İş Güvenliği Yönünden Yapılması Gereken Kontroller ve Düzenlenecek Belgeler

Grup: Mevzuat

← İçerik seçimine dön
İçerik Bilgisi
Bu içerik İSG sınavı hazırlığı için konu odaklı olarak sunulur. Metin, konu anlatımı → soru pekiştirme → deneme → sesli tekrar akışını destekler.
Yaklaşık okuma süresi: 42 dk

İş Güvenliği Yönünden Yapılması Gereken Kontroller ve Düzenlenecek Belgeler

1. BÖLÜM — KAVRAMSAL ÇERÇEVE VE MEVZUAT TEMELİ

1.1. Giriş

İş güvenliği yönünden yapılması gereken kontroller ve düzenlenecek belgeler, işyerinde önleyici sistem yaklaşımının merkezinde yer alır.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre (m.4), işverenin temel yükümlülüğü, çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamak üzere gerekli kontrol, ölçüm, inceleme ve kayıt faaliyetlerini yürütmektir.

Bu süreç, yalnızca yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda işletmelerin risk yönetimi, kalite güvencesi ve kurumsal sürdürülebilirlik sistemlerinin ayrılmaz parçasıdır.
Dolayısıyla kontroller ve belgeler, iş sağlığı ve güvenliğinde “yönetimsel hafıza” işlevi görür.


1.2. Kontrol Kavramı

İş sağlığı ve güvenliği açısından “kontrol”, bir tehlikenin veya riskin varlığını tespit etmek, risk düzeyini ölçmek ve alınan önlemlerin etkinliğini değerlendirmek amacıyla yapılan sistematik gözden geçirmedir.

Kontroller, niteliklerine göre üç ana başlıkta toplanır:

  1. Teknik kontroller – iş ekipmanları, tesisatlar, ortam ölçümleri, mekanik-elektrik testleri.
  2. Sağlık kontrolleri – çalışanların işe giriş, periyodik ve işe dönüş muayeneleri.
  3. Yönetimsel kontroller – risk değerlendirmesi, eğitim, acil durum planı, kayıt ve dokümantasyon süreçleri.

Her biri mevzuatta ayrı yönetmeliklerle düzenlenmiştir, ancak hepsi 6331 sayılı Kanun’un 4, 10, 12 ve 14. maddelerine dayanır.


1.3. Mevzuatın Genel Yapısı

İş güvenliği kontrolleri ve belge düzenlemeleri, farklı yönetmeliklerde dağılmış olsa da birbirini tamamlayan bir sistem oluşturur.
Aşağıda, kontrol ve belgelendirme yükümlülüklerini düzenleyen temel mevzuat özetlenmiştir:

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
    • m.4 – İşverenin genel yükümlülüğü: gerekli tedbirleri almak, araç ve gereçleri sağlamak.
    • m.10 – Risk değerlendirmesi, kontrol, ölçüm ve inceleme.
    • m.11 – Acil durum planları, tatbikatlar ve ekipmanların yeterliliği.
    • m.14 – Kaza, meslek hastalığı ve ramak kala olay kayıtları.
    • m.17 – Eğitim yükümlülüğü.
  • İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği
    • İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin kontrol, raporlama ve belge düzenleme görevlerini tanımlar.
  • İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği
    • Ekipmanların ilk ve periyodik kontrollerinin yapılması ve raporlanması yükümlülüğünü getirir.
  • Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği
    • Risk analizinin oluşturulması, güncellenmesi ve arşivlenmesi esaslarını düzenler.
  • İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik
    • Acil durum planı, tatbikat ve gözden geçirme kayıtlarını zorunlu kılar.
  • Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimleri Hakkında Yönetmelik
    • Eğitim kayıtlarının, katılım belgelerinin ve eğitim planlarının tutulmasını zorunlu kılar.

1.4. Kontrol ve Belgelendirme İlişkisi

İş güvenliğinde “kontrol” ve “belge” kavramları birbiriyle bütünleşiktir.
Kontrol yapılmadan belge düzenlenemez; belgesiz kontrol ise hukuken geçersizdir.

Bu ilişki şu şekilde özetlenebilir:

Kontrol Türü

Amaç

Düzenlenen Belge

Hukuki Dayanak

İş ekipmanı periyodik kontrolü

Ekipmanın güvenli çalıştığını tespit etmek

Periyodik kontrol raporu

Ekipman Yönetmeliği m.7

Ortam ölçümleri

Gürültü, toz, aydınlatma vb. maruziyet düzeylerini belirlemek

Ortam ölçüm raporu

6331 m.10

Sağlık muayenesi

Çalışanın işe uygunluğunu değerlendirmek

Sağlık raporu

6331 m.15

Eğitim denetimi

Çalışanların bilgi düzeyini doğrulamak

Eğitim katılım formu

Eğitim Yönetmeliği m.10

Acil durum tatbikatı

Planların işlerliğini test etmek

Tatbikat raporu

Acil Durum Yönetmeliği m.13

Kaza incelemesi

Olay nedenlerini analiz etmek

Kaza tutanağı ve kök neden analizi formu

6331 m.14

Bu belgeler yalnızca idari denetimlerde değil, iş kazası veya hukuki süreçlerde ispat aracı olarak da kullanılır.


1.5. Kontrollerin Sıklığı ve Planlaması

6331 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca, kontrollerin sıklığı işyerinin tehlike sınıfına ve risk seviyesine göre belirlenir.
Bu kapsamda:

  • Çok tehlikeli işyerlerinde kontroller daha sık yapılır,
  • Risk değerlendirmesi yılda en az bir kez gözden geçirilir,
  • Ekipman kontrolleri, yönetmelik eklerinde belirtilen periyotlara göre planlanır.

İşveren, kontrol takvimini yıllık İSG yıllık planına dahil etmek zorundadır (İSG Hizmetleri Yönetmeliği m.12).


1.6. İşverenin Gözetim ve Denetim Yükümlülüğü

İşverenin yalnızca kontrolleri yaptırması yeterli değildir; sonuçları değerlendirip gerekli önlemleri almak da zorunludur.
Bu yükümlülük, 6331 sayılı Kanun m.4/1-c hükmüyle tanımlanmıştır:

“İşveren, risklerden korunma tedbirlerinin uygulanıp uygulanmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukları giderir.”

Bu çerçevede işveren, kontrol raporlarını düzenli olarak gözden geçirmeli ve tespit edilen eksiklikler için “düzeltici-önleyici faaliyet planı” oluşturmalıdır.


1.7. İSG Profesyonellerinin Rolü

İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi, işyerinde yapılan kontrollerin koordinasyonundan, kayıtların doğruluğundan ve raporların mevzuata uygun biçimde düzenlenmesinden sorumludur (İSG Hizmetleri Yönetmeliği m.9–m.11).

Uzman; ekipman, ortam ve organizasyonel kontrolleri,
Hekim; sağlık gözetimi ve ergonomik risk kontrollerini yürütür.

Her iki profesyonel de tespit ettikleri uygunsuzlukları İSG Kurulu’na rapor etmek zorundadır.


1.8. Belgelendirmenin Hukuki Niteliği

Kontrol ve ölçüm belgeleri, hukuken “resmî nitelikli iş kayıtları” sayılır.
Bu belgelerin bulunmaması, denetimlerde işverenin “gerekli önlemleri almadığı” yönünde yorumlanır.
Dolayısıyla belgeler, yalnızca idari değil, cezai sorumluluk açısından da işverenin lehine veya aleyhine delil oluşturur.


1.9. Sonuç

Kontrol ve belgelendirme sistemi, iş sağlığı ve güvenliğinde önleme zincirinin idari teminatıdır.
Bu zincirin herhangi bir halkası —örneğin yapılmayan bir ölçüm, eksik bir rapor veya güncellenmemiş bir risk analizi— tüm sistemin geçerliliğini zedeler.

İSG’nin sürdürülebilirliği, yalnızca önlem almakla değil, alınan önlemleri belgelemek ve izlemekle mümkündür.

2. BÖLÜM — İŞYERİNDE YAPILMASI GEREKEN PERİYODİK KONTROLLER

2.1. Giriş

İşyerinde yapılan periyodik kontroller, çalışma ortamının, iş ekipmanlarının ve çalışanların güvenliğini korumak için yürütülen sistematik denetim faaliyetleridir.
Bu kontroller, yalnızca teknik bir gereklilik değil, aynı zamanda 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 10. ve 12. maddeleri gereği işverenin yasal sorumluluğudur.

Amaç, risklerin zaman içinde değişen koşullarla artmasını önlemek, ekipman arızalarının erken tespitini sağlamak ve güvenlik tedbirlerinin etkinliğini ölçmektir.


2.2. Periyodik Kontrollerin Yasal Dayanağı

Periyodik kontrollerin temelini oluşturan başlıca mevzuatlar şunlardır:

  • 6331 sayılı Kanun, m.4, m.10, m.12: İşverenin kontrol, ölçüm ve inceleme yükümlülüğü.
  • İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği: Ekipman kontrollerinin süreleri, yetkili kişiler ve raporlama esasları.
  • İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analiz Laboratuvarları Hakkında Yönetmelik: Gürültü, toz, aydınlatma, gaz, titreşim ve termal konfor ölçümleri.
  • Yangın Yönetmeliği, Basınçlı Kaplar Yönetmeliği, Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği: Teknik tesisat kontrollerine ilişkin özel hükümler.

2.3. Periyodik Kontrol Türleri

İşyerlerinde yapılması gereken başlıca kontrol türleri şunlardır:

  1. İş Ekipmanları Kontrolleri — Ekipmanların güvenli çalışıp çalışmadığının tespiti (Ekipman Yönetmeliği Ek-III).
  2. Elektrik Tesisatı ve Topraklama Kontrolleri — Kaçak akım ve yalıtım testleri.
  3. Basınçlı Kaplar ve Kaldırma Araçları Kontrolleri — Kazan, kompresör, vinç, forklift gibi yüksek riskli ekipmanlar.
  4. Yangın Söndürme Sistemleri Kontrolleri — Yangın dolapları, tüpler, alarm ve sprinkler sistemleri.
  5. Havalandırma ve Aspirasyon Sistemleri Kontrolleri — Hava akım yönü, debi, emiş gücü ölçümleri.
  6. Ortam Ölçümleri — Gürültü, toz, aydınlatma, sıcaklık, nem, gaz seviyesi gibi çevresel etkenler.
  7. Acil Durum ve Tahliye Ekipmanları Kontrolleri — Acil aydınlatma, yönlendirme levhaları, tahliye yolları.
  8. Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) Kontrolleri — Kullanılabilirlik, bakım ve yenileme kayıtları.

2.4. Kontrol Sıklıkları

Kontrol süreleri mevzuatta “asgari periyotlar” olarak belirlenmiştir; işveren risk durumuna göre daha kısa aralıklarla kontrol yaptırabilir.

Kontrol Konusu

Kontrol Periyodu

Dayanak

Basınçlı kaplar (kazan, kompresör)

En az yılda bir

Ekipman Yön. Ek-III

Kaldırma araçları (vinç, forklift)

Yılda bir

Ekipman Yön. Ek-III

Elektrik tesisatı ve topraklama

Yılda bir

Elektrik İç Tesisleri Yön.

Paratoner tesisatı

Yılda bir

TS EN 62305

Yangın tüpleri

Yılda bir

Binaların Yangından Korunması Yön.

Havalandırma sistemleri

Yılda bir

Ekipman Yön. Ek-III

Ortam ölçümleri (toz, gürültü vb.)

Yılda bir önerilir - Her değişiklikte - Risk artışında

6331 m.10

Acil durum tatbikatları

Yılda en az bir

Acil Durumlar Yön. m.13

Bu kontrollerin sonuçları, her biri için ayrı raporlarla belgelenir. ).


2.5. Ekipman Kontrollerinin Uygulanması

Ekipman kontrolleri yalnızca “yetkili teknik personel” tarafından yapılabilir.
Yönetmelik m.8’e göre bu kişiler:

  • Makine mühendisleri (kaldırma ve basınçlı sistemlerde),
  • Elektrik mühendisleri (elektrik tesisatlarında),
  • İnşaat mühendisleri (yapısal sabitleme kontrollerinde),
  • Akredite A tipi muayene kuruluşlarıdır.

Kontroller sonunda “Periyodik Kontrol Raporu” düzenlenir. Bu rapor:

  • Kontrol tarihi ve süresi,
  • Uygulanan standart,
  • Ölçüm sonuçları,
  • Uygunsuzluk tespitleri,
  • Sonuç (uygun/uygun değil) bilgilerini içerir.

2.6. Ortam Ölçümleri

6331 sayılı Kanun’un 10. maddesi gereğince, işveren çalışma ortamındaki fiziksel, kimyasal ve biyolojik etkenleri düzenli olarak ölçtürmek zorundadır.
Bu ölçümler, akredite laboratuvarlar tarafından yapılmalı ve TS EN ISO/IEC 17025 standardına uygun olmalıdır.

Başlıca ölçüm konuları şunlardır:

  • Gürültü ve titreşim,
  • Toz, gaz, solvent ve partikül miktarı,
  • Aydınlatma düzeyi,
  • Sıcaklık, nem ve hava akım hızı,
  • Termal konfor koşulları.

Sonuçlar, mevzuatta belirlenen sınır değerlerle karşılaştırılır ve aşım varsa düzeltici faaliyet planı hazırlanır (Kimyasal, Gürültü ve Titreşim Yönetmelikleri).


2.7. Sağlık Gözetimi ile İlişkili Kontroller

Periyodik kontroller, yalnızca ekipman ve ortamı değil, çalışan sağlığını da kapsar.
İşyeri hekimi, şu periyotlarla sağlık muayenesi yapar (İşyeri Hekimi Yönetmeliği m.15):

  • Az tehlikeli işyerlerinde: 5 yılda bir,
  • Tehlikeli işyerlerinde: 3 yılda bir,
  • Çok tehlikeli işyerlerinde: Yılda bir.

Ek olarak, riskli işlerde (örneğin gürültü, toz, solvent, yüksekte çalışma) çalışanlara özel tetkikler yapılır.


2.8. İç Denetim ve Yönetimsel Kontroller

İSG Kurulu veya iş güvenliği uzmanı tarafından, işyerinde düzenli saha denetimleri yapılmalıdır.
Bu denetimlerde:

  • Çalışma alanları gözlemlenir,
  • Uygunsuzluklar tespit edilip “Denetim Raporu” hazırlanır,
  • Düzeltici faaliyetler belirlenir.

Bu uygulama, ISO 45001 standardında “iç denetim” olarak adlandırılır ve sistemin sürekliliğini sağlar.


2.9. Kontrol Sonuçlarının Değerlendirilmesi

Elde edilen ölçüm ve kontrol sonuçları, tek başına anlam ifade etmez; İSG Kurulu veya işveren temsilcisi tarafından değerlendirilmelidir.
Değerlendirme sonucu şu işlemler yapılır:

  • Uygunsuzluklar için faaliyet planı hazırlanır,
  • Risk değerlendirmesi revize edilir,
  • Eğitim içerikleri güncellenir,
  • Acil durum planları gözden geçirilir.

Bu bütüncül yaklaşım, kontrol sonuçlarının yalnızca kayıt değil, eyleme dönüştürülmesini sağlar.


2.10. Belgelerin Arşivlenmesi ve Denetim

Ekipman kontrol raporları, ortam ölçüm belgeleri, denetim formları ve tatbikat raporları iş kazası veya denetim durumunda , işyerinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini gösteren yasal delil niteliği taşır.
Eksik veya sahte belge düzenlenmesi halinde 6331 sayılı Kanun m.26 uyarınca idari para cezası uygulanır.


2.11. Sonuç

Periyodik kontroller, işyerinin “güvenlik nabzını” ölçen düzenli sağlık kontrolleri gibidir.
Yalnızca yasal zorunluluk olarak değil, erken uyarı mekanizması olarak görülmelidir.
Bir ekipman, tesis veya ortam koşulu kontrol edilmezse, görünmeyen riskler sessizce birikir — ve bu birikim genellikle bir kazayla son bulur.

3. BÖLÜM — RİSK DEĞERLENDİRMESİ VE GÜNCELLEME KONTROLLERİ

3.1. Giriş

İşyerinde yürütülen tüm iş sağlığı ve güvenliği faaliyetlerinin temelini risk değerlendirmesi oluşturur.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 10. maddesine göre işveren, çalışma ortamında var olan veya dışarıdan gelebilecek tehlikeleri belirlemek, bu tehlikelerden kaynaklanabilecek riskleri değerlendirmek ve alınacak önlemleri planlamakla yükümlüdür.

Risk değerlendirmesi yalnızca başlangıçta yapılan bir belge değildir; işyerindeki değişimlerle birlikte dinamik biçimde güncellenmesi gereken bir süreçtir.
Bu bölümde risk değerlendirmesinin kontrol ve yenileme mekanizması, yasal dayanaklar ve düzenlenmesi gereken belgeler açıklanmaktadır.


3.2. Mevzuat Temeli

Risk değerlendirmesine ilişkin başlıca düzenlemeler şunlardır:

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.10:

“İşveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür.”

  • İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği:
    • m.6: Risk değerlendirmesi ekibinin oluşturulması,
    • m.8: Risk değerlendirmesinin aşamaları,
    • m.12: Güncelleme gerektiren haller,
    • m.15: Belgelendirme ve kayıt yükümlülükleri.

Bu hükümler, risk analizini bir defalık değil, sürekli izlenmesi gereken bir sistem olarak tanımlar.


3.3. Risk Değerlendirmesi Ekibi

Yönetmeliğin 6. maddesine göre, risk değerlendirmesi işveren tarafından kurulan çok disiplinli bir ekip tarafından yapılır.
Bu ekipte bulunması gereken asgari kişiler:

  • İşveren veya işveren vekili,
  • İş güvenliği uzmanı,
  • İşyeri hekimi,
  • Çalışan temsilcisi,
  • Destek elemanı (örneğin acil durum sorumlusu).

İşyerinin niteliğine göre mühendis, tekniker veya çevre görevlisi gibi teknik personel de ekibe dahil edilir.

Ekip, risk değerlendirmesinin hazırlanması, uygulanması ve revizyonundan müştereken sorumludur.


3.4. Risk Değerlendirmesi Süreci

Yönetmelik m.8’e göre risk değerlendirmesi beş aşamada yapılır:

  1. Tehlikelerin Tanımlanması: İşyerinde mevcut veya potansiyel tüm tehlikelerin belirlenmesi (mekanik, kimyasal, elektriksel, ergonomik, biyolojik vb.).
  2. Risklerin Belirlenmesi ve Analizi: Her tehlikenin olasılığı ve şiddeti değerlendirilir.
  3. Risklerin Derecelendirilmesi: Olasılık × Şiddet formülüyle öncelik sırası belirlenir.
  4. Kontrol Tedbirlerinin Belirlenmesi: Riskin ortadan kaldırılması veya azaltılması için teknik, idari veya kişisel önlemler planlanır.
  5. İzleme ve Gözden Geçirme: Risk değerlendirmesi düzenli olarak kontrol edilir ve gerektiğinde güncellenir.

Sonuçlar “Risk Değerlendirmesi Raporu”nda belgelenir.


3.5. Risk Değerlendirmesinin Güncellenmesi

Risk değerlendirmesi statik bir belge değildir. Yönetmelik m.12 gereği aşağıdaki durumlarda yeniden yapılması veya güncellenmesi zorunludur:

  • İşyerinin taşınması veya bina değişikliği,
  • İş ekipmanı veya teknoloji değişikliği,
  • Üretim yöntemi, hammadde veya çalışma koşullarında değişiklik,
  • İş kazası, meslek hastalığı veya ramak kala olay yaşanması,
  • Mevzuatta değişiklik yapılması,
  • En son risk değerlendirmesinin üzerinden çok tehlikeli işyerlerinde 2 yıl, tehlikeli işyerlerinde 4 yıl, az tehlikeli işyerlerinde 6 yıl geçmesi.

Bu şartlardan biri oluştuğunda, işveren risk değerlendirmesini derhal gözden geçirmek zorundadır.


3.6. Kontrol ve İzleme Mekanizması

Risk değerlendirmesinin sürekliliği, kontrol listeleri ve gözden geçirme planları ile sağlanır.
Bu kapsamda:

  • İş güvenliği uzmanı aylık saha denetimlerinde riskleri kontrol eder.
  • Tespit edilen yeni tehlikeler “Uygunsuzluk Bildirim Formu” ile kayıt altına alınır.
  • İSG Kurulu toplantılarında risklerin değişimi değerlendirilir.
  • Gerektiğinde “Risk Güncelleme Formu” düzenlenerek revizyon yapılır.

Bu sistem, risklerin yalnızca tanımlanmasını değil, aktif izlenmesini sağlar.


3.7. Risk Değerlendirme Yöntemleri

Türk mevzuatı herhangi bir yöntem dayatmaz; ancak ulusal uygulamalarda en sık kullanılan yöntemler şunlardır:

  • L tipi Matris (Olasılık × Şiddet) – en yaygın ve mevzuata uyumlu yöntem.
  • Fine-Kinney Metodu – riskin olasılık, maruziyet ve sonuç katsayılarıyla değerlendirilmesi.
  • HAZOP (Hazard and Operability Study) – proses güvenliği ve kimya sektöründe kullanılır.
  • FMEA (Failure Modes and Effects Analysis) – ekipman bazlı hata türü analizi.

Hangi yöntem seçilirse seçilsin, raporda yöntemin açık biçimde belirtilmesi gerekir (Yönetmelik m.9).


3.8. Risk Değerlendirmesi Belgeleri

Risk analizi sürecinde düzenlenmesi ve saklanması gereken belgeler şunlardır:

  • Risk değerlendirmesi raporu (imzalı ve tarihli),
  • Ekip oluşturma tutanağı,
  • Risk kontrol planı,
  • Güncelleme ve revizyon formları,
  • İSG Kurulu değerlendirme kararları,
  • Uygunsuzluk ve düzeltici faaliyet formları.

Bu belgeler, işyerinin “risk yönetimi kayıt sistemi”ni oluşturur ve denetimlerde ilk istenen dokümanlardır.


3.9. Risk Değerlendirmesinin Diğer Kontrollerle İlişkisi

Risk değerlendirmesi, tüm diğer İSG kontrollerinin temel referansıdır:

  • Ekipman kontrolleri → Risk analizinde belirtilen makine tehlikeleri üzerinden planlanır.
  • Eğitimler → Risk sonuçlarına göre hazırlanır.
  • Acil durum planları → En yüksek riskli senaryolara göre oluşturulur.
  • Sağlık gözetimi → Kimyasal veya fiziksel risklerin sonuçlarına göre yönlendirilir.

Dolayısıyla risk değerlendirmesi, tüm kontrol ve belgeleme sisteminin “ana matrisi”dir.


3.10. Belgelendirme

Belgelerin elektronik ortamda saklanması mümkündür, ancak erişilebilirliği ve bütünlüğü garanti altına alınmalıdır.


3.11. Sonuç

Risk değerlendirmesi, iş güvenliği yönetiminin yol haritasıdır.
Ancak bu harita yalnızca “güncel” olduğu sürece rehberlik eder.
İşyerinde her değişiklik, her yeni ekipman veya her kaza, haritanın yeniden çizilmesini gerektirir.
Bu nedenle risk değerlendirmesini yapmak kadar, sürekli kontrol ve güncelleme kültürünü yerleştirmek de işverenin asli görevidir.

4. BÖLÜM — SAĞLIK GÖZETİMİ VE ÇALIŞAN İZLEME SÜRECİ

4.1. Giriş

İş sağlığı ve güvenliği yönetim sisteminin en insani boyutu sağlık gözetimidir.
Her risk değerlendirmesi, nihayetinde çalışanların sağlığını korumaya yöneliktir; dolayısıyla işyerinde yapılan tüm kontrollerin son hedefi, çalışanın bedensel ve ruhsal bütünlüğünün korunmasıdır.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 15. maddesi, işverenin “çalışanların sağlık gözetimini yapmak veya yaptırmakla” yükümlü olduğunu hükme bağlar.
Bu gözetim yalnızca işe girişte değil, çalışma süresinin tamamında, düzenli aralıklarla ve belirli olaylar sonrasında yapılmalıdır.


4.2. Mevzuat Dayanakları

Sağlık gözetimine ilişkin temel yasal düzenlemeler şunlardır:

  • 6331 sayılı Kanun m.15: İşveren, çalışanların sağlık gözetimini yapmak veya yaptırmak zorundadır.
  • İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik: m.15–20 arasında muayene türleri, kayıt sistemi ve belge düzeni düzenlenmiştir.
  • Çalışanların Sağlık Gözetimine İlişkin Usul ve Esaslar Tebliği (2016): Muayene aralıkları, biyolojik izlemler ve özel risk grupları için ek yükümlülükler getirir.
  • Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık Gözetimi Yönetmeliği ve Gürültü, Titreşim, Toz Yönetmelikleri: Spesifik risklere yönelik ilave muayene gerekliliklerini belirler.

4.3. Sağlık Gözetiminin Amacı

Sağlık gözetiminin temel hedefleri şunlardır:

  1. Çalışanın işe uygunluğunu belirlemek,
  2. Riskli işlerde erken tanı ve önleyici tespit sağlamak,
  3. Meslek hastalıklarını önlemek ve kaynağında durdurmak,
  4. İş kazalarına neden olabilecek sağlık yetersizliklerini saptamak,
  5. Çalışanların genel sağlık eğilimlerini izleyerek işyeri risk haritasını geliştirmek.

Bu sistem, yalnız bireysel değil, örgütsel sağlık yönetimi amacına hizmet eder.


4.4. Sağlık Muayenesi Türleri

Yönetmeliğe göre işyeri hekimi tarafından yapılan muayeneler beş ana grupta toplanır (İşyeri Hekimi Yön. m.15):

  1. İşe Giriş Muayenesi
    • Her yeni çalışanın, işe başlamadan önce işe uygunluğunu belirlemek için yapılır.
    • Kimyasal, biyolojik veya fiziksel riskli işlerde bu muayene yapılmadan işe başlatmak yasaktır.
    • İşe Giriş Sağlık Raporu” düzenlenir.
  2. Periyodik Muayene
    • Çalışma süresince sağlık durumunun takibi içindir.
    • Az tehlikeli işyerlerinde 5 yılda bir,
      Tehlikeli işyerlerinde 3 yılda bir,
      Çok tehlikeli işyerlerinde yılda bir yapılır (m.15/3).
    • Ancak toz, gürültü, kurşun, asbest gibi özel risklerde daha sık aralıklar belirlenebilir.
  3. İşe Dönüş Muayenesi
    • Uzun süreli hastalık, kaza veya doğum izni sonrası işe dönen çalışanlar için yapılır.
    • “Çalışmaya Uygunluk” kararı verilir.
  4. İş Değişikliği Muayenesi
    • Çalışanın görev, birim veya maruziyet koşulları değiştiğinde uygulanır.
  5. Erken Tanı / Şüpheli Durum Muayenesi
    • İşyeri hekimi tarafından gözlemlenen olağandışı sağlık belirtilerinde,
      ya da iş kazası/meslek hastalığı şüphesinde yapılır.

4.5. Biyolojik İzlem ve Tetkikler

Sağlık gözetimi kapsamında işyeri hekimi, çalışanların maruziyet düzeylerine göre biyolojik izlem ve tetkikler planlar (Sağlık Gözetimi Tebliği m.9).

Bu tetkikler şunları içerebilir:

  • Solunum fonksiyon testi (tozlu işlerde),
  • Odyometri (gürültülü işlerde),
  • Akciğer grafisi (asbest, silis maruziyetinde),
  • Kan ve idrar tahlilleri (kurşun, solvent, ağır metal maruziyetinde),
  • Kas-iskelet sistemi muayenesi (titreşimli el aletleriyle çalışanlarda).

Sonuçlar “Biyolojik İzlem Formu”nda kayıt altına alınır ve çalışan dosyasına eklenir.


4.6. Özel Risk Gruplarının İzlenmesi

Yönetmelik m.17’ye göre belirli çalışan grupları için özel gözetim zorunludur:

  • 18 yaşından küçük çalışanlar,
  • Gebe veya emziren çalışanlar,
  • Kronik hastalığı olanlar,
  • Engelli çalışanlar,
  • Gece vardiyasında çalışanlar.

Bu gruplar için işyeri hekimi, risk değerlendirmesini dikkate alarak daha sık aralıklarla muayene yapar ve özel kayıt tutar.


4.7. Sağlık Kayıtları ve Belgeler

Sağlık gözetimi sürecinde düzenlenmesi zorunlu belgeler:

  • İşe Giriş Sağlık Raporu,
  • Periyodik Muayene Formu,
  • İşe Dönüş Değerlendirme Formu,
  • Biyolojik İzlem Kayıtları,
  • Sağlık Gözetimi Takip Çizelgesi,
  • Meslek Hastalığı Ön Tanı Bildirim Formu.

Bu belgeler, işyeri hekimi tarafından gizlilik esasına uygun şekilde tutulur ve en az 15 yıl süreyle saklanır (İşyeri Hekimi Yön. m.19).


4.8. Sağlık Gözetimi ile Risk Değerlendirmesi Arasındaki İlişki

Sağlık gözetimi sonuçları, risk değerlendirmesinin yaşayan bir parçasıdır.

  • Örneğin gürültüye bağlı işitme kaybı tespit edilirse, risk değerlendirmesindeki “gürültü riski” yeniden değerlendirilir.
  • Toz maruziyetine bağlı solunum şikâyetleri, ortam ölçümlerinin yenilenmesini gerektirir.

Bu nedenle işyeri hekimi, elde ettiği sağlık verilerini periyodik olarak İSG Kurulu ile paylaşır ve gerekli revizyonları önerir.


4.9. Sağlık Gözetimi Denetimi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri, işyeri denetimlerinde sağlık gözetimi kayıtlarını inceler.
Denetimlerde özellikle şu hususlar kontrol edilir:

  • İşe giriş muayenelerinin eksiksiz yapılmış olması,
  • Periyodik muayene tarihleri ve aralıklarının uygunluğu,
  • Meslek hastalığı ön tanı bildirimlerinin zamanında yapılması,
  • Sağlık raporlarının hekim tarafından düzenlenip imzalanması.

Eksiklik tespit edilmesi halinde, 6331 sayılı Kanun’un 26. maddesi gereği idari yaptırımlar uygulanır.


4.10. Sağlık Gözetiminin Kayıt Sistemiyle Entegrasyonu

İşyeri hekimi, sağlık verilerini “İSG-KATİP” sistemi üzerinden kayıt altına alabilir.
Bu sistem, işyeri hekimi ile Çalışma Bakanlığı arasındaki dijital kayıt paylaşımını sağlar ve işverenin sağlık gözetimi yükümlülüğünü belgelemeye yarar.

Ayrıca işyeri içinde “Sağlık Gözetimi Takip Çizelgesi” oluşturularak, her çalışanın muayene tarihi ve bir sonraki kontrol zamanı görünür biçimde takip edilir.


4.11. Hukuki Önemi

Sağlık gözetimi belgeleri, iş kazası veya meslek hastalığı durumunda işverenin koruyucu tedbir yükümlülüğünü yerine getirdiğini kanıtlayan en önemli belgelerdir.
Bu belgelerin eksikliği, “gerekli önlemler alınmamıştır” varsayımını doğurur.
Ayrıca meslek hastalığı tespiti halinde SGK Sağlık Kurulu tarafından yapılan değerlendirmede ilk incelenen kayıtlar bu dosyalardır.


4.12. Sonuç

Sağlık gözetimi, iş güvenliğinin insana dokunan yüzüdür.
Bir çalışanın sağlık verisi, yalnızca bireyin değil, işyerinin genel güvenlik kültürünün de göstergesidir.
Bu nedenle sağlık gözetimi, yalnız hekim sorumluluğunda bir tıbbi işlem değil; işveren, uzman, yönetici ve çalışanın birlikte yürüttüğü koruyucu sağlık sistemidir.

5. BÖLÜM — EĞİTİM, TATBİKAT VE DENETİM KONTROLLERİ

5.1. Giriş

İş sağlığı ve güvenliğinde en gelişmiş teknik sistemler bile eğitimsiz çalışanla etkisiz hale gelir.
Bu nedenle 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 17. maddesi, işverenin her çalışana “yeterli bilgi ve talimatı sağlama” yükümlülüğünü açıkça düzenler.
Ayrıca aynı Kanun’un 11. ve 12. maddeleri, acil durum tatbikatlarının yapılmasını ve denetim mekanizmalarının kurulmasını zorunlu kılar.

Bu bölüm, eğitim, tatbikat ve denetim faaliyetlerinin yasal temelini, planlama esaslarını, kontrol süreçlerini ve düzenlenmesi gereken belgeleri ayrıntılı olarak inceler.


5.2. Eğitimlerin Mevzuattaki Yeri

İş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, üç temel düzenlemeye dayanır:

  1. 6331 sayılı Kanun m.17:

“İşveren, çalışanlara iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yeterli bilgi ve talimatı vermekle yükümlüdür.”

  1. Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik:
    Eğitim süreleri, konuları, belgelendirme ve yenileme esaslarını belirler.
  2. İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği m.11:
    İş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve işverenin eğitim planlamasındaki görevlerini açıklar.

Bu üç metin birlikte değerlendirildiğinde, eğitim faaliyetleri bir “bilgilendirme süreci” olmaktan çıkar; yasal zorunluluğu olan, kayıtlı ve denetlenebilir bir kontrol mekanizması haline gelir.


5.3. Eğitim Türleri ve Zamanı

Yönetmeliğe göre işyerlerinde verilmesi gereken eğitim türleri şunlardır (Eğitim Yönetmeliği m.6–8):

  1. İşe Başlama Eğitimi:
    • Çalışan işe başlamadan önce yapılır.
    • İçeriğinde işyeri kuralları, riskler, KKD kullanımı ve acil durum bilgileri bulunur.
    • Eğitimsiz personelin işe başlaması yasaktır.
  2. Periyodik (Yenileme) Eğitimi:
    • Az tehlikeli işyerlerinde 3 yılda bir,
      Tehlikeli işyerlerinde 2 yılda bir,
      Çok tehlikeli işyerlerinde yılda bir verilir.
  3. İş Değişikliği veya Ekipman Değişikliği Eğitimi:
    • Yeni teknoloji, makine veya yöntem değişikliğinde uygulanır.
  4. Acil Durum Eğitimi:
    • Yangın, deprem, kimyasal sızıntı gibi durumlara hazırlık amacıyla yapılır.

Her eğitim sonunda “Eğitim Katılım Formu” düzenlenir ve imzalanır.


5.4. Eğitim Planlaması

İşveren, yıllık eğitim planını hazırlamakla yükümlüdür (Eğitim Yönetmeliği m.11).
Bu plan, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi tarafından hazırlanır ve işveren tarafından onaylanır.

Plan içeriğinde şu bilgiler yer almalıdır:

  • Eğitim konuları ve hedefleri,
  • Eğitici adı ve unvanı,
  • Katılacak çalışan grupları,
  • Eğitim tarihleri, süreleri ve yeri,
  • Ölçme-değerlendirme yöntemi,
  • Katılım belgelerinin düzenlenme şekli.

Eğitim planı, işyerinde yıllık İSG planı ile uyumlu biçimde yürütülmelidir.


5.5. Eğitici Nitelikleri

Yönetmeliğe göre eğitim verebilecek kişiler (m.13):

  • İş güvenliği uzmanı,
  • İşyeri hekimi,
  • Diğer sağlık personeli,
  • Alanında uzman ve Bakanlık onaylı eğiticilerdir.

Eğitimlerde teorik anlatımın yanı sıra uygulamalı gösterimler yapılmalı; riskli faaliyetlerde örnek donanımlar, görseller ve tatbikat simülasyonları kullanılmalıdır.


5.6. Eğitim Kayıt ve Belgeleri

Eğitim faaliyetleri sonucunda düzenlenmesi gereken belgeler:

  • Eğitim Katılım Formu (katılımcı imzalı),
  • Eğitim Değerlendirme Formu,
  • Eğitim Belgesi / Sertifikası,
  • Eğitim Planı,
  • Eğitim Tutanağı (hazır bulunma çizelgesi).

Bu belgeler, Bakanlık denetimlerinde ibraz edilmelidir.
Eksik belge tespiti halinde işverene 6331 sayılı Kanun m.26 uyarınca idari para cezası uygulanır.


5.7. Tatbikatların Önemi ve Yasal Çerçevesi

Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik m.13’e göre, işyerlerinde acil durum planı kapsamında yılda en az bir defa tatbikat yapılması zorunludur.
Tatbikatın amacı:

  • Acil durum planının işlerliğini test etmek,
  • Ekiplerin koordinasyonunu ölçmek,
  • Tahliye ve müdahale sürelerini değerlendirmektir.

Tatbikat sonunda “Acil Durum Tatbikat Raporu” hazırlanır.
Bu rapor; senaryo, tarih, katılımcılar, gözlemler, aksaklıklar ve alınacak önlemleri içermelidir.


5.8. Tatbikat Türleri

İşyerinin risk profilene göre farklı türde tatbikatlar düzenlenir:

  • Yangın tatbikatı,
  • Kimyasal sızıntı veya dökülme tatbikatı,
  • Deprem ve tahliye tatbikatı,
  • Elektrik kesintisi veya enerji arızası tatbikatı,
  • Basınçlı kap patlaması veya gaz kaçağı tatbikatı.

Tatbikatların tekrarlanma sıklığı risk grubuna göre artırılabilir. Çok tehlikeli işyerlerinde yılda iki kez tatbikat yapılması önerilir.


5.9. Denetim ve İç Teftiş Sistemi

6331 sayılı Kanun’un 12. maddesi, işverenin işyerinde gözlem, ölçüm, inceleme ve araştırma yapmasını zorunlu kılar.
Bu yükümlülük kapsamında düzenli olarak iç denetimler yapılır.

İç denetimler:

  • İş güvenliği uzmanı ve İSG Kurulu tarafından yürütülür,
  • Her denetimde “İç Denetim Raporu” düzenlenir,
  • Eksiklikler için “Düzeltici–Önleyici Faaliyet Formu (DÖF)” hazırlanır.

Denetim sonuçları, işverenin “gözetim yükümlülüğü”nü yerine getirdiğini gösterir.


5.10. Eğitim ve Tatbikat Sonuçlarının Değerlendirilmesi

Eğitim ve tatbikatlar yalnızca yapılmakla kalmamalı, sonuçları ölçülmeli ve analiz edilmelidir.
Bu analiz süreci şu belgelerle yürütülür:

  • Eğitim değerlendirme anketleri,
  • Tatbikat gözlem raporları,
  • Katılım oranı çizelgeleri,
  • Düzeltici faaliyet takip listeleri.

Bu belgeler, işyerinin öğrenen bir organizasyon haline gelmesini sağlar; eğitim sistemi, ölçme-değerlendirme mekanizmasıyla birlikte olgunlaşır.


5.11. Hukuki Sonuçlar

Eğitim verilmemesi, iş kazalarında “doğrudan işveren kusuru” sayılır.
Yargıtay içtihatlarına göre, kazaya uğrayan işçinin gerekli eğitimi almamış olması, işverenin “gerekli özeni göstermediği” anlamına gelir.
Bu durumda işveren, tazminat ve cezai sorumluluk taşır.

Ayrıca eğitim veya tatbikat kayıtlarının tutulmaması, 6331 m.26 kapsamında her çalışan için ayrı ceza uygulanmasına neden olur.


5.12. Sonuç

Eğitim ve tatbikatlar, iş güvenliği yönetim sisteminin “canlı refleksleri”dir.
Kontrol ve denetim belgeleri ise bu reflekslerin sürekliliğini güvence altına alır.
Bir işyerinde eğitim belgeleri dolu, tatbikat raporları eksiksiz ve iç denetim kayıtları düzenliyse; o işyerinde kazaların çoğu önceden engellenmiş demektir.

6. BÖLÜM — İŞ EKİPMANLARI, ORTAM ÖLÇÜMLERİ VE TEKNİK MUAYENELER

6.1. Giriş

İşyerinde kullanılan makine, tezgâh, basınçlı kap, kaldırma aracı veya tesisatın güvenliği, iş sağlığı ve güvenliği sisteminin teknik omurgasını oluşturur.
Bu ekipmanlar güvenli değilse, en iyi risk değerlendirmesi ve en bilinçli çalışan dahi kazayı engelleyemez.

Bu nedenle 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 10. ve 12. maddeleri, işverene “çalışma ortamında düzenli kontrol, ölçüm, inceleme ve test yaptırma” yükümlülüğünü getirir.
Bu bölümde, iş ekipmanlarının periyodik muayeneleri, ortam ölçümleri ve teknik kontrollerin mevzuata uygun biçimde nasıl yürütüleceği ayrıntılı olarak açıklanır.


6.2. Mevzuat Dayanakları

Teknik muayene ve ortam ölçümlerine ilişkin başlıca mevzuatlar şunlardır:

  • İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği (2013)
    • m.7: Periyodik kontrol zorunluluğu,
    • m.8: Yetkili kişiler ve kurumlar,
    • Ek-III: Kontrol aralıkları ve test yöntemleri.
  • 6331 sayılı Kanun m.10: Çalışma ortamında ölçüm, inceleme ve test yaptırma yükümlülüğü.
  • Tozla Mücadele Yönetmeliği, Gürültü Yönetmeliği, Titreşim Yönetmeliği: Ortam ölçüm standartlarını belirler.
  • Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği, Basınçlı Kaplar Yönetmeliği, Yangın Yönetmeliği: Ekipman bazlı teknik kriterleri içerir.

6.3. İş Ekipmanlarının Periyodik Kontrolleri

İş ekipmanları, kullanım ömrü boyunca belirli aralıklarla kontrol edilmek ve güvenli durumda oldukları belgelenmek zorundadır.
Bu kontroller yalnızca yetkili teknik personel veya akredite kuruluşlarca yapılabilir (Ekipman Yönetmeliği m.8).

Başlıca kontrol grupları:

Ekipman Türü

Kontrol Periyodu

Yetkili Kişi

İlgili Standart

Basınçlı kaplar, hava tankı, kompresör, kazan

Yılda 1

Makine mühendisi

TS EN 13445

Kaldırma araçları (vinç, forklift, asansör)

Yılda 1

Makine veya inşaat mühendisi

TS ISO 9927

Elektrik tesisatı ve topraklama

Yılda 1

Elektrik mühendisi

TS EN 60364

Paratoner tesisatı

Yılda 1

Elektrik mühendisi

TS EN 62305

Yangın söndürme sistemleri

Yılda 1

Yetkili servis

TS EN 671

Havalandırma sistemleri

Yılda 1

Makine mühendisi

TS EN 12599

Kontrol sonucunda “Periyodik Kontrol Raporu” düzenlenir. saklanmalıdır (m.9).


6.4. Ekipman Kontrollerinin İçeriği

Kontrol sırasında yapılan temel teknik testler şunlardır:

  • Basınçlı sistemlerde: Hidrostatik test, emniyet valfi ve manometre kontrolü.
  • Kaldırma araçlarında: Yük testleri (%125 kapasite ile), fren ve halat muayenesi.
  • Elektrik sistemlerinde: Kaçak akım testi, izolasyon direnci ölçümü, topraklama sürekliliği.
  • Yangın sistemlerinde: Hortum sızdırmazlık ve debi testleri.
  • Havalandırmada: Debi, hız, basınç farkı ve filtre etkinliği ölçümü.

Raporlarda test metodu, ölçüm sonuçları, uygunsuzluklar ve öneriler açıkça belirtilmelidir.


6.5. Ortam Ölçümleri

İşyerinde çalışanların maruz kaldığı fiziksel ve kimyasal etkenlerin ölçülmesi, maruziyet kontrolü açısından zorunludur (6331 m.10).
Bu ölçümler akredite laboratuvarlar tarafından yapılmalı, sonuçlar ulusal sınır değerlerle karşılaştırılmalıdır.

Temel ortam ölçümleri şunlardır:

  • Gürültü ölçümü: Çalışanların Gürültü ile İlgili Risklerden Korunmaları Yönetmeliği’ne göre 80–85 dB(A) sınırları.
  • Titreşim ölçümü: Titreşim Yönetmeliği’ne göre el-kol 2.5 m/s², vücut 0.5 m/s² sınırları.
  • Aydınlatma ölçümü: TS EN 12464-1 standardına göre iş türüne göre 200–1000 lux.
  • Toz ölçümü: Tozla Mücadele Yönetmeliği’ne göre solunabilir toz < 5 mg/m³.
  • Gaz ve solvent ölçümleri: Kimyasal Maddelerle Çalışma Yönetmeliği sınır değerlerine göre.
  • Termal konfor ölçümleri: Sıcaklık, nem, hava akımı ve ısı stresi parametreleri.

Bu ölçümler yılda en az bir kez yapılmalı, değişiklik veya şikayet durumunda yenilenmelidir.


6.6. Ölçüm ve Muayene Raporlarının İçeriği

Her ortam ölçüm raporu aşağıdaki unsurları içermelidir:

  • Ölçümü yapan kuruluşun akreditasyon numarası,
  • Ölçüm tarihi ve yeri,
  • Kullanılan cihaz ve kalibrasyon bilgisi,
  • Ölçüm sonuçları (birim ve değerlerle),
  • Sınır değer karşılaştırması,
  • Sonuç ve öneriler.

Raporun imzalı ve mühürlü olması zorunludur.
Eksik düzenlenen veya yetkisiz kişi tarafından imzalanan raporlar geçersiz sayılır.


6.7. Uygunsuzluk Tespiti ve Düzeltici Faaliyet

Kontroller sonucu uygunsuzluk tespit edilirse, işveren derhal “Düzeltici–Önleyici Faaliyet Formu (DÖF)” düzenler.
Bu formda:

  • Uygunsuzluğun tanımı,
  • Alınacak önlem,
  • Sorumlu kişi,
  • Tamamlanma tarihi
    belirtilir.

Ekipman, güvenli hale getirilmeden kullanılmaya devam edilemez (Ekipman Yönetmeliği m.11).


6.8. Yetkili Kişiler ve Kurumlar

Yönetmeliğe göre kontrolleri yalnızca:

  • Makine, elektrik veya inşaat mühendisleri,
  • Yetkili teknik personel,
  • TÜRKAK tarafından akredite edilmiş A tipi muayene kuruluşları
    yapabilir.

Bu kişilerin imzası bulunmayan raporlar yasal geçerliliğe sahip değildir.
İşveren, hizmet aldığı kuruluşun akreditasyon belgesinin geçerliliğini kontrol etmekle yükümlüdür.


6.9. Ekipman Etiketleme ve Takip Sistemi

Kontrol edilen her ekipman, etiket veya renk kodu ile işaretlenmelidir.
Etiket üzerinde:

  • Son kontrol tarihi,
  • Bir sonraki kontrol tarihi,
  • Kontrolü yapan kişinin kodu yer alır.

Bu uygulama, işyerinde “kontrol izlenebilirliği” sağlar ve denetimlerde hızlı doğrulama imkânı sunar.


6.10. Ölçüm Sonuçlarının İSG Yönetimine Entegrasyonu

Ortam ölçümleri yalnızca kayıt için değil, risk yönetimi için kullanılmalıdır.
Örneğin:

  • Gürültü ölçümünde 85 dB üzeri değer tespit edilirse → kulaklık zorunluluğu, mühendislik önlemleri.
  • Toz oranı yüksekse → aspirasyon sistemi yenileme planı.
  • Aydınlatma yetersizse → luminer ekleme veya bakım.

Bu şekilde teknik veriler, İSG Kurulu kararlarına doğrudan yansıtılır.


6.11. Belgelendirme

Bu belgeler:

  • Ekipman kontrol raporları,
  • Ortam ölçüm raporları,
  • Test ve kalibrasyon belgeleri,
  • Düzeltici faaliyet kayıtları
    şeklindedir.

İş kazası durumunda bu belgeler, “önleyici tedbirlerin alındığını” kanıtlayan en önemli evraktır.


6.12. Sonuç

Teknik kontroller, iş sağlığı ve güvenliğinin mühendislik aklıdır.
Makineyi, ortamı ve enerjiyi ölçmek; riski görünür hale getirir.
Her ölçüm raporu, aslında bir kaza önleme belgesidir.
Bu nedenle mevzuat, kontrolleri yalnızca bir formalite değil, önleyici güvenlik kültürünün kanıtı olarak görür.

7. BÖLÜM — ACİL DURUM VE TAHLİYE PROSEDÜR KONTROLLERİ

7.1. Giriş

Her işyeri, ne kadar güvenli tasarlanmış olursa olsun, acil durum riski taşır.
Yangın, patlama, kimyasal sızıntı, elektrik arızası, deprem veya sabotaj gibi olaylar, hem çalışan sağlığı hem de işletme sürekliliği açısından kritik tehditlerdir.

Bu nedenle 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 11. maddesi işverene, olası acil durumları belirleme, gerekli önlemleri alma, plan hazırlama ve tatbikat yapma yükümlülüğü getirmiştir.
Bu bölümde, acil durum planlarının hazırlanması, tahliye sistemlerinin denetimi ve kontrol belgelerinin mevzuata uygun biçimde düzenlenmesi ele alınır.


7.2. Mevzuat Temeli

Acil durum yönetimi ve tahliye prosedürlerine ilişkin temel yasal dayanaklar:

  • 6331 sayılı Kanun m.11:

“İşveren, meydana gelebilecek acil durumları önceden değerlendirir, bunların olumsuz etkilerini önlemek veya sınırlandırmak için gerekli tedbirleri alır.”

  • İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik (2013):
    Acil durum planı, ekipler, tatbikat, bilgilendirme ve kontrol esaslarını belirler.
  • Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik:
    Tahliye yolları, yangın ekipmanları ve periyodik test zorunluluklarını düzenler.
  • İşyeri Bina ve Eklentilerinde Alınacak Sağlık ve Güvenlik Önlemlerine İlişkin Yönetmelik:
    Acil çıkış, aydınlatma, uyarı sistemleri ve yönlendirme levhalarına ilişkin standartları içerir.

7.3. Acil Durum Planının Hazırlanması

Yönetmelik m.5’e göre her işveren, işyerinde ortaya çıkabilecek acil durumları belirlemek ve “Acil Durum Planı” hazırlamak zorundadır.
Plan hazırlanırken şu adımlar izlenir:

  1. Tehlikelerin belirlenmesi: Yangın, patlama, sızıntı, doğal afet, sabotaj vb.
  2. Olası etkilerin değerlendirilmesi: İnsan, çevre, ekipman ve üretim üzerindeki etkiler.
  3. Önleme ve sınırlama tedbirlerinin belirlenmesi.
  4. Acil durum ekiplerinin oluşturulması.
  5. Tahliye ve kurtarma prosedürlerinin planlanması.
  6. İletişim ve bildirim zincirinin tanımlanması.
  7. Eğitim ve tatbikat planının hazırlanması.

Bu plan yazılı olarak hazırlanır, işveren tarafından onaylanır ve çalışanlara duyurulur (Yön. m.7).


7.4. Acil Durum Ekipleri

İşveren, acil durumlarda görev yapacak ekipleri belirlemek zorundadır (Yön. m.11).
Bu ekipler genellikle:

  • Yangınla mücadele ekibi,
  • Arama–kurtarma ve tahliye ekibi,
  • İlk yardım ekibi,
  • Koruma ve güvenlik ekibi olarak düzenlenir.

Her ekipte yeterli sayıda kişi bulunmalı ve görev tanımları yazılı olmalıdır.
Ekiplerin eğitimleri yılda en az bir kez yenilenmeli, yapılan tatbikatlarla bilgi ve becerileri test edilmelidir.


7.5. Acil Durum Planı Kontrolleri

Yönetmelik m.9’a göre acil durum planı belirli periyotlarla gözden geçirilmeli ve güncellenmelidir.
Planın yenilenmesi gereken durumlar:

  • İşyerinin taşınması veya bina değişikliği,
  • İşyerinde kullanılan tehlikeli madde miktarının veya türünün değişmesi,
  • Yeni ekipman veya tesis kurulması,
  • Organizasyon yapısında değişiklik (örneğin vardiya sistemi),
  • Gerçek bir acil durum veya tatbikat sonrası tespit edilen eksiklikler,
  • En son plan tarihinden itibaren çok tehlikeli işyerlerinde 2 yıl, tehlikeli işyerlerinde 4 yıl, az tehlikeli işyerlerinde 6 yıl geçmesi.

Plan revizyonu yapıldığında yeni planın üzerinde revizyon numarası, tarih ve hazırlayan kişilerin imzası bulunmalıdır.


7.6. Tahliye ve Kaçış Yolları Kontrolleri

Acil Durumlar Yönetmeliği m.8 ve Binaların Yangından Korunması Yönetmeliği uyarınca tahliye yolları şu esaslara göre kontrol edilmelidir:

  • Kaçış yolları her zaman açık, aydınlık ve işaretlenmiş olmalıdır.
  • Kapılar dışa doğru açılmalı, kilitli tutulmamalıdır.
  • Acil çıkış kapılarında panik bar sistemi bulunmalıdır.
  • Yönlendirme levhaları fotolüminesans özellikte olmalıdır.
  • Acil aydınlatma sistemi düzenli test edilmelidir.
  • Yangın dolapları, hortumlar ve merdivenler her 6 ayda bir kontrol edilmelidir.

Bu kontroller sonunda “Acil Çıkış Kontrol Formu” düzenlenir.


7.7. Alarm ve İletişim Sistemlerinin Denetimi

Acil durumlarda zaman, hayat kurtarıcı faktördür.
Bu nedenle alarm ve iletişim sistemleri düzenli aralıklarla test edilmelidir (Yön. m.12):

  • Yangın alarm sistemleri: 3 ayda bir test edilmelidir.
  • Sesli uyarı sistemleri: Tüm alanlarda duyulabilir olmalıdır.
  • Acil durum telefonları ve telsizler: Aylık fonksiyon testi yapılmalıdır.
  • Elektrik kesintisinde devreye girecek yedek enerji kaynakları (jeneratör, UPS): 6 ayda bir test edilmelidir.

Test sonuçları “Alarm ve İletişim Sistemi Test Formu”nda kayıt altına alınır.


7.8. Acil Durum Tatbikatları

Yönetmelik m.13’e göre acil durum planı kapsamında yılda en az bir kez tatbikat yapılması zorunludur.
Tatbikat, planın uygulanabilirliğini ölçmek ve ekiplerin hazırlık düzeyini test etmek için gerçekleştirilir.

Tatbikat süreci üç aşamadan oluşur:

  1. Hazırlık: Senaryo, tarih, katılımcı listesi, gözlemci ekibin belirlenmesi.
  2. Uygulama: Alarm verilmesi, tahliye, müdahale ve iletişim zincirinin test edilmesi.
  3. Değerlendirme: Zaman analizi, eksikliklerin belirlenmesi, iyileştirme önerileri.

Sonunda “Tatbikat Değerlendirme Raporu” düzenlenir ve İSG Kurulu’na sunulur.


7.9. Acil Durum Belgeleri

Acil durum yönetimi kapsamında işyerinde bulunması gereken temel belgeler:

  • Acil Durum Planı (imzalı ve onaylı),
  • Ekip Görevlendirme Listesi,
  • Tatbikat Raporu,
  • Acil Durum Ekipman Kontrol Formu,
  • Tahliye Güzergâhı ve Kat Planları,
  • İletişim Zinciri Talimatı,
  • Düzeltici Faaliyet Formları.

7.10. Denetim ve Revizyon Süreci

Acil durum sistemlerinin işlerliği, düzenli denetimlerle korunur.
İş güvenliği uzmanı, her ay saha kontrolünde:

  • Yangın ekipmanlarını,
  • Çıkış yollarını,
  • Alarm sistemlerini,
  • Ekip görevlendirmelerini
    gözden geçirir ve “Acil Durum Denetim Formu” ile kayıt altına alır.

Bu denetimler sonucunda tespit edilen eksiklikler, “Düzeltici Faaliyet Planı”na işlenir ve tamamlanana kadar takip edilir.


7.11. Hukuki ve İdari Sorumluluk

6331 sayılı Kanun m.26’ya göre:

  • Acil durum planı hazırlamayan,
  • Tatbikat yapmayan,
  • Acil çıkış veya yangın sistemi kontrollerini yaptırmayan işverenlere,
    her tespit için ayrı ayrı idari para cezası uygulanır.

Ayrıca yangın veya tahliye sırasında ihmali tespit edilen işveren, TCK m.176 kapsamında “kişilerin hayatını tehlikeye sokmak” suçundan da sorumlu tutulabilir.


7.12. Sonuç

Acil durum yönetimi, iş güvenliğinin “kriz refleksi”dir.
Hazırlanan planlar, yapılan tatbikatlar ve tutulan belgeler yalnızca kâğıt üzerinde değil, hayat kurtaran pratik mekanizmalardır.
Bir planın değeri, yangın sireni çaldığında ölçülür — ve o anda işyerinin kaderini belirleyen şey, önceden yapılmış her kontrolün ciddiyetidir.

8. BÖLÜM — İSG KAYIT, İZLEME VE RAPORLAMA BELGELERİ

8.1. Giriş

Bir işyerinde iş sağlığı ve güvenliği faaliyetlerinin varlığı, yalnızca uygulamalarla değil, belgelenmiş kayıtlarla kanıtlanır.
Kayıt tutma; hem yasal yükümlülüğün yerine getirilmesi hem de güvenlik kültürünün sürdürülebilir hale getirilmesi açısından temel bir unsurdur.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4, 10, 14 ve 17. maddeleri işverene; kontrol, ölçüm, gözlem ve eğitim faaliyetlerinin belgelendirilerek saklanması yükümlülüğünü açıkça getirir.
Bu kayıt sistemi, işyerinde yapılan her eylemin izlenebilirliğini sağlar ve bir “önleme hafızası” oluşturur.


8.2. Mevzuat Temeli

İSG kayıt, izleme ve raporlama yükümlülüklerine ilişkin temel düzenlemeler:

  • 6331 sayılı Kanun:
    • m.4: İşverenin gözetim ve denetim yükümlülüğü.
    • m.10: Risk değerlendirmesi, kontrol, ölçüm ve inceleme kayıtları.
    • m.14: İş kazası ve meslek hastalığı kayıtları.
    • m.17: Eğitim kayıtları.
  • İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği: Uzman ve hekimin kayıt ve raporlama görevleri.
  • İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personeli Yönetmeliği: Sağlık gözetimi ve muayene kayıtları.
  • Acil Durumlar, Eğitim, Risk Değerlendirmesi Yönetmelikleri: Her biri kendi faaliyet alanı için belge düzenleme esaslarını içerir.

Bu mevzuat bir bütün olarak, her İSG faaliyetinin ölçülebilir, izlenebilir ve raporlanabilir olmasını şart koşar.


8.3. Kayıt Tutmanın Amacı

İSG kayıtlarının temel amaçları:

  1. Yapılan faaliyetlerin sürekliliğini sağlamak,
  2. Denetimlerde ve teftişlerde işverenin yükümlülüklerini ispat etmek,
  3. İş kazası ve meslek hastalığı analizlerinde veri sağlamak,
  4. Kurumsal hafızayı oluşturmak,
  5. İyileştirme planlarını veri temelli hale getirmek.

Kayıtlar, yalnızca “evrak” değil, işletmenin güvenlik performansını ölçen yönetimsel göstergelerdir.


8.4. İSG’de Tutulması Gereken Temel Kayıt Türleri

  1. Risk Yönetimi Kayıtları:
    • Risk değerlendirmesi raporu,
    • Düzeltici–önleyici faaliyet formları,
    • Güncelleme tutanakları.
  2. Eğitim Kayıtları:
    • Eğitim planı, katılım formu, değerlendirme sonuçları.
  3. Sağlık Gözetimi Kayıtları:
    • Muayene formları, biyolojik izlem belgeleri, işe giriş–dönüş raporları.
  4. Teknik Kontrol Kayıtları:
    • Ekipman periyodik kontrol raporları, ortam ölçüm raporları.
  5. Acil Durum Belgeleri:
    • Plan, tatbikat raporu, ekip listesi, tahliye planı.
  6. Denetim ve Gözlem Kayıtları:
    • İç denetim raporları, saha kontrol formları, İSG Kurulu karar tutanakları.
  7. Kaza ve Olay Kayıtları:
    • İş kazası bildirimi, kök neden analizi, olay araştırma raporu, ramak kala formu.

8.5. İzleme ve Takip Sistemi

İSG kayıtlarının yalnızca tutulması değil, düzenli izlenmesi gerekir.
Bunun için işyerlerinde “İSG Takip Çizelgesi” veya elektronik İSG Yönetim Sistemi (örneğin İSG-KATİP) kullanılır.

İzleme sistemi;

  • Risklerin durumunu,
  • Ekipman kontrol tarihlerini,
  • Eğitim ve sağlık muayene zamanlarını,
  • Tatbikat ve denetim planlarını
    takip altında tutar.

Bu sistem, mevzuatta öngörülen tüm kontrol döngüsünün bütüncül biçimde yürütülmesini sağlar.


8.6. Raporlama Yükümlülükleri

İşveren ve İSG profesyonelleri, yaptıkları faaliyetleri yazılı raporlarla belgelemek zorundadır.

  1. İş Güvenliği Uzmanı Aylık Faaliyet Raporu
    • İSG Hizmetleri Yönetmeliği m.12 gereği hazırlanır.
    • İçeriğinde: yapılan denetimler, tespit edilen uygunsuzluklar, alınan önlemler, planlanan eğitimler yer alır.
  2. İşyeri Hekimi Aylık Faaliyet Raporu
    • Aynı Yönetmelik m.13 gereğince düzenlenir.
    • Muayene sayıları, biyolojik izlem sonuçları, sağlık önerileri ve işyeri risklerine yönelik gözlemler raporlanır.
  3. Yıllık Değerlendirme Raporu
    • İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi tarafından birlikte hazırlanır (m.14).
    • İşyerinde yıl içinde yapılan tüm İSG faaliyetlerinin genel değerlendirmesini, istatistikleri ve hedefleri içerir.
    • Raporun bir nüshası işverende, bir nüshası çalışan temsilcisinde bulunur.

8.7. İSG Kurulu Kayıtları

50’den fazla çalışanı olan ve 6 aydan uzun süreli işlerde İSG Kurulu kurulması zorunludur (6331 m.22).
Kurulun her toplantısında alınan kararlar, “İSG Kurulu Karar Defteri”ne işlenir.

Kurul tutanaklarında bulunması gereken temel unsurlar:

  • Toplantı tarihi ve yeri,
  • Katılımcı listesi,
  • Gündem maddeleri,
  • Görüşülen konular ve alınan kararlar,
  • Düzeltici–önleyici faaliyet takibi,
  • İmza listesi.

Bu defter, noter onaylı olmalı ve düzenli olarak güncellenmelidir.


8.8. Kaza ve Olay Raporlaması

İş kazaları ve meslek hastalıkları kayıtları, en kritik İSG belgelerindendir.
6331 sayılı Kanun’un 14. maddesi gereği:

  • Her iş kazası 3 iş günü içinde SGK’ya bildirilmelidir.
  • Ramak kala olaylar kayıt altına alınmalı, ancak bildirim zorunluluğu bulunmamaktadır.

Düzenlenecek belgeler:

  • İş kazası bildirim formu,
  • Kaza tespit tutanağı,
  • Fotoğraf ve tanık beyanı ekleri,
  • Kök neden analizi formu,
  • Düzeltici–önleyici faaliyet planı.

Bu belgeler, hem idari denetimlerde hem de yargı süreçlerinde işverenin sorumluluğunu belirleyen temel delillerdir.


8.9. Kayıtların Saklanma Süresi ve Gizlilik

Kayıtların saklama süreleri ilgili mevzuatlarda ayrı ayrı belirlenmiştir:

Kayıt Türü

Saklama Süresi

Dayanak

Risk değerlendirmesi ve ekipman raporları

Risk Değ. Yön. m.15 / Ekipman Yön. m.9

Sağlık muayenesi kayıtları

15 yıl

İşyeri Hekimi Yön. m.19

Eğitim kayıtları

Eğitim Yön. m.10

Kaza ve olay raporları

10 yıl

6331 m.14

Kurul tutanakları ve yıllık raporlar

İSG Hiz. Yön. m.14

Sağlık kayıtları “gizlilik” esasına tabidir. Bu bilgilere yalnız işyeri hekimi ve yetkili kurumlar erişebilir.


8.10. Denetimlerde Kayıtların İncelenmesi

Çalışma müfettişleri denetim sırasında öncelikle aşağıdaki belgeleri talep eder:

  • Risk değerlendirmesi,
  • Yıllık plan ve faaliyet raporları,
  • Eğitim katılım listeleri,
  • Sağlık raporları,
  • Ekipman ve ortam ölçüm raporları,
  • Kaza tutanakları,
  • İSG Kurulu karar defteri.

Eksik veya güncellenmemiş kayıtlar, “önlem alınmamış” sayılır.
Bu durumda işverene idari yaptırım uygulanır (6331 m.26).


8.11. Dijital Kayıt Sistemleri

Günümüzde kayıt ve izleme faaliyetleri elektronik ortamda yürütülmektedir.
Bakanlık tarafından kullanılan İSG-KATİP sistemi, uzman ve hekimlerin faaliyet raporlarını dijital ortamda bildirmesine imkân verir.
İşverenin kendi bünyesinde kullandığı ERP veya QDMS tabanlı sistemler de kayıt güvenliğini artırır, veri kaybını önler.

Elektronik kayıtların geçerli sayılabilmesi için:

  • Yetkili kullanıcı tarafından oluşturulması,
  • Tarih ve zaman damgası içermesi,
  • Silinememesi veya değiştirilememesi gerekir.

8.12. Sonuç

İSG kayıt ve raporlama sistemi, bir işletmenin güvenlik bilincinin kalp atışıdır.
Bu kayıtlar yalnızca mevzuat gereği tutulmaz; analiz edildiğinde, gelecekteki kazaların önceden tahmin edilmesini sağlar.
Unutulmamalıdır ki belgelenmeyen hiçbir faaliyet, denetimde “yapılmış” sayılmaz.
Bu nedenle kayıt tutmak, yalnız bürokratik bir görev değil, önleyici güvenlik yönetiminin teminatıdır.

9. BÖLÜM — YASAL BİLDİRİM BELGELERİ (İŞ KAZASI, MESLEK HASTALIĞI VE RAMAK KALA OLAYLAR)

9.1. Giriş

İş sağlığı ve güvenliği sisteminin en kritik bileşenlerinden biri, meydana gelen olayların doğru, zamanında ve eksiksiz bildirilmesidir.
Bir kazanın veya hastalığın kayıt altına alınmaması, yalnızca hukuki bir ihlal değil, aynı zamanda önleme kültürünün zedelenmesi anlamına gelir.

Bu bölümde, iş kazası, meslek hastalığı ve ramak kala olayların tanımları, bildirim yükümlülükleri, süreler, düzenlenecek belgeler ve idari sonuçlar ayrıntılı biçimde açıklanmaktadır.


9.2. Mevzuat Dayanakları

Yasal bildirim süreçlerinin temel dayanakları:

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
    • m.14: İş kazası ve meslek hastalığı kayıt, bildirim ve inceleme yükümlülüğü.
  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
    • m.13–14: İş kazası ve meslek hastalığı tanımları ve bildirim süreleri.
  • İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirim Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ (2013)
  • İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği m.11–14: Uzman ve hekimin bildirim görevleri.
  • İşyeri Hekimi Yönetmeliği m.19: Meslek hastalığı ön tanısı ve bildirim süreci.

9.3. İş Kazasının Tanımı

5510 sayılı Kanun m.13’e göre iş kazası,

“Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada veya işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özre uğratan olaydır.”

Buna göre, iş kazası sayılan durumlar:

  • İşyerinde meydana gelen kazalar,
  • İşin yürütümü sırasında veya işverenin görevlendirmesiyle başka bir yere gönderilme hâlinde,
  • Emziren annenin süt izni sırasında,
  • Servis aracıyla işe gidiş–geliş esnasında meydana gelen olaylardır.

9.4. Meslek Hastalığının Tanımı

5510 sayılı Kanun m.14’e göre meslek hastalığı,

“Sigortalının yürüttüğü işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal arızadır.”

Meslek hastalıkları, genellikle uzun süreli maruziyetlerin sonucu olarak ortaya çıkar ve tespiti hekim raporlarına dayanır.
Tanı konulması, yalnızca SGK Sağlık Kurulu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda resmiyet kazanır.


9.5. Ramak Kala Olayların Tanımı

6331 sayılı Kanun m.14’e göre,

“İş kazası veya meslek hastalığına dönüşme potansiyeli taşıyan, ancak zarara yol açmayan olaylara ‘ramak kala olay’ denir.”

Ramak kala olaylar da tespit edilerek kayıt altına alınmalı, neden analizi yapılmalı ve düzeltici faaliyet planlanmalıdır.
Bildirim zorunluluğu bulunmamakla birlikte, kayıt ve değerlendirme zorunluluğu vardır.


9.6. Bildirim Yükümlülüğü

İşverenin Bildirim Yükümlülüğü:
6331 m.14 ve 5510 m.13 uyarınca:

  • İş kazaları, kazanın meydana geldiği tarihten itibaren en geç 3 iş günü içinde SGK’ya bildirilmelidir.
  • Meslek hastalıkları, hekim tarafından teşhis edilmesini takiben en geç 3 iş günü içinde SGK’ya bildirilmelidir.

İşyeri Hekiminin Yükümlülüğü:

  • Şüpheli meslek hastalığı tespit ettiğinde, durumu işverene ve SGK’ya ön tanı formu ile bildirir.

İş Güvenliği Uzmanının Yükümlülüğü:

  • Kaza veya ramak kala olayların kök neden analizini yaparak işverene rapor sunar.

9.7. Bildirim Süreci

İş kazası bildirimi üç aşamada yapılır:

  1. Kaza Tespiti ve İlk Kayıt
    • Olay derhal iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimine haber verilir.
    • Yaralanma varsa ilk yardım sağlanır, gerekirse 112’ye bildirilir.
    • Olay yeri güvence altına alınır, deliller korunur.
  2. İç Bildirim
    • İşveren, olayı “İş Kazası Tespit Formu” ile İSG Kurulu’na bildirir.
    • Olayla ilgili tanık ifadeleri, fotoğraflar ve raporlar toplanır.
  3. Kurumsal Bildirim (SGK ve Bakanlık)
    • SGK e-Bildirge sistemi üzerinden “İş Kazası Bildirim Formu” doldurulur.
    • Gerekli durumlarda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na da elektronik ortamda bildirim yapılır.

9.8. Düzenlenecek Belgeler

Her kaza veya meslek hastalığı olayı için aşağıdaki belgeler düzenlenmelidir:

  • İş kazası bildirim formu (SGK sisteminden alınır),
  • Kaza tespit tutanağı (işveren, uzman ve tanık imzalı),
  • Kaza yeri fotoğrafları, krokiler, video kayıtları,
  • Tanık ifadeleri tutanağı,
  • Kök neden analizi formu (örneğin 5N1K veya Balık Kılçığı yöntemiyle),
  • Düzeltici–önleyici faaliyet planı,
  • İşyeri hekimi değerlendirme formu,
  • Kurul değerlendirme raporu (İSG Kurulu toplantısında görüşülür).

Tüm belgeler, kaza tarihinden itibaren en az 10 yıl süreyle saklanmalıdır (6331 m.14/3).


9.9. Meslek Hastalığı Bildirimi Süreci

İşyeri hekimi tarafından yapılan muayenelerde veya sağlık tetkiklerinde meslek hastalığı şüphesi tespit edilirse:

  1. Meslek Hastalığı Ön Tanı Formu” düzenlenir.
  2. Formun bir nüshası işverene, bir nüshası SGK’ya gönderilir.
  3. SGK, çalışanı yetkili sağlık kuruluşuna (örneğin Meslek Hastalıkları Hastanesi) sevk eder.
  4. Kesin tanı konulursa, SGK Sağlık Kurulu “Meslek Hastalığı Karar Raporu” düzenler.

İşveren, bu süreçte SGK’ya bildirim yapmak ve gerekli destek belgelerini sağlamakla yükümlüdür.


9.10. Ramak Kala Olayların Kayıt ve Analizi

Ramak kala olayların yönetimi, “öğrenen organizasyon” yaklaşımının bir parçasıdır.
Her olay sonrası “Ramak Kala Olay Bildirim Formu” düzenlenmeli, olayın:

  • Nerede, ne zaman, kim tarafından fark edildiği,
  • Hangi davranış veya koşulun kazaya sebep olabileceği,
  • Alınacak önlemler
    belirtilmelidir.

Bu formlar İSG Kurulu’nda değerlendirilerek risk analizine entegre edilir.


9.11. Bildirim Sürelerine Uyulmamasının Sonuçları

5510 sayılı Kanun m.13 ve 6331 m.26 uyarınca:

  • İş kazası veya meslek hastalığı bildirimini süresinde yapmayan işverene idari para cezası uygulanır.
  • Bildirimin yapılmaması nedeniyle SGK’nın uğradığı masraflar, işverenden tahsil edilir.
  • Eksik veya yanlış bildirim yapılması, “resmî belgeyi düzenlememe” suçu kapsamında değerlendirilebilir (TCK m.206).

9.12. Bildirimlerin Analizi ve Raporlama

İş kazaları, meslek hastalıkları ve ramak kala olaylar periyodik olarak analiz edilmelidir.
İSG Kurulu, her ay yapılan toplantıda bu olayları değerlendirir:

  • Kazaların dağılımı (bölüm, vardiya, neden),
  • En çok tekrarlanan risk türleri,
  • Düzeltici faaliyetlerin durumu,
  • İstatistiksel eğilimler.

Bu değerlendirmeler sonucunda “Kaza Analiz Raporu” hazırlanır ve yıllık değerlendirme raporuna dahil edilir.


9.13. İşveren ve Profesyonellerin Ortak Sorumluluğu

İş kazası veya meslek hastalığı bildirimi, yalnızca işverenin değil, iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personelinin de ortak sorumluluğudur.
Uzman tespit ve analizden,
hekim ön tanı ve rapordan,
işveren ise kurumsal bildirim ve takibinden sorumludur.
Sürecin aksaması halinde her biri ayrı ayrı hukuki sorumluluk taşır.


9.14. Sonuç

Yasal bildirim sistemi, İSG yönetiminde şeffaflığın ve hesap verebilirliğin teminatıdır.
Bir kazayı gizlemek, yalnızca hukuka değil, önleme kültürüne de zarar verir.
Her bildirim, yeni bir dersin kapısını aralar; her rapor, bir sonraki kazayı önleme fırsatıdır.
Gerçek güvenlik kültürü, ancak yaşanan her olayı öğrenme fırsatına dönüştürmekle mümkündür.

10. BÖLÜM — BELGELENDİRMENİN HUKUKİ ÖNEMİ VE DENETİMLERDE ROLÜ

10.1. Giriş

İş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemlerinde tutulan her kayıt, düzenlenen her form, yapılan her ölçüm aslında birer hukuki delildir.
Bu belgeler, yalnızca idari zorunlulukları yerine getirmek için değil; iş kazası, meslek hastalığı, idari denetim veya yargı sürecinde işverenin önlem alma yükümlülüğünü kanıtlamak amacıyla düzenlenir.

Bir işyerinde belgeler eksik, imzasız veya güncel değilse; yargı organları tarafından çoğunlukla “önlem alınmamış” kabul edilir.
Bu nedenle belgelendirme, İSG’nin teknik değil, aynı zamanda hukuki güvenlik zırhıdır.


10.2. Yasal Dayanak

Belgelendirmenin hukuki zorunluluğu şu düzenlemelere dayanır:

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu:
    • m.4 – İşverenin genel yükümlülüğü,
    • m.10 – Risk değerlendirmesi, ölçüm ve kontrol kayıtları,
    • m.14 – Kaza, meslek hastalığı ve ramak kala kayıtları,
    • m.17 – Eğitim belgeleri,
    • m.26 – Yükümlülüklere aykırılık halinde idari yaptırımlar.
  • 4857 sayılı İş Kanunu m.77:
    İşverenin, işyerinde alınan önlemleri belgelendirme ve denetime hazır bulundurma zorunluluğu.
  • İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği m.9:
    Periyodik kontrol raporlarının saklanması zorunluluğu.
  • İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği m.12–14:
    Aylık ve yıllık rapor düzenleme ve saklama yükümlülüğü.

Bu maddeler bir bütün olarak, İSG faaliyetlerinin “belgeye bağlanmadığı sürece hukuken geçerli sayılmayacağını” ortaya koyar.


10.3. Belgelendirmenin Hukuki İşlevi

Belgelendirme, üç temel hukuki işleve sahiptir:

  1. İspat İşlevi:
    • İşverenin gerekli önlemleri aldığını, çalışanı bilgilendirdiğini ve kontrolleri yaptırdığını ispatlar.
    • Denetim, inceleme veya yargı sürecinde delil niteliğindedir.
  2. Sorumluluk Sınırlandırma İşlevi:
    • Belgeler, işverenin azami özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini gösterdiği ölçüde, cezai sorumluluğu hafifletir.
    • Örneğin: güncel risk değerlendirmesi, periyodik ekipman raporları ve eğitim belgeleri mevcutsa, kazada işverenin tali kusurlu sayılması mümkündür.
  3. Yönetimsel Süreklilik İşlevi:
    • Belgeler, İSG sisteminin sürekliliğini ve izlenebilirliğini sağlar.
    • Yeni atanan uzman veya hekim, önceki kayıtlar üzerinden sistemi devralabilir.

10.4. Belgelendirme İlkeleri

İSG belgelerinin hukuken geçerli olabilmesi için şu temel ilkeler gözetilmelidir:

  • Doğruluk ve bütünlük: Belgelerde yer alan bilgiler gerçeği yansıtmalı, silinti veya düzeltme yapılmamalıdır.
  • Yetkililik: Belgeler yalnızca yetkili kişi veya kurum tarafından düzenlenmeli (örneğin ekipman kontrollerinde mühendis, eğitimlerde uzman).
  • İmza ve onay: Her belge imzalı ve tarihli olmalıdır.
  • Güncellik: Belgeler mevzuatın öngördüğü periyotlarda yenilenmelidir.
  • Arşivleme ve erişilebilirlik: Belgeler güvenli şekilde saklanmalı, denetimlerde sunulabilir olmalıdır.
  • Gizlilik: Sağlık ve kişisel veriler korunmalıdır (6698 sayılı KVKK m.4–6).

Bu ilkelerin ihlali, belgenin “geçersiz” sayılmasına neden olur.


10.5. İdari Denetimlerde Belgelerin Rolü

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri, işyerlerinde yaptıkları teftişlerde öncelikle belgelere dayanarak denetim yapar.
Müfettişin ilk incelediği belgeler genellikle şunlardır:

  • Risk değerlendirmesi raporu,
  • Yıllık İSG planı ve faaliyet raporları,
  • Ekipman kontrol raporları,
  • Eğitim kayıtları,
  • Sağlık muayene belgeleri,
  • Kaza bildirim dosyaları,
  • Acil durum planı ve tatbikat raporları.

Denetimlerde eksik belge, “uygun önlemin alınmadığı” varsayımıyla değerlendirilir ve idari yaptırım uygulanır (6331 m.26).


10.6. Yargı Süreçlerinde Belgelerin Delil Değeri

İş kazası veya meslek hastalığına ilişkin ceza veya tazminat davalarında mahkemeler, ilk olarak belgeleri inceler.
Özellikle şu belgeler kritik öneme sahiptir:

  • Güncel risk değerlendirmesi,
  • Eğitim katılım formları,
  • Sağlık raporları,
  • Ekipman kontrol raporları,
  • Olay yeri inceleme ve tutanakları.

Bu belgeler, işverenin kusur oranının belirlenmesinde doğrudan etkilidir.
Eksik belge veya imzasız rapor durumunda, işveren kusurlu kabul edilir.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında, “iş kazasının meydana geldiği işyerinde eğitim ve risk analizi belgeleri bulunmaması” ağır ihmal olarak değerlendirilmiştir.


10.7. İSG Profesyonellerinin Hukuki Sorumluluğu

Belgelendirme yalnızca işverenin değil, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin de sorumluluğundadır.

  • Uzman, düzenlediği raporun içeriğinden ve doğruluğundan sorumludur.
  • Hekim, sağlık kayıtlarını eksiksiz tutmakla ve gizliliği korumakla yükümlüdür.
  • Her iki profesyonel de düzenledikleri raporlarda gerçeğe aykırı beyanda bulunursa, Türk Ceza Kanunu m.204 (resmî belgede sahtecilik) hükümleri uygulanabilir.

Ayrıca, mevzuatta öngörülen kayıt ve raporların eksik tutulması, uzman ve hekimin mesleki belgesinin askıya alınmasına neden olabilir (İSG Hizmetleri Yön. m.23).


10.8. Belgelendirmenin Denetim Stratejisiyle Entegrasyonu

Modern İSG yönetiminde belgeler yalnızca arşivde saklanmaz; aynı zamanda denetim stratejisinin aktif unsuru olarak kullanılır.

  • Her iç denetim, önceki dönem belgeleriyle karşılaştırmalı yapılır.
  • Uygunsuzlukların takibi, DÖF formlarındaki kapanış tarihleriyle doğrulanır.
  • Yıllık değerlendirme raporları, işletmenin güvenlik performans göstergesi haline gelir.

Bu sistem, belgelendirmeyi bir “bürokratik yük” olmaktan çıkarır; performans yönetim aracına dönüştürür.


10.9 Belgelerin Dijital Arşivlenmesi

Elektronik kayıtların hukuki geçerliliği için şu koşullar aranır:

  • Elektronik imza veya zaman damgası ile doğrulanmış olması,
  • Yetkisiz erişime karşı korunmuş olması,
  • Değiştirilemez biçimde saklanması (örneğin PDF/A formatı).

Bu şekilde saklanan dijital belgeler, 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında resmî belge hükmündedir.


10.10. Belgelendirmenin Kurumsal Önemi

İSG belgeleri, yalnızca denetimlerde değil, işletmenin yönetim kararlarında da stratejik veri kaynağıdır.

  • Eğitim belgeleri → İnsan kaynakları planlamasına,
  • Risk analizleri → Yatırım kararlarına,
  • Kaza raporları → Üretim güvenliği stratejilerine temel oluşturur.

Belgeler, güvenlik performansının izlenmesini sağlayarak işletmenin kurumsal hafızasını güçlendirir.


10.11. Sonuç

Belgelendirme, iş sağlığı ve güvenliği sisteminin yalnızca destek unsuru değil, varlık şartıdır.
Her belge, işverenin “önlem alma” iradesinin yazılı kanıtıdır; her imza, bir sorumluluk beyanıdır.
İşyerinde belgeler düzenli, güncel ve erişilebilir değilse, güvenlik sistemi kağıt üzerinde kalır.

Gerçek güvenlik kültürü, yalnızca “önlem almakla” değil, alınan her önlemi kanıtlayabilmekle mümkündür.
Bu nedenle belgelendirme, İSG’nin hem teknik hem de hukuki omurgasıdır — bir işyerinin güvenlik bilincinin aynasıdır.