Acil Durum Planları
1. BÖLÜM – GİRİŞ VE TEMEL KAVRAMLAR
İş sağlığı ve güvenliği, yalnızca kazaları önlemeye yönelik
bir dizi teknik tedbir değil, aynı zamanda işyerlerinde meydana gelebilecek her
türlü acil duruma hazırlıklı olmayı da kapsayan bir yönetim disiplinidir.
Acil durum planları, bir işyerinde meydana gelebilecek yangın, patlama,
kimyasal yayılım, doğal afet veya sabotaj gibi olaylara karşı önceden hazırlık
yapılmasını, olası etkilerin sınırlandırılmasını ve çalışanların güvenli
biçimde tahliye edilmesini sağlar.
Bu planların temel amacı, can güvenliğini korumak, mal
ve çevre zararını azaltmak ve faaliyet sürekliliğini sağlamaktır.
Acil durum planı hazırlamak, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun
11. maddesi uyarınca her işverenin yasal yükümlülüğüdür.
1.1. Acil Durumun Tanımı
Acil durum, işyerinin tamamında veya bir kısmında,
ani şekilde ortaya çıkan ve çalışanların sağlığını, güvenliğini ya da işyerinin
bütünlüğünü tehdit eden olaylardır.
(İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik, m.4)
Bu olaylar arasında yangın, patlama, tehlikeli kimyasalların yayılımı,
radyoaktif sızıntı, doğal afetler, sabotaj ve benzeri acil müdahale gerektiren
durumlar sayılabilir.
1.2. Acil Durum Planının Tanımı
Acil durum planı, işyerinde meydana gelebilecek acil
durumlarda yapılacak iş ve işlemler ile uygulanacak eylemleri, sorumlu kişileri
ve kullanılacak kaynakları belirleyen yazılı dokümandır.
(Yönetmelik, m.4)
Bu plan, risk değerlendirmesi sonuçlarına dayanır ve işyerinde yürütülen
faaliyetlerin niteliğine göre şekillenir.
1.3. Acil Durum Planının Amacı
Acil durum planının temel amaçları şunlardır:
- Çalışanların yaşamını korumak.
- Yangın, patlama, kimyasal sızıntı gibi olayların yayılmasını önlemek.
- Panik ve kargaşayı engelleyerek düzenli bir tahliye sağlamak.
- Kurtarma, ilkyardım ve müdahale ekiplerinin görevlerini etkin şekilde yerine getirmesini sağlamak.
- Faaliyetlerin güvenli biçimde yeniden başlatılabilmesini temin etmek.
1.4. İşyerlerinde Acil Durumlara Hazırlık Kültürü
Acil durumlara hazırlık, sadece teknik bir gereklilik değil,
aynı zamanda bir örgütsel kültür unsurudur.
Bir işletmede güvenlik kültürünün olgunlaşması, çalışanların sadece
“talimatları bilmesi” değil, aynı zamanda refleks olarak doğru davranışı
gösterebilmesi ile mümkündür.
Bu da ancak planlı tatbikatlar, düzenli eğitimler ve sürekli iyileştirme ile
sağlanabilir.
(Yönetmelik, m.15)
1.5. Acil Durum Planlarının İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemindeki Yeri
Acil durum planları, bir işyerinin İSG yönetim sisteminin
stratejik bileşenlerinden biridir.
Risk değerlendirmesi, organizasyon yapısı, eğitim faaliyetleri ve denetim
mekanizmalarıyla bütünleşik olarak yürütülmelidir.
Yani acil durum planı, risk değerlendirmesinden bağımsız bir belge değil, onun
doğal bir çıktısıdır.
(Yönetmelik, m.8)
1.6. Planların Hazırlanmasında Dikkate Alınacak Unsurlar
Bir işyerinde acil durum planı hazırlanırken aşağıdaki kriterler dikkate alınmalıdır:
- İşyerinin bulunduğu coğrafi konum ve çevresel koşullar,
- Kullanılan maddelerin (yanıcı, patlayıcı, toksik, kimyasal vb.) özellikleri,
- Üretim süreçleri, makine ve ekipman türleri,
- Çalışan sayısı ve vardiya düzeni,
- Özel politika gerektiren gruplar (engelli, gebe, yaşlı vb.),
- Komşu işyerlerinin yaratabileceği dış etkiler.
Bu faktörler, planın kapsamını, ekiplerin büyüklüğünü ve alınacak önlemleri doğrudan etkiler.
1.7. Acil Durum Planı Hazırlama Zorunluluğu
6331 sayılı Kanun’un 11. maddesi açıkça belirtir:
“İşveren, çalışma ortamı, kullanılan maddeler, iş ekipmanı ile çevre şartlarını dikkate alarak, çalışanları ve çevreyi etkilemesi muhtemel acil durumları önceden değerlendirir; bu durumların olumsuz etkilerini önleyici ve sınırlandırıcı tedbirleri alır, acil durum planlarını yapar.”
Bu hüküm, tüm işyerleri için bağlayıcıdır; tehlike sınıfı veya çalışan sayısı fark etmeksizin her işletme, kendi ölçeğine uygun bir acil durum planı hazırlamak zorundadır.
2. BÖLÜM – YASAL DAYANAKLAR VE MEVZUAT ÇERÇEVESİ
Türkiye’de işyerlerinde acil durum planlarının hazırlanması,
uygulanması ve güncellenmesine ilişkin tüm kurallar, 6331 sayılı İş Sağlığı
ve Güvenliği Kanunu ve bu Kanun’a dayanılarak çıkarılmış “İşyerlerinde
Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik” ile belirlenmiştir.
Bunlara ek olarak, yangın ve ilkyardım konularında Binaların Yangından
Korunması Hakkında Yönetmelik ve İlkyardım Yönetmeliği hükümleri
uygulanır.
2.1. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
2.1.1. İşverenin Genel Yükümlülüğü (Madde 4)
Kanunun 4. maddesi, işverenin temel sorumluluğunu şu şekilde tanımlar:
“İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür.”
Bu genel yükümlülük, acil durumlar açısından da doğrudan
bağlayıcıdır.
İşveren; risklerin belirlenmesi, önleyici tedbirlerin alınması, gerekli
araçların sağlanması, organizasyonun kurulması ve acil durumların yönetilmesi
konularında doğrudan sorumludur.
Dolayısıyla acil durum planı hazırlamamak veya planı uygulamamak, bu maddenin
de ihlalidir.
2.1.2. Acil Durum Planı, Yangınla Mücadele, İlkyardım ve Tahliye (Madde 11)
Kanunun 11. maddesi acil durumları özel olarak düzenler:
“İşveren, çalışma ortamı, kullanılan maddeler, iş ekipmanı ile çevre şartlarını dikkate alarak, çalışanları ve çevreyi etkilemesi muhtemel acil durumları önceden değerlendirir; bu durumların olumsuz etkilerini önleyici ve sınırlandırıcı tedbirleri alır, acil durum planlarını yapar.”
Bu maddeye göre işverenin yükümlülükleri:
- İşyerinde meydana gelebilecek acil durumları önceden analiz etmek.
- Bu durumların etkilerini önleyici ve sınırlandırıcı tedbirleri planlamak.
- Acil durum planı hazırlamak ve gerekli organizasyonu kurmak.
- Yangın, ilkyardım, tahliye gibi durumlar için gerekli donanımı ve ekipleri oluşturmak.
- İşyeri dışındaki kuruluşlarla (örneğin itfaiye, ambulans, AFAD) irtibat kuracak düzenlemeleri yapmak.
Bu hüküm, “İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik” için ana yasal dayanak niteliğindedir.
2.1.3. Ciddi, Yakın ve Önlenemeyen Tehlike Hâli (Madde 12)
Bu madde, acil durumun gerçekleştiği anda uygulanacak tedbirleri tanımlar:
“İşveren, ciddi, yakın ve önlenemeyen tehlikenin meydana gelmesi hâlinde, çalışanların işi bırakıp derhal güvenli bir yere gitmeleri için gerekli düzenlemeleri yapar.”
Burada üç önemli kavram vardır:
- Ciddi: Çalışanın sağlığı veya yaşamı üzerinde doğrudan tehdit oluşturan.
- Yakın: Kısa sürede etkili olabilecek.
- Önlenemeyen: Mevcut tedbirlerle durdurulması mümkün olmayan durumlar.
Bu maddeye göre işveren, tahliye düzenini planlamak, alarm
sistemini kurmak ve çalışanların güvenli alana ulaşmasını sağlamak zorundadır.
Tehlike ortadan kalkmadıkça, çalışanlardan işine dönmeleri istenemez.
2.1.4. Çalışmaktan Kaçınma Hakkı (Madde 13)
Kanunun 13. maddesi, çalışanlara acil durum hâlinde hukuki güvence sağlar:
“Ciddi ve yakın tehlike ile karşı karşıya kalan çalışanlar, iş sağlığı ve güvenliği kuruluna başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasını isteyebilir.”
Eğer kurul veya işveren gerekli tedbirleri almazsa, çalışan çalışmaktan
kaçınma hakkını kullanabilir.
Bu süre zarfında:
- Çalışan iş sözleşmesinden doğan haklarını kaybetmez,
- Ücretini ve diğer haklarını almaya devam eder,
- İşveren, bu sebeple çalışanı işten çıkaramaz.
Bu düzenleme, acil durumlarda işçinin pasif değil, bilinçli ve yasal koruma altında bir aktör olmasını sağlar.
2.1.5. İdari Para Cezaları (Madde 26)
Kanunun 26. maddesi, acil durumlara ilişkin yükümlülüklerin
yerine getirilmemesi durumunda uygulanacak yaptırımları düzenler.
Buna göre;
- Acil durum planı hazırlamayan,
- Destek elemanı görevlendirmeyen,
- Tatbikat yapmayan veya dokümantasyonu bulundurmayan
işverenlere,
her bir ihlal için idari para cezası uygulanır.
Aykırılığın her ay devam etmesi hâlinde ceza tekrarlanır.
2.2. İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik
Yönetmelik, 6331 sayılı Kanun’un 11. maddesine dayanarak çıkarılmıştır ve işyerlerinde acil durum planlarının hazırlanması, uygulanması, eğitim, tatbikat ve yenileme süreçlerini düzenler.
2.2.1. Yönetmeliğin Amacı (Madde 1)
Yönetmeliğin amacı, işyerlerinde meydana gelebilecek acil
durumlarda yapılacak iş ve işlemleri düzenlemektir.
Bu kapsamda önleme, koruma, tahliye, yangınla mücadele, ilk yardım ve benzeri
konularda uygulanacak usul ve esaslar belirlenmiştir.
2.2.2. Kapsam (Madde 2)
Yönetmelik, 6331 sayılı Kanun kapsamına giren tüm
işyerlerinde uygulanır.
Kamu, özel sektör, geçici iş ilişkisi ve alt işverenlik dâhil tüm istihdam
türleri bu kapsamdadır.
2.2.3. İşverenin Yükümlülükleri (Madde 5)
İşveren, yönetmelik uyarınca şu yükümlülükleri yerine getirmekle sorumludur:
- Olası acil durumları önceden belirlemek.
- Önleyici ve sınırlandırıcı tedbirleri planlamak.
- Acil durum ekiplerini oluşturmak.
- Tatbikat ve eğitimleri düzenlemek.
- İşyerinde bulunan herkesin (çalışan, ziyaretçi, alt işveren) bilgilendirilmesini sağlamak.
- İşyeri dışı kuruluşlarla koordinasyon kurmak.
Bu yükümlülükler yerine getirilmediğinde, Kanun’un 26. maddesi gereği cezai yaptırım uygulanır.
2.2.4. Çalışanların Yükümlülükleri (Madde 6)
Çalışanlar, plan kapsamında belirtilen önlemlere uymakla
yükümlüdür.
Acil durumda görevli ekiplerin talimatlarına uymak, panik yaratmamak, kendi
güvenliğini tehlikeye atmamak ve durumu derhal bildirmek zorundadırlar.
2.2.5. Acil Durum Planının Hazırlanması (Madde 7–14)
Bu maddeler, acil durum planının hazırlanma sürecini
tanımlar.
Plan hazırlanırken şu aşamalar izlenir:
- Acil durumların belirlenmesi (m.8)
- Önleyici ve sınırlandırıcı tedbirlerin planlanması (m.9)
- Görevlendirilecek kişilerin belirlenmesi (m.10–11)
- Tahliye ve müdahale yöntemlerinin oluşturulması (m.10)
- Dokümantasyonun hazırlanması (m.12)
- Tatbikat yapılması (m.13)
- Planın yenilenmesi (m.14)
Her madde kendi içinde, planın teknik altyapısını oluşturur.
Örneğin, Madde 11 işverenin tehlike sınıfına göre her 30, 40 veya 50
çalışana bir destek elemanı görevlendirmesini zorunlu kılar.
Madde 14 ise plan yenileme sürelerini düzenler:
- Çok tehlikeli işyerlerinde 2 yılda bir,
- Tehlikeli işyerlerinde 4 yılda bir,
- Az tehlikeli işyerlerinde 6 yılda bir.
2.3. Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik
Bu yönetmelik, yangın kaynaklı acil durumlar için
tamamlayıcı niteliktedir.
Yangın algılama sistemleri, söndürme donanımları, kaçış yolları, tahliye düzeni
ve acil durum ekiplerinin eğitimleri bu yönetmelikle tanımlanmıştır.
İşyerlerinde acil durum planı hazırlanırken, bu yönetmeliğin hükümleriyle
çelişmeyecek şekilde entegre edilmelidir.
2.4. İlkyardım Yönetmeliği
İlkyardım ekipleri ve ilkyardımcı sayısı İlkyardım Yönetmeliği’nin 19. maddesine göre belirlenir:
- Az tehlikeli işyerlerinde her 20 çalışana 1,
- Tehlikeli işyerlerinde her 15 çalışana 1,
- Çok tehlikeli işyerlerinde her 10 çalışana 1 ilkyardımcı bulundurulması zorunludur.
Bu oranlar, acil durum planında yer alan ilkyardım ekibi oluşturulurken dikkate alınmalıdır.
2.5. Yönetmeliklerin Bütüncül Uygulaması
Yukarıda belirtilen tüm düzenlemeler, birbirini tamamlayan
bir yapıya sahiptir.
6331 sayılı Kanun genel çerçeveyi çizerken, alt yönetmelikler detayları
tanımlar.
Bu nedenle bir işyerinde acil durum planı hazırlanırken yalnızca tek bir
yönetmeliğe dayanmak yeterli değildir; ilgili tüm mevzuatın birlikte
yorumlanması gerekir.
3. BÖLÜM – İŞVERENİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ VE UYGULAMA SORUMLULUKLARI
Acil durumların yönetimi, işyerinde organizasyonun en üst
sorumlusu olan işverenin yükümlülüğündedir.
İşveren, yalnızca planı hazırlamakla değil, bu planın etkin biçimde
uygulanmasını, sürdürülmesini ve sürekli iyileştirilmesini sağlamakla da
yükümlüdür.
Bu yükümlülük, hem kanuni bir zorunluluk hem de iş sağlığı ve güvenliği yönetim
sisteminin temel ilkesidir.
3.1. Acil Durumların Belirlenmesi (Yönetmelik m.8)
İşveren, çalışma ortamı, kullanılan maddeler, iş ekipmanı ve
çevresel faktörleri dikkate alarak muhtemel acil durumları önceden
belirlemelidir.
Bu belirleme süreci, “tehlike tanımlama” ve “risk değerlendirmesi”
çalışmalarıyla entegre yürütülür.
3.1.1. Belirleme Sürecinde Dikkate Alınacak Unsurlar
- Üretim sürecinde kullanılan kimyasallar, gazlar veya patlayıcı maddeler,
- Elektrik, basınçlı kaplar, kazanlar gibi enerji kaynakları,
- Doğal afet riski (deprem, sel, heyelan, fırtına vb.),
- Sabotaj, yangın veya patlama ihtimali,
- Komşu tesislerden kaynaklanabilecek dış etkiler.
İşveren bu unsurları analiz ederek, her biri için ayrı bir acil
durum senaryosu oluşturmalıdır.
Bu senaryolar, planın temelini oluşturur ve tatbikatların içeriğini belirler.
3.2. Önleyici ve Sınırlandırıcı Tedbirlerin Planlanması (Yönetmelik m.9)
İşveren, belirlenen her acil durum için hem önleyici hem de sınırlandırıcı tedbirler almak zorundadır.
3.2.1. Önleyici Tedbirler
Olayın meydana gelmesini engellemeye yönelik tüm fiziksel,
organizasyonel ve teknik tedbirlerdir.
Örnek olarak:
- Yangın riski olan alanlarda otomatik algılama sistemleri kurulması,
- Patlayıcı ortamlarda statik elektrik topraklaması yapılması,
- Kimyasal maddelerin uygun şekilde etiketlenip depolanması,
- Makine bakım ve periyodik kontrollerin düzenli yapılması,
- Çalışanlara özel risklere göre eğitim verilmesi.
3.2.2. Sınırlandırıcı Tedbirler
Olay meydana geldikten sonra zararın büyümesini önlemeye
yönelik tedbirlerdir.
Örneğin:
- Yangın kapılarının duman sızdırmaz olması,
- Yangın bariyerleriyle bölme yapılması,
- Kaçış yollarının aydınlatılması,
- Tehlikeli alanların otomatik olarak izole edilmesi,
- Tahliye planının engel içermeyecek şekilde tasarlanması.
Bu tedbirler, risk değerlendirmesi sonuçlarına ve mevcut tehlike sınıfına göre belirlenir.
3.3. Acil Durum Planının Hazırlanması (Yönetmelik m.7 ve m.12)
Acil durum planı, işyerinin genel risk profilini yansıtan,
yazılı bir dokümandır.
Plan, sadece “yangın planı” değil; kimyasal sızıntıdan doğal afete kadar tüm
riskleri kapsayan bütünleşik bir acil durum yönetim planıdır.
3.3.1. Planın İçeriği
Plan asgari olarak şu unsurları içermelidir:
- İşyerinin adı, adresi, işveren ve iş güvenliği uzmanı bilgileri,
- Planın hazırlandığı tarih ve geçerlilik süresi,
- Belirlenen acil durum senaryoları,
- Her senaryo için alınacak önlemler,
- Acil durum ekiplerinin görev, yetki ve sorumlulukları,
- Tahliye, toplanma ve haberleşme düzeni,
- Enerji kaynaklarının kapatma prosedürleri,
- Dış kurumlarla irtibat bilgileri,
- Kroki, çıkış yolları, toplanma alanları.
Her plan sayfa numarasıyla, paraflanmış ve imzalı olmalı; planın son sayfası “Onay Sayfası” olarak düzenlenmelidir.
3.4. Acil Durum Ekiplerinin Oluşturulması (Yönetmelik m.11)
İşveren, işyerinin tehlike sınıfına ve çalışan sayısına göre
yeterli sayıda destek elemanı görevlendirmekle yükümlüdür.
Bu ekipler, olay anında koordineli şekilde çalışacak, eğitimli personelden
oluşmalıdır.
3.4.1. Ekip Türleri
- Söndürme Ekibi – Yangınla mücadele eder.
- Kurtarma Ekibi – Mahsur kalanları kurtarır, ilk müdahaleyi sağlar.
- Koruma Ekibi – Panik kontrolünü sağlar, mal güvenliğini korur.
- İlkyardım Ekibi – Yaralılara acil müdahalede bulunur.
3.4.2. Ekip Sayısı ve Görevlendirme Ölçütleri
Tehlike sınıfına göre destek elemanı sayısı:
- Çok tehlikeli işyerlerinde: Her 30 çalışan için 1 kişi,
- Tehlikeli işyerlerinde: Her 40 çalışan için 1 kişi,
- Az tehlikeli işyerlerinde: Her 50 çalışan için 1 kişi.
İlkyardım ekibi için ayrıca İlkyardım Yönetmeliği’ndeki
oranlar dikkate alınır.
Ekiplerin isimleri, görevleri, iletişim bilgileri ve yedekleri planda açıkça
belirtilmelidir.
3.5. Eğitim ve Bilgilendirme Yükümlülüğü (Yönetmelik m.15)
İşveren, tüm çalışanların acil durum planı hakkında
bilgilendirilmesini sağlamak zorundadır.
Bu kapsamda:
- Yeni işe başlayan her çalışana oryantasyon eğitimi verilir.
- Tüm çalışanlar planın içeriğini, alarm sistemini ve tahliye yollarını bilmelidir.
- Ekip üyelerine yılda en az bir kez uygulamalı eğitim yapılmalıdır.
- Tatbikat sonrası eksiklikler tespit edilip düzeltici faaliyet planlanmalıdır.
Eğitim kayıtları imzalı listelerle belgelenmeli, iş müfettişine sunulabilecek şekilde saklanmalıdır.
3.6. İşyeri Dışı Kuruluşlarla Koordinasyon (Yönetmelik m.5/1-ç)
İşveren, acil durumlarda itfaiye, AFAD, ambulans, polis,
enerji dağıtım şirketleri gibi dış kurumlarla iletişimi önceden
planlamalıdır.
Bu koordinasyon, planın bir parçası olarak tanımlanmalı ve irtibat numaraları
güncel tutulmalıdır.
Ayrıca, aynı binada birden fazla işveren varsa, bina yönetimiyle koordineli bir ortak acil durum planı hazırlanmalıdır.
3.7. Enerji Kaynaklarının Güvenli Kapatılması (Yönetmelik m.10/1-d)
Acil durum sırasında yangın veya patlamayı tetikleyebilecek
enerji kaynakları derhal devre dışı bırakılmalıdır.
Bu amaçla:
- Elektrik panoları, gaz vanaları ve yakıt hatları kolay ulaşılabilir ve işaretlenmiş olmalıdır.
- Yetkisiz kişilerin müdahalesini engelleyecek şekilde kilitleme ve etiketleme sistemi uygulanmalıdır.
- Acil enerji kesme prosedürü planın içinde yer almalıdır.
3.8. Planın Uygulanabilirliği ve Sürekli İyileştirme
Acil durum planı sadece hazırlanıp dosyaya kaldırılacak bir
belge değildir.
Planın uygulanabilirliği sürekli test edilmelidir.
Bu kapsamda işveren:
- Tatbikat sonuçlarını değerlendirir,
- Ekiplerin performansını izler,
- Eğitim ihtiyaçlarını belirler,
- Planı değişen koşullara göre günceller.
Bu yaklaşım, Planla–Uygula–Kontrol Et–Önlem Al (PUKÖ) döngüsüne uygun bir yönetim anlayışıdır.
3.9. Planın Güncellenmesi (Yönetmelik m.14)
İşyerinde şu durumlar meydana geldiğinde plan derhal yenilenmelidir:
- Faaliyet konusu veya üretim yöntemi değiştiğinde,
- Yeni tehlikeler ortaya çıktığında,
- Bina yapısı veya çalışan sayısı değiştiğinde,
- Tatbikat sonucu planın yetersiz olduğu tespit edildiğinde.
Ayrıca, düzenli yenileme periyotları tehlike sınıfına göre şöyledir:
- Çok tehlikeli işyerleri: 2 yılda bir,
- Tehlikeli işyerleri: 4 yılda bir,
- Az tehlikeli işyerleri: 6 yılda bir.
Her yenilemede planın hazırlanma tarihi değiştirilir ve önceki versiyon arşivlenir.
4. BÖLÜM – ÇALIŞANLARIN SORUMLULUKLARI VE DAVRANIŞ PRENSİPLERİ
Acil durum planının etkinliği yalnızca işverenin aldığı
önlemlerle değil, çalışanların bilinçli ve koordineli davranışlarıyla
sağlanır.
Bir plan, onu uygulayacak kişiler kadar güçlüdür. Bu nedenle, çalışanların acil
durum bilinci ve doğru refleks geliştirmesi, iş sağlığı ve güvenliği kültürünün
en kritik parçasıdır.
4.1. Çalışanların Yasal Sorumlulukları (Kanun m.19)
6331 sayılı Kanun, çalışanlara da açık sorumluluklar yükler.
Bu maddeye göre çalışanlar, kendi sağlık ve güvenliklerinin yanı sıra,
diğer çalışanların da güvenliğini korumakla yükümlüdür.
4.1.1. Temel Yükümlülükler
Çalışanlar:
- İşverenin iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uymakla yükümlüdür.
- Verilen eğitimler doğrultusunda hareket etmelidir.
- Makine, cihaz, araç, gereç, tehlikeli madde veya taşıma ekipmanını doğru ve güvenli kullanmalıdır.
- Kendilerinin veya başka birinin güvenliğini tehlikeye düşürecek bir acil durumla karşılaştıklarında durumu derhal amirine veya acil durum ekibine bildirmelidir.
- Acil durum planında belirtilen tahliye güzergâhlarını bilmek ve uyarı sinyallerine uygun hareket etmek zorundadır.
Bu yükümlülükler, sadece işverenin talimatlarını izlemek değil, aktif katılımı da gerektirir.
4.2. Acil Durumlarda Çalışan Davranış İlkeleri (Yönetmelik m.6)
Acil durum sırasında çalışanların davranışı, planın
başarısını doğrudan etkiler.
Yönetmelik, çalışanların uyması gereken temel ilkeleri şu şekilde tanımlar:
4.2.1. Uyarı Sistemine Tepki
- Alarm sesi veya duyurusu duyulduğunda panik yapılmamalı, önceden belirlenen güzergâhlardan tahliye başlanmalıdır.
- Tahliye sırasında koşmak, geri dönmek veya gereksiz eşyaları almak kesinlikle yasaktır.
- Engelli veya yardıma ihtiyacı olan çalışanlara destek olunmalıdır.
4.2.2. Tahliye Esnasında Dikkat Edilecek Hususlar
- Asansör kullanılmaz, sadece merdiven ve acil çıkışlar tercih edilir.
- Kaçış yollarında geri dönüş yapılmaz, yönlendirme işaretleri takip edilir.
- Yoğun duman durumunda, yere yakın pozisyonda hareket edilmelidir.
- Toplanma alanına ulaşıldığında kayıt kontrolü (personel sayımı) yapılır.
4.2.3. Toplanma Alanındaki Davranışlar
- Tahliye tamamlandıktan sonra kimse izinsiz olarak binaya geri dönmemelidir.
- Yetkililerden “güvenli” bilgisi alınmadan yeniden giriş yapılmaz.
- Ekip lideri, eksik veya yaralı personel varsa derhal bildirimde bulunur.
4.2.4. Panik Yönetimi ve İletişim
Panik, acil durumlarda en büyük düşmandır.
Bu nedenle çalışanlar:
- Söylentilere veya yanlış bilgilere itibar etmemeli,
- Talimatları yalnızca yetkili ekiplerden veya işyeri anons sisteminden almalı,
- Gereksiz konuşmalarla haberleşme kanallarını meşgul etmemelidir.
4.3. Acil Durum Ekiplerine Destek Verme Sorumluluğu
Her çalışan, kendi doğrudan görevi olmasa bile, acil durum
ekiplerine yardımcı olma yükümlülüğüne sahiptir.
Bu destek şunları kapsayabilir:
- İlkyardım ekibine yaralı taşıma veya sedye desteği,
- Kurtarma ekibine yönlendirme veya bilgi sağlama,
- Yangın söndürme ekibine alan boşaltma veya malzeme getirme desteği.
Ancak çalışanlar, yetkisiz müdahale yapmamalı; eğitim almadıkları bir ekipmanla işlem gerçekleştirmemelidir.
4.4. Eğitim ve Tatbikatlara Katılım Zorunluluğu (Yönetmelik m.15)
İşveren tarafından düzenlenen tüm acil durum eğitimleri ve
tatbikatlara katılım zorunludur.
Çalışan, tatbikata mazeretsiz katılmadığında bu durum disiplin ihlali
sayılabilir.
Tatbikatlara katılımın amacı, teorik bilginin pratik beceriye
dönüştürülmesidir.
Eğitimlerde genellikle şu başlıklar ele alınır:
- Acil durumun tanımı ve önemi,
- Alarm sistemlerinin işleyişi,
- Tahliye yolları ve toplanma noktaları,
- Yangın söndürme ekipmanlarının kullanımı,
- İlk yardımın temel ilkeleri.
Bu eğitimler yılda en az bir kez tekrarlanmalıdır; ayrıca işe yeni başlayan veya iş değişikliği yaşayan personele özel eğitim verilmelidir.
4.5. Tehlikeli Durumu Bildirme Yükümlülüğü
Her çalışan, işyerinde güvenliği tehlikeye düşürebilecek bir
durum fark ettiğinde bunu amiri veya İSG sorumlusuna derhal bildirmelidir.
Bu yükümlülük, Kanun’un 19. maddesinin doğrudan gereğidir.
Bildirimler şu yollarla yapılabilir:
- Yazılı form veya dijital bildirim sistemi,
- Sözlü uyarı (özellikle acil durumlarda),
- İSG kuruluna doğrudan başvuru.
Bu bildirim, sadece “ihbar” anlamına gelmez; aynı zamanda risklerin erken tespit edilmesini sağlayan proaktif bir katılımdır.
4.6. Çalışanların Çalışmaktan Kaçınma Hakkı (Kanun m.13)
Ciddi, yakın ve önlenemeyen bir tehlike varsa, çalışanlar çalışmaktan
kaçınma hakkını kullanabilir.
Bu hak, “izinli olarak işi durdurma” hakkıdır ve hiçbir şekilde ücret
kesintisine yol açmaz.
Bu durumda çalışan, güvenli bir alanda bekler ve işveren gerekli tedbirleri
alana kadar çalışmaya geri dönmez.
İşverenin bu duruma olumsuz tepki göstermesi veya cezai
işlem uygulaması yasaktır.
Aksi durumda, işveren hakkında idari yaptırım uygulanır.
4.7. Kişisel Koruyucu Donanım Kullanımı
Acil durumlarda kişisel koruyucu donanımlar (KKD) hayati
öneme sahiptir.
Çalışanlar, işveren tarafından verilen KKD’yi:
- Uygun şekilde kullanmak,
- Kullanım öncesi kontrol etmek,
- Hasar gördüğünde bildirmek,
- Yetkisiz kişilere devretmemekle yükümlüdür.
KKD’nin doğru kullanımı, özellikle kimyasal sızıntı, duman veya yangın gibi durumlarda ölümcül sonuçları önler.
4.8. Çalışanların Psikolojik Hazırlığı ve Davranış Kültürü
Acil durum yönetiminde teknik bilgi kadar psikolojik
dayanıklılık da önemlidir.
Bu nedenle çalışanlara yalnızca prosedür değil, kriz yönetimi ve stres
altında karar alma konularında da eğitim verilmelidir.
Acil durumlarda beklenen davranış kültürü:
- Soğukkanlılık,
- Ekip çalışmasına uyum,
- Emir-komuta zincirine sadakat,
- Hızlı ama bilinçli karar alma yeteneğidir.
Bu kültür, planlı tatbikatlar ve sürekli eğitimle gelişir.
4.9. Acil Durum Sonrası Bildirim Sorumluluğu
Olay sona erdiğinde çalışanlar, aşağıdaki bilgileri acil durum ekip liderine veya İSG uzmanına rapor etmelidir:
- Yaralı veya eksik personel bilgisi,
- Zarar gören ekipman veya alan,
- Tehlikenin kaynağına dair gözlemler.
Bu raporlar, olay sonrası “kök neden analizi” yapılmasında
kullanılır.
Amaç, bir sonraki olayda aynı hataların tekrarlanmamasıdır.
5. BÖLÜM – ACİL DURUM PLANININ AŞAMALARI VE UYGULAMA SÜRECİ
Acil durum planı, işyerinde oluşabilecek risklere karşı önceden
planlanmış bir eylem sistematiğidir.
Planın amacı, olay anında kargaşayı önlemek ve herkesin ne yapacağını bilmesini
sağlamaktır.
Bu nedenle hazırlık aşaması, uygulama kadar önemlidir.
Bir acil durum planı yedi temel aşamadan oluşur:
- Acil durumların belirlenmesi
- Önleyici ve sınırlandırıcı tedbirlerin planlanması
- Görevlendirilecek kişilerin belirlenmesi
- Müdahale ve tahliye yöntemlerinin oluşturulması
- Dokümantasyonun hazırlanması
- Tatbikatların yapılması
- Planın yenilenmesi
5.1. AŞAMA 1 – Acil Durumların Belirlenmesi (Yönetmelik m.8)
İlk adım, işyerini etkileyebilecek olası acil durumların analiz
edilmesidir.
Bu analiz, “tehlike tanımlama” ve “risk değerlendirmesi” sonuçlarına
dayanmalıdır.
Belirleme çalışması yapılırken aşağıdaki başlıklar dikkate alınır:
- İşyerinin konumu ve çevresel etkiler (ör. dere yatağı, sanayi bölgesi, deprem hattı vb.)
- Üretim süreçleri, kullanılan makine ve kimyasallar
- Çalışan sayısı, vardiya düzeni ve fiziksel engeller
- Komşu işletmelerin oluşturabileceği ikincil tehlikeler
- Geçmiş yıllarda yaşanan benzer olaylar
Her potansiyel durum bir senaryo olarak
değerlendirilir.
Örnek senaryolar:
- Kimyasal sızıntı
- Yangın veya patlama
- Deprem sonrası gaz kaçağı
- Elektrik arızası ve tahliye
- Sabotaj veya bombalama tehdidi
Bu senaryolar, sonraki tüm aşamaların temelini oluşturur.
5.2. AŞAMA 2 – Önleyici ve Sınırlandırıcı Tedbirlerin Planlanması (Yönetmelik m.9)
Tehlikeler belirlendikten sonra, bu tehlikelerin etkilerini önleme ve sınırlandırma adımlarına geçilir.
5.2.1. Önleyici Tedbirler
Önleyici tedbirler, olayın hiç gerçekleşmemesini sağlayan
uygulamalardır.
Bunlara örnek:
- Kimyasalların MSDS (Malzeme Güvenlik Bilgi Formu) doğrultusunda depolanması,
- Yangın dedektörleri ve otomatik söndürme sistemlerinin kurulması,
- Elektrik panolarının periyodik kontrolleri,
- Patlayıcı ortamlar için ex-proof ekipman kullanımı,
- İş güvenliği talimatlarının görünür alanlara asılması.
5.2.2. Sınırlandırıcı Tedbirler
Sınırlandırıcı tedbirler, olayın meydana gelmesi hâlinde etkisini azaltan uygulamalardır:
- Yangın kapılarının otomatik kapanması,
- Duman tahliye fanlarının devreye girmesi,
- Tehlikeli alanların izole edilmesi,
- Kaçış yollarının sürekli açık tutulması,
- Acil çıkışların ışıklı levhalarla belirtilmesi.
Bu tedbirler “risk azaltma zinciri” olarak adlandırılır; zincirin zayıf bir halkası bile tüm sistemi etkisiz kılar.
5.3. AŞAMA 3 – Görevlendirilecek Kişilerin ve Ekiplerin Belirlenmesi (Yönetmelik m.10–11)
Her işyerinde acil durumlarda görev yapacak kişiler önceden
belirlenmelidir.
Görev dağılımı açık, isim bazlı ve yazılı olmalıdır.
5.3.1. Destek Elemanlarının Görevlendirilmesi
İşveren, işyerinin tehlike sınıfına göre yeterli sayıda destek elemanı görevlendirir:
- Çok tehlikeli işyerlerinde: Her 30 çalışana 1 kişi
- Tehlikeli işyerlerinde: Her 40 çalışana 1 kişi
- Az tehlikeli işyerlerinde: Her 50 çalışana 1 kişi
Bu kişiler genellikle şu ekiplerde yer alır:
- Söndürme Ekibi
- Kurtarma Ekibi
- Koruma Ekibi
- İlkyardım Ekibi
Ekipler için yedek personel de belirlenmeli, vardiya sistemi varsa her vardiyada yeterli sayıda görevli bulunmalıdır.
5.3.2. Ekip Görev Tanımları
- Söndürme Ekibi: Yangına ilk müdahaleyi yapar, yangın tüpleri ve sistemlerini kullanır.
- Kurtarma Ekibi: Yaralı veya mahsur kalan çalışanları güvenli bölgeye taşır.
- Koruma Ekibi: Panik kontrolü sağlar, değerli malzemeleri korur.
- İlkyardım Ekibi: Yaralanan kişilere temel tıbbi müdahaleyi uygular.
Ekip liderleri, olay sonrası raporlamadan da sorumludur.
5.4. AŞAMA 4 – Müdahale ve Tahliye Yöntemlerinin Oluşturulması (Yönetmelik m.10)
Acil durumlarda müdahale adımlarının önceden tanımlanması
gerekir.
Bu süreçte aşağıdaki konular planlanır:
5.4.1. Alarm ve Uyarı Sistemi
- Alarm sistemleri sesli ve görsel olmalıdır.
- Alarmlar tüm bina genelinde duyulacak şekilde tasarlanmalıdır.
- Her alarm türü (yangın, gaz kaçağı, tahliye vb.) için farklı ses tonu veya anons metni kullanılabilir.
5.4.2. Tahliye Düzeni
- Acil çıkış kapıları dışarıya doğru açılmalı ve kilitli olmamalıdır.
- Kaçış yolları daima açık tutulmalı, depo veya malzeme ile kapatılmamalıdır.
- Asansörler acil durumda devre dışı bırakılır, sadece merdivenler kullanılır.
- Engelli ve özel gereksinimli çalışanlar için refakat planı oluşturulmalıdır.
5.4.3. Toplanma Alanı
Toplanma alanı, binadan güvenli mesafede ve kolay
ulaşılabilir bir yerde olmalıdır.
Bu alan:
- Duman, gaz veya patlama etkisinden uzak olmalı,
- Levha ile açıkça belirtilmeli,
- Personel sayımı yapılacak şekilde düzenlenmelidir.
5.4.4. Haberleşme Zinciri
Olay anında hangi sırayla kimlerin bilgilendirileceği
belirlenir.
Tipik zincir şu şekildedir:
- Ekip lideri
- İşveren veya vekili
- İşyeri hekimi / İSG uzmanı
- İtfaiye, ambulans, polis, AFAD
Bu sıranın işleyişi, tatbikatlarla test edilmelidir.
5.5. AŞAMA 5 – Dokümantasyonun Hazırlanması (Yönetmelik m.12)
Plan yazılı hale getirilmeden geçerlilik kazanmaz.
Hazırlanan planın içeriğinde en az şu bilgiler bulunmalıdır:
- İşyerinin adı, adresi, iletişim bilgileri
- Planı hazırlayan kişi veya ekip
- Planın hazırlanma ve geçerlilik tarihi
- Belirlenen acil durumlar
- Görevlendirilen kişiler ve ekipler
- Tahliye ve müdahale yöntemleri
- Kroki: kaçış yolları, toplanma alanı, ekipman konumları
Her plan sayfa numarası içermeli, işveren tarafından
imzalanmalı ve kolay erişilebilir bir yerde saklanmalıdır.
Ayrıca, planın bir nüshası çalışan temsilcisine veya İSG kuruluna teslim
edilmelidir.
5.6. AŞAMA 6 – Tatbikatların Yapılması (Yönetmelik m.13)
Acil durum planının işlerliği tatbikatlarla test edilir.
Tatbikatlar, planın kâğıt üzerindeki hâlinin pratikte ne kadar uygulanabilir
olduğunu gösterir.
5.6.1. Tatbikat Türleri
- Kısmi Tatbikat: Sadece belirli bir bölüm veya ekip üzerinden yapılır.
- Genel Tatbikat: Tüm çalışanların katıldığı, tahliye ve müdahale senaryolarının birlikte yürütüldüğü tatbikattır.
5.6.2. Tatbikat Sıklığı
Her işyerinde yılda en az bir kez tatbikat yapılmalıdır.
Tatbikat sonrasında bir değerlendirme raporu hazırlanır.
Raporda:
- Katılım oranı,
- Müdahale süresi,
- Eksikler ve öneriler yer alır.
Tatbikat sonrası plan gözden geçirilir, gerekiyorsa revizyon yapılır.
5.7. AŞAMA 7 – Planın Yenilenmesi (Yönetmelik m.14)
Acil durum planı;
- Yeni bir risk ortaya çıktığında,
- Bina yapısı değiştiğinde,
- Çalışan sayısı veya organizasyon değiştiğinde,
- Tatbikat sonucu yetersizlik tespit edildiğinde yenilenmelidir.
Ayrıca tehlike sınıfına göre periyodik yenileme süreleri:
- Çok tehlikeli işyerleri: 2 yılda bir
- Tehlikeli işyerleri: 4 yılda bir
- Az tehlikeli işyerleri: 6 yılda bir
Yeni plan hazırlanırken, önceki plan arşivlenir ve değişiklik yapılan bölümler revizyon numarası ile işaretlenir.
5.8. Planın Uygulama Sürecinde İletişim ve Denetim
Plan hazırlandıktan sonra, işveren:
- Çalışanlara planın içeriğini açıklar,
- Ekiplerle uygulamalı toplantı yapar,
- Denetim ve kontrol listeleri oluşturur.
İSG uzmanı, planın uygulanmasını periyodik olarak gözden
geçirir.
Denetim sonuçları “Acil Durum İzleme Formu” ile kayıt altına alınır.
6. BÖLÜM – ACİL DURUM EKİPLERİ VE GÖREVLERİ
Acil durum ekipleri, işyerinin güvenlik sisteminin “saha
uygulama” birimidir.
Bir planın başarısı, kağıttaki prosedürlerden çok, olay anında görev alan
ekiplerin koordinasyonuna bağlıdır.
Bu nedenle her işyerinde yeterli sayıda, eğitimli ve donanımlı acil durum ekibi
oluşturulması yasal zorunluluktur.
6.1. Ekiplerin Oluşturulma Esasları (Yönetmelik m.11)
İşveren, işyerinin tehlike sınıfı, çalışan sayısı, yapılan işin niteliği ve işyerinde bulunan diğer kişileri dikkate alarak yeterli sayıda çalışanı destek elemanı olarak görevlendirmek zorundadır.
Destek elemanları, acil durumlarda yapılacak iş ve
işlemlerle ilgili olarak özel eğitim almış kişilerdir.
Bu kişiler planın uygulanmasında ilk müdahale gücünü temsil eder.
6.1.1. Görevlendirme Kriterleri
- Her ekipte en az bir lider (ekip amiri) bulunmalıdır.
- Ekip üyeleri vardiyalı çalışmada her vardiya için ayrı ayrı görevlendirilmelidir.
- Görevlendirilen kişiler fiziksel ve psikolojik olarak göreve uygun olmalıdır.
- Görevlendirmeler yazılı olarak yapılmalı, ekip listesi planda açıkça belirtilmelidir.
6.1.2. Sayısal Gereklilikler
Tehlike sınıfına göre her 30–50 çalışana bir destek elemanı düşecek şekilde ekip sayısı belirlenir:
- Çok tehlikeli işyerleri: Her 30 çalışan için en az 1 kişi
- Tehlikeli işyerleri: Her 40 çalışan için en az 1 kişi
- Az tehlikeli işyerleri: Her 50 çalışan için en az 1 kişi
Bu oranlar asgari sınırdır; risk düzeyi yüksekse daha fazla görevli atanabilir.
6.2. Ekip Türleri ve Temel Görevler
Yönetmelik gereği işyerlerinde asgari olarak aşağıdaki dört ekip oluşturulmalıdır:
- Söndürme Ekibi
- Kurtarma Ekibi
- Koruma Ekibi
- İlkyardım Ekibi
İşyerinin özelliklerine göre bu ekipler genişletilebilir (örneğin haberleşme, lojistik veya tahliye ekipleri gibi).
6.2.1. Söndürme Ekibi
Görev Tanımı:
Yangın anında, olayın büyümeden kontrol altına alınması ve
güvenli alanın oluşturulmasından sorumludur.
Görevleri şunlardır:
- Yangın ihbarını aldıktan sonra uygun söndürücüyle ilk müdahaleyi yapmak,
- Gerekli ise itfaiyeyi haberdar etmek,
- Yangın kapılarının kapatılmasını sağlamak,
- Elektrik, gaz veya yakıt hatlarının kesilmesini koordine etmek,
- Söndürme sonrası yeniden alevlenmeyi önlemek için gözetim yapmak.
Ekipmanlar:
Taşınabilir yangın söndürücüler, yangın hortumları, yangın battaniyeleri, solunum maskeleri ve kişisel koruyucu donanımlar.
Eğitim:
Her ekip üyesi yılda en az bir kez uygulamalı yangın
söndürme eğitimi almalıdır.
Eğitimler mümkünse yerel itfaiye birimleriyle birlikte yapılmalıdır.
6.2.2. Kurtarma Ekibi
Görev Tanımı:
Acil durumlarda mahsur kalan veya yaralanan çalışanların kurtarılması ve güvenli bölgeye taşınmasından sorumludur.
Görevleri:
- Yangın, patlama, göçük gibi olaylarda riskli bölgeye girip yaralıları tahliye etmek,
- İlk müdahaleyi yapmak,
- Kurtarma operasyonu sırasında diğer ekiplerle koordinasyon sağlamak,
- Enerji hatlarının kesildiğinden emin olmak,
- Kurtarma sonrası sayım yapılmasına katkı sağlamak.
Ekipmanlar:
Sedye, el feneri, solunum maskesi, eldiven, ip, kesici aletler, koruyucu giysi.
Özel Not:
Kurtarma ekipleri, “aramakurtarma eğitimi” almış kişilerden
seçilmelidir.
Ayrıca, tatbikatlarda bu ekibin liderliği, olay komuta zincirinin birinci
basamağını oluşturur.
6.2.3. Koruma Ekibi
Görev Tanımı:
Acil durum sırasında işyerinde panik ve düzensizliğin önlenmesinden, mal ve tesis güvenliğinin sağlanmasından sorumludur.
Görevleri:
- Tahliye sırasında çalışanları yönlendirmek,
- Kaçış yollarının açık kalmasını sağlamak,
- Değerli evrak ve teçhizatı güvenli alana taşımak,
- Yetkisiz kişilerin olay alanına girişini engellemek,
- İşyeri güvenliğiyle dış kurumlar arasında iletişimi sağlamak.
Koruma ekibi genellikle güvenlik personeliyle koordineli çalışır.
6.2.4. İlkyardım Ekibi
Görev Tanımı:
Yaralı veya etkilenen kişilere, sağlık kuruluşu devreye girene kadar temel ilk yardım müdahalesini yapmak.
Görevleri:
- Yaralıya olay yerinde doğru pozisyon vermek,
- Kanama, yanık, kırık gibi durumlara müdahale etmek,
- Şok belirtilerine karşı önlem almak,
- Gerekiyorsa suni teneffüs veya kalp masajı uygulamak,
- Yaralıların ambulansa güvenli şekilde taşınmasını sağlamak.
İlkyardımcı Sayısı:
İlkyardım Yönetmeliği’ne göre:
- Az tehlikeli işyerlerinde her 20 çalışana 1,
- Tehlikeli işyerlerinde her 15 çalışana 1,
- Çok tehlikeli işyerlerinde her 10 çalışana 1 ilkyardımcı bulundurulmalıdır.
Eğitim:
İlkyardım eğitimi, Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş merkezlerce verilir ve sertifika alınması zorunludur.
6.3. Ekipler Arası Koordinasyon
Ekipler, birbirinden bağımsız çalışmaz.
Olay anında her ekibin eylemi bir diğerini destekler.
Bu koordinasyonun sağlanması için “Olay Komuta Sistemi (OKS)” yaklaşımı
uygulanır.
6.3.1. Olay Komuta Sistemi (OKS)
OKS’nin amacı, olay anında görev karmaşasını önlemektir.
Komuta zinciri genellikle şu şekildedir:
- Olay Komutanı (İşveren veya vekili)
- Ekip Liderleri (Yangın, Kurtarma, Koruma, İlkyardım)
- Ekip Üyeleri
- Destek Personel ve Gözlemciler
Her komuta seviyesi yalnızca bir üst seviyeden emir alır.
Bu sayede bilgi kirliliği ve gereksiz hareketler önlenir.
6.4. Ekipman ve Donanım Yönetimi
Acil durum ekiplerinin başarısı, sahip oldukları ekipmanın uygunluğu ve kullanılabilirliğiyle doğrudan ilişkilidir.
6.4.1. Donanımın Konumlandırılması
- Yangın söndürücüler kolay ulaşılabilir noktalarda olmalıdır.
- Tahliye ekipmanları (sedye, fener, ip) sabit noktalarda tutulmalıdır.
- İlkyardım dolapları kilitli olmamalı, üzerinde “İLKYARDIM” ibaresi görünür olmalıdır.
6.4.2. Periyodik Kontroller
- Yangın söndürme tüpleri en geç yılda bir kontrol edilmeli, 4 yılda bir içindeki söndürme maddeleri yenilenerek hidrostatik testleri yapılmalıdır.
- Acil aydınlatmalar aylık test edilmelidir.
- Tatbikat sonrası kullanılan ekipmanlar hemen yenilenmelidir.
6.4.3. Eğitimle Donanım Kullanımı
Ekip üyeleri, sahip oldukları ekipmanın teknik kullanımını
bilmelidir.
Bu, “ekipman var ama kullanılamıyor” riskini ortadan kaldırır.
6.5. Ekiplerin Tatbikat ve Değerlendirme Süreci
Her ekip, yılda en az bir defa görevine uygun tatbikat
yapmalıdır.
Tatbikatların amacı:
- Görev paylaşımını test etmek,
- Ekip içi iletişimi güçlendirmek,
- Ekipman uygunluğunu kontrol etmektir.
Tatbikat sonunda hazırlanan rapor, bir sonraki yılın eğitim planına girdi oluşturur.
6.6. Ekip Listeleri ve Görselleştirme
Her işyerinde acil durum ekip listeleri:
- Panolara asılmalı,
- Çalışanların görebileceği yerlere yerleştirilmeli,
- Ekip üyelerinin adı, soyadı, görevi ve telefon numarası ile belirtilmelidir.
Ayrıca, kroki üzerinde ekipman ve toplanma alanı konumları
işaretlenmelidir.
Bu görselleştirme, olay anında bilgiye ulaşımı hızlandırır.
7. BÖLÜM – TAHLİYE, MÜDAHALE VE HABERLEŞME DÜZENİ
Bir acil durum sırasında doğru ve hızlı hareket etmek,
yalnızca iyi hazırlanmış bir planla mümkündür.
Tahliye, müdahale ve haberleşme; planın en kritik üç işlevsel bileşenidir.
Her biri, diğerine bağımlıdır ve eşgüdüm hâlinde yürütülmezse, en mükemmel plan
bile işlevsiz hale gelir.
7.1. Tahliye Sisteminin Planlanması (Yönetmelik m.10/1-a)
Tahliye planı, çalışanların, ziyaretçilerin ve diğer
kişilerin tehlikeli bölgeden en kısa sürede ve güvenli biçimde
uzaklaştırılmasını sağlayan düzenin bütünüdür.
Bir tahliye planı hazırlanırken aşağıdaki ilkeler dikkate alınır:
7.1.1. Genel İlkeler
- Tüm kaçış yolları, çıkış kapıları ve toplanma alanları önceden belirlenmiş olmalıdır.
- Kaçış yolları boyunca yönlendirme levhaları bulunmalı ve gece görüşünü destekleyecek acil aydınlatma sistemi kurulmalıdır.
- Asansörler tahliye amaçlı kullanılmaz; sadece merdivenler ve açık alan geçitleri tercih edilir.
- Engelli, gebe veya yaşlı çalışanlar için refakat planı oluşturulmalıdır.
- Her katta en az iki alternatif kaçış yolu bulunmalıdır.
7.1.2. Kaçış Yolu Özellikleri
- Kaçış yolları her zaman açık, engelsiz ve kaymaz malzeme ile kaplanmış olmalıdır.
- Yangına dayanıklı kapılar en az 60 dakika duman sızdırmaz özelliğe sahip olmalıdır.
- Kapılar dışa doğru açılmalı, kilitli veya sürgülü olmamalıdır.
- Kaçış yönü “YEŞİL BEYAZ OK” işaretleriyle gösterilmelidir.
7.1.3. Toplanma Alanı Düzeni
Toplanma alanı binadan güvenli mesafede olmalı ve duman,
gaz veya patlama tehlikesinden uzak seçilmelidir.
Bu alan:
- Açık alanda, kolay erişilebilir konumda olmalı,
- Yönlendirme levhası ile işaretlenmeli,
- Personel sayımına uygun şekilde planlanmalıdır.
Toplanma alanında, acil durum ekip liderleri personel kontrolünü yapar ve eksikleri rapor eder.
7.2. Müdahale Düzeninin Oluşturulması (Yönetmelik m.10/1-b)
Müdahale düzeni, olayın türüne göre farklılık gösterir; ancak genel prensip, önce can güvenliği, sonra mal güvenliği ilkesidir.
7.2.1. Müdahale Öncelikleri
- Tehlike kaynağını ortadan kaldırmak veya izole etmek,
- Yaralıları güvenli bölgeye taşımak,
- Olay bölgesine yetkisiz kişilerin girmesini engellemek,
- Acil yardım ekipleriyle koordinasyon kurmak.
7.2.2. Müdahale Basamakları
Her acil durum için müdahale adımları şu şekilde sıralanır:
- Yangın durumunda: Alarm ver, bölgeyi boşalt, yangın söndürücüyü kullan, itfaiyeyi çağır.
- Kimyasal sızıntı durumunda: Bölgeyi izole et, sızıntı kaynağını kapat, uygun PPE (kişisel koruyucu donanım) kullan.
- Gaz kaçağı durumunda: Elektrik sistemlerini kapat, havalandırmayı artır, kıvılcım yaratabilecek hareketlerden kaçın.
- Deprem durumunda: Çömel–Kapan–Tutun kuralını uygula, sarsıntı geçince tahliyeye başla.
Bu adımlar, çalışanların refleks davranışlarını standartlaştırmak için eğitimlerde tekrar edilmelidir.
7.3. Haberleşme ve İletişim Sistemi (Yönetmelik m.10/1-c)
Acil durumun ilk dakikalarında doğru bilgi akışı, yanlış
müdahalenin önüne geçer.
Bu nedenle, planın içinde açık bir haberleşme zinciri yer almalıdır.
7.3.1. Haberleşme Zinciri Yapısı
- Olayı fark eden kişi, derhal acil durum liderine haber verir.
- Ekip lideri, olay türüne göre ilgili ekiplere (yangın, kurtarma, ilkyardım) talimat verir.
- İşyeri komuta merkezi, dış kurumları bilgilendirir (itfaiye, 112, AFAD, polis vb.).
- İletişim sorumlusu, olayla ilgili bilgileri toplayarak kayıt altına alır.
Bu zincirin amacı, “herkesin herkese bilgi vermesi” değil, tek yönlü ve kontrollü iletişim sağlamaktır.
7.3.2. İletişim Kanalları
- Sabit hatlar ve telsiz sistemleri kullanılmalıdır.
- Cep telefonu iletişimi yedek olarak düşünülmelidir (hat yoğunluğu riski nedeniyle).
- Alarm sistemiyle entegre otomatik anons sistemi tercih edilmelidir.
- Ekip liderleri arasında telsiz kodları standardize edilmelidir (örneğin “Kod 1: Yangın”, “Kod 2: Yaralı”).
7.3.3. Dış Kurumlarla İletişim
Planın içinde, acil durumda irtibat kurulacak dış kurumların telefon listesi bulunmalıdır:
- 112 Acil Çağrı Merkezi
- İtfaiye
- Polis
- AFAD
- Elektrik, doğalgaz ve su dağıtım şirketleri
- Yakın hastaneler
Bu liste her 6 ayda bir güncellenmelidir.
7.4. Enerji ve Tehlike Kaynaklarının Kapatılması (Yönetmelik m.10/1-d)
Yangın veya patlama riskinin artmaması için, acil durum sırasında enerji kaynaklarının kontrollü biçimde devre dışı bırakılması gerekir.
7.4.1. Kapatma Prosedürleri
- Elektrik panoları, yakıt vanaları, gaz hatları açıkça işaretlenmelidir.
- Yetkili personel dışında kimse bu sistemlere müdahale etmemelidir.
- Enerji kesme noktalarına erişim kolay olmalı, önünde hiçbir engel bulunmamalıdır.
7.4.2. Riskli Enerji Sistemleri
- Basınçlı kaplar, kazanlar ve reaktör sistemleri acil durumda otomatik durdurma sistemi ile donatılmalıdır.
- Kritik sistemlerde “acil durdurma butonu (Emergency Stop)” bulunmalıdır.
- Kapatma sırası, plan ekinde açık biçimde belirtilmelidir.
7.5. Acil Durum Komuta Merkezi (Olay Yönetim Merkezi)
Büyük ölçekli işyerlerinde veya çok vardiyalı işletmelerde,
acil durum yönetimini koordine edecek bir komuta merkezi kurulmalıdır.
Bu merkez, olayın seyri boyunca tüm iletişimi ve kararları yönetir.
7.5.1. Komuta Merkezinin İşlevleri
- Olay bilgilerini toplamak ve analiz etmek,
- Ekiplerin yönlendirilmesini sağlamak,
- Dış kurumlarla haberleşmeyi yürütmek,
- Olay sonrası raporlama yapmak.
7.5.2. Fiziksel Gereklilikler
Komuta merkezinde:
- Telefon, telsiz, harita, bina krokisi, el feneri, megafon bulunmalıdır.
- Elektrik kesintisinde devreye girecek yedek güç kaynağı bulunmalıdır.
- Olayı yönetecek kişi (genellikle işveren veya vekili) burada bulunur.
7.6. Bilgilendirme ve Toplanma Sonrası Süreç
Tahliye sonrası tüm çalışanlar toplanma alanında
toplanır ve personel sayımı yapılır.
Ekip lideri, eksik personel varsa bunu derhal komuta merkezine bildirir.
Toplanma alanında ayrıca şu süreçler yürütülür:
- Yaralıların tespiti ve ilkyardım uygulaması,
- Enerji kaynaklarının kapatıldığı teyidi,
- Alan güvenliğinin sağlanması,
- Olayın türüne göre yeniden giriş izni verilmesi.
Olay sonrasında işyeri tamamen güvenli hale gelmeden hiçbir çalışan içeri girmemelidir.
7.7. Olay Sonrası Bilgi Akışı ve Raporlama
Her acil durum sonrası planın bir parçası olan olay
değerlendirme raporu hazırlanır.
Bu raporda:
- Olayın tarihi, saati ve türü,
- Alınan önlemler ve müdahale süresi,
- Eksiklikler ve öneriler,
- Yaralanma veya hasar bilgileri yer alır.
Rapor, işveren tarafından imzalanır ve İSG Kurulu
toplantısında değerlendirilir.
Amaç, planın sürekli geliştirilmesidir.
8. BÖLÜM – TATBİKAT, EĞİTİM VE PLAN YENİLEME SÜRECİ
Bir acil durum planı hazırlanmakla bitmez; yaşayan bir
sistem olarak düşünülmelidir.
Planın işe yarayıp yaramadığı ancak tatbikatlarla test edilir, eğitimlerle
pekiştirilir ve yenileme süreciyle güncel tutulur.
Bu üçlü yapı — tatbikat, eğitim ve revizyon — planın etkinliğini
belirleyen temel döngüdür.
8.1. Tatbikatların Önemi ve Amacı (Yönetmelik m.13)
Tatbikat, acil durum planının uygulamadaki işlerliğini
ölçmek için yapılan kontrollü bir provadır.
Gerçek bir olaydan farkı, tüm süreçlerin güvenli şekilde ve senaryo eşliğinde
yürütülmesidir.
8.1.1. Tatbikatların Temel Amaçları
- Planın uygulanabilirliğini test etmek,
- Ekiplerin koordinasyon kabiliyetini ölçmek,
- Çalışanların refleks davranışlarını geliştirmek,
- Eksik ekipman veya bilgi boşluklarını tespit etmek,
- Gerçek bir olayda yaşanabilecek aksaklıkları önceden görmek.
Tatbikat, kâğıt üzerindeki planın sahada “nefes alıp almadığını” gösterir.
8.2. Tatbikat Türleri
Tatbikatlar işyerinin büyüklüğüne, faaliyet konusuna ve risk düzeyine göre çeşitlendirilir.
8.2.1. Masa Başı Tatbikatı
Bu tür tatbikatlarda ekip liderleri ve yöneticiler, olası
bir senaryo üzerinden müdahale adımlarını teorik olarak tartışır.
Amaç, karar alma zincirini ve haberleşme sistemini test etmektir.
8.2.2. Kısmi Tatbikat
Sadece belirli bir bölümde ya da tek bir acil durum türü
üzerinden uygulanır (örneğin sadece yangın tahliyesi).
Dar kapsamlıdır ancak belirli bir süreçteki eksiklikleri görmeye yarar.
8.2.3. Genel Tatbikat
Tüm çalışanların katıldığı, tahliye, müdahale, haberleşme ve
ilkyardım unsurlarının birlikte test edildiği tam kapsamlı uygulamadır.
Genellikle yılda bir kez yapılır ve raporlanır.
8.3. Tatbikat Planlaması
Her tatbikat öncesi tatbikat planı hazırlanır.
Bu plan şu unsurları içerir:
- Tatbikat tarihi ve saati,
- Tatbikat senaryosu (örneğin yangın, kimyasal sızıntı, deprem vb.),
- Katılacak ekipler ve görev dağılımı,
- Kullanılacak ekipman ve alanlar,
- Gözlemciler ve değerlendirme kriterleri,
- Tahliye süresinin hedefi.
Plan yazılı hale getirilir ve tüm ekip liderlerine dağıtılır.
8.4. Tatbikatların Uygulanması
Tatbikat sırasında amaç “mükemmellik” değil, öğrenme ve
gözlemdir.
Bu nedenle süreç mümkün olduğunca gerçekçi ama güvenli biçimde yürütülmelidir.
8.4.1. Uygulama Adımları
- Tatbikat öncesi alarm sistemleri test edilir.
- Çalışanlara kısa bilgilendirme yapılır (panik önleme amaçlı).
- Tatbikat senaryosu başlatılır (örneğin yangın alarmı).
- Tahliye başlatılır, toplanma alanında sayım yapılır.
- Ekiplerin müdahale performansı gözlemlenir.
- Tatbikat bitiminde geri bildirim oturumu yapılır.
8.4.2. Gözlem ve Değerlendirme
Tatbikat süresince gözlemciler; tahliye süresi, yönlendirme
doğruluğu, iletişim etkinliği ve çalışan davranışlarını değerlendirir.
Elde edilen bulgular “Tatbikat Raporu”na işlenir.
8.5. Tatbikat Raporu (Yönetmelik m.13/2)
Tatbikat tamamlandıktan sonra hazırlanan tatbikat raporu,
planın güncellenmesinde ana kaynak olarak kullanılır.
Rapor asgari şu bilgileri içermelidir:
- Tatbikatın türü, tarihi ve süresi,
- Katılım oranı ve ekiplerin performansı,
- Karşılaşılan aksaklıklar,
- İyileştirme önerileri,
- Yeni risklerin tespiti.
Rapora hem işveren hem İSG uzmanı imza atar.
Bu belge, denetimlerde müfettişlere ibraz edilmek üzere saklanır.
8.6. Eğitim Süreci (Yönetmelik m.15 ve Kanun m.17)
Acil durum planının başarısı, çalışanların bilgi düzeyine
bağlıdır.
Eğitimler, çalışanların hem teorik bilgi hem de uygulama becerisi
kazanmasını amaçlar.
8.6.1. Eğitim Konuları
- Acil durum tanımları ve planın önemi,
- Alarm ve uyarı sistemleri,
- Tahliye yolları ve toplanma alanları,
- Ekip görevleri ve iletişim zinciri,
- Yangın, ilkyardım ve kimyasal güvenlik,
- Stres altında davranış yönetimi.
8.6.2. Eğitim Sıklığı
- Yeni işe başlayan personele oryantasyon eğitimi,
- Tüm çalışanlara yılda en az bir kez genel eğitim,
- Ekip üyelerine her yıl uygulamalı özel eğitim.
8.6.3. Eğitim Belgelendirmesi
Her eğitim sonunda:
- Katılımcı listesi imzalanır,
- Eğitim süresi ve içeriği kayda alınır,
- Eğitim kayıtları en az 15 yıl saklanır.
Bu belgeler denetimlerde “belgelendirilmiş eğitim yükümlülüğü” kapsamında değerlendirilir.
8.7. Plan Yenileme Süreci (Yönetmelik m.14)
Acil durum planı, işyeri koşullarındaki değişikliklere göre
periyodik olarak yenilenmelidir.
Bu yenileme, hem mevzuat gereği hem de risk yönetimi açısından zorunludur.
8.7.1. Planın Yenileneceği Durumlar
- İşyerinin faaliyet konusu veya üretim süreci değiştiğinde,
- Yeni tehlikeler veya riskler ortaya çıktığında,
- Binanın yapısal özelliklerinde değişiklik yapıldığında,
- Çalışan sayısında önemli artış veya azalma olduğunda,
- Tatbikat sonuçlarında yetersizlik tespit edildiğinde.
8.7.2. Plan Yenileme Periyotları
- Çok tehlikeli işyerlerinde: 2 yılda bir,
- Tehlikeli işyerlerinde: 4 yılda bir,
- Az tehlikeli işyerlerinde: 6 yılda bir.
Yenilenen planda revizyon tarihi açıkça belirtilir, eski plan arşivlenir.
8.8. Sürekli İyileştirme Yaklaşımı (PUKÖ Döngüsü)
Planın etkinliği, Planla – Uygula – Kontrol Et – Önlem Al
(PUKÖ) döngüsüyle sürdürülebilir.
Bu yönetim modeli, kalite ve güvenlik sistemlerinin ortak temelidir.
8.8.1. PUKÖ Döngüsünün Acil Durumlara Uygulaması
- Planla: Riskleri değerlendir, planı oluştur.
- Uygula: Tatbikat ve eğitimleri gerçekleştir.
- Kontrol Et: Sonuçları analiz et, eksikleri belirle.
- Önlem Al: Planı güncelle, sistemi iyileştir.
Bu döngü, işletmenin “öğrenen organizasyon” olmasını sağlar; her olay, bir sonraki için ders niteliği taşır.
8.9. Tatbikat ve Eğitim Kayıtlarının Denetimi
İş Müfettişleri, denetimlerde aşağıdaki belgeleri talep edebilir:
- Güncel acil durum planı,
- Tatbikat raporları,
- Eğitim katılım listeleri,
- Ekip görevlendirme yazıları,
- Olay değerlendirme raporları.
Belgelerde eksiklik veya süre aşımı tespit edilirse idari
para cezası uygulanabilir.
Bu nedenle tüm kayıtlar tarihli, imzalı ve düzenli biçimde arşivlenmelidir.
8.10. Planın Kurumsal Hafızaya Entegrasyonu
Bir plan, yalnızca teknik bir dosya değil, kurumun operasyonel
hafızasının parçasıdır.
Yeni çalışanların bilgilendirilmesi, tatbikat sonuçlarının değerlendirilmesi ve
risklerin yeniden gözden geçirilmesiyle kurum kültürü pekiştirilir.
Bu nedenle acil durum planı:
- İSG Kurulu toplantı gündemlerinde yer almalı,
- Yıllık değerlendirme raporlarına entegre edilmeli,
- Denetim ve yönetim raporlarında izlenmelidir.
Bu yaklaşım, planın sürekliliğini garanti altına alır.
9. BÖLÜM – İLKYARDIM VE YANGIN GÜVENLİĞİ İLİŞKİSİ
Acil durumların en kritik iki bileşeni ilkyardım ve yangın
güvenliğidir.
Bu iki alan, birbirinden bağımsız görünse de aslında aynı zincirin
halkalarıdır.
Yangın sırasında yaralanmaların çoğu yanık, dumandan etkilenme, düşme veya
panik kaynaklı travmalar sonucu oluşur.
Dolayısıyla etkin bir acil durum yönetimi, yangınla mücadele kadar ilkyardımın
da plan içinde organize edilmesini gerektirir.
9.1. Yangın Güvenliğinin Temel İlkeleri
Yangın güvenliği, yalnızca yangın söndürücüler bulundurmak
değil, yangını önleme, erken tespit ve güvenli tahliye süreçlerini
kapsar.
Bu kavram üç ana aşamadan oluşur: önleme, müdahale, korunma.
9.1.1. Önleme Aşaması
Amaç, yangının hiç başlamamasıdır.
Bunun için:
- Yanıcı–yakıcı maddeler ayrı depolanır,
- Elektrik tesisatları periyodik kontrol edilir,
- Sigara içme alanları sınırlandırılır,
- Kimyasal atıklar uygun kaplarda tutulur,
- Kaynak, kesme, lehim gibi sıcak işlerde “Sıcak Çalışma İzni” sistemi uygulanır.
Bu önlemler Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’in 129–132. maddelerinde tanımlanmıştır.
9.1.2. Müdahale Aşaması
Yangın başladığında yapılacak ilk iş, alarm vermek ve
alanı tahliye etmektir.
Söndürme ekibi, uygun söndürücü ile olaya müdahale eder.
Unutulmamalıdır ki, yangınla mücadelede ilk 2 dakika hayati önem taşır.
Yangının büyümesiyle müdahale şansı geometrik olarak azalır.
9.1.3. Korunma Aşaması
Yangın yayılımını önlemek için:
- Yangın kapıları, duman perdeleri, yangın zonları aktif olmalıdır.
- Kaçış yolları açık, levhalar görünür, acil aydınlatma aktif olmalıdır.
- Tahliye sırasında “önce insan, sonra mal” ilkesi uygulanır.
9.2. İlkyardımın Acil Durum Planındaki Yeri
İlkyardım, acil sağlık hizmeti değil, profesyonel yardım
gelene kadar yapılan ilk müdahaledir.
İşyerlerinde bu görev, özel eğitim almış sertifikalı ilkyardımcılar
tarafından yerine getirilir.
9.2.1. İlkyardımın Amacı
- Yaşamı korumak,
- Durumun kötüleşmesini önlemek,
- İyileşmeyi kolaylaştırmak.
İlkyardım, olay yerinde hızlı ve doğru uygulanırsa, ölümcül vakaların %50’sini önleyebilir.
9.2.2. İlkyardımın Yasal Dayanağı
İlkyardım Yönetmeliği’nin 16. maddesine göre işyerlerinde belirli sayıda sertifikalı ilkyardımcı bulundurulması zorunludur:
- Az tehlikeli işyerlerinde her 20 çalışana 1,
- Tehlikeli işyerlerinde her 15 çalışana 1,
- Çok tehlikeli işyerlerinde her 10 çalışana 1 kişi.
Bu kişiler, Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı eğitim merkezlerinde eğitim almalı ve sertifikaları 3 yılda bir yenilenmelidir.
9.3. Yangın ve İlkyardım İlişkisinin Yönetimi
Yangınla mücadele ve ilkyardım birbirini tamamlayan iki
süreçtir.
Birinde “tehlike kontrolü” yapılırken, diğerinde “insan hayatının korunması”
amaçlanır.
9.3.1. Ortak Koordinasyon
Olay anında yangın söndürme ekibiyle ilkyardım ekibi sürekli
iletişimde olmalıdır.
Yangın bölgesinden çıkarılan yaralıların ilk değerlendirmesi ilkyardım ekibi
tarafından yapılır.
Kurtarma ekibi, yaralıyı güvenli alana taşır; ilkyardım ekibi devralır.
9.3.2. Zaman Zinciri
- Yangın algılama → 2. Alarm → 3. Tahliye
→ 4. İlkyardım müdahalesi → 5. Profesyonel yardım
Bu zincirin kopmaması için her adımın görev sorumlusu plan içinde net tanımlanmalıdır.
9.4. Yangın Sonrası Sık Görülen Yaralanmalar
Yangın sonrası ilkyardım gerektiren durumlar, müdahale
ekipleri için en zorlu aşamalardan biridir.
Aşağıda bu tür durumlar ve temel ilkyardım ilkeleri özetlenmiştir.
9.4.1. Yanıklar
- Yanık bölgeye su dışında hiçbir madde (yağ, diş macunu vb.) sürülmez.
- 10–15 dakika soğuk su tutulur,
- Su topları patlatılmaz,
- Steril gazlı bezle kapatılır,
- Şok belirtileri (soğuk terleme, halsizlik) gözlemlenir.
9.4.2. Duman Zehirlenmesi
- Kişi hemen temiz havaya çıkarılır,
- Sıkan giysiler gevşetilir,
- Bilinci kapalıysa yan pozisyona alınır,
- Bilinç yoksa, solunum ve nabız kontrol edilir, gerekirse CPR (kalp masajı) uygulanır.
9.4.3. Göz Yaralanmaları
- Gözde yabancı cisim varsa elle dokunulmaz, yıkanmaz,
- Göz kapatılıp tıbbi yardım çağrılır.
9.4.4. Dumandan Kaynaklı Panik ve Bayılmalar
- Kişi sırt üstü yatırılır,
- Ayaklar 30 cm kaldırılır,
- Temiz hava sağlanır.
Bu tür durumlar, acil durum eğitimlerinde uygulamalı gösterilmelidir.
9.5. Yangın Söndürme Ekipmanlarının İlkyardımla İlişkisi
Bazı yangın ekipmanları (örneğin CO₂ veya halon tüpleri) doğrudan ilkyardım riskleri doğurabilir:
- CO₂ tüpleri kapalı alanda kullanılırsa boğulma riski yaratır.
- Kuru kimyevi tozlu tüpler cilt tahrişine neden olabilir.
- Köpük bazlı sistemlerde kayma ve düşme tehlikesi vardır.
Bu nedenle yangın sonrası ortamda ilkyardım ekibi, oksijen yetersizliği ve zemin tehlikeleri açısından dikkatli olmalıdır.
9.6. Yangın Eğitimi ile İlkyardım Eğitiminin Entegrasyonu
Etkili acil durum eğitimi, yangın ve ilkyardım konularının ayrı değil, bütünleşik olarak ele alındığı programlarla sağlanır.
9.6.1. Ortak Eğitim Konuları
- Yangın sınıfları ve söndürücü tipleri,
- Duman tahliyesi ve tahliye planı,
- Yanıklarda ilk yardım uygulaması,
- Duman solunumuna karşı müdahale,
- Şok ve panik kontrolü.
9.6.2. Tatbikat Entegrasyonu
Yıllık genel tatbikatlarda yangınla birlikte ilkyardım
senaryosu da uygulanmalıdır.
Örneğin:
“Üretim hattında kimyasal kaynaklı yangın çıkmış, bir
çalışan dumandan etkilenmiş.”
Bu senaryoda söndürme, tahliye ve ilkyardım aynı anda devreye girer.
Böylece ekipler arası koordinasyon gerçeğe yakın biçimde test edilir.
9.7. İlkyardım Ekipmanı Yönetimi
İlkyardım ekipmanları, yangınla mücadele araçları kadar stratejik öneme sahiptir.
9.7.1. Bulundurulması Gereken Ekipmanlar
- İlkyardım çantası (her katta en az 1 adet),
- Sedye ve battaniye,
- Oksijen tüpü (riskli işyerlerinde),
- Yara bandı, sargı, steril bez, makas, eldiven, turnike.
9.7.2. Kontrol ve Yenileme
- İlkyardım dolapları 6 ayda bir kontrol edilmelidir.
- Son kullanma tarihi geçmiş malzeme hemen yenilenmelidir.
- Kullanımdan sonra çantalar yeniden doldurulmalıdır.
Bu kontroller, İSG uzmanı veya ilkyardım ekibi lideri tarafından yapılır.
9.8. Yangın Sonrası Alan Güvenliği ve Yeniden Giriş
Yangın tamamen söndürüldükten sonra bile tehlike bitmez.
CO₂ yoğunluğu, sıcak yüzeyler veya zehirli gazlar yeniden yangın riski
doğurabilir.
9.8.1. Yeniden Giriş Öncesi Kontroller
- Ortam gaz ölçümleri yapılmalı,
- Elektrik hatları kontrol edilmeli,
- Yapısal bütünlük gözlemlenmelidir.
İlkyardım ekibi, olay sonrası yaralı nakli ve tıbbi takip sürecinde aktif görev alır.
9.9. Psikolojik İlk Yardım ve Travma Yönetimi
Yangın gibi yüksek stresli olaylardan sonra bazı çalışanlarda akut stres tepkileri görülebilir:
- Uyku bozukluğu,
- Aşırı tedirginlik,
- Konsantrasyon kaybı,
- Olayı sürekli hatırlama (travma sonrası stres).
Bu durumda işyeri hekimi ve ilkyardım ekibi, psikolojik ilk yardım sağlar:
- Güvenli bir ortamda dinleme,
- Olayın tekrarını önleyen bilgilendirme,
- Gerekirse profesyonel psikolojik destek yönlendirmesi.
9.10. Yangın ve İlkyardım İlişkisinde Yönetim Sorumluluğu
İşverenin görevi, hem yangın güvenliği sistemlerini kurmak
hem de ilkyardım organizasyonunu aynı çatı altında yürütmektir.
İki disiplinin birleştiği ortak nokta: can güvenliğidir.
İşveren bu kapsamda:
- Yangın ekipmanlarının periyodik kontrolünü yaptırmak,
- İlkyardımcı sertifikalarını takip etmek,
- Tatbikatlarda her iki süreci entegre etmek,
- Olay sonrası raporlamayı tek sistemde toplamakla yükümlüdür.
Bu entegrasyon, işyerinin “acil durum dayanıklılığı”nı artırır ve mevzuat uyumunu garanti altına alır.
10. BÖLÜM – SONUÇ VE DEĞERLENDİRME
Acil durum planı, işyerinde güvenliğin ve
sürdürülebilirliğin temel direklerinden biridir.
Bir fabrikanın üretim hattı kadar, bir ofisin veri sistemi kadar stratejik
öneme sahiptir.
Çünkü hiçbir işletme, iyi yönetilmeyen bir acil durumda varlığını koruyamaz.
Türkiye’de yürürlükte olan 6331 sayılı İş Sağlığı ve
Güvenliği Kanunu, işverenin sadece “önlem almasını” değil, sistem
kurmasını emreder.
Acil durum planı bu sistemin uygulamadaki en somut göstergesidir.
10.1. Planın İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemindeki Rolü
Acil durum planı, iş sağlığı ve güvenliği yönetiminin dört ana bileşeninden biridir:
- Risk değerlendirmesi,
- Eğitim ve bilinçlendirme,
- Acil durum yönetimi,
- Sürekli iyileştirme.
Bu yapı içinde plan, risk analizlerinin sahaya uygulanmasını
ve kriz anında düzenin korunmasını sağlar.
Plan olmadan, İSG yönetim sistemi “reaktif” yani olaydan sonra müdahaleci olur.
Planla birlikte sistem “proaktif” hale gelir; olası tehlikelere karşı önceden
hazırlık yapılır.
10.2. Acil Durum Planının Bütünsel Yaklaşımı
Bir acil durum planı, sadece yangın veya deprem senaryosuna
odaklanmaz;
çalışma ortamının tüm risk alanlarını kapsar:
- Kimyasal sızıntılar,
- Patlamalar,
- Elektrik arızaları,
- Doğal afetler,
- Sabotaj ve güvenlik tehditleri.
Plan bu durumlara karşı önleme, hazırlık, müdahale ve
iyileştirme adımlarını tanımlar.
Bu bütünlük, sadece yasal gereklilik değil, aynı zamanda kurumsal
dayanıklılığın temelidir.
10.3. Yasal Dayanakların Önemi
Her planın bel kemiği, mevzuata uygunluğudur.
İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik, planın çerçevesini çizer;
Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik, teknik gereklilikleri
tanımlar;
İlkyardım Yönetmeliği, insan hayatına doğrudan dokunan kısmı düzenler.
Bu mevzuatların birlikte yorumlanması, planın hem hukuki
geçerliliğini hem de uygulama başarısını sağlar.
Özetle:
“Yönetmelikler planın sınırlarını, uygulama kültürü ise planın ruhunu belirler.”
10.4. Acil Durum Kültürünün Oluşturulması
Acil durum yönetimi sadece prosedürlerle değil, insan
davranışıyla yaşar.
Planlar, çalışanlar tarafından bilinmezse işlevsizdir.
Bu nedenle her çalışan; alarm sesini tanımalı, çıkış yönünü bilmeli, paniği
kontrol edebilmelidir.
Güvenlik kültürü, bireysel farkındalıkla başlar, kurumsal
refleks haline gelir.
Tatbikatlar ve eğitimler bu kültürün sürekliliğini sağlar.
Bir işletme, acil durum planını yılda bir kez değil, her gün yaşayan bir
mekanizma haline getirmelidir.
10.5. Sürekli İyileştirme ve Kurumsal Öğrenme
Her tatbikat, her olay ve her rapor, bir sonraki versiyonun
daha iyi olmasını sağlar.
Bu, “öğrenen sistem” yaklaşımıdır.
İşverenin sorumluluğu, sadece bugünü değil, geleceği de
güvence altına almaktır.
Bunun için:
- Planın sonuçları düzenli analiz edilmeli,
- Yeni riskler gözden geçirilmeli,
- Ekip performansları izlenmeli,
- İyileştirme eylemleri kayda alınmalıdır.
PUKÖ döngüsü (Planla – Uygula – Kontrol Et – Önlem Al) acil durum planının yönetimsel temelidir.
10.6. Acil Durum Planlarının Dijitalleşmesi ve Gelecek Perspektifi
Günümüzde birçok işletme, acil durum planlarını artık
dijital ortama taşımaktadır.
Elektronik planlama sistemleri, alarm entegrasyonu ve konum bazlı tahliye
uygulamaları modern İSG yaklaşımının parçasıdır.
Örneğin:
- Dijital acil durum krokileri, mobil cihazlarda görüntülenebilir,
- RFID veya QR kod sistemiyle çalışan takibi yapılabilir,
- Otomatik mesaj sistemleriyle ekip liderlerine anında bilgi iletilebilir.
Bu teknolojiler mevzuatta henüz zorunlu olmasa da, geleceğin akıllı işyeri güvenliği anlayışına yön vermektedir.
10.7. Sonuç: Plan Bir Belgede Değil, Davranışta Yaşar
Bir işyerinde acil durum planı ne kadar iyi yazılırsa
yazılsın, başarıyı belirleyen şey insan faktörüdür.
Yani plan, dosyada değil;
- Tatbikatta,
- Alarm sesinde,
- Bir çalışanın panik anında verdiği kararda yaşar.
Gerçek güvenlik, mevzuata uyumun ötesinde, hazırlıklı olma kültürüdür.
Bir plan hazırlandığında değil, uygulandığında anlam
kazanır.
Bu nedenle, acil durum planları kurumun stratejik varlığı olarak görülmeli;
sadece müfettişin değil, her çalışanın sahip çıktığı bir sistem haline
getirilmelidir.
10.8. Genel Değerlendirme
Bu dokümanda anlatılan tüm bölümler, Türkiye’de yürürlükteki yasal düzenlemelere dayanmaktadır:
- 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu,
- İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik,
- Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik,
- İlkyardım Yönetmeliği.
Bu mevzuatlar birlikte,
“önleme–hazırlık–müdahale–iyileştirme” döngüsünü yasal bir zorunluluk haline
getirir.
Ancak işletmeler için bu döngü yalnızca bir yükümlülük değil, kurumsal
sürdürülebilirlik stratejisidir.
Bir plan, iyi yazılmış bir belge olmaktan çıkar; çalışanların zihnine, işyerinin refleksine, kurumun kültürüne yerleştiğinde gerçek anlamını bulur.