlarının revizyonu,
- Eğitim içeriklerinin güncellenmesi,
- Sağlık gözetimi sıklığının yeniden belirlenmesi,
- Mühendislik önlemlerinin güçlendirilmesi.
Böylece denetim, hem kalite güvencesi hem de sürekli gelişim aracı haline gelir.
10.13. Sonuç
İş hijyeni, yalnız laboratuvar raporlarına dayalı teknik bir
faaliyet değil; hukuken doğrulanmış, belgelenmiş ve denetlenmiş bir
yönetim sistemidir.
Bu sistemin başarısı, ölçüm kadar belgelendirme disiplinine de bağlıdır.
Denetim mekanizmaları sayesinde:
- İşyerleri sürekli izlenir,
- Ölçüm sonuçları güncelliğini korur,
- Sağlık gözetimi verileriyle eşgüdüm sağlanır,
- İşveren–çalışan–devlet üçgeninde hesap verebilirlik tesis edilir.
Kısacası, belgelenmeyen hiçbir hijyen önlemi “alınmış”
sayılmaz;
denetlenmeyen hiçbir belge “güvenilir” değildir.